Can Yücel
Tarih: 22.08.2002 Saat: 18:37
Konu: Genel Sanat Haberleri


Datça Can Şenliği'nin üçünsüsü 23-26 Ağustos tarihleri arasında Can Yücel ailesi, Datça Belediyesi ve PPR işbirliği ile 'Datça-Knidos Kültür ve Sanat Etkinlikleri' alt başlığı altında Can Yücel ile özdeşleşen Datça'da gerçekleştiriliyor.. Geleneksel Badem Yarışması'da festival programı arasında..Festival programıyla ilgili ayrıntılı bilgi ve Can Yücel'in şiirleri için devamını okuyun..


Şenliğin ilk gecesi: Datça Açıkhava Tiyatrosu'nda Sadık Gürbüz ve Erol Uras Nazım türküleri seslendirecek, Derya Alabora Nazım şiirleri okuyacak; Zeynep Tanbay Nazım'ın iki şiirini dansla yorumlayacak.
Şenliğin ikinci günü: Can Yücel evinin bahçesinde, şiir araştırma merkezi niteliğindeki Can Evi açılacak.
Genco Erkal'ın İnsanlar adlı oyunu gösterilecek. (Şenliğin bu yılki onur konuğu Nazım Hikmet)
Üçüncü gün: Badem Yarışması.. Ali Ünal'ın Badem'in Değerlendirilmesi' konulu söyleşisi.. Şairlerin katılacağı şiir matinesi.. Rodos'tan gelecek Themos Mexis Bigband orkestrası'nın konseri..
Son gün: Datçalı şair Ece Ayhan anısına Orhan Alkaya, Süreyya Berfe, Sezai Sarıoğlu ve Turgay Gönenç'in katılacağı söyleşi..
Oya Baydar, Reis Çelik, Fikret İlkiz, Küçük İskender, Zeynep Oral ve Berhan Şimşek'in katılacağı Ayhan Engin'in yöneteceği 'Sanat ve Muhalefet' başlıklı bir panel düzenlenecek
Kapanış: Leman Sam konseri..

Negocu

Yalnızlık öylesine bir çizgidir
İki nokta arasında kestirme
Kahveyle ev -
Ayakların seni yürür
Sen ayaklarını yürürsün...
Bağrına bir sancı yapışır
Düşersin yere kaldırırlar
Bakarsın yüzlerine, İnsanlar!..
Demek ki sen hala aşıksın!..

Kendime değil elbet...

Adam-Eylül 1992

-o-

...

Altıncı kıt'adır yağmur
Damla damla keşfedilen
Yalnızlık

-o-

Yaz Geldi

Dutlar düşüyor pıtır pıtır
Mehmet Topçu'nun traktör gökgürültüsüyle
Yaz geldi paldır küldür
Yunus Emre indi
Suya havaya toprağa,
Kulak'ın köpeği Demokrat
Yol üstüne yatmış soluyor,
Işık değişti
Gölgeler ışığa çaldı
İçinde sarmanlar dolaşıyor
Böyle bir akşamüstü
Hiç ölmek istemezdim

-o-

Doğum

Öfke bir merhemdir
Sevgimin üstüne sürülen
Yara daha şenlensin diye
Yara bir acıdır sevinçlere gebe

Doğacak bir bebe
Ağlarken gülen gülerken ağlayan
Gökgürültüsü

Sorulu Cevaplı
- Ne harika yer burası!
Nereden buldun Datça'yı
- Elimle koymuş gibi buldum

-o-

İrtihal

Ölüm bir eşek şakasıdır
Gelir geçer göçer

-o-

Şipşak

Sabahtı saat altı
Alarga sesi bir,
Derken bacanın ardından
Havada açılıp kapanan kanatlar,
Bana Vangogh'un
Belki de kendimin
Ölümünü anımsattı

-o-

Bir Daldan Bir Dala

Ölüm bir sarmaşık
Gövdemi sarmalıyor
Üst dallara tırmanıyor usum
Uslan Ey Dil Uslan Artık
İhtiyar Olmaktasın
Şarkısını mırıldanarak
Usul
Usul

-o-

Hamlet

Hamler dedi ki:
Bir değişiklik olacak
Yağmur mu güneş mi?
Ozanların ozon tabakası delindiğine göre
Bir afet olacak
Tufan mı kurak mı?
Yedi üstünde bir deprem İstanbul'u *****ürür..
Ölmenin adını anmıyoruz
Bir ihtimal daha var.
O da yaşamak mı dersin?

-o-


Bir Varmış Bir Yokmuş

Bana bir varmış bir yokmuş deme
İçime dokunuyor...

-o-

Hıdrellez

Bu, satırına bile dokunulmadan
Yani söylendiği gibi yazılmış, yazdırılmış
Doğaçtan bir şiir denemesidir


Bütün kızlar, erkeklerin lodoslarına karşı
Hem giyinmiş hem soyunmuşlar
Hem de kapanmışlar içlerine
Badem taneleri gibi
Ve lodos vurdukça
O eteklerini kaldıran lodos
Doğdukça doğurdukça kendilerini
Kocasız bir bebek gibi...
Öpüp okşayacakmış...
Başka ve o yaşta ne beklersin ki
Kayaların başında
O dallı giysileriyle
Kimi bekler ki onlar
Poseydon'dan başka
Bu kayalarda durmuş
Bu kızlar ne bekler ki
Bir aşk için boğulmaktan başka...

Hepsi de karaya vurup
Zaytinlerle keçiboynuzlarına
Kendilerini dağıtıp verip
Kökten çıkan dallardan
Yapraklar olmaya...
Rüyası bu Datça'nın
Kadınları okudukça
Okunacak bir güzel kadınlık ve güzellik

Datça olacak Datça
Kadınların yarımadası...
Boşuna değil o dediğim
Burası Afrodiça
Ve gördüğüm bütün herşey
Sevda, Aşk ve Tazelik
Ve Zeytinlerden ve yaşamaktan
Başka bişeyi olmayanların yeri...
Kara Maça'ya karşı...
Fallarda kurtulmuş görünen
Ademi Bademiyle
İyi bilir bir kişiynen
Yaşamı bilmeyiynen
Yaşanan belki de bir haç
Denizin üstüne vurulmuş..

Ama şeklini derhal bozabilir
En ufak bir esinti
Mesela bir hilal de olabilir.
Korkutucu olan şey benim gördüğüm
Ne haç, ne acı, ne haraç olmasıdır...
Burayı ben gözlerimi kapadıktan sonra dünyaya
Yaşamayı hızla öğrenemediğimizden ötürü
Bu yarımadaya, yarım yarım derken
Ufalaya ufalaya
Zaten bitirmişsiniz ya...
Ufalarsanız eğer
İki elim boynunuzdadır derler a...
Ben de bu yarımadayı
Kucağıma kapıp öleceğim,
Ne gavurun, ne müslümanın...
Hiçbiriniz görmeyeceksiniz artık o güzel yeri
İşte bu şairin ve ölümün emri..
1992
Mekanım Datça Olsun-Can Yücel








Bu haberin geldigi yer: TurkRock.Com
http://www.turkrock.com

Bu haber icin adres:
http://www.turkrock.com/modules.php?name=News&file=article&sid=118