Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Acemiye Gitar ve Müzik Dersleri: Müzik Grameri
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Acemiye Gitar ve Müzik Dersleri: Müzik Grameri
Sayfa Önceki  1, 2, 3, ... 19, 20, 21  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Müzik İşi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Sal 14.10.2003 3:42    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hussein_Nuclear demiş ki:
Beceriksizliğin bu kadarı, Genel başlığı altında açacağım forumu Müzik yapımı ve teknolojisi başlığında açmışım, o yüzden herkesten özür. Aslında Genel'e açacaktım ama aynı anda iki pencerede birden hem Genel başlığını hem de Müzik yapımı ve teknolojisi başlığını kurcalayınca yanlışlık olmuş galiba. İsterseniz Genel'e taşıyın bu forumu.

Tam aksine, bu başlığın doğru yeri burası Smile Genel Müzik forumu müzik geyikleri içindir, böyle teknik konular buraya...

Alıntı:
Haa bu arada Mahcem abi ben galiba kromatik egzersiz denilen şeyi yanlış biliyorum. Benim anlatmak istediğim egzersiz ilkin 6. telde 1. parmak 1. perde, 2. parmak 2. perde, 3. parmak 3. perde, 4. parmak 4. perde, 1. parmak 5. perde, 2. parmak 6. perde,... bu şekilde aynı tel üstünde bastan tize doğru gidiyorsun, sonra 5. telde aynı şeyi yapıyorsun, sonra 4. 3. 2. 1. tellerde. Pena vuruşları sürekli aşağı-yukarı. Eğer kromatik egzersiz bu değilse ki galiba bu değil, nedir? Onu da yapayım. Bir de ısınmadan önce egzersiz ne kadar sürmeli? Aslında tabii ki buna en uygun cevap ısınana kadar olacak herhalde, yine de tavsiye edeceğiniz bir süre varsa onu da uygulayabilirim.

Parmak etüdleri sağ ve sol el koordinasyonunu geliştirmek ve gitarı tanımak içindir. O yüzden şu kadar sürmeli diye birşey yok. Her fırsatta yapılan birşeydir, ben de yapıyorum, Domokun da, hatta inan Steve Vai de yapıyor. Yani virtüöz olunca insan artık etüd yapmayı bırakır diye birşey yok. Farklı seviyelerde etüdler yaparlar ama sonuçta herkes etüd yapar. Bence etüd yapmayı bir mecburiyet gibi değil bir eğlence gibi al. Önce metodlarda başkalarının hazırladığı etüdlerle başlarsın, vakti gelince kendi etüdlerini geliştirirsin. "Vakti ne zaman?" dersen onu bilemem, o an geldiğinde sen anlarsın zaten.

Alıntı:
Merak ettiğim şey elektrogitarda ses nasıl oluşuyor? Manyetolar tellerdeki titreşimin mi devamlılığını sağlıyor? Yoksa direk olarak ses dalgalarına mı etki ediyor?(Gerçi böyle bişey galiba imkansız.) Nedir bu işin özü?

Elektromanyetizma teoremine göre bir bobin bir manyetik alana sokulursa bobinin manyetik alan içindeki kutup pozisyonuna göre bobin uçları arasında bir potansiyel fark (voltaj) meydana gelir.

Tam tersi şekilde, bir bobinin uçlarına bir potansiyel fark (voltaj) uygulanırsa voltajın frekansı ve fazı doğrultusunda bobinin etrafında bir manyetik alan meydana gelir.

Şimdi, bildiğin gibi gitar manyetiği sabit bir mıknatıs etrafına sarılı bir bobinden oluşur. İçindeki mıknatıs sayesinde bobinin etrafında sürekli bir manyetik alan mevcuttur, ancak mıknatıs ve bobinin birbirlerine olan konumu sürekli sabit olduğundan bobinin uçlarındaki voltajda bir değişme olmaz. Sen tellere vurduğun anda o krom/çelik tel bobinin etrafındaki manyetik alanda titreşir ve mıknatısın manyetik akı değerini değiştirerek bobinin etrafındaki manyetik alanın etkisinin değişmesine sebep olur. O da bobinin uçlarındaki voltajın değişmesine sebep olur.

