| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
sadecesiyah

Kayıt: May 23, 2003 Mesajlar: 29 Nerden: Arafta sıkışıp kalmışım
|
Tarih: Pzr 23.05.2004 18:36 Mesaj konusu: Sylvia Plath |
|
|
İngiliz ve Amerikan şiirinin cadı tanrıçası, lanetli giz dökümcü şair olarak anılan, “ölmek her şey gibi bir sanattır, bu konuda yoktur üstüme” diyen Sylvia Plath’ın İmge Kitabevi Yayıncılıktan çıkmış kitaplarından biri olan ve 31 yaşında intihar etmeden önceki yaklaşık 1 yıllık dönemi kapsayan Ariel, şimdilik okuduğum ilk kitabı olmakla birlikte Türkçe’ye Ariel, Üç Kadın, Sırça Fanus, Sylvia Plath’ın Günceleri, Johnny Panik ve Rüyaların Kutsal Kitabı eserleri çevrilmiş, den “Babacığım” isimli şiirinin daha vurucu olan bir bölümünü, biraz uzun olduğu için, yazmak istiyorum. Şiirlerinin alışılmış olanın dışında hayli farklı olduğunu belirtmeliyim, yine de tüm yazdıklarını sevdiğim söylenemez.
Yok artık bir işe yaradığın yok
Tam otuz yıl zavallı
Kanı çekilmiş bir ayak gibi
İçinde yaşadım senin kara kundura
Ancak bir soluk
Babacığım öldürmek zorundayım seni
Ben zaman bulamadan ölüverdin
Mermer gibi ağır, bir torba dolusu tanrı
San Fransisco ayıbalığı gibi kocamandı
Bir ayak tırnağın, iğrenç anıt
Bendeki resminde
Karatahtanın önünde duruyorsun baba
Ayağın yerine çenen ikiye ayrık
Ama daha az şeytan sayılmazsın bu yüzden
Yoo, küçücük kan kırmızı yüreğimi
Isırıp ikiye ayıran adam sensin
Daha on yaşındaydım seni gömdüklerinde
Yirmimde ölmek istedim
Sana dönmek, sana dönmek istedim
Kemiklerim bile becerir sandım
Ama çıkardılar beni torbadan
Tutkalladılar, yapıştırdılar yeni baştan
O zaman anladım ne yapmam gerektiğini
Bir örneğini yaptım senin
Meinkampf bakışlı, işkence askısı
Burgu düşkünü karalar giymiş herif
Sonra evet dedim, evet, evet
İşte böyle babacığım, sonunda işim bitti
Kara telefon kökünden kesildi
Kımıl kımıl sesler geçemez artık
Bir değil iki adam birden öldürdüm
Bana sen olduğunu söyleyen
Ve bir yıl doğrusunu bilmek istersen
Tam yedi yıl kanımı emen vampiri
Babacığım sırt üstü uzanabilirsin şimdi
Bir kazık saplı şişko kara kalbinde
Hatta köylüler bile sevmediler seni
Üstünde dans edip tepiniyorlar şimdi
Sen olduğunu hep biliyorlardı
Baba, babacığım, alçak herif, seninle işim bitti.
S.P. 12 Ekim 1962 _________________ Bir kimsenin, bir yazının altına bu yazıyı yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde yazdığı ad veya işaret. |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
 |
LoeL__

Kayıt: Nov 18, 2003 Mesajlar: 38 Nerden: sakarya
|
Tarih: Pzr 10.10.2004 11:41 Mesaj konusu: |
|
|
film tam bi fiyasko. çoğunuz bisürü dergide gazetede okumuşsunuzdur sylvia filmi hakkında yazılanları. milliyet sanatından tutunda kaçak yayınına kadar bahsetmeyen kalmadı gibi geçen ay... bu arada beni en çok etkileyen şiirde yukardakidir. dady..- dady, you bastard, im through- deler geçer...
(ece temelkuran başlığından sonra belki burası da sayemde hareketlenir:) ) _________________ to the person in the bell jar, black and stopped as a dead baby, the world itself is just a bad dream... |
|
| Başa dön |
|
 |
sadecesiyah

