Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Heykel
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Heykel

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Kültür & Sanat Genel
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
beetlejuice



Kayıt: Nov 11, 2005
Mesajlar: 17
Nerden: eskisehir

MesajTarih: Sal 15.11.2005 18:27    Mesaj konusu: Heykel Alıntıyla Cevap Ver

sanat deyince nedense herkesin aklına fotograf muzik sinema resim gibi sanat dalları geliyor..ben de heykel hakkında konusmak istiyorum.bi taş attım ortaya..hadi o zaman..bekliyorum..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
eXpert



Kayıt: Feb 19, 2005
Mesajlar: 1808
Nerden: Ankara

MesajTarih: Çrş 16.11.2005 0:52    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Osmanlı döneminin son yıllarında başlayan kültürel anlamda Batı ile yakınlaşma sürecinde, diğer sanat alanlarında olduğu gibi heykelcilik alanında da bir canlanma olmuştur. Cumhuriyet döneminde de heykelcilik sanatını geliştirmek için çalışmalar sürdürülmüştür. Geçmiş kültürlerin heykel mirasını gün ışığına çıkarmak amacıyla "Ulusal Kazılar" adlı toplu kazı çalışmalarına başlanmış, heykel öğreniminde yabancı ustaların deneyimlerinden faydalanılmış, başarılı genç heykeltraşlar eğitim için yurt dışına gönderilmiştir. 1937 yılında Alman heykelci Rudolf Belling, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi heykel bölümünün başına getirilmiştir. 1954 yılına kadar akademide öğretim üyeliğini sürdüren Belling; çok sayıda öğrenci yetiştirmiş, aynı zamanda heykel çalışmalarını sürdürmüştür. İstanbul Taşlık Parkı'ndaki ve Ankara Ziraat Fakültesi bahçesindeki ınönü heykelleri Belling'e aittir. Ayrıca ülkedeki heykel sergilerinin en önemlilerinden biri yine Belling tarafından ıstanbul Teknik üniversitesi Taşkışla binasında açılmıştır.

Heykel sanatının 1950'lere kadar süren ve özellikle anıtların ve Atatürk heykellerinin ağırlık kazandığı ilk dönemine, Krippel, Canonica, Hanak, Thorak ve Belling gibi yabancı heykel ustaları damgasını vurmuştur. Bunun yanında 1937 yılından itibaren düzenlenmeye başlayan anıt yarışmalarında, Türk heykelcileri de önemli başarılar elde etmişlerdir. Nitekim yabancı sanatçıların da katıldığı "Erzurum Anıtı" yarışmasında Ali Hadi Bara birincilik ve Zühtü Müridoğlu ikincilik ödülünü almışlar, "Manisa Anıtı" yarışmasını ise Nejat Sirel kazanmıştır.

Hakkı Atamulu, Yavuz Görey, Kamil Sonad, İlhan Koman, Hüseyin Gezer, Turgut Pura gibi meslek yaşamına 1950'lerde başlayan heykelcilerin çoğu Belling'in öğrencileridir. Daha çok figüratif bir anlayışla ürünler veren bu heykelcilerin bir bölümü figüratif-soyut denemeler yapmış; İlhan Koman, Şadi Çalık ve Turgut Pura gibi sanatçılar ise soyut heykele ağırlık vermiştir. Bunlar arasında ılhan Koman dış ülkelerde çok sayıda sergi açmış ve birçok yarışmada ödül almıştır.

