Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Mevlana ve Mesnevilik
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Mevlana ve Mesnevilik
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Bilim ve Felsefe
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
darwen



Kayıt: Nov 21, 2004
Mesajlar: 85

MesajTarih: Cmt 26.02.2005 22:59    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

hangi islam alimini maddeci olarak gösterdim söylesene ?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
iceman__



Kayıt: Jan 26, 2005
Mesajlar: 285
Nerden: Ankara

MesajTarih: Pts 14.03.2005 4:34    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

eşşek li hikayenin tamamı Hikayede anlatılmak istenen insanı hayvandan ayıran özelliklerdir.
Bunlardan biri akıl ikincisi edep tir. Hırsından kör olmuş kadının sonunu anlatır bu hikaye. Sadece anlatılırken kullanılan dil fazla açıksaçık diyerek bu kitaba yakışmayacağını söylemiştiniz ama hikayede asıl ne denmek isteniyo görürsünüz.


SEHVETİN SONU



Bir halayık şehvetin çokluğundan, hırsının fazlalığından bir eşeği kendisine alıştırmıştı. O eşek, kendisine yakınlaşmayı adet edinmiş, insana yakın olmayı öğrenmişti. O hilebaz halayığın bir kabağı vardı. Eşek kendisine ölçülü yaklaşsın diye kabağı, eşeğin aletine takardı. Yakınlaşma zamanında aletin yarısı girsin diye bu işi yapmaktaydı. Çünkü, eşeğin aleti tamamı ile girse rahmi de parçalanırdı, damarları da.
Eşek boyuna zayıflayıp durmaktaydı. Eşeğin sahibi olan kadın da neden bu eşek böyle zayıflıyor, neden böyle kıl gibi inceliyor deyip dururdu. Fakat işin ne olduğunu anlamakta acizdi. Nalbantlara illeti nedir, neden zayıflamakta diye gösterdiyse de, onda hiçbir illet görünmedi, kimse bunun iç yüzünü haber veremedi. Kadın bu işin aslını adamakıllı araştırmaya başladı. Her an eşeğin haline dikkat etmekte, neden böyle zayıfladığını bulmaya çalışmaktaydı.

İnsanın adamakıllı çalışmaya kul olması gerekir. Çünkü her şeyi iyice arayan nihayet bulur. Eşeğin haline dikkat edip dururken bir de ne görsün? O halayık eşeğin altına yatmıyor mu? Bunu kapının yarığından gördü bu hale pek şaştı. Eşek erkekler kadınlara nasıl yakınlaşırsa aynen onun gibi halayığa yakınlaşmış, işini becermekteydi.

Kadın hasede düştü. Dedi ki, bu eşek, benim eşeğim, nasıl olur bu iş? Bu işin bana olması lazım ben işe daha ehlim. Eşek işi öğrenmiş, alışmış. Adeta sofra yayılmış, mum da yanmış. Görmezlikten gelip ahırın kapısını vurdu. A kız ne vakte dek ahırı süpürüp duracaksın? dedi. Bu sözü işi gizlemek için söylüyor, ben geldim kapıyı aç diyordu.

Sustu halayığa hiçbir şey söylemedi. Bu işe tamah ettiği için işi gizledi. Halayık bütün fesat aletlerini gizleyip kapıyı açtı. Yüzünü ekşitip gözlerini yaşartarak dudaklarını oynatmaya başladı, güya oruçluyum demek istiyordu. Eline sapı yıpranmış bir süpürge aldı, develerin yatması için ahırı süpürüyor göründü. Elinde süpürge kapıyı açınca kadın, dudak altından seni usta seni, dedi.

Yüzünü ekşittin, eline süpürgeyi aldın, iyi. Fakat yemeden içmeden kesilmiş eşeğin hali ne? İşi yarıda kalmış, öfkeli, aleti oynayıp durmada. Gözleri kapıda seni beklemede. Bunu dudağı altından söyledi, halayıktan gizledi. Onu suçsuz gibi ululadı,

Dedi ki: Tez çarşafını başına al. Filan eve git benden selam söyle. Şunu söyle, böyle yap, şöyle et. Neyse ben kadınların masallarını kısa kesiyorum. Maksat neyse sen onun özünü al. O işi görmezlikten gelen kadın onu yola vurunca, zaten şehvetten sarhoş olmuştu, hemen kapıyı kapadı, oh dedi.