Kayıt: May 23, 2003 Mesajlar: 29 Nerden: Arafta sıkışıp kalmışım
|
Tarih: Pzr 10.10.2004 22:26 Mesaj konusu: |
|
|
“Sylvia Plath’ın Günceleri” kitabından, Boston (1958-1959) ve İngiltere (1960-1962)’de yaşadıklarını anlattığı günlüklerden intiharının ipuçlarını çıkartabileceğimiz birkaç kısa bölümü aktarayım.. Merak edenlere, güncelerinin geri kalan kısmında ise Smith Koleji ve Cambridge’deki yılları var.
Kitabın geneline intihara meyilli kelimeler hakim olmasa da ruhunuzu çepeçevre saran bir karaltıyı hissediyorsunuz her an ve düşmeyi de bilmeli insan diye bir çıkarım yapabiliyorsunuz bu sonsuz açmazlıkta. Okurken günlükleri aklımda hep aynı soru belirdi: Ölmek bir sanat mıdır? Peki ya yaşamak.. Şimdi günce:
20 Haziran, Cuma. Ruhsal çöküntüyle boğuşuyorum. Yaşamımı sanki iki elektrik akımı yönlendiriyor büyüsel bir biçimde. Şu anda umutsuzluk, neredeyse isteri kaplamış yaşamımı, boğuluyormuşum gibi. Sanki kocaman, kasları güçlü bir baykuş göğsümün üstüne çökmüş, pençelerini sıkmış, yüreğimi sıkıştırıyor.
19 Temmuz, Cumartesi. Felç durumu hâlâ sürüyor. Sanki zihnim durmuş da yeniden doğabilmek için yokluğun dibine dalmışım gibi.
27 Ağustos, Çarşamba. Öfke gırtlağımı tıkıyor, zehir saçıyor ama yazmaya başlar başlamaz dağılıyor, harflerin biçimine doğru akıyor.
14 Eylül, Pazar. Kent çağırıyor, yaşantılar insanlar çağırıyor; içsel bir kuralla kendimi kapatmalıyım.
Bu kadar yeter:) _________________ Bir kimsenin, bir yazının altına bu yazıyı yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde yazdığı ad veya işaret. |
|
| Başa dön |
|
 |
mo

Kayıt: Apr 14, 2004 Mesajlar: 203 Nerden: ankara
|
Tarih: Sal 12.10.2004 0:47 Mesaj konusu: |
|
|
| film bir şairi değil,aldatıldığı için acı çeken ve bu yüzden intihar eden bir kadını anlatıyor ve o kadın kesinlikle plath değil! |
|
| Başa dön |
|
 |
LoeL__

Kayıt: Nov 18, 2003 Mesajlar: 38 Nerden: sakarya
|
Tarih: Sal 12.10.2004 16:33 Mesaj konusu: |
|
|
tıpkı dergilerdeki cümleler gibi olmuş. film bu .oka benzemio o kadar. fazlasına gerek yok. hollywood rules... _________________ to the person in the bell jar, black and stopped as a dead baby, the world itself is just a bad dream... |
|
| Başa dön |
|
 |
CedriX

Kayıt: Jun 11, 2004 Mesajlar: 2768 Nerden: Stockholm
|
Tarih: Sal 12.10.2004 16:59 Mesaj konusu: |
|
|
ne deselerde bu kadinin hayatinin anlatildigi filmi izleyecem yine de cok merak ediyorum nasil olmus... _________________ I contend that we are both atheists. I just believe in one fewer god than you do. When you understand why you dismiss all the other possible gods, you will understand why I dismiss yours... |
|
| Başa dön |
|
 |
colorblind

Kayıt: Nov 01, 2004 Mesajlar: 45 Nerden: ..
|
Tarih: Çrş 03.11.2004 12:53 Mesaj konusu: |
|
|
Sylvia Plath ile Nilgün Marmara okumaya basladigimda tanismistim.iki mükemmel yazar iki mükemmel kadin.iki mükemmel ölü oldular bende..onlari giptayla okuyorum.. _________________ this world has NoT changed |
|
| Başa dön |
|
 |
kara_gece

Kayıt: Feb 05, 2005 Mesajlar: 120 Nerden: Nod
|
Tarih: Prş 07.07.2005 22:59 Mesaj konusu: |
|
|
okuduğum anı ve geleceğimi derinden etkileyen kadın- nilgün marmarayla birlikte sonumu getirecekler..muhteşem şiirler yazan bir kadın.ona feminist diyorlar ama bence bu bir yalan.sadece -izm tutkunu çağım insanının bir zorlamasıdır. _________________ <div>...stormwinder tell me please <br />why is my soul crying <br />all i see is the treason and lies <br /><br />stormwinder tell me story <br />of honour and proud <br />all i need is the courage and pride<br /><br /><br />http://www.myspace.com/123859 |
|
| Başa dön |
|
 |
denizz

