Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - MİKSAJ - Tarzlar, Metodlar, Püf Noktalar, Tecrübeler
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

MİKSAJ - Tarzlar, Metodlar, Püf Noktalar, Tecrübeler
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Müzik Teknolojileri
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Cum 29.08.2003 23:32    Mesaj konusu: MİKSAJ - Tarzlar, Metodlar, Püf Noktalar, Tecrübeler Alıntıyla Cevap Ver

Müzik yapanların korkulu rüyâsı.

İyi becerenlerin popstarlar kadar meşhur olduğu uzmanlık alanı.

Sanatçısını memnun eden bir sonucun bir türlü çıkarılamadığı denklem.

Kimine göre sanat, kimine göre bilim. Bana göre sanat ile bilimin buluştuğu yer.


Evet beyler beyenler,

Nedir bu miksaj olayı? Miksajı nasıl yapıyorsunuz? Nasıl başlıyorsunuz? Nasıl devam ediyorsunuz? Nasıl bitiriyorsunuz? Karşılaşılan sorunlar? Çözümler? Yaptıklarınıza neden arıyor musunuz? Yoksa deneme-yanılma mı gidiyorsunuz? Korktuklarınız? Eğlenceli bulduklarınız? Sevilen cihazlar? Nefret edilen cihazlar? "Ah olacaktı bir tane şurada şimdi..." dedirten ekipmanlar? "Oha!" dedirten kayıtlar? "Aaarrrghhh!" dedirten kayıtlar?

Anlatın bakalım, siz şu miksaj yoğurdunu nasıl yiyorsunuz?

Şahsen ben üstüme dökmeden yemeyi beceremedim hâlâ...


En son Mahcem tarafından Çrş 17.09.2003 2:57 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Cmt 30.08.2003 0:21    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Miksaj bence keyifli birsey Very Happy

Cogunlukla klasik usul, once kick drum ve bas gitari birbirini tamamlayacak sekilde ayarlayarak basliyorum. Sonra onem sirasiyla diger enstrumanlar gelip yerlesiyor.

Son zamanlarda EQ'yu giderek daha fazla kullanmaya basladigimi farkediyorum. Cogunlukla da low cut filter olarak. Gitar ve synth seslerinin 150-200 Hz'den asagisini trasliyorum. Yerine gore vokalleri de oyle. Netlik artiyor ve hersey daha bir yerli yerine oturuyor.

Mixer otomasyonunu kullanip fader'lari hareketlendirmeyi de seviyorum. Ornegin muzigin kalabalik bolumlerinde arka plandaki bazi enstrumanlari iyice geri cekiyorum, oradan kazandigim headroom'u daha onemli enstrumanlara kullandiriyorum. Ornegin arka planda surup giden bir synth arpejini ilk birkac saniye dinlettikten sonra geri plana cekersen dinleyicinin hafizasi onu tamamliyor. On planin bos kaldigi zamanlarda yine one cikarip hatirlatiyorsun. Dikkatli yapilirsa mix'e organik bir hava veriyor bu taktik, sanki hersey nefes aliyormus gibi.

(Mahcem, sana gonderdigim linkte en son yaptigim seyler de var, ne zaman dinleyip yorumlarini yazacaksin bana?)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
CrazyLead



Kayıt: Aug 03, 2003
Mesajlar: 297
Nerden: Konya

MesajTarih: Pzr 31.08.2003 17:50    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Öncelikle Drum kayıdının 75Hz Aşşagısını atıyorum.. sol yöne %5 kaydırıyorum ardından bas gitarı ve ritim gitarları aynı anda aynı yöne kaydırıyorum genellikle sol taraf (ben solagım) %25 civarı ardından solo gitarları ise tam zıt istikamete(sag) %15 kaydırıyorum böylece boyut hissini arttırmış oluyorum. volume seviyelerim ise %100 bateri olmakla beraber %90 bas gitar %85 solo % 80 ritim gitarlar.....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Yahoo Messenger
tibet
Mavi Sakal Gitarist/Vokalist


Kayıt: Mar 23, 2003
Mesajlar: 33

MesajTarih: Pts 01.09.2003 16:22    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Oda abartmadığı sürece kikin altını traşlamıyorum. O güzelim sab baslar yerinde kalıyor. Mikrofonu yakın koyup akordunu iyice düşürüyorum. Böylece bas gitardan iyice ayrılıyor.
Patronlarım her zaman overhead'ler. Ve de hiç bir zaman kik almaya yetmediği için overheadler ve kik çıkış noktam oluyor. genelde mümkün olduğu kadar tonlama yaparken bütün kanalları açık bırakıyorum. Overheadlere odadan giren çirkin frekansları abartmadan ayıklıyorum. Ondan sonra da eksikleri yakın mikrofonlarla tamamlıyorum. Proximity efekti yüzünden hi pass filtrlerini dinamik mikrofonlarda kullanıyorum. Çünkü mümkün olduğunca yakın mikrofonlama yapıyorum. Ve de noise gateler... olmazsa çok zor, olursa düğün dernek. Eğer overheadler yüzünden ses çok uzuyorsa odamı tune ediyorum. Yani sesi odadan kısaltıyorum.
Bas ile kiki akort ile ayırdıktan sonra ortalık rahatlıyor. Sonra iki ufak eq darbesi ile basa yer açıp ortalıkta görünmesini sağlıyorum. Ve sonra da vokal....
Davulu kapatıp lead vokali max'a getiriyorum. Sonra davul+bas grubunu lead vokali bitirmeycek kadar fakat mümkün olduğunca açıyorum. Sonra da diğer solo aletleri aynı konuma getiriyorum. Bu benim çıkış noktam. Ondan sonrası mixte genişlik mi. punch mı, vs. ne istiyosan ufak oynamalar ile ve de akumpnya aletleri ile halloluyor. Tabii ki bu çabuk çözüm.
Mixte sınır yok...
sağlıcakla..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Atalay



Kayıt: Aug 12, 2003
Mesajlar: 4147
Nerden: http://www.marsyapim.com/ myspace.com/atalayant

MesajTarih: Pts 01.09.2003 22:07    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kik de 60 Hz yasam kaynagidir kesilmez. Davul konusunda Tibet abi soylemis kim daha ne desin. Ben sadece kiki %2 sola ve bas gitari %2 saga koyarim kimse farketmez. Ikisi de 60 Hz vurur ama ikisi de ayni anda ayri ayri duyulur. Bas gitarin tonuna gore 60-125 Hz disindaki frekanslari 6-9dB indiririm. Konu 60 Hz ise 5 oktav ustunden baslayarak gitarin tonuna gore 960 ve 1920 Hz e biraz volum eklerim slap etkisi severim cunku. Gitarlar frekans olarak nerdeyse heryerdedir o yuzden once gitar prosesorunde en iyi soundu alir sonra bilgisayarda EQ ayari yaparim. Amacim bas gitarin ve vokalin baskın oldugu frekanslari görüp, gitar soundunda o frekanslari bir miktar kesmektir. Tabi bu arada davullarda bas gitarda elektrogitarda benim daha onceden aklimda sablonladigim gate, compresor vb. eklerim, böylece enstrümanların volumlerini olabildiğince ve doğallığını kaybetmeden sabitlemiş olurum. Daha sonra tarz ve amaca gore (psikolojik-artistik) reverb. eko vb zaman bazli efektleri eklerim. Vokali en son calisirim cogunlukla. Toplam sound ortaya cikmaya baslayinca parcanin hangi yerinde hangi enstruman onem kazaniyorsa o haric diger enstrumanlari otomasyonlarim. Duruma gore inerler veya eski yerlerine gelirler vb. Daha sonra Waves'in C4 efektini kullanirim. Toplam sounda cila atmak icin benim gittigim tek adrestir. Limiter ve Dithering ile cd kalitesinde volume ulasip Stereo dosyasi olarak ciktiyi alirim. Bu da benim yontemim. Bunun sonu yok. Bin tanemiz yazsak bi tanemiz ayni seyi yazmaz bu kesin. Wink
_________________
<div><a>http://www.marsyapim.com/ www.myspace.com/atalayant</a></div>


En son Atalay tarafından Prş 04.09.2003 22:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
yingyang



Kayıt: Jul 31, 2003
Mesajlar: 86
Nerden: istanbul

MesajTarih: Çrş 03.09.2003 1:21    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

canlı davul kaydetme şansım bir kere yanında calıştığım sevdigim bi abimin bana verdigi bi ödev olarak gercekleşti ancak mixinde bulunamadım çünkü ameliyat olmam gerekti o yüsden hala ciddi bi tecrübem yok yapiim bişiler annatıcam kaydını begendiğim benim kulagıma hoş gelen mixleri yazayım hoobastank (running away in oldugu album) tabiki tool,zebrahead.türkiyede bi tek ne yazıkki pentagram ve kurban kayıt olayına önem veriyordu şimdi mor ve ötesininde baya ugraşmaya başladıgını gördüm son albümleri baya iyiydi ama yine de en iyisi 6 sene önce kaydedilmesine ragmen kurban ın albümü
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
tibet
Mavi Sakal Gitarist/Vokalist


Kayıt: Mar 23, 2003
Mesajlar: 33

MesajTarih: Çrş 03.09.2003 10:01    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir de arkadaşlar..
Özellikle davul soundu her "on-yıl" içinde çok farklılıklar göstermekte. Belki de mixing'in artistik olarak en çok kendini gösterdiği alan olma ihtimalindendir. Gerçekten Mahcem'in dediği gibi bütün sound'un stilini ortaya koyabilmektedir. Bu farklılıkların müzik trendine göre nasıl bir gelişim gösterdiğini anlamak bence çok önemli. Bir mixi bitirdiğiniz andan sonra o albüm bir yıl ya da daha sonra dinleyiciye ulaşabiliyor ve bir yıl daha listelerde kalabiliyor. Onun üstüne bir iki yıl daha radyo vs.de çalabiliyor. Demek ki ve de maalesef ki burada bir "extrpolation" yapmak yani gelecek 4 yıl içinde soundun nereye gidebileceğini kestirmek gerekiyor. En güzel his de başı çekerek o trendi kendimizin yaratması. Güzel ve orjinal bir sonuç daima taklit edilecektir.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Atalay



Kayıt: Aug 12, 2003
Mesajlar: 4147
Nerden: http://www.marsyapim.com/ myspace.com/atalayant

MesajTarih: Cum 05.09.2003 16:44    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Miksleme teknigi tabi ki sadece davul icin degil kayit ettiginiz her enstruman ve efekt icin gecerli oldugundan, surekli danisabileceginiz kitaplar edinmek bence her zaman faydalidir. Bu kitaplarin ingilizcelerini bulmak ve ismarlamak kolay. Ne yazik ki Turkce bulmak zor. Ankara`da Dost Kitabevi`nde Bir kac kitap var ama konular ne yazik ki miksleme tekniklerinden cok ses matematigi ve frekanslar hakkinda. Raflarda sayfalarini karistirdim ve burada bahsedildigi gibi kitaplar olmadigini gordum. Yine de baslangic olarak ses frekanslarinin hangi notalara denk geldigi ve canlilarin ses frekans araliklari - ki insanlar tabi ki dahil- hakkinda bilgi edinilirse miks yapmaya yeni baslayanlar icin cok onemli bilgi kaynagi olabilir. Aklima gelmisti haber vermek istedim.
Ingilizce kitaplara gelince: gercekten cok harika kitaplar var. Burada uzun uzun yazmak zor. sadece amazon.com a gidin ve BOOKS bolumune tiklayip search yazan yere MUSIC MIXING, MUSIC RECORDING, MICROPHONE, GUITAR RECORDING vb. yazin... ve butun paranizi harcamamamaya ozen gosterin Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
rest



Kayıt: Jul 09, 2003
Mesajlar: 260
Nerden: the city

MesajTarih: Cum 05.09.2003 17:39    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Atalay hocam su engin bilgini bizim kayitta da esirgeme bak guveniyoruz..Wink
_________________
dinle: www.download.com/rest
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Atalay



Kayıt: Aug 12, 2003
Mesajlar: 4147
Nerden: http://www.marsyapim.com/ myspace.com/atalayant

MesajTarih: Cum 05.09.2003 18:15    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yok rest, sizinkisini yeni! bi teknikle yapacagim: 8 bit hem de. ROFLMAO...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Warg
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Sep 09, 2003
Mesajlar: 69

MesajTarih: Pts 15.09.2003 5:53    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kanallara volume dengesi yaparak başlamak adetimdir,önce vurmalı çalgılarla mix e girerim,takibinde bass gelir,gitarlar,perküsyon,klavye,vokal gibi bir sıralama söz konudur.

Daha sonra flat halde olan kanalları tonlamaya başlarım sonrası nı efektler takip ediyor.Mix esnasında volume kontrolü cabası tabiiki analog mixer olması durumunda,bilgisayar destekli bir kayıtsa herbir kanala mastering uygulamayı tercih ederim.

Müziği yoğurduğumuz kısım mix işte çıkartmak istediğimiz sounda göre veya müziğin vermek istediği hisse göre yapılması uygun görülür,masa başında oturana kalıyor iş kolay gelsin.Teknik dille anlatmayı uygun görmüyorum prospektüs gibi bune bune die analiz edilmeye çalışılmasın.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Atalay



Kayıt: Aug 12, 2003
Mesajlar: 4147
Nerden: http://www.marsyapim.com/ myspace.com/atalayant

MesajTarih: Sal 16.09.2003 15:15    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Warg demiş ki:
Kanallara volume dengesi yaparak başlamak adetimdir,önce vurmalı çalgılarla mix e girerim,takibinde bass gelir,gitarlar,perküsyon,klavye,vokal gibi bir sıralama söz konudur.

Daha sonra flat halde olan kanalları tonlamaya başlarım sonrası nı efektler takip ediyor.Mix esnasında volume kontrolü cabası tabiiki analog mixer olması durumunda,bilgisayar destekli bir kayıtsa herbir kanala mastering uygulamayı tercih ederim.

Müziği yoğurduğumuz kısım mix işte çıkartmak istediğimiz sounda göre veya müziğin vermek istediği hisse göre yapılması uygun görülür,masa başında oturana kalıyor iş kolay gelsin.Teknik dille anlatmayı uygun görmüyorum prospektüs gibi bune bune die analiz edilmeye çalışılmasın.


Kanallara volum dengesi yapmak ne demek acaba?
Flat halde kanallari tonlamak ne demek?
Yeni kayit edilmis bir parcanin masteringi nasil oluyor?
Bunlari bir de teknik dille anlatirsan daha memnun olacagim.
Tesekkurler. Rolling Eyes
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Warg
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Sep 09, 2003
Mesajlar: 69

MesajTarih: Sal 16.09.2003 23:20    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sen daha iyi biliyosun sanırım anlatmama gerek kalmadı yazılarından tartışma ihtiyacı duyduğun belli oluyor bildiğin gibi takıl bende bildiğim gibi.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Çrş 17.09.2003 0:04    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aslında Warg'ın bazı ifadelerinde bir yanlışlık yok:

Volüm dengesinden kastı gain (kazanç) ayarlarını optimum olarak yapmak olarak algılıyorum.

Zaten mikse başlamadan önce yapılması gereken ilk iş mikserin bütün EQ ayarlarını "flat" durumuna, yani ortaya getirmektir. Bunu herkes bilir. Yeni bir proje üzerinde çalışmaya başlamadan önce mikserin üzerindeki herşeyi sıfırlayacaksın, EQ'ları Pan'ları ortaya getireceksin, kazançlar, Aux Send/Return'ler, Monitör çıkışı, Subgroup/LR Master send butonları, PFL/AFL/SOLO butonları, herşeyi sıfırlarsın. Ondan sonra neyi nerede ne kadar istiyorsan sadece onları açacaksın. Dolayısı ile "flat halde olan kanalları tonlamaya başlamak" doğru bir ifade bana göre.

Her bir kanala "Mastering uygulamak" ifadesini ise anlayamadım. Arkadaşımız Kompresyondan bahsediyor sanıyorum. Ama yine de yanlış terminoloji bence. Mastering ile Kompresyon arasında dağlar kadar fark vardır. Mastering işlemi içerdiği birçok farklı aşamanın yanısıra kompresyon da içerir ama her kompresyon işlemi "Mastering" değildir. Eğer her bir kanala Ozone gibi bir Mastering plug-in'i kullanarak bir işlem uygulasanız dahi sırf kullanılan plug-in'in isminde "mastering" var diye yapılan işlem "mastering" olmaz.

Mastering miksaj bittikten sonra yapılır ve multiband kompresyon, stereo imaj denge kontrolü, Parametrik ve Grafik EQ tonlama, ilave reverberasyon ve normalizasyon gibi yığınla aşaması vardır.Hatta miksajı yapanla mastering'i yapan kişinin aynı şahıs olmaması ısrarla önerilir. Sebebine gelince:

Mastering'in esas amacı farklı seviyelere ve tonlara mikslenmiş şarkıları bir albümde bir araya getirirken miksajlar arasındaki seviye ve tonlama farklarını mümkün olduğunca ortadan kaldırıp dinleyiciye kulağı rahatsız etmeden baştan sona uyumlu bir havada bir albüm dinleme zevkini yaşatmaktır. Dolayısı ile miksi yapan şahıs şarkılar arasında bir genel hava dengesi yapmaya çalışırken olaya o âna kadar hiçbir katılımı olmamış birisi kadar objektif olamaz. O yüzden miksajcılar asla mastering'e girmezler. Hepsinin tarzını beğendiği ve uyumlu çalıştığı bir Mastering mühendis tanıdığı vardır, miksleri yaptıktan sonra master bantları olduğu gibi götürür Mastering mühendisleri kimse ona teslim ederler. Gerisine de karışmazlar.

Bir şarkı her yeni bir albüme konduğunda yeniden master edilir. Dolayısı ile miksajı bitmiş bir şarkıyı esas albümüne koyarken bir mastering'e tâbi tuttukları gibi, aynı anda başka bir toplama (compilation) albüme de koyuluyorsa aynı miks başka bir mastering'e tâbi tutulur. Zira her iki albümde yer alan şarkılar birbirlerinden farklı olduğu için Mastering esnasında gözönüne alınması gereken kriterler de değişebilir. Her albüm kendi içinde bir bütündür.

O yüzden bir şarkıyı iki farklı toplama albümden dinlerken kulağınıza gelen şarkı havasında hafif bir farklılık hissetmeniz doğaldır, sebebi budur.

Zannediyorum duruma biraz açıklık getirebildim.


En son Mahcem tarafından Çrş 17.09.2003 2:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Çrş 17.09.2003 1:46    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Atalay demiş ki:
Ben sadece kiki %2 sola ve bas gitari %2 saga koyarim kimse farketmez. Ikisi de 60 Hz vurur ama ikisi de ayni anda ayri ayri duyulur.


"Müzik yapımında tek kural vardır, o da 'Müzik Yapımında Kural Yoktur' " denir ama bazı fizik kuralları vardır ki bunlar siz nereden bakarsanız bakın değişmez. "Ben yaparım olur" demekle de değişmez. Bunlardan biri de "frekans azaldıkça dalga yayılımının doğrusallığı kaybolur" gerçeğidir. Mesela tiz frekansların ne taraftan geldiğini ilk duyuşta işaret edebilirsiniz ama bas titreşimlerin hangi yönden geldiğini aynı hızda işaret edemezsiniz. Zira bas frekanslar doğrusal olarak yayılmazlar, dalgaboyunun çok büyük olması sebebiyle bir anda mekânı doldururlar.

(Bu prensibi radyo yayınlarını gözönüne getirdiğinizde de görebilirsiniz. Radyonuz alçak frekansta LW MW bandında yapılan radyo yayınlarını dünyanın öbür ucundan bile yapılıyor olsa oda içindeki yerine bakmaksızın aynı şekilde alabilirken, aynı radyonun frekans seçicisini çok daha yüksek frekansta yayın yapılan FM bandına çevirdiğinizde, aradaki bir duvar dahi yayını alış kalitenize etki edebilir. Zira frekans küçüldükçe dalga boyu büyür, dalga engellerin üzerinden aşar geçer, zira yayılırken doğrusallığı kaybolur. Oysa frekans yükseldikçe dalga boyu küçülür, dalganın yayılırken doğrusallığı artar, en ufak bir engelde kırılır, yön değiştirir, söner gider. Bu kadar genel kültür yeter, şimdi tekrar ses frekansına geri dönelim.)

O sebeple stereo imaj alma söz konusu olduğunda Mid ve Tiz hoparlörlerin bulunduğu sağ ve sol kabinler kulak hizasında mekânı ortalayacak şekilde duvarla aralarındaki mesafelerin birbirlerine eşitliği korunarak yerleştirilirken subwoofer'ların odada nerede bulundukları pek önemli değildir. Kabini odanın içinde nereye koyarsanız koyun sub frekansları aşağı yukarı aynı şekilde hissedersiniz.

Frekansı yükseldikçe sesi duyarsınız ama frekansı alçaldıkça sesi duymaktan ziyade hissedersiniz.

Tweeter'ın önüne kulağınızı getiremezsiniz, rahatsız eder ama subwoofer'ın deliğinin önüne kulağınızı koyun aynı rahatsızlığı vermez. Zira tiz frekanslar doğrusal yayılır, bas frekanslar dağınık yayılır.

Şimdi, bas gitarı %2 sağa, kick'i %2 sola panlamak bu anlamda hiçbir sorunu çözmez, tam aksine ekstra sorunlar yaratır. Özellikle vinyl plak için hazırlanan kalıplarda bas frekanslardaki o faz çatışmaları basılan plakları kullanılmaz hale getirecek kadar ciddi sorunlar yaratabilir. Teknik detayına şimdi burada girmeyeceğim.

Bas enstrumanlar genel "başparmak kuralı" olarak sürekli her iki kanala eşit dağıtılır. Asla panlanmaz. Zira faydası olmaz, zararı olur.

Çakışmayı ve faz farkı problemlerini çözmenin yegâne yolu farklı fazlardaki sinyallerin aynı frekans aralığını işgal etmesini önlemek ve söndürülen frekansların varlığını ilgili harmonikleri psikolojik bir etki bırakacak şekilde kuvvetlendirerek sürdürmektir.

Mesela, diyelim ki eğer bas gitarı müzik içinde belirginleştirmek istiyorsan fundamental frekansı kuvvetlendirmezsin de harmonikleri kuvvetlendirirsin, bas gitar daha fazla belirginleşir.

Söylemek istediğim, bas frekansları panlamanın "phasing" denen sinyallerin birbirini sıfırlaması olayını önlemeye hiçbir faydasının olmayacağıdır. Zira farklı fazlardaki frekanslar sadece elektrik sinyalinin içinde birbirlerini sıfırlamazlar (cancelling-out denen olay), havada da sıfırlarlar.

Stüdyo odalarında boyutların birbirinin katları olmamasına özen gösterilmesinin ve küp şeklinde her boyutu birbirine eşit odalarda ya da bir boyutu diğerinin tam katı olan mekânlarda ses kaydı yapılmamasının sebebi de odur. Zira odanın boyutuna denk gelen dalgaboyundaki frekanslar ya duvardan çarpıp birbirinin üzerine biner ve o frekansta sürekli çınlama yapar, ya da ters faza denk gelirse yankısı aslını sıfırlar, o frekansta gelen sesler ölür, duyulmaz. Eğer boyutlar birbirine eşitse ya da birbirinin tam katıysa bu üstüste binmelere harmonikler de dahil olur, odanın akustik olarak kullanılabilirliği çöker. Sen de müzikte baslar zayıf diye dayanırsın bası mikste, farkında değilsin ki odanın fiziksel boyutları sebebiyle o frekanslar olduğundan daha zayıf tınlıyor. Başka yerde bir dinlersin miksini ki uğultudan hiçbirşey duyulmuyor. Ya da tam tersi, tizler gelmiyor diye basarsın tizi, başka bir mekanda çaldığında şarkıda tizler cayır cayır kulak yakar.

Konu dağılmadan özetleyeyim: Bas frekanslar panlanmaz. Her iki kanala eşit olarak dağıtılır. Bunun sebebi... Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Atalay



Kayıt: Aug 12, 2003
Mesajlar: 4147
Nerden: http://www.marsyapim.com/ myspace.com/atalayant

MesajTarih: Çrş 17.09.2003 13:26    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Vynil kayitlar icin dediginiz dogru olabilir. CD kayitlarinda bas soundlarinda boyle bir sorun olmuyor. Dedigin gibi mahcem bas frekanslarin dagilimi genis olur ve teknik acilim anlattigin gibidir.
Buna ek olarak; iki benzer enstrumanin ayi notayi yani ayni frekansi cikartmasi halinde bile iki ayri enstruman oldugunu anlayabiliyoruz. Bunu bir senfoni orkestrasindaki kontrbaslarla perkusyonun ayni notaya vurmasi aninda da hissedersiniz. Timpaniler en solda ve kontrbaslar en sagdadir. Bu da bas frekanslarda psikoakustik hissi verir (The Art of Mixing by George Petersen p.55 Visual 20.C).

Buna ek olarak rock ve jazz muziklerinde panlama teknigi, kulaklarimizin direkt olarak algilayamayacagi ama psikoakustik olarak -ayni frekanslari rahat duyabilmeye izin veren enstrumanlarin uzayda yerlesimi - uygun yerlere oturtulmus enstrumanlarla kulagimiza daha iyi gelecegi icin gereklidir (p.50 visual 198 C). Alternatif rock mixleme tekniginde ise -Heavy metal vb.- isterseniz bas ve kick enstrumanlarini panlamayabilir ama kick i daha dar ve kucuk tutmaniz gerekir. Bunun icin EQ kullanirsiniz. (p.50 visual 168 C).
Yani bas ve kick panlalabilir pek de hos olur.
Evet, bircok durumda KURAL YOKTUR denilebilir. Yeniliklere tabi ki acik olmali ama muzik bir mimaridir ve insaat sirasinda yapilmasi gereken ve uyulmasi gereken kurallar vardir yoksa bina coker. Ben miksleme tekniginde radikal olmak adina muzigi muziklikten cikarmaya yatkin biri degilim. Bence zevkler ve renkler tartisilir: Bir yesil elmanin rengi cok guzel olabilir ama o elmanin yesiliyle bir apartmanin dis duvarlarini boyarsaniz gozunuzu alir.
Muzik dolu gunler.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Çrş 17.09.2003 13:47    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Atalay,

Orada gözardı ettiğin olay, klasik müzik kaydı ile bizim burada bahsettiğimiz miksajda kullanılan kayıt teknikleri arasında çok fark var. Klasik müzik kaydında her enstruman ayrı ayrı mikrofonlanmaz, belki enstruman grupları mikrofonlanır. Hatta birçok durumda bütün kayıt iki mikrofonla direkt stereo olarak kaydedilir. İyi izölasyon yapıldığı durumlarda enstruman gruplarından bazıları hususi bir mikrofonla kaydedilebilir, ama bu da enderdir.

Bahsettiğim gibi, bütün sesler her bir kanala sadece bir tek ses toplama noktasından (mikrofondan) kaydedildiği için de faz çatışması diye bir problem olmaz. Senfonilerin zaten özelliği odur. Gidip akustik olarak dinlediğinde de mükemmel bir ses toplamı duyarsın, zira orada miksi kondüktör akustik olarak yapar. Senin bir daha elektronik olarak miks yapmana gerek yoktur. Sadece dinamik kontrol için çok hafif bir kompresyon verirsin biter.

Oysa faz farkı çatışması en bariz olarak bir kaynaktan çıkan ses dalgalarının farklı noktalardan kaydedilip sonra birbirine karıştırılması esnasında ortaya çıkar. Ses bir mikrofona diğerinden daha farklı zamanda ve açıda varacağından bu iki sinyal birbirine karıştırılırsa "phasing" denen problem oluşur: Sinyallerin aynı faza geldiği bölümlerde ses yükselir, fazların kaydığı bölümlerde ise sesler birbirini götüreceği için toplam ses zayıflar. Bu da kulağa dalgalanan ve dönen bir ses olarak yansır. O yüzden prensip olarak hiçbir enstruman veya ses grubu bir kanala birden fazla mikrofonla kaydedilmez. Evet, bazı durumlarda kaydedilir, ama bahsettiğim faz çatışmalarını engellemek için ses kaynakları arasında deli gibi izölasyon yapman gerekir.

(Bunu sen bilmiyorsundur diye değil, burayı okuyup da faz farkı problemi "phasing" hakkında bilgisi olmayanlar için yazdım, konuyu daha iyi anlasınlar diye. Eminim bu prensipleri sen de biliyorsun.)

