Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
resimlerinin puzzle ını yapmak olduça güçtür.lsd kullanmadığı söylenir ama lsd resimleri yapmıştır.uyanıkken rüya görebilmiş ve bunları çizmiştir.o ölen kardeşinin yaşayan sureti olmadığını göstermek istemiş ve yaptığı herşeyi ilgi çekmek için yapmış bi narsisttir.resimlerindeki eriyen saat temalarına dikkat edilmesi gerekir.
Beni eserlerine baktıgımda olsun veya hayatını okudugumda vs. hatta felsefe dersinde sıkıntıdan patlamışken aklıma geldiginde olsun çok etkileyen ve inanılmaz şekilde şaşırtırken , Dali ' nin delilik diye anlatıldıgı anılarını hikayelerinin çok benzerlerini yaşadıgımı başıma o derece garip olaylar geldigi , ve bazen sonradan farkına varsamda yaptıgım hareket ve davranışların benzer şeyler oldugunu buraya yazsamda inanmazsınız...Nasıl oluyor bence anlamıyorum zaten...
Kayıt: Feb 24, 2004 Mesajlar: 742 Nerden: Florya/Görükle
Tarih: Sal 03.01.2006 1:11 Mesaj konusu:
çoğu sanat eserinin apılabilir olduğunu düşünürüm mamafih avida dolars beni pek bi etkiledi.. size bi tavsiye salvador dali hakkında "salvadar dali" diye bol resimli yaln sıkmayan bi kitap var netakim tüm hayatını anlatmakla beraber içeri gitmeye üşendiğim için yayın evini beilrtemiyorum ama siz d n r larda megavizyonlarda bulabilirsiniz..
kronoolojik olarak tünm yaşamını yaşamındaki sanatsal evreleri doğrusununu yanlışını eşiyle olan ilişkisini gerçek üstücülüğünü düşme korkusununu "avida dollars"ını anlatmış ilgiliysenin alın 10 tl civarı bi fiyatı vardır her resminde neyi anlattığına kadar tüm eserleri var kitapta..
her sanatın belli bi aşamaya kadar yapılabilir olduğunu düşünürüm salvador dalininde yapılabilir olduğunu düşünüyorum ama gördüğüm en gerçek üstücü o ..zira resimlerina bakarken hem bişey düşünmüyorum,hem böyle resim olmaz karikatür bu diyorum,hemde kesin bi bildiği vardır bu adamın diye düşünüyorum.. picasso bena hiç bişey ifade etmez misal ..ama salvador dali ifade ediyomuş demekki ki resme bakıp niye bişey göremiyorum diye üzülüyorum ama aslında bişeyler görüyorum(sanatta budur işte) _________________ Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan,sonrasızlıklar sana varmadan!
Kayıt: Dec 29, 2005 Mesajlar: 17 Nerden: salihli/manisa
Tarih: Çrş 04.01.2006 23:13 Mesaj konusu:
ne kullandığını bilmiyorum ama uyuşturucu madde alıp uyuduğunu, gece yarısından sonra kendine gelip gördüğü halisünasyonları resmettiğini duymuştum güvenilir kaynaklardan... bi' de röportaj için evine gelen bi' gazeteci kadına kapıyı çırılçıplak açmış. kadın kaçmış haliyle. sonra da bu kadar doğal bişiyin bu kadar yadırganmasına anlam veremediği şeklinde konuşmuş. düşündürüyo di' mi... _________________ yok sana sen kazana düştüNn<>
Dali rüyaları resmediyor, diyecek pek bir şey yok aslında...Gala'ya olan aşkı da tüyler ürpertiyor.Sıradışı bir ressam, sıradışı bir ansan, gerçek bir dahi... _________________ hypnosis
Kayıt: Dec 29, 2005 Mesajlar: 17 Nerden: salihli/manisa
Tarih: Prş 05.01.2006 21:32 Mesaj konusu:
ewt gerçekten mükemmel! hayal gücünün ve yeteneğin bi' arada bulunması bile bunları açığa çıkarmaya yetmezken Dali imgesel çalışmanın her türlü sıkıntısını aşmış görünüyo, kesinlikle yeteneğin ötesinde bişi! _________________ yok sana sen kazana düştüNn<>
salvador dali normal bir herif degildi, hayallerinin ötesinde yasiyordu ve resmettigi her cizgide bunu yansitmasini cok iyi biliyordu. olaganüstücülügünü hayatinin her karesine yansitmistir, o kadar da celiskisiz yasayan bir ressamdi yani. hazir ve zekice cevaplar vermistir kendisine yöneltilen sorulara.