Kayıt: Apr 25, 2003 Mesajlar: 187 Nerden: Ankara
|
Tarih: Pts 25.07.2005 15:47 Mesaj konusu: |
|
|
| Enis Akın'ın bir Sylvia Plath araştırması vardı, hayatı ve şiirleri hakkında kısa bir kitap. Onu da tavsiye ederim ilgileniyorsanız. |
|
| Başa dön |
|
 |
LoeL__

Kayıt: Nov 18, 2003 Mesajlar: 38 Nerden: sakarya
|
Tarih: Cmt 30.07.2005 17:13 Mesaj konusu: |
|
|
bi profesörün sylvia plath şiirlerini şiire giriş derslerinde okuttuğunu duymuştum(bu sylvia filmi muabbetinin çok yoğun olduğu sıralar çok da güzel bi yazı yazmıştı milliyet sanata). _________________ to the person in the bell jar, black and stopped as a dead baby, the world itself is just a bad dream... |
|
| Başa dön |
|
 |
UnusuaL Site Yöneticisi


Kayıt: Jul 04, 2002 Mesajlar: 225 Nerden: İstanbul /Ankara
|
Tarih: Pzr 31.07.2005 23:25 Mesaj konusu: |
|
|
Sylvia Plath
Johnny Panik ve Rüyaların Kutsal
Kitap arkasi..
Çağdaş edebiyatın gizemli, kırılgan ve hak ettiği değeri bir türlü kazanamayan isimlerinden biriydi Sylvia Plath. Sıranın dışına doğru çıkmaya, içindeki yılanı beslemeye uğraşırken sıradanlığa sokulmaya çalışan bir kadın yazar..
Özel olmanın ayrıcalığı diğer yüzünü döndü- herkes olmanın baskısı ve buna bağlı olarak hiç kimse olamama. Bir şeyin öldüğünü ve özgür oldugunu düşünürsün, sonra onu içine çöreklenmiş sana gülümserken bulursun."
Tıpkı, çok eski bir ayinde söylendiği gibi:
Sevilecek tek şey Korku'nun kendisidir..
Korku'nun Sevgisi bilgeliğin başlangıcıdır.. _________________ Discover me like emptiness.. |
|
| Başa dön |
|
 |
ItDiesToday

Kayıt: Mar 01, 2006 Mesajlar: 28 Nerden: Istanbul
|
Tarih: Cmt 11.03.2006 5:23 Mesaj konusu: |
|
|
another overrated one _________________ auto-de-fe. |
|
| Başa dön |
|
 |
bayc Kullanıcı siteden atılmış

Kayıt: Nov 12, 2005 Mesajlar: 1425 Nerden: Istanbul
|
Tarih: Cmt 20.05.2006 19:49 Mesaj konusu: |
|
|
Sırça fanus romanını, okurken boğulacak gibi olmuş,sanki bütün dünyanın üzerime çöküp beni nefessiz bıraktığını hissetmiştim.Okuyan bu hale ,geliyorsa varın yazanın halini düşünün siz(Sonuç ortada) _________________ Hayat Berbat Ama Bu Gerçekten Çok İyi Usta |
|
| Başa dön |
|
 |
fireincairo

Kayıt: Nov 30, 2005 Mesajlar: 137
|
Tarih: Cum 08.09.2006 14:15 Mesaj konusu: |
|
|
bikini kill den kathleen hanna bir şarkı yazmıştı bloody icecream adında.Sylvia Plath in intiharını dişi edebiyatçıların aleyhine kullanmak için ağızlarında sakız edenlere yönelik bir tepki olarak.şöyle gidiyordu sözleri;yazan kızlara hep sylvia plath hikayesi anlatılır,eğer bir kadın şairsen ölmek zorundasındır,diye düşünmemizi isterler. yazan bütün kızların intihar etmeleri gerektiğini kim söylemiş?bende daha iyi birşey var,biz işlek harflerimizi bıçağa çeviririz... _________________ OKUYUP ADAM OLACAĞINA ÜFLEYİP AŞIK OL ! http://www.youtube.com/watch?v=iFzWp0ClTBQ |
|
| Başa dön |
|
 |
|