1950'lerden sonra Akademi'nin heykel bölümünde Hadi Bara ve Zühtü Müridoğlu'nun etkili olduğu görülür. Soyut çalışmalar ve çeşitli araç ve tekniklerin kullanımı bu döneme özgü bir gelişmedir. Tamer Başoğlu, Kuzgun Acar, Gürdal Duyar, Namık Denizhan gibi heykelciler bu okulun başlıca temsilcileridir. 1961 Paris Gençler Bienali Heykel Dalı'nda birincilik ödülü alan Kuzgun Acar, soyut çalışmanın en ilginç örneklerini vermiştir. İstanbul Manifaturacılar Çarşısı'ndaki "Kuşlar" demir röliefi Kuzgun Acar'a aittir. Figüratif heykele yeni boyutlar getirmeye çalışan Mehmet Aksoy, maden ve taş gereçlerle soyut ürünler veren Ferit Özşen, ahşap kullanımıyla dikkati çeken Saim Bugay, Hayri Karay ve Metin Haseki ise son dönem heykel sanatçılarından bazılarıdır.

*Konunun devamlılığı için alıntıdır.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
beetlejuice



Kayıt: Nov 11, 2005
Mesajlar: 17
Nerden: eskisehir

MesajTarih: Çrş 16.11.2005 17:53    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

tesekkur ederim heykelin bugune kadar gelişim sürecini anlatan bu mesajın için....ilk başlarda anıtsal boyutta olan heykel su anda sayılı heykel sanatçıarı tarafından heykel yani yontu durumundadır,senin de dediğin gibi..tabii türkiyede oldukça zor bi şey heykelle ugraşmak..heykel sanatını icra etmek..özgürlük ve özgünlük sanat için başlıca öğeler ama yapılan heykellerin beğenilmediği(ahlak yönünden özellikle) oluyor.ve hatta bununla ilgili çok çarpıcı bi örnek de var..mehmet aksoyun (istanbuldu galiba)..yaptığı bi heykel müstehcen bulunmustu ve cıplak oldugu idda edilip ona giysi giydirilmişti..biliyomusunuz bilmiyorum bu olayı..ama ne kadar zor durumda oldugumuzu gösteriyo bu olay bence..ve türkiyedeki güzel sanatlar fakultelerinden mezun olan insanların kaça kaça yurtdışına gitmelerinin de sebeblerinden biridir bu kısıtlamalar..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
RADIOGAGA



Kayıt: Apr 02, 2005
Mesajlar: 530
Nerden: Gösterinin Daima Devam Ettiği Alemden..

MesajTarih: Cum 18.11.2005 22:20    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Arkadaşım ÇÜ'de resim öğr. heykel bölümünde okuyor... Heykel yapmayı çok sever kendisi... Bana msn'den sürekli sevdiği heykel resimlerini falan yollar. Kendi yaptıklarını gösterir.

Bu yüzden ben de ilgi göstermeye başlamıştım mecburen!...
_________________
www.queenanatolia.com

Gösteri Devam Ediyor Freddie
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
beetlejuice



Kayıt: Nov 11, 2005
Mesajlar: 17
Nerden: eskisehir

MesajTarih: Pts 21.11.2005 23:57    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ben de okuyorum heykel bölümünde..bence mehmet aksoyunkilere bakın interneten felan..süper heykelleri var..özellikle öpüş adlı heykeli bomba bence..türk olarak idolüm benim o adam
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
la-mysterieuse



Kayıt: Jan 06, 2006
Mesajlar: 27
Nerden: Ankara; beytepe;)

MesajTarih: Pts 09.01.2006 22:24    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mehmet Aksoy'un ''afrikali zenci kardesim'' ve ''ayrilik'' adli heykeller cok guzselmis! baska bildigniz site varsa onerin..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
beetlejuice



Kayıt: Nov 11, 2005
Mesajlar: 17
Nerden: eskisehir

MesajTarih: Sal 10.01.2006 0:22    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

evet güzeller..bence tüm heykelleri güzel de:)...deviantart die bi site var bildiim..ama orda amatör çalismalar da var..hatta çounlukla oyle..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
mystere



Kayıt: Dec 25, 2005
Mesajlar: 106
Nerden: ankara

MesajTarih: Sal 31.01.2006 14:02    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yönetici Uyarısı: Mesaj içeriği anlaşılmayı güçleştirecek ölçüde yazım ve anlatım hatalarına sahip olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. Yazım Kurallarına dikkat ediniz. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
_________________
Müziğinle Radyo Hacettepe'de yer almak için sokakmodasi@yahoo.com
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
SANAL_FIRLAMA
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Nov 13, 2005
Mesajlar: 192
Nerden: KARANLIKTA AGLAYAN ÇOCUK