bunun yanisira bazı eserleri yine bazi sanatcilara ilham kaynagi olmustur: sürrealist grubumuz dredg'in el ciélo albümünden "brushstroke dcbtfoabaaposba" isimli parcasi salvador dali'nin yine ayni isimli tablosundan esinlenerek ortaya cikmistir. acilimi da aynen şöyledir:
"dream caused by the flight of a bee around a pomegranate one second before awakening.."
burada da (resmin) kendisini görmeniz pekala mümkündür:
Dali'ye bir gün sorarlar :
"Nasıl iyi bir ressam olunur" diye.
Cevabı ;
"İyi ressam olmak çok kolaydır. Sadece iki şartı vardır. Birincisi ispanyol olmanız gerekir. ikincisi adınızın Salvador Dali olması gerekir" :p
Dali bir gün babasının kapısını çalar , elinde bir poşet vardır.
Babası Dali ' ye ve elindeki poşete ne olduğunu anlamaya çalışır gözlerle bakarken , Dali poşeti babasına uzatır ve '' Al bunu artık sana borcum kalmadı '' der.
Poşetin içinde Dali'nin spermleri olduğu söylenir.
'' Bu ne ya? '' dedirtip '' Vay be ! '' yi veren bir rivayet
Ayrıca '' Bir Dahinin Güncesi '' kitabında FREUD ' un bir sözünü kullanmıştır.
'' Kim ki baba otoritesine başkaldırır ve yener , o bir kahramandır ''
Dali bir gün babasının kapısını çalar , elinde bir poşet vardır.
Babası Dali ' ye ve elindeki poşete ne olduğunu anlamaya çalışır gözlerle bakarken , Dali poşeti babasına uzatır ve '' Al bunu artık sana borcum kalmadı '' der.
Poşetin içinde Dali'nin spermleri olduğu söylenir.
'' Bu ne ya? '' dedirtip '' Vay be ! '' yi veren bir rivayet
Ayrıca '' Bir Dahinin Güncesi '' kitabında FREUD ' un bir sözünü kullanmıştır.
'' Kim ki baba otoritesine başkaldırır ve yener , o bir kahramandır ''
ölmeden bi süre önce ellerini kullanmaz hale gelmesi içimi acıttı.onun için çok zor olmuştur sanırım..
resimdeki bence en güzel akım olan sürrealizmin en etkileyici örneklerini vermiş ressamdır salvador dali ve "yanan zürafa" (burning giraffe) benim en çok etkilendiğim eseridir.hatta bu resmin pastel çalışmasını okulun resim atölyesinde özene bezene yaptım ve odamın duvarındaki en güzel yere astım.(tabii dali'nin orijinal eserinin yanına bile yaklaşamayacak bişey oldu ama olsun..)ilk sayfada verilen linkte "burning giraffe" adıyla Arama yaparsanız sanırım bulursunuz bu resmi.oldukça ünlü bi eseri zaten. _________________ Back in Black!
'' Ölümsüz dahi olmaya yazgılı bir 'ikame' çocuk ''
Ağabeyinin ölümünden 9 ay 10 gün sonra dünyaya gelen İspanyol ressam Salvador Dali 'ikame' bir çocuktur. (psikolojide 'ikame' ; ya da 'yerine konan' çocuk tanımı, çocuklarının ölümünden sonra onun boşluğunu doldurmak amacıyla dünyaya getirilen çocuk için kullanılır.) Dali yas tutan bir aileye katıldığından, ruhsal gereksinimlerine yanıt alamamıştır. Yaşamının birinci yılındaki gelişimsel süreci aksamış, kendisine ait olmayan daha önceden dokunmuş bir kimliğe bürünmek zorunda kalmak, kendilik algısının gelişimini örselemiş ve ergenlik döneminde de yoğun biçimde hissettiği değersizlik duyguları gelişmiştir.
Dali, nasıl bir dünyaya doğduğunu şu sözlerle anlatır: '' Ben hayatımı yaşamadan önce ölümü yaşadım. Ben doğmadan 3 yıl önce ağabeyim 7 yaşındayken menenjitten öldü.''