Diyelim ki sen A4 perdesine basıp teli saniyede 440Hz frekansta titretmişsen bobinin çevresindeki manyetik alan da saniyede 440 defalık bir titreşimle değişecek, dolayısı ile bobin çıkışındaki voltaj da aynı miktarda değişecek, bu da gitar amplifikatöründe yükseltilerek kulağa La4 sesi olarak ulaşacaktır.

Mikrofonlar, özellikle dinamik mikrofonlar da aynı prensiple çalışır. Orada da sabit bir mıknatıs etrafında hareket edebilen bir bobin vardır, bobin bir membrana yapıştırılmıştır. Sen mikrofona konuşunca ağzından çıkan hava ses basıncı olarak membranı titreştirir. Membrana bağlı olan bobin de mıknatısın üzerinde ses dalgalarına göre hareket ettiği için ses dalgalarının doğrultusunda bir dalgalanma da manyetik alanda ve dolayısı ile bobinin uçları arasındaki voltaj üzerinde gerçekleşir. Bunu da bir takım amplifikatör (yükseltici) devrelerden geçirerek ya kaydederiz ya da hoparlörden duyarız.

Hoparlör de aynı prensiple çalışır: Sabit bir mıknatıs etrafında hareket eden bir bobin ve bobinin yapıştırıldığı bir membran. Ses sinyali yükseltilip hoparlörün bobin uçlarına verilir. Bu voltajdaki titreşim bobinin etrafındaki manyetik alanı değişmeye zorlayacaktır. Mıknatıs sabit olduğu için oynamayacağına göre, gelen bu enerjiye göre bobin manyetik alan içerisindeki yerini değiştirmek zorunda kalacaktır. Bu da yapışık olduğu membranı hareket ettirir, membran havadaki tanecikleri rahatsız edip harekete geçirir, biz de o titreşimleri kulağımızla algılar ve ses olarak duyarız.

Eğer hoparlöre verilen sinyal seviyesi hoparlörün bobinini hareket alanı dışına aşırı miktarda itmeye çalışırsa bobin üzerine bindirilen enerjiyi manyetik alan içerisinde üzerinden atamayacağından ısınır ve yanar. Aşırı yüklenme ya da kontrolsüz distorsiyon ya da geribesleme (feedback)'den dolayı hoparlörlerin yanmasının sebebi budur.

Alıntı:
Örneğin humbuckerlarda humlama, gürültü daha az oluyormuş galiba ancak onlar da tiz sesleri yeterince iyi veremiyormuş. Galiba biraz fazla kurcaladım bu konuyu, bir de bu forum başlığıyla da pek alakası yok.

Humbucker "vınlama kesen" demektir (Hum Bucker), tek bobinli (single coil) manyetikler civar manyetik alanlardan çok kolay etkilendikleri için vınlama ve ötme eğilimi gösterirler. Bunu çözmenin yolu olarak da iki adet bobin birbirlerine ters fazda bağlanır, dolayısı ile sukûnet anında birbirlerine ters fazda olduklarından ikisinin üzerine binen gürültü sinyali birbirini götürür, dolayısı ile o single coil'lerin sebep olduğu vınlamayı yapmazlar. Single Coil manyetiklere örnek olarak Fender Stratocaster'ların üzerindeki standart ince manyetikleri, Humbucker'lara örnek olarak da Gibson Les Paul'lerin üzerindeki kalın manyetikleri gösterebiliriz.

Alıntı:
Bir yerde Eric Clapton için gitar ayarı 1/8 yazıyordu, bu ne demek?

Ne demek istediğini anlamadım kardeşim, iyice bakıp daha detaylı yazar mısın?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Hussein_Nuclear



Kayıt: Aug 16, 2003
Mesajlar: 30
Nerden: Kayseri

MesajTarih: Prş 20.11.2003 1:28    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Gitar ayarı 1/8 olayı şu şekilde:

Blues sololarında ilk ve en büyük etkilenimleri Freddie King ve B.B King iken, dobro tekniğinde ise en çok Duane Allman'dan etkilenmiştir. Wah wah pedalı, Cream zamanında çok kullanılmakla beraber son zamanlarda pek kullanılmaz olmuştur. Gitar ayarı ise her zaman sabit 1/8'dir.

Bunu Eric Clapton'la ilgili internetten bulduğum bir yazıda okumuştum.

Mahcem abi ses sinyalinin gitardaki oluşumunu yazdığın için sağol çok merak ediyordum çünkü bunu. Şimdi bişey söyleyeceğim belki komik gelebilir; ben bir fizik öğrencisiyim. Aklına "Fizik öğrencisiysen bunu neden bilmiyordun?" diye bişey gelebilir. Ama bu gibi şeyleri elektronik dersinde filan görmedik işte, öğrenmek şimdiye kısmetmiş.

Şimdi yine madde madde sorulara geçeyim:

1-) Malmsteen'den dinlediğim Trilogy Suit diye bişey var. Nota ölçüsü (nota ölçüsü mü deniyordu ona herneyse) 4/4'lük. Ammavelakin bir measure içinde 12 tane 8'lik nota var, bunlar 3'erli gruplar halinde. Yani 3 tane 8'lik nota birleşik ve bu gruplardan bir measure içinde 4 tane var. 12 tane 8'lik nota 6 tane 4'lük nota yapar; o zaman da nota ölçüsünün 4/4'lük değil de 6/4'lük olması gerekmez miydi?

2-) Bir de bir şarkıda (hangi şarkı olduğunu hatırlamıyorum) nota ölçüsünün yerine üstünden çizgi geçen C harfi vardı.(Aynı dolar sembolü gibi $) Bu ne anlama geliyor?

3-) Şarkıların tabında üst kısımda tek tek akorlar da yazıyor. F/A gibi akorlar da var, bunun anlamı ne? Fa majör'ün La Majör'e bölümü değildir herhalde?

4-) Gibson marka gitarların üst kısmında bir düğme var o ne işe yarıyor? Kısmet olsa da elime bir Gibson geçse ne olduğuna bizzat ben bakarım ama nerede bende o şans? Daha bir elektrogitar çalmak bile kısmet olmadı?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Prş 20.11.2003 1:49    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Valla Hüseyin o 1/8 olayını anlamadım, bilen varsa buyursun.

Alıntı:
1-) Malmsteen'den dinlediğim Trilogy Suit diye bişey var. Nota ölçüsü (nota ölçüsü mü deniyordu ona herneyse) 4/4'lük. Ammavelakin bir measure içinde 12 tane 8'lik nota var, bunlar 3'erli gruplar halinde. Yani 3 tane 8'lik nota birleşik ve bu gruplardan bir measure içinde 4 tane var. 12 tane 8'lik nota 6 tane 4'lük nota yapar; o zaman da nota ölçüsünün 4/4'lük değil de 6/4'lük olması gerekmez miydi?

Onlara Üçleme (Triplet) denir. Bir dörtlük zamanını üçe böler çalarsın, çok tatlı bir geçiş hissi verir. Triplet içerisindeki sekizliklerin uzunluğu normal sekizliklerden daha kısadır, zira iki sekizlik çalacağın zaman içerisinde eşit uzunlukta üç nota vurursun.

Alıntı:
2-) Bir de bir şarkıda (hangi şarkı olduğunu hatırlamıyorum) nota ölçüsünün yerine üstünden çizgi geçen C harfi vardı.(Aynı dolar sembolü gibi $) Bu ne anlama geliyor?


Portenin başındaki C işareti 4/4 ölçüye işaret eder. Dolayısı ile ¢ işareti de onun yarısına, yani 2/4 ölçü anlamına gelir.

Alıntı:
3-) Şarkıların tabında üst kısımda tek tek akorlar da yazıyor. F/A gibi akorlar da var, bunun anlamı ne? Fa majör'ün La Majör'e bölümü değildir herhalde?


F/A, Fa Majör akoru basarken basta La vuracaksın demek, yani akor dizininde en kalın ses akorun kök sesi F değil de üçlüsü A olacak demek.

Alıntı:
4-) Gibson marka gitarların üst kısmında bir düğme var o ne işe yarıyor? Kısmet olsa da elime bir Gibson geçse ne olduğuna bizzat ben bakarım ama nerede bende o şans? Daha bir elektrogitar çalmak bile kısmet olmadı?

O manyetik seçici anahtardır. Çok manyetikli bütün gitarlarda vardır. Gibson'daki üç kutupludur, anahtarı en üste getirirsen sadece sapa yakın olan manyetiğin sesi çıkışa gider, anahtar ortadayken iki manyetiğin sesi birbirine karışır çıkışa gider, anahtarı aşağı itersen de sadece eşiğin yanındaki manyetik çıkışa gider. Telin ortasına yakın manyetiklerin kaptığı sesin karakteri daha dolgun ama boğuktur, manyetik eşiğe yakınlaştıkça kaptığı ses parlaklaşır. Bunu penayla tellere bir ortada bir de eşiğe yakın yerde vurursan çıkan sesin farkından sen de anlayabilirsin. O yüzden gitarcılar ritim çalarken genelde orta manyetiği kullanırlar, solo atacakları zaman ya iki manyetiği karıştırırlar ya da eşik manyetiğini kulaanıp gitarı ciyaklatırlar Wink

Fender Stratocaster tipi gitarlarda üç manyetik olduğundan onların seçici anahtarları beş kutupludur.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Prş 20.11.2003 2:11    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1) Muzik once geliyor. Insanlar sonra "biz bunu nasil yapar da kagida dokeriz?" diye kafa yormaya basliyorlar. O yuzden bu isi yapmanin tek bir dogru yolu yok. Bahsettigin parcanin olcusu teknik olarak 12/8. Yani senin de dedigin gibi bir olcunun icinde 12 tane 8'lik nota var. Ama bu cogu ogrenciye korkutucu bir rakam gibi gorundugu icin 4/4 demeyi tercih etmis olabilirler. Boylelikle ayni seyi sadelestirerek ifade etmis oluyorsun.

12/8= TA ta ta TA ta ta TA ta ta TA ta ta

aradaki zayif vuruslari atarsak:

4/4= TA TA TA TA

2) Bu bahsettigin isaret Ingilizcede "cut time", klasik muzik terminolojisinde "alla breve" denen isaret. Parcanin ortasinda yer alirsa, temponun tam iki kat hizlanacagi anlamina geliyor. Parcanin tumu cut time ile yazilmissa, bu genellikle notasyonu basitlestirmek icin yapilir. Kimi zaman parcanin ritmik yapisi o kadar karmasiktir ki, dogru ifade edebilmek icin 32'lik hatta 64'luk notalar kullanmak zorunda kalirsin. Onun yerine basa bu isareti koyarsin, hersey oldugundan iki kat hizli sayilir (muzigin temposu ayni kalir), sen 8'lik ve 16'lik notalar kullanarak ayni seyi ifade etmis olursun. Notasyonun cozunurlugunu artirmak gibi birsey. Bazi muzik turleri, ozellikle Orta Amerika kaynakli salsa turevleri, hep cut time ile yazilir.

3) F/A, Fa major akorunu kokunde La notasiyla calacaksin demek. Yani ornegin gitar fa major calarken bas gitar la calacak. Bu aslinda leziz bir bir La minor altili akorudur, ama oyle dersek millet korkar diye bu sekilde ifade edilir. Veya bazen kok notasindaki hareketi ifade etmek icin kullanilir, yani gitar fa calmaya devam ederken bas fa, la, do diye gidiyorsa

F, F/A, F/C

diye yazabilirsin.

4) Bu dugmenin en onemli fonksiyonu benim gibi Strat calmaya alismis gitaristlerin eline carpip olmadik zamanlarda gitarin sesini degistirmektir Very Happy

Uc konumlu bir dugme bu, Rhythm, Treble ve bir de ismi olmayan orta konumu var. Manyetolardan hangisinin aktikf olacagini secmeye yariyor.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Prş 20.11.2003 2:13    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mahcem benden once davranmis. Orada saat kac hocam? Yine burning the midnight oil vaziyetleri anlasilan Wink
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Prş 20.11.2003 2:59    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kesin sperm yarışı Very Happy

Yok yav, saat 12'ye geliyor, birazdan yatacağım. Bizimkiler Latvia'ya elendi pisi pisine (orası da neresi diyeceksin, hani BLUE mikrofonlarının imal edildiği yer Very Happy Adamlar top da oynuyorlarmış, öğrenmiş olduk), Hollanda da İskoçya'ya altı tane çakıp yolladı, dolayısı ile burayı da efkâr bastı anlıyacağın. Dua et senin futbolla aran yok Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Prş 20.11.2003 7:42    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Adamlarin toptan anlamadiklarini soyleyemeyiz bence!

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
goliath



Kayıt: Jul 16, 2003
Mesajlar: 238

MesajTarih: Prş 20.11.2003 11:05    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Clapton's neck setup for his guitars, in his own words (1985):
"All of them need to be about 1/8" in the action, and I like it to be constant all the
way down. I can't stand it if the nut is low, and the action gets higher as you go up the
neck.

...yani sap ayarını, bütün tellerin yüksekliği sapın her bölgesinde 1/8" (yaklaşık 3,2 mm) olacak şekilde yapıyormuş amcam...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Prş 20.11.2003 13:53    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

domokun demiş ki:
Adamlarin toptan anlamadiklarini soyleyemeyiz bence!


Harbiden ha Laughing Bu resmini koyduğun adamların o phantom power'la çalışan dinamik mikrofonu değil mi? Çok muhteşem şeyler yazıyorlar BLUE'lar hakkında. Ucuz da değil ki meretler....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Prş 20.11.2003 20:54    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Blue the Ball, ta kendisi. Dunyanin ilk ve tek phantom power ile calisan dinamik mikrofonu. Adamlar gercekten muhtesem dizaynlar yapiyorlar, ama pahali. Biz yine rode nt'lere kaldik anlayacagin Wink
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Prş 20.11.2003 21:34    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Eh, ne yapalım, ne kadar ekmek, o kadar köfte. Hatırlıyor musun Guitar Centre'de... pardon, Guitar Center'de bakıyorduk Blue'lara Very Happy Çok muhteşem mikrofonlar.

Aslında Dragonfly'dan, Cactus'den ya da Kiwi'den eşlenmiş bir çift edinmeyi çok isterim ama karşılığında kol bacak istiyor be abi...

Bir de adamların mikrofonlarının her biri ismini aldığı cismi ya da canlıyı andırıyor, ona bayılıyorum Very Happy

http://www.bluemic.com

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Cum 21.11.2003 1:33    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mahcem demiş ki:
Aslında Dragonfly'dan, Cactus'den ya da Kiwi'den eşlenmiş bir çift edinmeyi çok isterim ama karşılığında kol bacak istiyor be abi...



Abicim bu adamlarda eslenmis cift diye bir olay yok, kalite kontrol sirasinda toleransi o kadar dusuk tutuyorlarmis ki herhangi iki tanesini alip kullanabiliyorsun, yani her biri eslenmis sayiliyor bir anlamda.

Bir yerlerde "matched pair of BLUE mics" diye ilan gorursen bil ki birileri fazladan para kazanmaya calisiyor Wink

BTW what's up with typing rodent? Ya don't like my Asstralian? Very Happy
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Cum 21.11.2003 2:33    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

domokun demiş ki:
BTW what's up with typing rodent? Ya don't like my Asstralian? Very Happy


Oops, thought it was a typing error, mate, so I took the liberty of correcting it Surprised I'll put it back in its previous state if you want me to Very Happy
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Cum 21.11.2003 5:46    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mahcem demiş ki:
Oops, thought it was a typing error, mate, so I took the liberty of correcting it Surprised I'll put it back in its previous state if you want me to Very Happy


Me? typign error? Nevre! Cool

Herneyse, programimiza kaldigimiz yerden devam edelim arkadaslar...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Cmt 22.11.2003 2:25    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mahcem bu aralar SOS forumuna bakabildin mi bilmiyorum ama tam bu konunun tartisildigi bir baslik var, bir goz at istersen.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Mahcem



Kayıt: Apr 15, 2003
Mesajlar: 2170
Nerden: Glasgow, İskoçya

MesajTarih: Cmt 22.11.2003 3:08    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Başlığın farkındayım ve ben de takip ediyordum. Aslında Hugh'un ve Doublehelix'in söyledikleri doğru, burada kişisel deneyimlere pek kaptırmamak lazım zira bu arkadaşların beklentileri senin benim beklentilerimle aynı olmayabilir.

Hugh'un review'lerine saygı duyuyorum zira adam öncelikle BBC geçmişi olan ellisinin üzerinde bir ses mühendisi, ayrıca şu ana kadar yüzlerce mikrofon review etti ve özellikle İngiltere'deki müzik endüstrisinde ona danışmadan mikrofon satın alan prodüktör yok gibi (ki buna en baba bildiğin kimler var onları da dahil et), üstüne üstlük benim tanıdığım çok iyi bir on-location sesçi var Simon diye, Londra bazlı orta yaşın üzerinde bir adam, BBC'nin neredeyse bütün önemli projelerinde yer alıyor yıllardır, Hugh'u çok yakından tanıyor ve deneyimi hakkında söyledikleri çok saygı içeren sözler. Dolayısı ile Hugh birşey diyorsa ben inanırım.

Yine de mikrofon alırken denemek lazım, abi adam sonuçta £2200 vermiş, yapar 3600 Amerikan Doları, neredeyse bir kullanılmış araba fiyatına mikrofon satın alıyorsun, tabii ki gidip bir A/B yapacaksın, deneyeceksin almadan önce. Bir de miksaj konusunda haklılar, sesi tek başına dinlerken aradaki farkı görmüyorsun ama o spektrumdaki derlilik topluluk oranları arasındaki farklılık miksajda kendini hemen belli ediyor. Ucuz mikrofonla yapılan kayıt diğeri kadar güzel oturmuyor filan, ya da bir yığın sorun yaşıyorsun EQ'larda comp'larda.

Ben yine de Kiwi'de Paul'ün söylediği gibi bir tasarım sorunu olacağını zannetmiyorum, mutlaka hasarlı bir ünite geçmiştir eline ondandır. Denemek lazım.

Hem şimdi ona verecek param yok o yüzden bekleyebilir, öncelikle bir U87 ve U147 almak için para biriktirmem gerekiyor, sonra Blue'ları düşünürüz Wink

Aslında bulacaksın o eski Telefunken U47'lardan kapatacaksın bir iki tane ama nerde. Zaten piyasada dolaşanların önemli bir kısmının kapsülleri orijinal değil, işi bilmiyorsan "aha, vintage U47 kapattım" diyorsun ama kapsülü başka mikrofondan uydurma filan. Ben de işi bilmediğim için hiç girmeye cesaret edemiyorum. Sen şanslısın, bulsan öyle bir tane inersin Boston şehir merkezine Mercenary'e kontrol ettirirsin ama bizim burada millete U47 göstersen "ne lan bu hurda?!" deyip skip'e atarlar.
_________________
Bana mesajımın altındaki www butonundan ulaşabilirsiniz.Teşekkürler.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Hussein_Nuclear



Kayıt: Aug 16, 2003
Mesajlar: 30
Nerden: Kayseri

MesajTarih: Pts 24.11.2003 0:34    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aaaah ah şöyle bir Gibson'ım olsa da o düğmeyi aşağı çeksem çığlık attırarak gitara solo çalsam sonra yukarı kaldırsam, yukarı aşağı, yukarı aşağı... düğmeyi en sonunda bozsam, herneyse. Twisted Evil

Ben bu aralar hafiften klasik müziğe ilgi duymaya başladım, aslında eskiden beri ilgim vardı ammavelakin herhangi bir faaliyetim yoktu. Kütüphaneden J. S. Bach'ın kataloğunu aldım. Inventions & Sinfonias (Two-Three Part Inventions) diye birşey. Senfoninin ne olduğunu biliyoruz da yani en azından sürekli duyduğumuz birşey, invention ne ola ki? Yani icat anlamına geliyor fakat Türkçe'de de Bach'ın 1 no'lu icadı diye geçmiyordur herhalde. Sonra Bach'ın kim olduğunu bilmeyenler icat yaptığına göre bilim adamıdır diye adama mucit demesinler. Gerçi müzisyenler de bilim adamları gibi kendilerinden birşey üretirler.

Ben de başladım Invention No.1'den öğrenmeye. İşin ilginç tarafı benim bunları dinleyecek albümlerim yok, yani daha önceden dinlemediğim şeyleri çalıyorum, metronoma göre temposunda çaldıktan sonra bir problem olmaz herhalde. Peki bunun bana bir faydası olur mu? Yoksa o kadar Invention'ları çalmak birazcık amelelik mi olur? (Aslında olmaz) Zaten hoşuma gitmiyor da değil. Mesela J. S. Bach'ın şimdilik yalnızca Menuet'ini sonuna kadar çalabiliyorum. (Onu daha önceden tabını bulup öğrenmiştim.) Gerçi çalınca bazı insanlar "Aaa Hüseyin sen cep telefonu melodisi mi çalıyorsun?" diyebiliyorlar ama önemi yok.

Şimdi yine sorulara geçelim:

1-) Tamperaman mesela; do diyez ile re bemol'ün ayrıldığı çok hassas bir ses sistemiymiş. Peki nerede kullanılır bu olay. Perdesiz enstrümanlarda filan mı sözkonusu oluyor?

2-) Müzik CD'sini winamp, Windows'un CD Okuyucusu gibi programlarla dinlerken sol hoparlörden ses gelmiyor yalnızca media player da geliyor. Hadi winamp'ı anladık da CD Okuyucusu nasıl oluyor da CD'yi okurken sol hoparlöre ses vermiyor? Bu arada CD orjinal, hadi korsan olsa anlarım ama.

3-) Benim bildiğim kadarıyla allegro 120-168 bpm arası, moderato 108-120 bpm arasını gösterir. Invention No.1'de Allegro Moderato M.M. yazıyor ve bir tane 4'lük notanın 60-66 arası çalınacağını yazıyor. Yani metronom hızı 60 civarı, peki nasıl Allegro Moderato oluyor?

4-) Notaların üstünde bağ çizgisi (hammer-on pull off'larla alakalı değil ama) oluyor ve bir bağ çizgisi 6-7 nota birden kapsayabiliyor. Bu bağ çizgisi oranın kesiksiz okunacağını gösteriyormuş, iyi de diğerlerinde de kesiksiz çalıyorum zaten. Yani burada ince bir çalış farkı mı var? Aslında ne sormak istediğimi tam anlatamadım, yine de anlayan varsa soruya cevap verir artık. Very Happy Haa bir de bu bağ çizgileri çifter de olabiliyor. Mesela do si re mi fa diye gidiyor notalar, do'dan mi'ye bir bağ çizgisi oluyor, do'dan bir de si'ye oluyor ve bunlardan birisi koyu birisi açık renk yazılmış. Bir de bu bağ işaretleri bir enstrümandan diğerine atlayabiliyor. Bu Inventions'larda hep üstte sol anahtarıyla açılmış bir porte altta da fa anahtarıyla açılmış bir porte oluyor herhalde sol ile açılan bir enstrümanı, fa ile açılan da bas enstrümanı gösteriyor. Bir enstrümandan diğerine atlıyor derken kastettiğim bu.

5-) Mesela portenin 1. çizgisine diyez işareti geldi, yani ondan sonra oraya nota konduğu zaman re değil de re diyez olacak nota. Peki bu durum diğer measure'larda da devam ediyor mu? Ben öyle biliyordum ancak galiba öyle değil, yani bir ölçü içinde koyduğumuz # işareti diğer ölçüleri etkilemiyor (mu?)

6-) Notaların altındaki yayık çizgisi o notanın kendi süresi içinde uzun ve yayık okunacağını gösteriyormuş. Peki bu nasıl birşey ki?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
barisk



Kayıt: Nov 24, 2003
Mesajlar: 2

MesajTarih: Pts 24.11.2003 1:48    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
2/2'likle 4/4'lük nota ölçüsü arası ne fark var? İkisinde de bir mezur (measure - ölçü) 4 metronom vuruşunda okunuyor. 2 tane ikilik zaten 4 tane dörtlüğün toplanmasıyla oluşuyor. O zaman fark nerede?


Buna cevap verilmiş ama bikaç şey eklemek istedim. Çünkü benim de kafamı zamanında çok karıştırmıştı. Yani bütün zamanlarda (ritim diyelim) her vuruş 2 ye veya 3 e 4 bölünür.

Extrem hallerde 5 veya 7 9... diye gider asal sayılar yani.Bunların uygulanmasına odd timing deniyor.Steve Vai nin bu konuda oldukça ilginç bi yaklaşımı var.Linkten okuyabilirsin:
http://www.vai.com/LittleBlackDots/tempomental.html
Bunları Dream Theater davulcusu Mike Portnoy mesela sayıyo. Bir de türk müziğinde 34 ölçü bi pattern 35inci ölçü başka pattern oluyomuş bunu sadece duydum. karışıkmış yani...

Yani bu karışık durumları anlayınca basit şeyleri anlamak daha kolay oluyo.Genelde bütün müziklerde bir vuruş en fazla 8 e bölünür ki bu bile extrem bi durum oluyor.4/4lük ölçüde 32lik nota olmuş oluyor.

Şimdi mesela 2/4 le 4/4 arasında ne fark var.
4/4 te bir ölçüde 4 tane 1/4lük(çeyrek yani 4 tanesi 1 tam ölçü edecek şekilde yani 1 vuruşluk) nota var demektir.

2/4 te bir ölçüde 2 tane 1/4 lük ölçü var. 1/4 demek 1 vuruş ta 1 tane demek. O zaman bunlarda 2 vuruşla bir ölçüyü bitiriyoruz demektir.

Yani başlangıçta düşünüren hep 4 vuruş bir ölçü eder üzerinden düşünülmüş.

Ama 2 tane 2/4 lü birleşik olarak düşünürsem 4/4 eder gibi düşünebilirsin ve bu aslında doğru. Ama genelde her ölçü başında vurgu yapman gerekçeği için birinde başlarken vurgu yapmaman birinde yapman gerekir ki bu da kafa karışıklığıyla sonuçlanır. Yani sadece vurgu yüzünden 2/4 4/4 lük aynı şey değildir ya da 6/8 le 3/4...

Ritimi zaman aralığının eşit bölünmesi melodiyi de gam aralığının bölünmesi armoniyi de melodiyi renklendiren veya bazen sadece belli bi etki yaratan bi fonksiyon olarak algılarsan rahatlıyosun...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
domokun
Doruk Somunkıran


Kayıt: Aug 02, 2003
Mesajlar: 566

MesajTarih: Sal 25.11.2003 10:53    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Huseyin yine guzel sorular sormussun. Ilk firsatta uzun uzun cevaplayacagim, ama simdilik kisaca en onemli gordugum konuya degineyim:

Bach zamaninda metronom falan yoktu. Oyle bir fikir bile yoktu henuz ortada. Metronom Beethoven zamaninda ortaya cikmistir, eserlerinde metronom degerlerini kullanan ilk taninmis besteci de odur. Kaldi ki Beethoven'in metronom isaretlerini bile biraz toleransla yorumlamak gerekir cunku o zamanin metronomlari simdiki gibi hassas ve tutarli degildi.

Kisaca: adam moderato demis. O kagit uzerinde gordugun rakamlar sonradan birilerinin yakistirdigi rakamlar. Hicbir sey kanun degil. Kafana gore takilacaksin Wink

IKincisi, ve daha da onemlisi: kim ne derse desin, Bach calismak seni gelistirir. Inanmayan Charlie Parker'i dinlesin. Sakin vazgecme.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
anger_is_a_gift
Çilekeş vokalisti


Kayıt: Jul 07, 2003
Mesajlar: 374
Nerden: İst.

MesajTarih: Çrş 26.11.2003 6:34    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

4/4 ve 2/4'lü ölçüler arasındaki fark yukarda söylendiği gibi vurgularla açıklanabilir...yani esere göre ,ritmin bıraktığı hissi daha anlaşılır kılmak için birbirinden farkları vardır.ama en önemli farkı şudur:
4/4'lük ölçünün en kuvvetli vuruşu 1.vuruştur,2. ve 4.vuruşlar ise kuvvetsiz zamanlardır.2/4'lük ölçüde müzik fikri 4/4'lüğe göre daha kesindir,4/4'lükteki kadar vuruş farkı yoktur.eserlerde bu yorumu daha açık verebilmemiz için önemlidir
_________________
fell the funk blast
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Müzik İşi Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, ... 19, 20, 21  Sonraki
2. sayfa (Toplam 21 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 1.07 Saniye