Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Axxis
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Axxis

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Dış Kaynaklı Rock
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
aysu_



Kayıt: Jan 05, 2006
Mesajlar: 2640

MesajTarih: Pzr 09.07.2006 18:29    Mesaj konusu: Axxis Alıntıyla Cevap Ver

hafiften bi Helloween havası veren Alman asıllı hard rock grubu.

kingdom of the night (1989)
axxis ii (1991)
the big thrill (1993)
matters of survival (1995)
voodoo vibes (1997)
back to the kingdom (2000)
eyes of darkness (2001)
paradise in flames (2006)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Rockman1



Kayıt: Nov 13, 2004
Mesajlar: 1109
Nerden: Sonsuzluğun ötesinden

MesajTarih: Pzr 09.07.2006 22:52    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Axxis hakkında söylenecek çok şey var muhakkak.
Ancak böylesine muhteşem eserler yaratmış bir grup hakkında, bu biraz sönük bir giriş olmadı mı sence?

Bu arada, yukardakilere ilaveten, bir de 2004 - Time Machine albümleri var.
_________________
Always On Rock!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
KabaK
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Mar 27, 2005
Mesajlar: 359
Nerden: Ankara

MesajTarih: Pts 10.07.2006 9:52    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Axxis güzel gruptur. 80'lerin sonlarına doğru, orta okulda falanken "Never say never" ile baya etkilemişti beni. Scorpions'la birlikte bu müziğe ilgi duymamı ve giriş yapmamaı sağlamış gruplardandır. Sonra bir de Helloween'i keşfedince herşey tam oldu Smile.
_________________
Life can be good with right people.
Andi DERIS
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
long_john_silver
"Dış kaynaklı rock" mod.



Kayıt: Mar 28, 2005
Mesajlar: 1192
Nerden: ankara

MesajTarih: Pts 10.07.2006 10:55    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

paradise in flames'i edindim. güzel bir albüm.h atun vokaller albüme ayri bir hava katmış. favori parcam simdilik talisman. klasik metal dinleyenlerin dinlemesi gerektiğini düşünüyorum.
_________________
MADEM KAPATMADILAR O ZAMAN ASSINLAR..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
aysu_



Kayıt: Jan 05, 2006
Mesajlar: 2640

MesajTarih: Pts 10.07.2006 13:51    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

evet haklısınız. bu arada karışıklık için özür dilerim...


Axxis, 1988 yılında Almanya’nın Dortmund şehrinde vokalde Bernhard Weiss, gitarlarda Walter Pietsch, bas gitarda Werner Kleinhaus, davulda Richard Michaelski ve klavyede Harry Oellers tarafından kuruldu. Bu kuruluşun ardından çalışmaya başlayan grup, bir adet demo parçası göndererek (parçanın adı Tears of the Trees’di) beğeni toplar ve dünyaca ünlü EMI Electrola ile sözleşme imzalar. Söz konusu parçayı ilk gönderdiklerinde EMI’nin kabul etmediğini ama grubun parçayı tekrar göndererek şirketin kabul listesine eklendiğini belirtelim. Bu anlaşmanın ardından ortaya öyle bir eser çıkar ki 1989 tarihli KINGDOM OF THE NIGHT albümü dünya piyasasını sallar. İlk albümleri tüm Avrupa, Amerika, Japonya, Kanada ve Avustralya’da satışa sunulur ve hemen 100.000 satışa ulaşır. Çok satmakla kalmayacak bir anda efsane konumuna geleceklerdi. Aradan 15 yıl geçti ama bu albüm, Axxis dendiği an direkt suratlara çarpılan bir albümdür ve Heavy dinleyicilerinin kalbinde çok önemli bir yere sahiptir. 1989 yılına gelindiğinde Almanya’da ilk kez bir grup, ilk albümüyle bu kadar mükemmel bir albüm yayınlıyor ve en fazla satışa ulaşıyordu. Grup tarz olarak Hard Rock yapıyor ama bildiğimiz Hard Rock kalıpları içinde olduğunu söylemek çok güç. Daha güçlü, daha sert, daha modern, çok tatlı ve Heavy Metal destekli bir tarzın olduğunu söyleyebilmek mümkün. Aslında tür olarak Heavy Metal tabanlı Hard Rock ifadesini kullanmam yanlış olmaz. Grubun ilk albümünün ismi ve söz konusu parça, yıllar geçtikçe pek çok Hard Rock ve Axxis dinleyicisinin sloganı haline gelecekti.

