Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - İhsan Oktay Anar
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

İhsan Oktay Anar

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Edebiyat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
zafer666in_arkadasi_orcun



Kayıt: Dec 02, 2004
Mesajlar: 172
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cmt 25.06.2005 15:27    Mesaj konusu: İhsan Oktay Anar Alıntıyla Cevap Ver

1960 doğumlu. Lisans, master (Sokrates Öncesi Felsefede Varlık Sorunu) ve doktora (Antik Yunan Felsefesinde Zaman Kavramı) eğitimini Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yapmış. Doktora döneminin ilk üç yılında “Puslu Kıtalar Atlası” adlı romanını yazdıktan sonra Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Halen aynı okulda öğretim üyesi. Yayımlanmış üç kitabı var: Puslu Kıtalar Atlası (1995), Kitab-ül Hiyel (1996), Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri (1998).


Aslında ilk kitabı “Tamu” dur. İstanbul’daki bir yayınevine yollamış, yayınlanma sözü almış ancak yayınlanması uzun sürünce kitabı geri çekmiştir. İlk “Puslu Kıtalar Atlası” yayınlanınca “Tamu” yu yayınlamaktan vazgeçmiş ve “bu kitabı düzeltmek için harcayacağım zamanda yeni bir kitap yazarım” diyerek sevenlerini üzmüştür.

Üç kitabı da Osmanlı döneminde geçmektedir. “Puslu Kıtalar Atlası”nda Uzun İhsan Efendi’nin yeniçerileri ile giriştiği savaşı esas alır. Romanda fantastik öğeler Osmanlı arşivlerinden alınmış gerçek öyküler ile birleştirilmiş ve ortaya okunmaya doyulmayan bir roman çıkmıştır.

“Kitab-ül Hiyel” mekanik bilimi veya hileler kitabı olarak Türkçeleştirilebilir. Kitaptaki kurgu her ikisini de ustalıkla kapsamaktadır. Osmanlı döneminde yaşamış ve sonsuza kadar herhangi bir yakıt veya güç gerektirmeden çalışabilecek bir devir daim makinesi üzerinde çalışan bür mühendisin hayatı anlatılmaktadır.

“Efrasiyab’ın Hikayeleri”nde ise İ. O. Anar, Azraille öykü anlatma oyununa girişen bir adamın öyküsünü anlatır.

Son olarak “Puslu Kıtalar Atlası”ndan bir alıntı:

Uzun İhsan Efendi’nin yeniçerileri düşmanın kapısını zorlamaktadır ve düşman düştü düşecektir. O sırada Uzun İhsan Efendi kendi kendine düşünmektedir.

“Rendekar doğru mu söylüyor ? "düşünüyorum öyle ise varım" oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar.

Bir adam düşünüyorum. Ben düşündüğüm için varım, ama o düşlenen olduğu için hayal. Sonra düşünen bir adamı düşlüyorum. Düşündüğümü bildiğim için ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da var olduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Asıl felaket bundan sonrası. Çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşlediğim bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise bir düş oluyorum.”

O sırada yeniçeriler kapıyı geçer ve düşman teslim olur. Uzun İhsan Efendi düşünmeye devam eder.

“Dünya düştür. Evet, evet dünya bir düştür…”
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
anarchist_hippy



Kayıt: Jun 21, 2005
Mesajlar: 2257
Nerden: Eskişehir - Ankara

MesajTarih: Prş 30.06.2005 0:28    Mesaj konusu: Re: İhsan Oktay Anar Alıntıyla Cevap Ver

zafer666in_arkadasi_orcun demiş ki:

“Rendekar doğru mu söylüyor ? "düşünüyorum öyle ise varım" oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar.

Bir adam düşünüyorum. Ben düşündüğüm için varım, ama o düşlenen olduğu için hayal. Sonra düşünen bir adamı düşlüyorum. Düşündüğümü bildiğim için ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da var olduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Asıl felaket bundan sonrası. Çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşlediğim bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise bir düş oluyorum.”


Mükemmel bir çıkarım bence...
_________________
AKP'ye Hayır!
ABD'ye de, politikalarına da, teknolojisine de, fikirlerine de, kültürüne de... (Neyi varsa) hayır...
http://www.blogcu.com/1624
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
ElfendeR



Kayıt: Aug 02, 2004
Mesajlar: 187
Nerden: ankara

MesajTarih: Pts 19.09.2005 10:33    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yıllar önce okumuştum Puslu Kıtalar Atlası'nı, çok değişik, çok farklı bir kitaptı; ancak şu çıkarıma çok takılmıştım ve hala da düşününce kafamı kurcalar! Çünkü çıkarımın yanlış olduğuna dair düşüncelerim var...
_________________
melekler fahişe olmaz!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
long_john_silver
"Dış kaynaklı rock" mod.



Kayıt: Mar 28, 2005
Mesajlar: 1176
Nerden: ankara

MesajTarih: Cum 14.10.2005 23:52    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yeni kitabı amat çıktı. bekledigimin aksien ince bir kitap. aldım. daha başlamadım. beraberinde aldığım umberto eco'nun son kitabi okuyorum. bir yandan da kendimi amat'a hazırlıyorum.
_________________
MADEM KAPATMADILAR O ZAMAN ASSINLAR..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
zafer666in_arkadasi_orcun



Kayıt: Dec 02, 2004
Mesajlar: 172
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cmt 15.10.2005 1:17    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Evet uzun süreden sonra yeni kitabı çıkmış. Ben de bu hafta duydum. Sabırsızlanıyorum...
_________________
www.unimu.net Muğla Üniversitesi burada toplanıyor.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
minxays



Kayıt: Dec 05, 2005
Mesajlar: 33
Nerden: izmir

MesajTarih: Pts 02.01.2006 16:27    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tap

"Ulema, cühela ve ehli dubara ; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl, İsa Mesih'ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Konstantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı." diye başlar Puslu Kıtalar Atlası.

Bu adam bir başka! Gizemli, fantastik,müthiş bir hayal gücü var. Üç kitabını okudum, hepsi ayrı güzel. Osmanlıca kelimeler hiç sıkmıyor insanı, masalın içinde müthiş bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Yeni kitabı Amat'ı da en kısa zamanda okumak istiyorum.

Dersime girmesinden dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum ayrıca. Kitaplarını imzalarken utanıp sıkılması ve mütevaziliğini hiç kaybetmemiş olması ayrı bir hava katıyor uzun ihsan efendiye Smile evet kendisi hakketten uzun Very Happy güzel çizimleri vardır ve keman çalar.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
sultanofankara



Kayıt: Oct 11, 2005
Mesajlar: 39
Nerden: ankara

MesajTarih: Pts 02.01.2006 17:18    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben demiştim zaten İhsan Oktay Anar için bir başlık açılmamış olamaz diye... Ama görmemişim maalesef... Yine diyorum ki büyüleyici bir anlatım, farklı bir boyuta sürüklüyor insanı... Özellikle yazmaya hevesli insanlar için tavsiye edilebilir! Her şeyin bir hikayesi vardır... İş ki görmeyi ya da hayalkar olmayı bilmeli Smile
_________________
maskeler yalnızca şarkılarda düşüyor...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
hudubet



Kayıt: May 10, 2003
Mesajlar: 267
Nerden: Balıkesir

MesajTarih: Pts 09.01.2006 23:21    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Böyle mi yazılır ya Rabb'im Exclamation Okudukça okuyorum,okudukça susuyorum bir sonraki kelamına bu kişioğlunun...Hele şu Amat;besmele çekilipte içilen yıllanmış bir kadeh şarap gibi...
_________________
Kodeskuşunun özgürlük türküsü çalınıyor kulağıma.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
long_john_silver
"Dış kaynaklı rock" mod.



Kayıt: Mar 28, 2005
Mesajlar: 1176
Nerden: ankara

MesajTarih: Pzr 15.01.2006 8:22    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Amat'ı okudum. Okuyun, okutun.
_________________
MADEM KAPATMADILAR O ZAMAN ASSINLAR..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
sultanofankara



Kayıt: Oct 11, 2005
Mesajlar: 39
Nerden: ankara

MesajTarih: Cmt 28.01.2006 17:18    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben de okudum Amat'ı sonunda. Son sayfayı okuduğum için çok üzüldüm ya, büyülü bir dünyanın dışında buluverdim kendimi, kafamda da bir sürü soruyla. Ayrıca bir dolu denizcilik terimi öğrendim Smile Diğerlerinden farklı olarak bir ara gerilim filmi tadındaydı kitap, hani filmi çekilse nasıl olur diye düşündüm. Hem yerel, tarihi, dinsel unsurlar hem de klasik gerilim filmlerinden öğeler bir arada... Neyse... Güzel bir deneyimdi gerçekten Amat'ı okumak... Yine de Efrasiyab'ın Hikayeleri bambaşkadır derim dört kitap arasında Wink
_________________
maskeler yalnızca şarkılarda düşüyor...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
eddies_daughter



Kayıt: Jun 13, 2006
Mesajlar: 52
Nerden: somewhere in time

MesajTarih: Cmt 14.10.2006 22:36    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bende amatı daha yeni bitirdim,sürükleyici bir kitap,sonu ise çok değişik.şuan okuduğum bir kitap var.puslu kıtalar atlasını da bundan sonra okuycam.
_________________
Bedensel ölümden sonra kişinin yaşamını sürdürdüğüne ne inanırım, ne de inanacağım..."
A. Einstein
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
dura646655



Kayıt: Apr 01, 2008
Mesajlar: 1

MesajTarih: Sal 01.04.2008 3:55    Mesaj konusu: Re: İhsan Oktay Anar Alıntıyla Cevap Ver

"rendekar dogru mu soyluyor" 'un dikkatine:

Mezarlıklarda okuduğun Fatihalar tüm ölüler için geçerli oluyor.

Bunun için ödüllendirildiğin ve ödüllendirileceğin apaçıktır.

İmanın zedelenmiş olsa da o Fatiha seni birgün bir yere taşıyacaktır.
Kal sağlıcakla, Allah' a emanet ol.

zafer666in_arkadasi_orcun demiş ki:
1960 doğumlu. Lisans, master (Sokrates Öncesi Felsefede Varlık Sorunu) ve doktora (Antik Yunan Felsefesinde Zaman Kavramı) eğitimini Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yapmış. Doktora döneminin ilk üç yılında “Puslu Kıtalar Atlası” adlı romanını yazdıktan sonra Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Halen aynı okulda öğretim üyesi. Yayımlanmış üç kitabı var: Puslu Kıtalar Atlası (1995), Kitab-ül Hiyel (1996), Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri (1998).


Aslında ilk kitabı “Tamu” dur. İstanbul’daki bir yayınevine yollamış, yayınlanma sözü almış ancak yayınlanması uzun sürünce kitabı geri çekmiştir. İlk “Puslu Kıtalar Atlası” yayınlanınca “Tamu” yu yayınlamaktan vazgeçmiş ve “bu kitabı düzeltmek için harcayacağım zamanda yeni bir kitap yazarım” diyerek sevenlerini üzmüştür.

Üç kitabı da Osmanlı döneminde geçmektedir. “Puslu Kıtalar Atlası”nda Uzun İhsan Efendi’nin yeniçerileri ile giriştiği savaşı esas alır. Romanda fantastik öğeler Osmanlı arşivlerinden alınmış gerçek öyküler ile birleştirilmiş ve ortaya okunmaya doyulmayan bir roman çıkmıştır.

“Kitab-ül Hiyel” mekanik bilimi veya hileler kitabı olarak Türkçeleştirilebilir. Kitaptaki kurgu her ikisini de ustalıkla kapsamaktadır. Osmanlı döneminde yaşamış ve sonsuza kadar herhangi bir yakıt veya güç gerektirmeden çalışabilecek bir devir daim makinesi üzerinde çalışan bür mühendisin hayatı anlatılmaktadır.

“Efrasiyab’ın Hikayeleri”nde ise İ. O. Anar, Azraille öykü anlatma oyununa girişen bir adamın öyküsünü anlatır.

Son olarak “Puslu Kıtalar Atlası”ndan bir alıntı:

Uzun İhsan Efendi’nin yeniçerileri düşmanın kapısını zorlamaktadır ve düşman düştü düşecektir. O sırada Uzun İhsan Efendi kendi kendine düşünmektedir.

“Rendekar doğru mu söylüyor ? "düşünüyorum öyle ise varım" oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar.

Bir adam düşünüyorum. Ben düşündüğüm için varım, ama o düşlenen olduğu için hayal. Sonra düşünen bir adamı düşlüyorum. Düşündüğümü bildiğim için ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da var olduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Asıl felaket bundan sonrası. Çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşlediğim bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise bir düş oluyorum.”

O sırada yeniçeriler kapıyı geçer ve düşman teslim olur. Uzun İhsan Efendi düşünmeye devam eder.

“Dünya düştür. Evet, evet dünya bir düştür…”
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Edebiyat Tüm saatler GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 1.20 Saniye