MesajTarih: Prş 09.03.2006 13:17    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bilgi katkısı açısından
--------------
Heykel ve heykelciliğin tarihçesi
Heykel ve heykelciliğin tarihi eski zamanlara kadar uzanır. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda mermer, ağaç, taş, pişmiş toprak, maden vs. gibi çok çeşitli malzemeden yapılmış heykel ve heykelciklere rastlanmaktadır. Bunlar ve diğer heykeller üzerinde yapılan incelemelerden, heykellerin büyük bir kısmının çeşitli kavimlerin ilah olarak tanıdıkları varlıkları tasvir ettikleri, bazılarının kral-kraliçe gibi hükümdar ailelerini, kahramanları ve kahramanlık olaylarını, bilim, sanat ve sporda meşhur olmuş kimseleri, bir kısmının da çeşitli insan ve hayvanları tasvir ettikleri anlaşılmıştır. Tarihi araştırmalar, ilk heykelin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı hakkında herhangi bir netice vermemektedir.

Tarihi çok eski olduğu bilinen heykel ve heykelciliği bu derece yaygınlaştıran asıl sebep, inançtır. Çeşitli devirlerde yaşamış insanların tapındıkları ve ilah tanıdıkları şeylerin ağaç, taş, maden üzerine işlemeleri ve ibadetlerini bunlara karşı yapmaları, heykel ve heykelciliğe cemiyet hayatında geniş yer verilmesine yol açmıştır.

İlk çağ topluluklarında sanatçılar genellikle bir geleneği devam ettirir. Ortaya konan eser, toplumun ortak malı olarak kabul edilir. Dolayısıyla eserler sanatçıları değil üretildikleri kavim ve toplulukların adıyla anılırlar.

İlk çağ heykelciliğinin özellikleri

Tarımsal faaliyetlerin başlamasıyla birlikte, verimsizlik sorununa çare olarak, Magna Mater (Ana Tanrıça) heykelcikleri yapılmıştır. Bu heykelciklerin malzemesi ağaç ya da topraktır.

Heykeller genel olarak aynı duruşu sergiler, kişisel özellik taşımazlar. Baş oranları vücudun geneline göre büyüktür.

Üç boyutlu heykellerde bile uzuvlar çizilerek gösterilir. Heykel yüzeyleri çizilerek süsleme yoluna gidilir.


--------------------------------------------------------------------------------
[değiştir]
Mısır heykel sanatı
Kültür alanında otuz yüzyıl boyunca süreklilik gösteren Mısır’da heykeltıraşlar ağaç, granit, bazalt, profir gibi dayanıklı malzemeler kullandılar. Tapınakların ve mezar anıtlarının iç ve dış cephelerini heykeller ve rölyeflerle süslemişlerdir.

Mısır’da heykelcilikte zaman içinde gelişen bir üslupçuluk söz konusudur. Bu üsluplaşma özellikle figürlerin duruşlarında ve vücudu kaplayan kumaşların yapımında kendini gösterir. Figürler genel olarak durgun ve hareketsizdir. Frontal duruş hâkimdir. Ayakta duran figürlerde, vücut ağırlığı iki bacağa eşit olarak dağıtılır. Heykelin ortasından bir çizgi çekilirse iki eşit parça elde edilir. Kollar vücuda yapışık şekilde aşağıya sarkar, eller yumruk şeklindedir.

Mısır heykelcileri çok büyük ve sert taşlar yontuyorlardı. Bu durum onları çalışmalarında sadeleşme yapmaya yöneltti. Dolayısıyla heykellerde adale, kas gibi detaylar görülmezken, yüzlerde de ifade de yoktur. Yalnızca mezarlara, dini inançlar gereği konan heykeller, ölünün ruhuna ev sahipliği yapacağından sahibine benzemesi zorunluluğu taşır.