1990 yılında grup ikinci albümü “AXXIS II” ile büyük başarısını devam ettiriyor, alamet-i farikasını damgalatıyor, 1991 tarihinde enerjik, samimi ve eğlenceli olan konser albümleri ACCESS ALL AREAS’ı fanlarının önüne koyuyordu. 1993 yılında öyle bir eser ortaya çıkıyordu ki akıcı, hırslı, adrenalin yükleyici, bir o kadar eğlendirici ve müzik olgusunun tüm yönüyle açığa çıktığı THE BIG THRILL albümü en iyi satan albümler listesine adını yazdırıyordu.

Aslında grup daha yolunun ilk başlarında üretim adına her şeyi yapmış, tüm albümleri büyük ilgi görmüş, yüksek satış rakamlarına ulamıştı ama çok çok iyi gruplar ya da tabir-i caizse baba gruplar listesinde yer almıyordu. THE BIG THRILL albümü grubun kariyerinin dönüm noktası oldu ve onlar için bir çok şey değişti. Çünkü grup bu albümü Philadelphia’da kaydetmiş ve prodüktörlüğünü Joey Balin yapmıştı. Bu yönüyle Axxis’in uluslararası ilk üretimi ortaya çıkmıştı. 1993 yılında grupta ilk kez eleman değişikliği olmuş, bas gitarda Werner Kleinhaus ayrılarak Markus Gfeller dahil olmuştur. Sonraki yıllarda grup artık daha büyük konserlere çıkmaya başlamıştı. Grubu etkileyen en büyük mekanlardan biri Japonya olmuştu. Vokalist Bernhard Weiss ile gitarist Walter Pietsch Japonya’da akustik bir şov düzenlediler ve bu şovu PROFILE adıyla sadece Japonya’da yayınladılar. Bu albümün en önemli özelliği, grubun artık tüm dünyada bilinen gruplar statüsüne kavuşmasıydı.


1995 yılında içinde derin anlamlar barındıran ve sorumluluk taşıdıkları MATTERS OF SURVIVAL albümü yayınlandı. Albüm Los Angeles’da üretilmişti. Peki grup neden böyle bir albüm ismi belirlemişti? Los Angeles bir çok yönüyle zor bir şehirdir. Gerek evsiz insanlar, gerek yaşam koşullarının zor olması, şiddetin yoğun olması ama buna rağmen çekiciliğini asla kaybetmemesi, Los Angeles hakkında kafada bir çok soru işareti yaratıyordu. Albüm ismine baktığımız zaman grubun kendi üzerinde bir sorumluluk taşıdığını görebiliyorduk ve anlamlı bir çalışmaya imza atıyorlardı. Aynı zamanda Scorpions, Whitesnake, Foreigner ve Fleetwood Mac gibi grupların prodüktörü olan Keith Olsen grubu bizzat Almanya’da ziyaret etmiş, 30 parçadan oluşan demo parçalardan en iyi 12 tanesini seçerek gerekli düzenlemeleri yapmıştı. Olsen sonrasında kendi stüdyosu Goodnight Los Angeles Stüdyosu’na, Los Angeles’a uçmuştur.

Grup harika bir canlı performansa sahiptir, konserlere çok önem verirler ve vokalistleri Weiss konserde seyircileri için daha iyi çaldıklarını söylemektedir. Çünkü onlar için en önemli olan şeyin dinleyicileri olduğunu, dinleyicilerin kendilerine en yakın olduğu bir anda ve mekanda mükemmel olmak mecburiyetinde olduklarını söylüyorlardı. 1994 ve 1996 yılında “Rock am Ring” festivalinde 30.000 kişi önünde verdikleri konseri hala unutamıyorlar.

Axxis’in kendine özgü prensipleri vardır ve en büyük prensiplerinden biri, her albümde sonsuz denizde yeni ufuklara seyahat etmeleri. Sert şekilde icra ettikleri, Heavy Metal tabanlı Hard Rock ve hatta Heavy Rock tarzını her albümde farklı yorumlarla ve mantalitelerle görebilirsiniz. Axxis kendisini tekrar etmekten her daim kaçınmış bir gruptur. Grubun kendine özgü kalıplanmış soundu, özgünlüğü var ve müziklerine 1970-80’li yılların temellerini de yeni seslerle beraber ekliyorlar. Kendi müzikal temellerini korumaları, eski ve yeni sesleri modernize etmeleri, liriksel açıdan sorumluluk dolu ve oldukça anlamlı eserlere imza atmaları, kendilerini asla tekrar etmemeleri ve çok temiz bir müzikal soundu yansıtmaları gruba saygı duymamızı kuvvetlendiriyor.