Aslında ağabeyi doğumundan 9 ay 10 gün önce 22 aylık bir bebekken ölmüştü. Dali bu öyküyü değiştirir ve ağabeyinin 7 yaşına kadar yaşadığını ve menenjitten öldüğünü hayal eder.
Anne babasının onu ölen ağabeyinin yerine dünyaya getirdiklerini ve ölü ağabeyinin imgesinin nasıl ülküleştirildiğini, başka bir çocuk dünyaya getirmelerine karşın hala zihinlerinin kaybettikleri ve yasını tutamadıkları ölü çocuklarının imgesi ile meşgul olduğunu algılar. Bunu annesine ve kendisine şu sözlerle anlatır:
'' Bu ölüm, annemi varlığının en derin yerinden sarstı. Ağabeyimin pırıltısı, zekası, zerafeti, yakışıklılığı onu o kadar mutlu ederdi ki kaybı berbat bir şoktu. Bunun üstesinden hiç gelemedi. Anne babamın umutsuzluğu, acısı sadece benim doğumumla hafifledi, ancak talihsizlikleri gene de bedenlerinin bütün hücrelerine sızmıştı. annemin karnındayken bile onların endişelerini, acılarını hissedebiliyordum. Fetus halindeyken şeytani, iğrenç bir plasenta içinde yüzüyordum. onların kaygıları peşimi hiç bırakmadı. Ağabeyimin varlığını derinden hissettim; onu benden hep daha iyi beceren, daha üstün biri gibi hissettim, varlığını beni duygulanımlarıma yabancılaştıran bir örselenme gibi algıladım... Ben ahlaksız, yanlış, kötü bir çocuktum. şeytanın gölgesinde büyüdüm ve hala acı çekiyorum. ''
Bir yapıtında annesi elleri kanlı bir şekilde ve çok üzgün bir halde FREUD ' un kucağında resmedilmiştir. Resmin diğer tarafında bıçak tutan bir el ve onu engelleyen başka bir el görünür. Dali annesinin yasını ve suçluluk duygularını sezmektedir...
Dali günlüklerinde anne babasının ölen ağabeyini nasıl ülküleştirdiklerini anlatır. Ağabeyinin bir dahinin yüz morfolojisine ve herkesi şaşırtan bir kavrayışa sahip olduğunu anlatır. Anne babasının ona ağabeyinin ismini vererek bilinç öncesi bir suç işlediğini ve onu olanak dışı bir ideale göre yaşamaya zorladıklarını, yatak odalarında ölmüş oğullarının bir resmini dolabın üzerinde muhafaza ettiklerini, bunun da Velasquez ' in İsa ' sı ile yan yana olduğunu hatırlar. Ebeveynlerinin odasına her girdiğinde ve ağabeyinin, o , çok güzel çocuğun fotoğrafını gördüğünde bütün geceyi bu ideal ağabeyin çürüdüğünü hayal ederek geçirir. Ancak kendi ölümünü ve bir tabutta olduğunu, sonunda dinlendiğini hayal ederek uyuyabilir. Ressam olunca da her gece yaptığı resme bakarak uyuyacaktır. Dali için resim yapmak ölümü alt etmekti. Resim ağabeyi ile bir buluşma yeri ya da bağlantı nesnesi idi. Güneş doğarken kalkar, uyanınca hemen yatağının yanında duran şövaleye bakar, ilk önce üzerinde çalıştığı resmini görürdü; yatarken de gördüğü son şey buydu.