Yalnız kaldım, bağıra, bağıra şükredeyim. Artık erkeklerin gah tam, gah yarım yamalak yakınlaşmalarından kurtuldum. Kadının keçileri, sanki bini bulmuştu, öyle neşelendi. Eşeğin şehvet ateşiyle kararsız bir hale düştü. Hatta ne keçisi? O yakınlaşma kadını keçi haline getirdi. Ahmağı keçi haline getirmeye, hor hakir bir hale sokmaya şaşılmaz ki!

Şehvet isteği, gönlü sağır ve kör yaptı mı eşeği bile Yusuf gibi nurdan meydana gelmiş bir ateş parçası gösterir. Nice ateşten sarhoş olmuşlar vardır ki ateş ararlar, kendilerini de mutlak nur sanırlar.

Yalnız Tanrı kulu böyle değildir. yahut da Tanrı birisini çeker çevirir de yola getirir, yaprağı döndürür bu da başka! Böyle olan o ateş hayali bilir, o hayalin yolda eğreti olduğunu anlar. Hırs çirkinleri güzel gösterir. Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur. Şehvet yüz binlerce iyi adı kötüye çıkarmıştır. Yüz binlerce akıllı, fikirli adamı şaşkın bir hale getirmiştir. Bir eşeği bile Mısır Yusuf’u gibi güzel gösterdikten sonra o çıfıt bir Yusuf’u nasıl gösterir? Pisliği afsunu ile sana bal göstermede, iş inada bindi mi balı nasıl gösterir? Bir düşün artık. Şehvet yemeden olur, az ye. Yahut bir kadın nikahla da kötülükten kaç. Yedin içtin mi şehvet, seni harama çeker. Ele gireni elbet harcamak gerekir.

Şu halde nikah Lâhavle okumaya benzer. Oku, yani bir kadın nikahla da şehvet, seni belaya düşürmesin. Madem ki, yemeye içmeye hırsın var, çabuk bir kadın al evlen. Yoksa bil ki kedi gelir yağlı kuyruğu kapar. Sıçrayan eşeğin sırtına taş yükü vur, o kaçmadan, sıçramadan önce sırtına yükü yükle.

Ateşin ne yaptığını bilemezsin, savul oradan. Bu çeşit bilginle ateşin çevresinde dönüp dolaşma. Ateşe çömleği koyup çorba pişirmeyi bilmiyorsan bil ki ne çömlek kalır, ne çorba. Su hazır olmalı, ahçılığı da bilmelisin ki o tenceredeki çorba, dökülmeden, bozulmadan pişsin. Demircilik sanatını bilmiyorsan demirci ocağından geçerken sakalını bıyığını yakarsın.

Kadın kapıyı kapadı, sevine, sevine eşeği kendisine çekti, cezasını da tattı ya! Eşeği çeke, çeke ahırın ortasına getirdi. O erkek eşeğin altına yattı. O kahpe de muradına ermek üzere halayığın yattığını gördüğü sekiye yatmıştı. Eşek ayağını kaldırıp aletini daldırdı. Eşeğin aletinden kadının içine bir ateştir düştü. Alışmış eşek kadına abandı, aletini ta hayalarına kadar sokar sokmaz kadın da geberdi.

Eşeğin aletinin hızından ciğeri parçalandı, damarları koptu birbirinden ayrıldı. Soluk bile alamadan derhal can verdi. Seki bir yana düştü o bir yana. Ahırın içi kanla doldu, kadın baş aşağı yıkıldı, öldü. Kötü bir ölüm, kadının canını aldı.

Kötü ölüm, yüzlerce rezillikle gelip çattı babacığım. Sen hiç eşeğin aletinden şehit olmuş insan gördün mü?

Kuran’dan rezillikle azap edilmeyi duyda böyle kepazelikle can verme. Bil ki bu hayvan nefis bir erkek eşektir. Onun altina düşmekse ondan daha kötü ve ayip bir şeydir. Nefis yolunda benlikle ölürsen bil ki hakikatte sen de o kadin gibisin. Tanri, nefsimize eşek sureti vermiştir. Çünkü suretler, huylara uygundur. Kiyamette sirlarin açiga çikmasi budur. Tanri hakki için eşege benzeyen nefisten kaç. Tanri, kafirleri ateşle korkutmuştur. Onlar da ateşe utançtan hayirlidir demişlerdir. Tanri hayir demiştir, o ateş, utançlarin aslidir. Bu kadini öldüren şu ateş gibi. Hirsindan doyacak kadar yemek yemedi, daha fazla yemek istedi. Kötü ölüm lokmasi bogazina durdu.

A haris adam doyacak kadar ye, hatta yemegin helva ve palüze bile olsa. Tanri, teraziye dil verdi. Aklini başina devşir de Kuran’dan Rahman suresini oku. Kendine gel de hırsından teraziyi bırakma. Hırs ve tamah seni azdıran bir düşmandır.

Hırs, hepsini ister fakat bütün lezzetlerden mahrum olur. A turp oğlu turp hırsa tapma. O halayıkcağız hem gidiyor, hem de ah diyordu; a kadın sen ustayı yola saldın. Ustasız iş yapmak istedin. Bilgisizlikle canınla oynamaya kalkıştın. Benden bir bilgidir çaldın, çaldın ama tuzağın ahvalini sormaya arlandın. Kuş, hem harmanından tane toplamalıydı, hem de boynuna ip dolamamalıydı.

Taneyi az ye bu kadar pis boğaz olma. “Yiyin” emrini okudunsa “İsraf etmeyin” emrini de oku. Bu suretle tane yemekle beraber tuzağa da düşme. Bilgi ve kanaat ancak bunu icap ettirir. Akıllı kişi dünyanın gamını yemez, nimetini yer. Bilgisizlerse nedamet içinde mahrum kalırlar. Boğazlarına tuzağın ipi dolaştı mı tane yemek, hepsine haram olur. Kuş, tuzaktaki taneyi nasıl yer? Yemeye kalkışırsa tuzaktaki tane zehre döner.

Tuzaktaki taneyi gafil kuş yer, halkın bu dünya tuzağındaki nimetleri yemesi gibi. Akıllı ve işten haberi olan kuşlar, kendilerini taneden adamakıllı çekerler. Çünkü, tuzağın içindeki taneler zehirlidir. Kördür o kuş ki tuzaktan tane diler. Tuzak sahibi, aptalların başını keser. Güzel ve narin olanlarıysa meclislere çeker götürür.

Çünkü aptalların ancak etleri işe yarar. Güzel ve zariflerinse güzel sesleri işe yarar. Hasılı halayıkcağız kapının yarığından, hanımının eşeğin altında can verdiğini görünce, dedi ki: A ahmak kadın, bu iş nedir? sana ustan bir şey gösterdi ise, yalnız görünüşe kapıldın. Halbuki iç yüzü senden gizliydi. Usta olmadan dükkan açtın.

Bal gibi, pâlüze gibi olan o aleti gördün, âlâ. Fakat a haris neden kabağı görmedin? Yoksa eşeğin aşkına o kadar mı dalmıştın ki gözüne kabak görünmedi? Ustadan sanatın dış yüzünü gördün sevine, sevine ustalığa kalkıştın. Nice riyacı ve işten haberi olmayan ahmak kişiler vardır ki erlerin yolundan göre,göre ancak sof kumaş görmüştür.

Nice boş boğazlar vardır ki azıcık bir hüner elde etmişler, padişahlardan laftan başka bir şey öğrenmemişlerdir. Her biri Musa’yım diye eline bir sopa almış, her bir, İsa’yım diye ahmaklara üfürmeye kalkmıştır.

Bir gün doğruların doğruluğu, senden mehenk taşını isteyecektir. Eyvah o günden! Artık geri kalanını ustaya sor. Bu harislerin hepsi de kördür dilsizdir. Hepsini aradın, elde etmek istedin, fakat herkesten geri kaldın. Bu ahmak sürü, kurtlara av olmuştur.

Bir suret gördün, onun sözünü söylemeye başlayıverdin ha; dudu kuşları gibi kendi sözünden haberin bile yok.

Dudu kuşu, önünde bir ayna, ayna içinde de kendi aksini görür. Aynanın ardında usta gizlenmiştir; güzel dille edeplice söz söyler. Duducuk, bu söz söyleyeni ayna içinde gördüğü dudu sanır. Bu suretle o koca kurdun hilesinden haberi olmaz, güya kendi cinsinden olan bu dududan söz söylemeyi öğrenir.

Usta, ona ayna ardından söz söylemeyi öğretir. Böyle olmasa kendi cinsinden olmayan birisinden söz söylemeyi öğrenemez. O hünerli kuş, söz öğrenir ama sırrından da haberi yoktur manasından da. Söz söylemeyi bir insandan beller. Fakat bir duducuk, bundan başka insandan ne bilebilir, ne elde edebilir ki?

Velinin beden aynasında da kötülüklerle dolu olan mürit, tıpkı bunun gibi kendisini görür. Fakat söz ve iş zamanında aynanın ardındaki Akl-ı Kül-ü nereden görecek? O sanır ki insan söylüyor. Halbuki bu, başka bir sırdır, onun bundan haberi bile yoktur. Söz söylemeyi belletir, belletir ama önü sonu olmayan sır belletir. Halbuki o, bu sırra eş değildir, bir dududur, bunu bilemez.

Halkta kuşların ötüşünü taklit ederler. Bu, ağzın ve boğazın yapabileceği bir şeydir. Fakat kuşların seslerini taklit edenin o seslerdeki manadan haberi bile yoktur. Kuş dilini aancak bakışı hoş Süleyman bilir.

Nice kişilerde dervişlerin sözlerini öğrenir, mimber ve meclisleri o sözlerle parlatır. Fakat onların ya bu sözlerden başka bir kısmetleri yoktur, yahut da sonunda Tanrı rahmeti onlara yol göster
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi Yahoo Messenger MSN Messenger
uveys



Kayıt: Jun 27, 2005
Mesajlar: 97
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Pzr 03.07.2005 16:50    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bazıları anlamaz tamam dil biraz açık ama senin anlattığın ve örnekler verdiğin Tasavvuf Alimlerini anlasalardı zaten tartışma olmazdı sen ne kadar anlatırsan anlat anlattıkların karşındakinin anlayışı kadardır.....Kiminle tartıştıysam hep kaybettim çünkü tartıştığım kişiler cahil kimselerdi........Sen inancın ve seninle bulunan Ruhaniyetlerle keyfine bak .....bırak bazıları akıllarının oyununa gelerek kaybetmeye devam etsinler....
_________________
Ölüm diye bir şey yok sadece hayvanlar ölür insanlar değil!!!!!!!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
iceman__



Kayıt: Jan 26, 2005
Mesajlar: 285
Nerden: Ankara

MesajTarih: Pzr 31.07.2005 18:40    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

mevlananın bu sözleri tam bu foruma uyuyo
Smile
_________________
bazılarına gül geç uğraşırsan gülünecek duruma düşersin.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi Yahoo Messenger MSN Messenger
sizastam



Kayıt: Feb 14, 2003
Mesajlar: 236
Nerden: %69 izmir, %30 ankara, %1 boşluk...

MesajTarih: Pts 15.08.2005 23:45    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

önemsenmesi gereken birçok güzel ve derin anlamlı düşünceye sahip bilge kişidir mevlana...fazlaca açık düşünceleriyle herkesi aydınlatmayı başarmış...türkiye dışında fazlaca sevilen ama ülkemizde önemsenmeyen bir sürü düşüncesini gördüm mesnevisini okurken...okumakta fayda vardır...anlamakta daha çok fayda vardır...insanı düşündürüyor gerçekten...çok şey kazandırdığını da söyleyebilirim...
_________________
i'll take your hand, our time is sure to come...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
f



Kayıt: Dec 22, 2005
Mesajlar: 1

MesajTarih: Cum 23.12.2005 10:41    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

merhaba arkadaslar, bu siteyle mesnevilik kelimesinin ingilizce karşılığını ararken karşılaştım. burasını buldum ama aradığımı bulamadım. mesnevi var ancak mesnevilik yok bir çok sozlükte. bu konuda bir bilgisi olan var mı?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yenalll



Kayıt: Jul 07, 2004
Mesajlar: 278
Nerden: ordan burdan

MesajTarih: Cum 06.01.2006 5:27    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

kim bu kitaba masal derse,masaldır ona; fakat bunu ,kendi hali olarak gören kişidir er kişi


Mevlana'nın mesnevi üzerine kendi sözleridir

Tabii her konuda belirtildiği üzere

"herkesin anlayışınca"


iceman__ verdiğin bilgiler için teşekkürler =)


"birçok kere gittiğin yolda bile kılavuz olmadıkça perperişan olursun.Hiç görmediğin bu yola;sakın yalnız ayak basma,klavuzdan baş çekme.A ahmak,başında onun gölgesi olmazsa gulyabani sesi başını döndürür"


kendinizi aradığınız olur mu hiç?ve sonunda bulduğunuzun kendiniz olmadığını gördüğünüzde boşa geçen zamanlarınız için başınızı taşlara vurur musunuz?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Eusine



Kayıt: Dec 31, 2005
Mesajlar: 216
Nerden: Televizyon ekranı gibi gökyüzünden monitör başına...

MesajTarih: Cum 06.01.2006 17:01    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Valla güldüm yazanları okuyunca. Eski bir muhabbet ama bi mesajla yenilere girince okumadan edemedim.

Artık yuh diyorum başka birşey demiyorum. Din zaten insanın kendi tercihi de islam size ne yaptı biraderler ki içinde islam geçen herşeye böyle kin kusuyorsunuz? Anlayamıyorum. Şükür müslümanım ama yabancısına da saygı duyup hristiyanı, ateisti ile de, yahudisi ile de konuşuyorum. Kimseye de hakaretim yok da sanki benim farkettiğim dine karşı cephe alınmış. Az birşey konuşulmasına bile tahammül edilemiyor. Olayda siyaset de yok. Artık diyecek söz bulamıyorum.
_________________
Take, take all ya need!
But at least leave my guitar with me!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yenalll



Kayıt: Jul 07, 2004
Mesajlar: 278
Nerden: ordan burdan

MesajTarih: Cum 06.01.2006 18:18    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

işte görüyorsun bunu çok güzel


dine karşı cephe alınmasının sebeplerini de bildiğine göre şanslısın bence
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
itaatsiz
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Apr 28, 2006
Mesajlar: 339

MesajTarih: Pzr 14.05.2006 21:04    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"olgunun halinden bil ki anlamaz ham
söz uzar kesmek gerektir vesselam..."
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
dimpleandrock



Kayıt: Apr 04, 2006
Mesajlar: 113
Nerden: aNkaRa

MesajTarih: Prş 25.05.2006 19:45    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Eusine demiş ki:


Artık yuh diyorum başka birşey demiyorum. Din zaten insanın kendi tercihi de islam size ne yaptı biraderler ki içinde islam geçen herşeye böyle kin kusuyorsunuz? Anlayamıyorum. Şükür müslümanım ama yabancısına da saygı duyup hristiyanı, ateisti ile de, yahudisi ile de konuşuyorum. Kimseye de hakaretim yok da sanki benim farkettiğim dine karşı cephe alınmış. Az birşey konuşulmasına bile tahammül edilemiyor. Olayda siyaset de yok. Artık diyecek söz bulamıyorum.

evet arkadaşın yazdığı çok doğru.
merak ettiğim konu bu neden acaba islam a karşı bu savaş.müslümanlar diğer inançta olanlara saygı duyuyorda diğer inançta olanlar neden islama saygı göstermiyor. korkuyormu insanlar yoksa başka sebep mi var.
açıklayabilecek olan varmı?
mevlana yı anlatırken bile (çok önemli türk büyüklerimizden olmasına rağmen onun eserleriyle gurur duymamız gerekirken) islama karşı birşeyler bulmaya çalışıyoruz
neden acaba????
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
siyahhh



Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 48

MesajTarih: Pts 29.05.2006 16:23    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

**''Her şey insandadır. O, Allah'ın Cemalinin aynasıdır. Bunun için insan her dilediğini kendisinden istemelidir.''**

insanlara çok güzel öğütleri olan bir islami düşünür...ve ben onun öğütlerini dinliyorum...=))
_________________
sahip olunamayan şeylerin değeri çok daha fazla bilinir imiş...bana sahip olamadığım bi şey gönderin - - -> gülücük Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
itaatsiz
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Apr 28, 2006
Mesajlar: 339

MesajTarih: Pts 29.05.2006 16:44    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

mesneviyi alacağım ama çok pahalı bence, 80 ytl diyor kitapçı kız..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
siyahhh



Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 48

MesajTarih: Sal 30.05.2006 9:37    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

www.mevlana.co.nr

en azından mesnevi yi az çok gözden geçirirsin;)
_________________
sahip olunamayan şeylerin değeri çok daha fazla bilinir imiş...bana sahip olamadığım bi şey gönderin - - -> gülücük Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
erdemerdo



Kayıt: Jul 20, 2006
Mesajlar: 1

MesajTarih: Prş 20.07.2006 16:20    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sayın darwen
sayın diye hitap ediyorum çünki kim olduğunu bilmiyorum.tanışık değiliz.saygısızlık yapmak istemem.mevlananın felsefesi üstüne tartışılır.doğru veya yalnış yanları konuşulur.bunlar güzel şeyler.ama çamur atmak Mad hiç hoş değil.mevlanaya değer veren insanlar var bu ülkede.(düşünmek güzelbişey.valla.bi deneyin.)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
olmayanzapin
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Aug 31, 2006
Mesajlar: 99
Nerden: ruhların konusamadıgı yerden

MesajTarih: Cum 29.09.2006 15:21    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

buca da bulunan mevlana ya gittiginizde ruhunuzun ne kadar yüce ve ulu bir güce sahip oldugunuz anlıyorsunuz.öneriyorum.özellikle bu ramazan günlerinde.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
iceman__



Kayıt: Jan 26, 2005
Mesajlar: 285
Nerden: Ankara

MesajTarih: Cum 29.12.2006 16:02    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mevlana yılına girmeye az kaldı. Mevlana'yı daha iyi anladığımız bir yıl olur inşallah
_________________
bazılarına gül geç uğraşırsan gülünecek duruma düşersin.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi Yahoo Messenger MSN Messenger
crnky



Kayıt: Nov 15, 2006
Mesajlar: 737

MesajTarih: Sal 09.01.2007 6:00    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ya mevlana dini kişiliğiyle de bilindiğinden dinle alakalıdır ama yukarıdaki yzıda kullandığı dil hiç uygun değil bence de... ama araştırmak gerek. başka örnekler de bekliyoruz
_________________
We'll be lost before the dawn...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
rocknrock



Kayıt: Feb 01, 2007
Mesajlar: 4

MesajTarih: Prş 01.02.2007 12:01    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu yazılar ibretlik mesellerden oluşuyor. Belki çok kutsallaştırmayıpta; "Hz. Mevlana başka tip örneklemelerde verebilirdi" diyebilmeliyiz.
Neticede biz gençlerin böyle örneklerden başka fikirlere girmemiz mümkündür. Şahsen ben bunları okurken ereksiyon olmadım desem yalan olur.

http://www.halveti.net/masnawi.asp?cat=5&sub=26
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Fyz19



Kayıt: Dec 18, 2006
Mesajlar: 209
Nerden: Manisa

MesajTarih: Prş 01.02.2007 23:06    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

rocknrock demiş ki:
Bu yazılar ibretlik mesellerden oluşuyor. Belki çok kutsallaştırmayıpta; "Hz. Mevlana başka tip örneklemelerde verebilirdi" diyebilmeliyiz.
Neticede biz gençlerin böyle örneklerden başka fikirlere girmemiz mümkündür. Şahsen ben bunları okurken ereksiyon olmadım desem yalan olur.

http://www.halveti.net/masnawi.asp?cat=5&sub=26


yuhh Very Happy
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Bilim ve Felsefe Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
3. sayfa (Toplam 4 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 1.78 Saniye