Grubun hikayesine dönersek; 1997 yılında önceki albümlere nazaran heavy soundun daha güçlü ve ağır olduğu, sertlik açısından ilk albümlerin ötesine giden VOODOO VIBES albümü piyasaya sürüldü. Bu albümdeki diğer önemli fark, albümün prodüksiyonunu grubun kendisinin yapmasıydı ve burada ek bir satır açarsak, grubun vokalisti Bernhard Weiss aynı zamanda bir prodüktördür. Grup uzun süredir Amerika’da yaşayıp büyük dersler aldığı, deneyim kazandığı ve bizzat kendileri sorunları yaşayarak olgunlaştıkları için, bu albümde nasıl hareket edecekleri konusunda stüdyo kayıt tekniklerinden kendilerini geliştirmeye kadar her şeyle bizzat kendileri ilgilenmişlerdir. Albüm sonrasında grup EMI ile yollarını ayırmıştı ve kendi plak şirketini kurmayı düşünmüyor değildi. 1998 yılında hiç bir plak şirketine bağlı kalmadan SARAJEVO EP’si yayınlandı ve sonrasında Massacre Records ile anlaşma imzalandı. Grup kendi içinde eleman değişiklikleri yaşayacak, 1998’de gitarist Walter Pietsch ayrılıp yerine Guido Wehmeyer, sonradan gelmiş olan bas gitarist Markus Gfeller de ayrılarak yerine Kuno Niemeyer gelecekti.

Grup Massacre Records ile anlaşmasının ardından 2000 yılında sanki kendi dönüşlerini müjdeledikleri BACK TO THE KINGDOM’ı ve 1 yıl sonra da ilk toplama albümleri COLLECTION OF POWER’ı yayınlayacaktı. Yine 2001 yılında EYES OF DARKNESS yayınlanacak ve grup yine şirketsiz kalacaktı. Kendi ceplerinden harcayarak 2002 yılında PURE&ROUGH albümünü yayınlayan grup, AFM Records ile anlaşmaya yapacaktı. Ama şansızlıktır ki baterist Richard Michaelski gruptan ayrılacaktı.

Ve 2004 yılına kadar gelecektik. 26 Ocak 2004 yılında grubun son stüdyo albümü TIME MACHINE müzik marketlerindeki yerini alacak, oldukça modernleşmiş sounduyla bizi çok şaşırtacaktı. Grubun albüm öncesi bateristi yoktu ama albümün davul kayıtlarında Pink Cream 69 davulcusu Kosta Zafriou’nun imzası var. Grup yeni albüm sonrası turlara çıktı ve turlarda onları destekleyen bateristin ismi Andre Hilgers’dı. Her iki isim de grubun üyesi değildir ve misafir sanatçı olarak gruba destek vermektedirler.

Ve gelelim aylardır deli gibi dinlediğim ve içimdeki bir çok vurucu duyguları su yüzüne çıkaran TIME MACHINE albümüne. 16 yıllık tecrübeye sahip olan Axxis artık tecrübesini konuşturuyor. Grubun söz konusu 8. stüdyo albümü gerçekten de çok ilginç pasajlara sahip. Albümü dinlerken şekilden şekile girdim ve şaşkınlığa uğradım. Çünkü bir albümde üç değişik grup dinliyormuş gibi hissettim. En başlarda hafif orkestral, senfonik, speed ve power öğeler, albümün ortalarında Heavy Metal öğeleri ve albümün sonlarında da Hard Rock öğeleri... Bu üç farklılık öyle değişik yansıtılıyor ki söz konusu farklılıkları uygulayanın aynı grup olduğuna inanamıyoruz. Ayrıca dikkatli bakıldığı zaman Heavy Metal ile 1970-80’li Rock müziğinin kombinasyonlarını görmek mümkün. Albümde yoğun korolar, kolayca akılda kalan melodiler, değişken melodileri fark edebiliyoruz.
Yaptığım araştırmalara göre grup bazı parçalarda politik problemlere el atmış. ‘Wind in the Night’ parçasında İsrail-Filistin sorunundan ve ‘Wings of Freedom’ parçasında Irak Savaşı’ndan bahsetmişler. Artı bir not eklersem; söz konusu her iki parça muhteşem ve heavy metalin her türünü dinleyenlere çok açık. Ben bayıldım iki parçaya da. ‘Gimme your Blood’, ‘Dance in the Starlight’ parçası da çok özel çalışmalar ve albümdeki bir çok parçadan inanılmaz etkilendim.
Albümün prodüksiyonu oldukça başarılı olmuş ve sesler çok temiz. Grubun canlılığını yansıtan bir kayıt var ve elemanların müziğin özünü kendilerince iyi kavradıklarını söyleyebilmek mümkün. Eğer fazla karışık ve uzun parçalar istenmiyorsa, modern ve ileriye giden Hard Rock soundu, Heavy Metal, hafif power öğeler ve de güçlü vokaller isteniyorsa albümü edinebilirsiniz. Ama şunu söyleyebilirim ki albümü dinledikçe daha çok seveceksiniz. Çünkü müziklerini basit bir düzlemde icra etmiyorlar, sevimli bir havaları var ve sololar sizi mest edebilir. Bana albüm çok sevimli, çekici, tatlı ve sürekli dinlenebilir geldi.