Kral heykelleri sert taşlardan yapılırken, yumuşak taşlardan ve ağaçtan yapılan prens, rahip ve memur heykelleri bulunur.

Yeni imparatorluk döneminin en güzel eser, Amerna şehrinde bulunan Kraliçe Nefertiti’ye ait olan büsttür. Sanatçısı bir yanda geleneğe bağlı kalmaya çalışırken, bir yandan da modelinin şahsi özelliklerini betimlemeye çalışır. Gize piramidinin yanında bulunan Sfenks heykeli ise eski krallığın krallarından olan Kefren’nin portresini taşır.

Rölyefler daha çok tapınak ve mezarların duvarlarını süsler. Mısır rölyefleri daima bir olayı anlatır. Rölyeflerde baş, kollar, ayaklar, bacaklar ve gövde profilden; gözler ve omuzlar ise cepheden gösterilir.


--------------------------------------------------------------------------------
[değiştir]
Yunan heykel sanatı
Yunan heykelinde, kişisel özellikler değil, ortak ideal tip önemlidir. İdeal yüzler, ideal ölçülere uygun insan vücutları Yunan heykelinin başlıca özelliğidir. Başlangıçta kil, taş fildişi, kemik ve tunç gibi malzemelerden ilkel heykelcikler ortaya koyan Yunan heykelcileri zaman içerisinde bunu geliştirmişlerdir. Heykel sanatının gelişmesine ve anıtsal heykeltıraşlığın ortaya çıkmasının nedenleri arasında olimpiyatlarda başarı kazanan atletlerin heykellerinin dikilmesi geleneği, gelişen mimariye bağlı olarak, tapınakların taştan yapılması ve bunların iç ve dış cephelerinin, kabartmalarla süslenmesi sayılabilir.

Yunan heykeli karşıtlıklar ve bunun yarattığı dinamizm üzerine kuruludur. Baş başka, kollar ve bacaklar başka başka yönlere bakarlar. Bu durum gösteriyor ki Yunan heykelcisi vücut nüansları üzerinde çalışmıştır.

Yunan heykelcileri örtü altından hissedilen gövdenin formunu ortay çıkarmanın çekiciliğini fark etmişlerdir. Bundan dolayı, gizlerken göstermek yunan heykelciliğinde bir motif olmuştur.

M.Ö. 7. ve 6. yy.da iki büyük heykeltıraşlık ekolü görülür:

•Girit Pelepones

•İyonya

Yunan heykelciliği üç bölümde incelenebilir: • Antik Çağ (m.ö. 490–460) • Klasik Çağ • Helenistik Devir (m.ö. 330–30)




Antik çağ

Bu dönemden itibaren vücudun ağırlığının bir bacak üstüne verildiği, böylelikle frontal duruşun değiştiği görülür. Bu yeni duruşun gelişmiş örneğine Olimpiya Zeus tapınağında rastlanır.


Klasik çağ

Bu dönem Panteon tapınağının içinde bulunan altın, fildişi Athena heykelini yapan heykeltıraş Fidyas ile en parlak çağına ulaşmıştır. Bu heykel kaybolmuştur. Günümüze kalan ise zamanında Romalıların yaptığı kopyadır. Sanatçı en çok tanrı heykelleri yapmıştır.


Helenistik çağ

Bu dönemde portrecilik gelişmiştir. Özellikle devlet adamlarının portreleri yapılmıştır. Bunlar arasında Büyük İskender portreleri ve bunların sanatçısı Lisppos öne çıkar. Sanatçı o zamana kadar uygulanmakta olan oranlar sistemini değiştirmiştir. Baş küçülmüş, gövde uzamış, baş vücudun 1/6’i olmuştur.