O yüzden klasik müzik prodüksiyonu ile pop/rock/elektronik müzik prodüksiyonlarını birbirine karıştırma, uygulanan metodlar açısından arada yaklaşım farkları var.

Sevgiler,

Mahcem


En son Mahcem tarafından Prş 18.09.2003 0:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Atalay



Kayıt: Aug 12, 2003
Mesajlar: 4147
Nerden: http://www.marsyapim.com/ myspace.com/atalayant

MesajTarih: Çrş 17.09.2003 16:50    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Anlattiklarinda yanlis bir ifade gorunmuyor. Bahsettiklerinde hemfikirim. Bu bas frekanslari konusunda girmek istedigim bir konu - veya bir yaklasim- var:
Normal bir insan kulagi her bir Hertzi genel stereo sound icerisinde duyamaz. Ne kick ne de bas gitar sadece 60 Hz vermiyor, ses scalasinda spektrumu bir miktar genis aralikta yayin yapiyorlar. Sadece 60 Hz in faz yapmasi icin iki enstrumanin ayni anda aliciya - ya da mikrofona- ulasmasi gerekir. Oyle olsa bile -ki oluyor- diger frekanslar ve senin cok daha yukarida bahsettigin alternatif veya oktav frekanslar kulagin asla duyamayacagi fazi elimine ediyor. Bas ve kicki yuzde 2 ayirarak hicbir kayitta bahsettigin faz sorunuyla karsilasmadim. Bu benim bas ve kickin kendine has olan renklerini stereo ortamda her hoparlore ayri lezzet tasima istegimden kaynaklaniyor. Bu fark cok cok az tabi fark bile edilmeyebilir. Psikoakustik analizorde de 60 Hz ile ilgili bir azalma olmuyor. Bu belki de senin bahsettigin dijital-analog kayit teknikleri arasindaki farktan kaynaklaniyor olabilir. Ama sen sorunun dijital kayitlarda mikslemede olabileceginden bahsetmissin eger yanlis okumadiysam, ve ben dijital kayittan ve dijital mikslemeden bahsediyorum.
Bas ve kicki yuzde 2 sag ve sol yapmak herhangi bir sikintiya yol acmiyor. Neden? Aslinda unuttugum-uz bir konu daha var. Konu 60Hz in cakismasi ise; 60Hz yaklasik si bemol notasidir.
Kros un en basta sibemola gore ayarlanmasi gerek ve bas gitarin da sibemol calmasi gerek ki birbirlerini iptal etsinler. Boyle bir durum olsa bile zaten kompresor veya limiterler bu tip sorunlari ortadan kaldirmak icin vardir.
Bir konuya girdigimizde tabi ki cok detayli olarak anlatmak, uzun uzun yazmak ve anlatacaklarimizi yazarken unutmamak gerekiyor. Tam bilgi vermek cok zor oluyor -her ne kadar konu hakkinda bilgili olsak ta. Kendi adima cok bilgiliyim demiyorum, ogrenmenin yasi yok. Mahcem in anlattiklarina ek benim anlattiklarima ekler hala yapilabilir.
Muzik dolu gunler.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Prş 18.09.2003 1:15    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Atalay,

Bu "psikoakustik analizor" dedigin sey neyin nesidir? Spectrum analyzer'in akrabasi mi?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Atalay



Kayıt: Aug 12, 2003
Mesajlar: 4147
Nerden: http://www.marsyapim.com/ myspace.com/atalayant

MesajTarih: Prş 18.09.2003 11:08    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

domokun demiş ki:
Atalay,

Bu "psikoakustik analizor" dedigin sey neyin nesidir? Spectrum analyzer'in akrabasi mi?

Evet onun turevi. Waves in bir urunu. 1Hz-20KHz arsinda dB olcer ve stereo sound icindeki yerlerini gosterir. Faz durumu da dahil. PAZ diyorlar bu software`e.
www.waves.com da individual plugin bolumunden PAZ i kliklersen oradan bilgi edinebilirsin.

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Müzik Teknolojileri Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
1. sayfa (Toplam 8 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 4.00 Saniye