1988’de Dortmund’da kurulup tüm dünyaya krallığını eden grup, bize harika bir sürpriz yaparak 1 Mayıs tarihinde Ankara Saklıkent’te yeni albümleri TIME MACHINE turnesi dahilinde konser verecekti. Ama nedenini bilemiyoruz fakat bu konserin tarihi bir muamma oldu ve zannedersem ertelendi.

Ne olursa olsun, Axxis saygıyı hak ediyor. Çünkü onlar sadece müzik yapıp bir köşeye çekilmiyorlar. Müzik yaparken aynı anda bizi düşündürüyorlar, dünyanın sorunları üzerine kafa patlatıyorlar, sorumluluk kırıntılarını yansıtıyorlar ve “biz müziğimizi yapalım da ne olursa olsun” demiyorlar. AXXIS demek aynı zamanda büyük anlamlar, manevi etkiler, sorumluluklar ve GECE KRALLIĞI demektir.


alıntı.


En son aysu_ tarafından Çrş 24.01.2007 2:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
parisiennemoonlight



Kayıt: Jun 22, 2004
Mesajlar: 209
Nerden: ankara

MesajTarih: Sal 11.07.2006 18:32    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

çok küçükken teyzem bana hep karışık kasetler çekerdi,ordaki parçaları çok severdim.geçen sene o kasetlerden biri elime geçti,2 parçayı çok iyi hatırlıyordum;biri kd lang-constant craving,diğeri de axxis-love doesn't know any distance.dinleyince diğer parçalarını albümlerini de topladım hemen,iyi ki o kaset elime geçmiş,axxis in yeri çok ayrı bende.
_________________
<div>good night everybody,good body every night</div><br />
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
aysu_



Kayıt: Jan 05, 2006
Mesajlar: 2640

MesajTarih: Sal 28.08.2007 15:36    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

2006 yılında "Best Of Ballads & Acoustic Specials" adlı bir best of albüm çıkarmışlar. Şarkı listesi de şöyle oluyor;


Disc 1
1. Only God Knows (Remix 2006)
2. Stay Don't Leave Me
3. Waterdrop (Classic Mix 2006)
4. Touch The Rainbow (Long Version)
5. Fire And Ice (Demo Version 1988)
6. Brandnew World (Remix 2006)
7. Hold You
8. Face To Face (Live)
9. Tears Of The Trees (Demo Version 1988)
10. Love Doesn't Know Any Distance
11. Sarajevo
12. On My Own
13. Heaven 7th Train (Live in Presswerk 1992)
14. Hide Away
15. World Of Mystery

Disc 2
1. Living In A World (Acoustic Version 2006)
2. Kingdom Of The Night (Acoustic Version 2006)
3. Little War (Acoustic Version 2006)
4. Ships Are Sailing (Acoustic Version 2006)
5. Touch The Rainbow (Acoustic Version)
6. Heaven In Black (Acoustic Version)
7. C'est la vie (Tango Version)
8. Fire And Ice (Acoustic Version)
9. Another Day (Acoustic Version)
10. Kings Made Of Steel (Acoustic Version)
11. Julia (Acoustic Version)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
_KabaK_



Kayıt: Jan 27, 2007
Mesajlar: 193

MesajTarih: Sal 28.08.2007 20:15    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

The Moon'dur en baba parçaları bencekine.
_________________
Hepimiz TÜRKüz!...

Commodore 64 | Yedi melodili saat | Panter spor ayakkabı | SuperMSQNY Walkman.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Amorphis__



Kayıt: Apr 25, 2008
Mesajlar: 116
Nerden: Istanbul.

MesajTarih: Sal 13.05.2008 14:40    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Eyes Of Darkness ve Doom Of Destiny albümleri ile beni benden eden muhteşem melodic / hard rock grubudur . hafiften melodic heavy metal havasındadır.
Alman olmaları şaşırtmıştı beni zamanında ama sonradan başarılarını görünce Axxis'in,Alman'lardan da sağlam adamlar çıkıyo dedim sayelerinde ..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Dış Kaynaklı Rock Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 1.09 Saniye