16 yaşındayken günlüğüne şunları yazacaktı: '' Bir dahi olacağım, dünya bana hayran kalacak. Muhtemelen hor görüleceğim ve anlaşılmayacağım, ama bir dahi, büyük bir dahi olacağım. ''
Dali ağabeyinin ölümünden 9 ay 10 gün sonra doğar. ağabeyi öldüğünde Dali ' nin doğumuna neden olacak cinsel ilişki gerçekleşmiştir. Dali dokunmayı ve dokunulmayı sevmez, cinsel ilişkiye de girmez, sadece mastürbasyon yapar ve böylece kimsenin ölümüne neden olmaz, kendisi de ölmez. Dali için cinsellik hep ölümle ilişkilidir. Anılarında ve resimlerinde cinsellikle ölümün ilişkilendirildiğini kanıtlayan temalar sık sık karşımıza çıkar. Babasının kendisine cinsel ilişkilerle geçen hastalıkları anlatan resimli bir kitap gösterdiğinden, bunun kendisini ürküttüğünden söz eder. Çocukluğunda en sevdiği öyküdeki kral gibi dokunmayı ve dokunulmayı sevmez, cinsel ilişkiye giremez, sonradan evleneceği büyük aşkı Gala ile de durum değişmemiştir. o, '' Büyük bir mastürbatördür. ''
Arkadaşları Dali ' nin cinsel yakınlık iması içeren en küçük bir olayda bile sesinin değiştiğinden ve cinselliğin onun için bir canavar olduğundan söz eder. Anılarında da cinsellikle ölümün ilişkilendirildiğinin izlerini süremek mümkündür. 5 yaşında iken, üç kadınla birlikte kırlarda gezinmekte, en güzelinin elini tutmaktadır. Kadınlar ona biraz dolaşmasını söyler, neden uzaklaştırılmak istediğini anlayamaz ve gözetlemeye başlar. Birden su sesi duyar, önce tam anlayamaz; sonra kadının işediğini fark eder. Ölümüne utanır ve çok kızar. Dönüşte kadınların elini tutmayı reddeder. İşeme/boşalma cinsellik ve ölümle ilişkilendirilmiş gibidir. Bir daha da kadınlara dokunmayacaktır.
Cinsel hastalık kapmaktan çok korkar. Ergenlik döneminde uzun süre iktidarsız olduğuna inanır. Penisini karşılaştırır (resimlerinde cetveller sıklıkla yer alır) ve onu '' küçük, yumuşak, acınacak halde '' bulur.
Cinsel ilişki ürkünçtür. Erken boşalması olduğundan bazen sadece bakmasının yeteceğinden söz eder. İlk kız arkadaşı ile cinsel ilişkiye girmez, kıza onu 5 yıl sonra terkedeceğini sürekli hatırlatır. Ona soğuk davranır, aşık olmadığını belli eder ve onu sefil bir köle pozisyonuna indirger.
Ergenlik döneminde dış dünyaya kendisini utanç verici, şok edici, bazen kaba ve ahlaki kurallara uymayan şeyler yapan, egzibisyonist bir kişi olarak sunar, oysa çok mahçuptur, değersizlik duygularının altında ezilir. En ufak bir dikkatte kızarır, saklanır, zamanını yalnız geçirir. Saçını, giyimini, hareketlerini şaşırtmak için ve hayranlık toplamak üzere tasarlar hep. Dali ' nin stili de rahatsız edici ve şaşırtıcıdır. Yapıtları izleyenlerde korku ve kuruntuya sebep olur. Günlük yaşamında da şaşırtmayı ve korkutmayı sever.
Kadınlara yanaşmaya çalışıp, görmezden gelinince '' Seni sefil yaratık, en çirkin kadınların bile seninle bir işi yok '' der kendisine. Kendisini yalnız hisseder, tekrar kadınları düşünmeye cesaret bile edemez. Özellikle kadınlarla yakınlaşacağı sırada gülme krizlerine tutulur ve onların incinerek uzaklaşmalarına sebep olur. Sonradan evleneceği Gala ile ilk el ele tutuştuklarında gene gülme krizi tutar, ancak Gala herkesin yapacağı gibi gururla elini çekmek yerine, Dali ' nin elini daha da sıkı kavrar. Kimsenin anlamadığı bir şeyi, gülmesinin anlamını medyum gibi anlamıştır. Dali ' nin gülmeleri züppelik değil, kıyamet, cehennem ve korkudur. O günden sonra hiç ayrılmazlar.