--------------------------------------------------------------------------------
[değiştir]
Roma heykel sanatı

Romalılar bu alanda yaratıcılık gösterememişlerdir. Yunanistandan heykeller getirtmişler ve bunları kopyalayarak çoğaltmışlardır. Buna karşılık portrecilikte başarı göstemişlerdir. Bu durum dini geleneklerle bağlantılıdır. Roma geleneklerine göre ölen bir kişinin yüzünün balmumundan kalıbı alınır ve cenazeden sonra evin bir köşesinde saklanırdı. Özellikle cumhuriyet döneminde portrecilik çok gelişmiştir. Bu dönemde oldukça gerçekçi bir üslupla yapılan portrelerde; her türlü yüz ifadesi ve şahsi özellikler başarıyla işlenmiştir.

Romalılar zaferle döndükleri seferler sonarsında, kazandıkları başarıları simgeleyen anıtlar dikmeyi adet edinmişlerdir. Belirli zaman ve yerde gerçekleşen olayları anlatan kabartmalarla üslü bu anıtların en önemlileri Augustos döneminde Roma’da yapılmış olan barış sunağında bulunur. Bir diğer önemli anıtsa İstanbul Sultanahmet meydanındaki Teodesius obeliskidir (m.ö. 4yy.). bu anıtın kaide kısmında imparator maiyetiyle beraber hipodrom locasında görülür. Kabartmanın merkezinde imparator bulunurken, diğer figürler imparatora yakınlıklarına derecelerine göre yerleştirilmiştir.


--------------------------------------------------------------------------------




[değiştir]
Heykelcilikte usul ve teknikler
Heykelci hem çizici hem de uygulayıcıdır. Heykelcilerin bazıları sadece ellerine verilen şekilleri ya oyarlar veya dökerler. Heykelcilikte; oyma, biçimleme, inşa ve birleştirme, döküm, bitirme gibi teknikler vardır.

Yontma
Heykelci tek parça bir kütleyi istenen düzen içinde şekillendirir. Taş ve ahşap heykelcilikte bu usul kullanılır.
Modelleme
Şekillendirilebilir heykel malzemelerinin elle ya da çeşitli aletlerle biçimlendirilmesi. Bunların maddesi kil, balmumu ve alçıdır.
Birleştirme
Önceden şekillendirilmiş malzeme ve parçaların usulüne uygun olarak biraraya getirilmesidir.Birleştirme heykelcilikte, kumaş, saç, çıta, kalas, formika, cam, ip, metal borular vb. maddeler kullanılır.
Döküm
Kil, balmumu gibi ara malzemeyle yapılan heykellerin çeşiltli döküm teknikleri kullanılarak; bronz gibi dayanıklı malzemeyle dökülmesidir.
Bitirme işi
Bitmiş heykelleri perdahlama, cilalama, boyama ve yaldızlama gibi uygulamaların yapılmasına denir.
[değiştir]
Günümüzde heykel ve heykelcilik
İnsanların heykellere tapmaya başlamasından sonra, heykelcilik bir sanat ve ticaret metaı olmuştur. Yüzyıllarca insanlar, her çeşit malzeme ve maddelerden heykeller yapmışlar ve hatta bunları başkalarına satarak geçimlerini temin etmek yolunu tutmuşlardır. Arkeolojik kazılarda, çeşitli yörelerde bol miktarda bulunup müzelere konan heykeller bunu ispatlamaktadır. Bilhassa mermerden yapılan heykeller, günümüze kadar sanat özelliklerini korumuşlardır.

Avrupa'da başlayan Rönesans hareketi ile heykelcilik ayrı bir önem kazanmış, Michelangelo bu devirde yetişen heykeltraşların en meşhuru olmuştur. Bu zamandaki heykellerin yapımı, süsleme sanatı ile birlikte gelişmiştir. Ayrıca heykeller, şimşir, ıhlamur, meşe ve ceviz gibi sert ağaçlar oyularak çok çeşitli ölçülerde yapılmıştır. Taştan yapılan heykellerin kırılması çabuk olduğundan, eski zamanlardan beri, mermer kullanılması daha yaygındır ve daha çok tercih edilmiştir. Zamanımızdaki heykeltraşlar tarafından ekseriya mermer, bronz, tunç gibi kırılma tehlikesi daha az olan ve dayanıklılığı bulunan malzemeler kullanılmaktadır. Bunların yanında fildişinden heykel yapmak, eskiden olduğu gibi günümüzde de biblo şeklinde devam etmektedir.

Rehber Ansiklopedisi
_________________
İmzanız Forum Kurallarına aykırı olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. İmzanızı kurallara göre profilinizden tekrar oluşturabilir ve bu uyarı mesajını da silebilirsiniz.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
_KehaneTEmre_



Kayıt: Jun 30, 2005
Mesajlar: 880
Nerden: Ankara

MesajTarih: Prş 09.03.2006 14:57    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Heykelcilikte bana tek haz veren soyut sanat eserleri oluyor.Sebebini bilmiyorum...
_________________
Mozart - Piano Sonata No. 11 in A major by Emre Eguz
Kehanet Gitaristi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
paroksetin



Kayıt: Jun 09, 2006
Mesajlar: 65
Nerden: monitörün karşısından

MesajTarih: Prş 22.06.2006 23:10    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

rölyef yapmayı düşünüyorum fakat hoşuma giden bir figür bulamadım kartpostallardan farklı olsun müzelerde gördüğümüz at arabalı savaşçılardan da farklı olmasını stiyorum yardım edebilecek birileri varsa sevinirim
_________________
We are just a moment in time, A blink of an eye, A dream for the blind, Visions from a dying brain.I hope you don't understand
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
_KehaneTEmre_



Kayıt: Jun 30, 2005
Mesajlar: 880
Nerden: Ankara

MesajTarih: Cum 23.06.2006 0:01    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

http://www.turkrock.com/ftopic44641.html Wink
_________________
Mozart - Piano Sonata No. 11 in A major by Emre Eguz
Kehanet Gitaristi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
anarchist



Kayıt: Jan 13, 2003
Mesajlar: 1427
Nerden: Beytepe ( Günün az bir kisminda da Ankara )

MesajTarih: Pts 24.07.2006 23:17    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünün ortak düzenlediği Çağdaş Türk Sanatında Anıt ve Heykel Projesi kapsamında tüm Türkiye'de yer alan heykel, anıt ve rölyeflerin envanterini çıkartıyoruz. Bu çalışmanın bana kattığı en önemli şey heykel sanatına duyduğum ilginin daha da artmasını sağlamak oldu.

Bir heykelin yapımına iştirak etmek kadar onu anlamak ve çözmeye çalışmak da fazlasıyla keyif verici bir uğraş. Hem eserleri meydana getiren sanatçıları bir bir tanıyarak tebrik etmek, hem de heykeli kütlesi, boyutu ile anlamak inanılmaz muhteşem..

Sanatın kalıcılığını sağlamak adına bir şeyler yapabildiğimi görmek de işin bana kalan gurur kısmı Smile
_________________
http://pillikedi.deviantart.com/
www.boodergi.com <= Korkutmaya Gelmedik Laughing


En son anarchist tarafından Sal 25.07.2006 0:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Yahoo Messenger MSN Messenger
_KehaneTEmre_



Kayıt: Jun 30, 2005
Mesajlar: 880
Nerden: Ankara

MesajTarih: Sal 25.07.2006 0:29    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir heykelin yapımına tanık oldum , gerçekten ilgimi çekti . Bir de desen çizen arkadaşlar , heykel ustalarının ( tabi olanagınız varsa ) eleştirilerini alın.Çok faydalı oluyor bence.İşi 3 boyutlu değerlendirince...
_________________
Mozart - Piano Sonata No. 11 in A major by Emre Eguz
Kehanet Gitaristi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Kültür & Sanat Genel Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 0.76 Saniye