Dali Fransız Devrimi ' nden ve devrim kahramanı Robespierre ' den ne zaman bahsedilse yatağa düşecek kadar hastalanır. Bir gün bir arkadaşı lirik bir şekilde uzun uzun Robespierre (ülküleştirilmiş ölü ağabey) hakkında konuştuktan sonra, otelde hastalanır. Bu hastalık dönemini otel odasında yalnız geçirir. İyileşmeye başlarken tavanda 2 ya da 3 tane hamamböceğine benzer böcekler fark eder. Tavan yüksektir, onları aşağıya indirmeye çabalar ama başaramaz ve onların orada olduğunu bilerek uykuya dalar. Uyanınca hemen tavana bakar, bir böcek kalmıştır. Diğeri muhtemelen uyurken üzerine düşmüştür. Çarşafları sallar, her tarafı inceler, birden korku içinde dona kalır. Ellerini çıplak vücudunda dolaştırırken, sırtında, parmaklarının ucu ile güçlükle erişebildiği bir noktada bir şey yakalamıştır. Çekip atmaya çalışır ama o şey sanki çektikçe vücuduna daha fazla asılmaktadır. Bir sıçrayışta dolabın aynasının yanına gider ve bakar. Artık şüphesi kalmamıştır, hamamböceği oradadır, etini acımasızca kavramaktadır. Kanıyla şişmiş yumuşak yuvarlak sırtını görebilmektedir. Köpeğin kulağına yapışınca kan akıtılmadan çıkarılamayan kenelerden biridir muhtemelen. Gözlerini kapatır, dişlerini sıkar ve onu felç eden bu durumdan kurtulabilmek için herşeye dayanmaya hazırlanır. İyice sıkar, çeker ancak kendisine öyle sıkıca yapışmıştır ki birazcık bile gevşetemez. Sanki bedeninin ayrılmaz bir parçasıdır. Sanki böcek birden korkutucu bir '' küçük siyamlı ikiz erkek kardeş embriyosu tohumu '' haline gelmiştir. Kaçınılmaz melun bir hastalık gibi sırtından çıkma aşamasındadır. Bir ustura alır ve kesmeye başlar, böcek inanılmaz bir direnç gösterir. Kan, sel gibi akar, ciddi bir kanama başlar. Kan gölünü görünce korkar ve kat görevlisini çağırır. Her taraf kan içindedir. Doktor gelmeden önce, daha önce yüzlerce kez gördüğü doğum lekesini kesmeye çalıştığını fark eder.
Gala, Dali ' nin labil ruhsal yapısını dengeleyip, mali ve günlük işlerini düzenlemiştir. Karmaşık yaratma mekanizmalarını anlayabilen, bir tür ikizi, sekreteri, koruyucusu, ikinci rahmidir.
'' Gala beni evlat edindi. Ben onun yeni doğan çocuğu, oğlu, sevgilisiydim. Gala benden ölümün etkilerini söküp attı. Delirmememin nedeni, deliliğimi onun üstlenmesidir. "
Aranızda hiç İspanyadaki Dali müzesine giden oldumu bilmiyorum ama ben bu şansı yakaladım. Dali için yazıcak o kadar çok şeyim varki hangisinden başlamak lazım bilmiyorum o çok farklı hissetiriyor bana bir resmin karşısına geçip 2 saat boyunca bakmamı sağlıyor. Şimdi onun ressamlığı ve hayatı dışında Müzeden bahsediyim gitmeyenler için. Kendisi tasarlamış herşeyi zaten gidince her taraf yumurtalarla çevrili çok sevimli bir görüntüsü var dışarıda Al Pacino'dan satın aldığı bir araba var görülmeye değer birşey öyle bir mekanizma kurulmuşki arabanın içine yağmur yağıyor. İçerisi daha da etkileyici özellikle beni internette resimlerini bulabiliceğiniz Abraham lincoln resmi tabii nereden baktığınıza bağlı yakınlaşır ya da kameradan bakarsanız o birden arkasını dönmüş çıplak bir kadına dönüşüyor görüntü. Dahice öyle değil mi ?
Sonra dudaklarla yaptığı oda çalışması var yandan bakında koltuklar vs.. normal bir oda ama karşısına geçince bir kadın figürünü oluşturuyor bu nesneler. Tahmin etmek zor değil bu Gala'nın tasviri. Zaten orada en çok satılan hediyelik eşyalardan birisi Dali'nin dudağı.
Salvodar Dali'nin mezarıda bu müze içerisinde yer alıyor .
Dali'nin en sevdiğim özelliği resimlerinin altına açıklama yazmaması sebebinide şöyle açıklamış " Buaraya gelicek olanlar ya resimleri anlayacak kadar zeki olucak onlara bir açıklama yazmanın anlamı yok ya da aptal olucaklardır onlara ne yazarsam anlamıcaklar."
Hayatta en çok saygı duyup, hayranlık beslediğim insanlardan Dali. _________________ Más allá de ha pegado lejos
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız