Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Kurtlar Vadisi
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Kurtlar Vadisi
Sayfa Önceki  1, 2, 3, ... 13, 14, 15  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Medya & Sinema
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Noel_Gallagher



Kayıt: Jun 19, 2003
Mesajlar: 198
Nerden: Caught beneath a landslide

MesajTarih: Prş 24.06.2004 10:56    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Beyler benim en merak ettiğim soru şu....Baron kim?? veya kimlerden esinlenmiş??? Bence Cavit Çağlar'dır...
_________________
"I told Our Kid the band was shite, but he definitely had something as a frontman. Then I said, 'You either let me write the songs and we go for superstardom or else you stay here in Manchester for the rest of your sad lives...' "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Noel_Gallagher



Kayıt: Jun 19, 2003
Mesajlar: 198
Nerden: Caught beneath a landslide

MesajTarih: Prş 24.06.2004 10:58    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-Osman Sınav ropörtajında; "Değişen konjonktüre hemen uyum saglar, hep kuvvetliden yanadır. 10 hamle sonrasını görüp öyle adim atar." demiş.

Cavit Çağlar'a babasi gibi sevdigi Süleyman Demirel, siyaset dünyasının kapılarını açmıştı. Çağlar, siyasette güçlü olan Süleyman Demirel'le olan ilişkilerini sıcak tutmaya çalışıyordu. Demirel'e sık sık ziyarete giden Cavit Çağlar, her seferinde "Partiniz için yapabileceğim bir şey var mı?" diye soruyordu. 12 Eylül darbesinden sonra Adalet Partisi ve devamı niteliğindeki partiler için yapabileceği çok şey vardı.1987'de Özal hükümeti doneminde milletvekilli oldu. ANAP döneminde sıkıntı yaşadı. 11 bankayla çalışan Çaglar'in ilişkileri kesildi. 1988'de Özal'a sıkıntılarını anlattı. Özal, 'İşin kolay, sen onu bırak bizim yanımıza gel' dedi. Ama Çaglar Demirel'in sağ kolu olmayı tercih etti. Bunun karşılığını da DYP iktidara geçince Devlet Bakanı olarak aldı. Demirel'in başbakanlıktaki makamına ara geçişi olan tek odayı alan Çağlar, TRT ve MİT'ten sorumlu devlet bakanlığını yürütürken 1991'deki bakanlığı sırasında söylediği "Demirel'in 8 bakanına iş verdim" sözü Çağlar'ın bu dönemde, Demirel ve Adalet Partisi'ne olan katkılarını açıklıyor...
O zamanlar Tuncay Mataracı, Adalet partisi’nden bakandı. Kurtlar Vadisi’nde bir bölümde Tuncay Kantarcı, Karahanlı’nın kendisini Gümrük bakanlığına getirdiğini söylemişti. Cavit Çağlar’ın "Demirel'in 8 bakanına iş verdim" dediği bakanlardan biriside Tuncay Mataracı’dır.

Türkiye'nin en zengin birkaç kişisinden birisi olan Cavit Çağlar'ın bazı yıllar, Bursa'da en çok gelir vergisi ödeyen ilk 100 kişi arasına girememesi şaşkınlıkla izlendi. Turgut Özal'ı Çankaya'dan indirmeye karar veren Çağlar, aynı zamanda sıkı bir Mesut Yılmaz düşmanı da olmuştu. Çağlar'ın ardı ardına Turgut Özal'a ve Mesut Yılmaz'a saldırma sebebi ise onların Demirel'e yüklenmeleriydi. Demirel'i eleştiren herkese küfür ettiği için ismi "yaver"e çıkmıştı.

Ziraat Bankası'ndan sorumlu devlet bakanı olan Cavit Çağlar'ın vergi kaçırdığını itiraf etmesinden sonra ortaya yeni dosyalar çıkmaya başladı. Çağlar'ın Ziraat Bankası'na 399 milyar liralık borcunu 176 milyar liraya indirdiği iddialarının sonunda polemiği sevmeyen Adnan Kahveci dayanamayıp "Kurda kuzu emanet ettik" dedi. Koç grubunun beşte biri oranında serveti bulanan Çağlar'ın, parasının büyük kısmını eşinin ve kızının üzerine geçirdiği anlaşıldı.

Tansu Çiller'i kendine en büyük rakip gören Çağlar, eğitim durumunun yetersizliğini hatırlatanlara "Sultanhamam Üniversitesi'nden mezunum. Yetmiyor mu?" diyerek cevap veriyordu. Demirel'den yeterli desteği alamayan Çağlar son anda karar değiştirerek, aday olmaktan vazgeçti. Küfrettiği için tazminat ödediği Mesut Yılmaz'la bir anda samimi olan Çağlar, Çiller'den sonra seçimden zaferle çıkan Erbakan'ı hedef seçti. 8 yıllık milletvekilliğinden sonra çatırdamaya başlayan servetiyle Çağlar yine herkesi şaşırtan bir davranış yaparak; tehlike olarak gördüğü Erbakan'la bir anda dost oldu.

Mehmet Karahanlı - Cavit Çağlar

"Haşhaş yasağı ve 12 Eylül 1980 yılları sırasında derin devletle işbirliğine gider, bir müddet sonra öğrendigi yöntemleri kendi hesabına yapmaya başlar." Cavit Çağlar, Mahmutpasa'da tezgâhtarlıkla ise başladı. Yahudiler'den tekstil isinin ince noktalarını öğrendi.. Askerliği sırasında dönemin Genelkurmay Başkanı Cemal Tural'ın kendisine bol bol izin vermesiyle askerde bile çok para kazandığını itiraf eden Cavit Çağlar, ilk zenginlik formülünü de şöyle açıklıyor "Ecevit hükümetlerinde çok büyüdüm. Ecevit'li hükümetlerin enflasyonu azdırdığı bir dönemde büyüdüm. Bana enflasyon zengini diyebilirsiniz” I. Ecevit Hükümeti (26 Ocak 1974 - 17 Kasım 1974), II. Ecevit Hükümeti (21 Haziran 1977 - 21 Temmuz 1977), III. Ecevit Hükümeti (05 Ocak 1978 - 12 Kasım 1979).

Dayısıyla birlikte Nergis Tekstil'i 1979'da kurdu. 1980'li yılların sonuna gelindiğinde 30 şirket ve 16 binin üzerinde çalısanı olan bir holdingin patronuydu. Ecevit hükümetleri zamanında enflasyon’un yükseldiği bir dönemde yalnız bir kişinin işleri yolunda gidiyordu. Oda Cavit Çağlar'dı. Bunun nedeni ise Derin Devlet'in Çağlar'ın arkasında olmasıydı.

"Muhtemelen bir çok vakfin onursal başkanı ya da şeref üyesi." Cavit Çağlar'da yükselişe geçtiği donemde 30 şirket sahibiydi. O, hem iş dünyası hemde yer altı dünyasındaki büyüklüğünden dolayı birçok vakıf'a davet üzerine onursal başkanlık yapmıştı.

"Çok zeki ve çok hırslı"
Yunanistan'dan göçen fakir bir ailenin oğlu olan Cavit, babasının yokluk içinde ölmesiyle daha küçük yaşlarda kararını verdi: "Ne pahasına olursa olsun zengin olacağım!"

İki yıl sonra ailesi ile birlikte İstanbul'a daha çocuk sayılabilecek yaşta göçtü. Ekonomik sıkıntı yüzünden benzincide çalıştı, araba cami sildi. Babası 1961'de veremden öldü. Liseyi bitirdi ve 1963'te ailesiyle İstanbul'a taşındı. Mahmutpaşa'da tezgâhtarlıkla ise başladı. Yahudi tüccarların zenginliğini ve iş bitiriciliğini farketmesiyle de yeni bir umut doğdu küçük Cavit’in kafasında. Yahudi tüccarın tüm yakınlarıyla da kısa sürede samimi olmuş ve ticaretin kurnazlıklarını da son ayrıntısına kadar öğrenmişti. 24 yaşında Nursal Hanim ile evlendi. Babasından kalan 16 lirayı sermaye yaptı ve 1967'de Uygun İpek ismiyle şirket kurdu. İsini büyütmeye karar verdi ve 75 liralık ilk kredisini Yapı Kredi Bankası'ndan aldı. 1970'de dayısı Sükrü Sankaya ile ortak oldu. Dayısıyla birlikte Nergis Tekstil'i 1979'da kurdu. 1980'li yılların sonuna gelindiğinde 30 şirket ve 16 binin üzerinde çalışanı olan bir holdingin patronuydu. DYP iktidara geçince Devlet Bakanı oldu. 1991'de bakan olduktan sonra satın aldığı Sifaş ve Polylen'i inanılmaz bir başarıyla borç batağından kurtardı ve yüksek karla tanıştırdı. Siyasete atılınca şirketlerin yönetimini dayısına bıraktığını söyledi ama her zaman isinin başında oldu. Nergis Holding, önce Çukurova Holding'ten İnterbank'ı alarak finans sektörüne girdi. Ardından NTV, Olay Gazetesi ve Olay TV ile medyaya girdi. 1997'de Dinç Bilgin ile Etibank'ı satın aldı. Cavit Çağlar, benzincide çalışıp, araba camı silmekten, Türkiye'nin en saygın işadamları ve en çok sözü geçen Bakanlar arasına girmeyi başardı.

"Yerellikten kurtulur ve uluslararası, saygın bir işadamı görüntüsüyle, CIA, KGB, MOSSAD gibi servisleri de arkasına alarak yükselir."
Çağlar, milletvekilliğini bıraktıktan sonra tüm öğrendiklerini kendi hesabına yapmaya başladı. Nergis Holding ve Çukurova Holding'ten İnterbank'ı alarak finans sektörüne girdi. Ardından NTV, Olay Gazetesi ve Olay TV ile medyaya girdi. 1997'de Dinç Bilgin ile birlikte Etibank'i aldı. Sonralardan kendisine işadamı görüntüsü verdi. Gençlik döneminde birçok yahudi işadamı ile çok samimi oldu. CIA KGB VE MOSSAD gibi servisleride arkasına alarak o zamanlar devletin otoritesini tehlikeye sokacak olan KONSEY ' i kurdu.(1993) Konsey'in üyelerinin tamamını Türkiye'de belli yüksek bir mevkiye gelmiş olan işadamları ve ünlü kaçakçılardan seçti. Ordudan siyasete, medyaya, iş dünyasına, yeraltı dünyasına kadar birçok alanda namını salarak buralarda hakimiyetini kurdu.

Ve son...
Cavit Çağlar, DYP sayesinde yükseldi. Çağlar, Süleyman Demirel gibi büyük bir devlet adamının yanında olursam sırtım yere gelmez düşüncesiyle hareket etti. Tüm amacı Demirel’in yanında yükselmekti. Demirel’i eleştiren herkeze savaş açtı. Rol icabı böyle olması gerekiyordu. Demirel ona devlet bakanlığı verdi. O devleti soydu. Ziraat Bankası'na 399 milyar liralık borcunu 176 milyar liraya indirdi. Demirel’in adamlarını kendi safına katıp devletin çeşitli kademelerine yerleştirdi. Tuncay Mataracı gibi. Sonunda Demirel, kurda kuzu teslim ettiğini anladı. Demirel'den yeterli desteği alamayan Çağlar son anda karar değiştirerek, aday olmaktan vazgeçti.
Küfrettiği için tazminat ödediği Mesut Yılmaz'la bir anda samimi olan Çağlar, Çiller'den sonra seçimden zaferle çıkan Erbakan'ı hedef seçti. 8 yıllık milletvekilliğinden sonra çatırdamaya başlayan servetiyle Çağlar yine herkesi şaşırtan bir davranış yaparak; tehlike olarak gördüğü Erbakan'la bir anda dost oldu.
Çağlar, Tansu Çiller’in en büyük rakibi haline gelmişti. 1993’te başa gelen Tansu Çiller, Mehmet Ağar’a veridiği emirle başında Korkut Eken olmak üzere gizli bir örgüt kurdurdu. Bu örgüt, Çağlar’ın kurduğu Türkiye’nin en büyük mafya organizasyonunu çökertmeyi kendisine amaç edindi. Yoksa, Çağlar’ın bu hızlı ilerleyişini büyük bir gizli örgütten başkası durduramazdı. Ve sonunda DYP eliyle yükselen Çağlar, DYP eliyle çökertildi.

Yayınladığım bu metin başka kaynaklardan derlenip hizmetinize sunulmuştur.
Yararlanılan Kaynaklar;

http://www.netbul.com/superstar/ozeldosyalar/sicakhaber/kimkimdir/ccaglar.asp

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=2821

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=1775

Matruşka, Metin Kaplan, Timaş Yayınları

İpin Ucundakiler / Nesim Malki, Cavit Çağlar, Erol Evcil ANKA YAYINLARI Nasuhi Güngör
_________________
"I told Our Kid the band was shite, but he definitely had something as a frontman. Then I said, 'You either let me write the songs and we go for superstardom or else you stay here in Manchester for the rest of your sad lives...' "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
6nanik9
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Mar 24, 2004
Mesajlar: 415
Nerden: bursa

MesajTarih: Prş 24.06.2004 14:29    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

hayatımda gordugum halkın ne kadar komik durumlara düşürülüp kandırılması bu dizi ile oldu.Diyosunuz mafyayı cok iyi anlatıyo anlatsın,peki bu zmanda bu dizi cekilirken hiç bu dizi mafya kontrolunde çekilmedigini mi sanıyosunuz?ee ne biliyonuz belki yanlış anlatılıyo?hadi herşeyi geçtim halka çok yüksek derecede mafya olgusunu aşılıyolar.Ve mafya temelli siyasi rejimin adı faşizmdir.Aslında tamamen oyun..AMa oyun içinde kendinizi bilip kontrollü izlemek gerekir.herkes boyle izlerse daha guzel olur.Olaylara hemen inanmayın onun anlatılmasında ne kadar degişiklik yaratılabilirse olaylar o kadar da degişik olabilir.Herneyse herkese iyi seyirler Smile
_________________
ne?Forum Kurallarına aykırı mıyım?eheuehe asıl bu forum bana aykırı,ha??geyik len sakın atmayın beni..yalvarırım,gözünüzdeki çapak olıyım..
Forum Kurallarıyla savaştım,forum kazandı!!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
benayevsen



Kayıt: Oct 09, 2003
Mesajlar: 2481
Nerden: Efem? Ada manzaralı evimden söylemesi ayıp

MesajTarih: Prş 24.06.2004 15:07    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

6nanik9 demiş ki;
hayatımda gordugum halkın ne kadar komik durumlara düşürülüp kandırılması bu dizi ile oldu.Diyosunuz mafyayı cok iyi anlatıyo anlatsın,peki bu zmanda bu dizi cekilirken hiç bu dizi mafya kontrolunde çekilmedigini mi sanıyosunuz?

tebrik ederim... yerim Türkiye nin gerçekleri yok şu yok bu... adamsanız düzgün bir belgesel çekin silahsız bombasız raconsuz.... Neyse sonuçta adamlar parayı götürüyor....
_________________
Meclisler biz karakoyunları düşünür mü? Vatan kurtaranlar arkamızdan ne söylerler! Bu Baltaya Sakın Sakın SAP OLMA!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
benayevsen



Kayıt: Oct 09, 2003
Mesajlar: 2481
Nerden: Efem? Ada manzaralı evimden söylemesi ayıp

MesajTarih: Prş 24.06.2004 15:11    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Gandalf demiş ki;

İyide Türkiye'deki mafya ve yeraltı olaylarının diziyle bir alakası olmadığını söyleyemezsin. Alaaddin Çakıcı yada Abdullah Çatlı gibi tiplerden bahsediyorum bence dizide bunları dile getiriyorlar. Hem malesef bunlar senin söylediğin gibi gidip okuyabileceğimiz kitaplarda yok.

var o kitaplar, köşe yazılarında da inceden inceden de anlatılıyor...

bu dizi hakkında artık birşey yazmıcam.... Twisted Evil Mad Mad Mad
_________________
Meclisler biz karakoyunları düşünür mü? Vatan kurtaranlar arkamızdan ne söylerler! Bu Baltaya Sakın Sakın SAP OLMA!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Gandalf
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Apr 27, 2004
Mesajlar: 174
Nerden: İstanbul - Bakırköy..

MesajTarih: Prş 24.06.2004 15:29    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

benayevsen demiş ki:
Gandalf demiş ki;

İyide Türkiye'deki mafya ve yeraltı olaylarının diziyle bir alakası olmadığını söyleyemezsin. Alaaddin Çakıcı yada Abdullah Çatlı gibi tiplerden bahsediyorum bence dizide bunları dile getiriyorlar. Hem malesef bunlar senin söylediğin gibi gidip okuyabileceğimiz kitaplarda yok.

var o kitaplar, köşe yazılarında da inceden inceden de anlatılıyor...

bu dizi hakkında artık birşey yazmıcam.... Twisted Evil Mad Mad Mad


Bencede yazma.. Çünki sen ısrarla tek taraflı bakmaya devam ediyorsun.. Keşke birazda dizideki politik söylemleri dinlesen.. Emin ol o köşe yazılarından daha çok şey öğrenirsin..!
_________________
Everyone I Love is Dead..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Gandalf
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Apr 27, 2004
Mesajlar: 174
Nerden: İstanbul - Bakırköy..

MesajTarih: Prş 24.06.2004 15:50    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ya arkadaşlar 1şey sorcam; cnbc-e deki bütün diziler Kültür-Sanatta tartışılırken iyide bu dizimi tartışılınca olay oldu,burda ne işi var triplerine girildi.. (benayevsen bu lafım sanaydı özellikle)
Bende uyuz oldum artık ya.. Seviyoruz, seyrediyoruz ulan varmı ötesi.. Cahillikse cahillik , kıroluksa kıroluk.. Bence bu diziye cahillik diyen aslında Cahilin 3 boy farkla önde gidenidir..
Dellendim artık yahu..
_________________
Everyone I Love is Dead..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
adopted



Kayıt: Jun 10, 2004
Mesajlar: 42

MesajTarih: Prş 24.06.2004 16:11    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ya herşey biyana kimse gidip keyfinden dizi yapmaz.dizinin yapılış amacı gündemi takip etmek değil. bence bu dizi biraz da yanlış anlaşıldı. ilk başta halktan gizlenen gerçekler sezdirilmeye başlanınca ortalık karıştı çakır öldü bisürü bişeyler oldu. ben rast geldiğimde bakıyorum ama en nihayetinde bi dizi bu. merakı olan izleyebilir. ama bizim halkımız özellikle de çocuklar ve gençler bu diziden acaip etkilendi. yolda bile mafya babası gibi yürüyolar. bence bu dizide geçen olaylar racon,mafya gibi şeylere insanlar özenmemeli.ama diziyi çok izlemediğim için özendiriliyor, özendirilmiyor diye bişi söyleyemem.
_________________
Gözde gözyaşı yoksa, ruhta gökkuşağı olmaz.
"Kızılderili Atasözü"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Noel_Gallagher



Kayıt: Jun 19, 2003
Mesajlar: 198
Nerden: Caught beneath a landslide

MesajTarih: Prş 24.06.2004 18:29    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

dizinin vermek istediği mesajla halkın aldığı mesaj arasında kat kat fark var...hem siz dizi için faşizm yayıyor demişsiniz ama dizinin konspet danışmanı soner yalçın'dır...bundan kast ettiğim soner yalçın sol görüşlü bir gazetecidir...
_________________
"I told Our Kid the band was shite, but he definitely had something as a frontman. Then I said, 'You either let me write the songs and we go for superstardom or else you stay here in Manchester for the rest of your sad lives...' "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
lordwild
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Apr 02, 2004
Mesajlar: 64
Nerden: ankara

MesajTarih: Prş 24.06.2004 19:44    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

beyler tamam anladık şiddet,falan filan diyosunuz ama asıl şiddet haberlerde zaten günboyu gösteriliyor. yok mahkeme çıkışı aile kavgaları , yok birbirini bıçaklayan insanlar falan , ıraktaki savaş , bunlar şiddet değilmi. Ayrıca polat alemdar , yani dizinin başrolü mafya değil bir mit ajanıdır . Dizinin ilk 3 bölümünü seyrederseniz olayı daha net anlayabilirsiniz . ister sevin ister sevmeyin ama bu dizi kadar olay yaratan bi yapım daha varmı şu ülkede ya , saydım tam 40 tane ana karakter var dizide , ayrıca sadece vurdu kırdı olayı yok bu dizide 3. sınıf amerikan filmleriyle karıştırmamak gerekir , yeri geldimi esprili konuşmalar , aşk , ihtiras falan filan bile araya sokuyorlar .. yani bu kadar tek yönden bakmayın arkadaşlar lütfen ..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
efsome



Kayıt: Jun 03, 2004
Mesajlar: 380
Nerden: ankara

MesajTarih: Cum 25.06.2004 8:36    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Dün akşam sezonun son bölümüyle ekrana gelen Kurtlar Vadisi’nde Polat Alemdar rolünü canlandıran Necati Şaşmaz’ın, Kadiri tarikatının önde gelen müridi olduğu ortaya çıktı. Necati Şaşmaz, babasının ölümünün ardındantarikatın başına geçecek"

"Fotoğraf karelerinde, Başbakan Erdoğan’ın basın danışmanı Ahmet Tezcan da yer alıyor. Tezcan, bir dönem tarikatın çıkardığı Çağrışım dergisinin yazıişleri müdürlüğünü yaptı. Kurtlar Vadisi dizisi içindeki ‘rol dağılımı’nın değişimi de ilginç bir seyir izliyor. Dizinin reytingi yükselince Ömer Lütfi Mete, koltuğunu Raci Şaşmaz’a bırakır. Oktay Kaynarca da ‘ölünce’, başrol koltuğuna hiçbir oyunculuk tecrübesi olmayan Necati Şaşmaz oturur. "


söyleyecek bişey bile bulamıyorum ama televizyon ekranlarında izlediğimiz insanlar bunlar işte..ağlancak halimize güleriz biz.

Evil or Very Mad Evil or Very Mad Evil or Very Mad [/img]
_________________
where are you my dear, dont you see i'm fading away right here day by day, i'm gonna die here without your love,why cant you feel my endless love??
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
Noel_Gallagher



Kayıt: Jun 19, 2003
Mesajlar: 198
Nerden: Caught beneath a landslide

MesajTarih: Cum 25.06.2004 12:41    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1)Artık bu bölümden sonra Polat'ın(yani Ali'nin) Baron'un oğlu olduğunu anlıyoruz...Zaten fark ettiyseniz Safiye Ömer Baba'nın dükkanına geldiğinde konuşmuşlar ve konuşma bittikten sonra kamera Ali'nin resmine zoomlamıştı...Yani Safiye hiç fark etmeden ÖZ ABİSİNİN resmini yani Ali'yi gördü...

2)Ordaki kadın acayip ürkütücüydü...2 tane torununu aynı çatı altında olduğunu hissedince dellendi tabi...Yani Polat'ın ve Safiye'nin babaannesi ve Mehmet Karahanlı'nın annesi..
.
3)Aslan ile Baron'un önceden tanıştığını ve Baron'un önceden devlet için çalıştığını öğrendik...

4)Aslan Bey büyük bir akılsızlık yaparak Baron'un ve Kılıç'ın karşısına çıktı..hem kendisini ve hem Polat'ı resmen deşifre etti....

5)Aslan amcamız Hiram Abas gibi vuruldu...ki rahmetli Hiram Abas'ta MİT içindeki çekişmelerden dolayı ölmüştü...Hiram Abas yaşasaydı daha bu ülkeye çok hizmeti olacak ve Türk İstihbaratı'na çok faydalı adamlar kazandıracaktı...ki burdan Aslan'ın Hiram Abas olduğu anlaşılıyor..

6)2000'e Doğru dergisine çok iyi bir şekilde selam çakıldı...Zaten o sahnede 2005'e Doğru dergisini görünce yarıldım gülmekten..
.
7)Bence o rüya sahnesindeki çiftlik %100 Kuşçubaşi Eşref'in yani Aslan Bey'in dedesinin çiftliğidir...Baron'un soyu devam etmesinde diye Aslan Amca Baron'un öz oğlu Polat'ı kaçırdı...Zaten fark ettiyseniz Polat'ta babası gibi 3 defa hapşırıyor...hatta geçen sezon 3. bölümde sahilde Polat'la Aslan operasyonla ilgili detayları konuşurken Polat 3 defa hapşırmış ve Aslan Amca herşeyini halletlik bir tek şu 3 defa hapşırmanı engelleyemik demişti...ki Dün Aslan Baron'un bürosuna doğru giderken Baron 3 defa hapşırmış ve Aslan amca hala 3 defa hapşırıyorsun demişti..

8)Baron'la Kılıç kesinkez kardeş değildir...Zaten bir kaç bölüm önce ben Kılıç'la hapiste tanışmıştım demişti...
_________________
"I told Our Kid the band was shite, but he definitely had something as a frontman. Then I said, 'You either let me write the songs and we go for superstardom or else you stay here in Manchester for the rest of your sad lives...' "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Noel_Gallagher



Kayıt: Jun 19, 2003
Mesajlar: 198
Nerden: Caught beneath a landslide

MesajTarih: Cum 25.06.2004 15:30    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu arada Lord Of The Rings'deki Gandalf'ı Kurtlar Vadisin de Laz Ziya'yı canlandıran İstemi Betil'in seslendirdiğni biliyormuydunuz? Laughing
_________________
"I told Our Kid the band was shite, but he definitely had something as a frontman. Then I said, 'You either let me write the songs and we go for superstardom or else you stay here in Manchester for the rest of your sad lives...' "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
batu_han



Kayıt: Jan 24, 2004
Mesajlar: 238

MesajTarih: Pzr 27.06.2004 0:48    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kimse gerçekleri görmezden gelmemeli diyenler bence işin diğer kısmını da düşünmeli. Kurtlar Vadisinden sonra artan şiddet olayları bizim toplum sorunumuz değil midir? Üzerimizde oynanan oyunları görecez diye bi gün kimvurduya gidersek burada bi problem vardır. Bence bu forumda bu problemin çözülmesi için fikirler üretirsek daha hayırlı olur...
_________________
A.B.E.S.-Bass http://www.abes.cc
http://www.purevolume.com/abes
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
eup



Kayıt: May 14, 2004
Mesajlar: 619
Nerden: Ankara\Bilkent

MesajTarih: Pzr 27.06.2004 1:08    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

dostum keske bu dızıyı kaldırmak toplumsal sorunumuza care olsa en onde gıderım.artı baslık kurtlar vadısının yarattıgı toplumsal soruna careler degıl.memlekette hersey tıkırında kurtlar vadısı yuzunden psıkolojımız bozuldu.toplumsal sorun var oyle mı?

son olarak en onemlısı eger yukarda yazımı okuduysan dızının benım de tasvıp etmedıgım yonlerı oldugunu(asırı sıddet ıceren sahneler gec yayınlanmaması gibi) soylemıstım

en son olarak super onemlisi: televizyonda ızledıgı bır dızıden etkılenerek sıddet sacan vandalıst tavırlı ınsan tıpını sen zaten engelleyemezsın.yanı cakır olmazsa delı yurek olur olmadı baska bırını bulup kendıne bır ıdol yaratır.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Yahoo Messenger MSN Messenger
batu_han



Kayıt: Jan 24, 2004
Mesajlar: 238

MesajTarih: Pzr 27.06.2004 1:16    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben zaten dizi kaldırılsın demedim. Ben televizyonda pornoya da karşı değilim. Yeterki halk onu etkilenmeden izleyebilecek kapasiteye çıkarılsın anladın mı? Toplumsal sorun odur.
_________________
A.B.E.S.-Bass http://www.abes.cc
http://www.purevolume.com/abes
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
6nanik9
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Mar 24, 2004
Mesajlar: 415
Nerden: bursa

MesajTarih: Prş 01.07.2004 15:43    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Noel_Gallagher baron'un cavit çaglar olduğunu söylemişsin.Ama yanıldıgını düşünüyorum.Çünkü türkiye de cavit caglardan daha büyüklerde var.Mesala turkcell'in sahibi karamehmet.ben bursada oturuyom ve cavit caglarda bursada oturuyo adam burda onun bunun yalakası yani cavit caglar sadece olsa onun bunu yalakası olur.Arkadasımın babası onun baş koruması idi.Hiç boyle ozel adam tribinde degil.Yani baron olucagını sanmıyom.Zaten burda okul acılışlarına felan geliyo mafya babasının okul açılışında ne işi var?ben diziyi izlemem,millete izlemeyin derim ama bikaç şey bilirim mafyalar hakkında.
_________________
ne?Forum Kurallarına aykırı mıyım?eheuehe asıl bu forum bana aykırı,ha??geyik len sakın atmayın beni..yalvarırım,gözünüzdeki çapak olıyım..
Forum Kurallarıyla savaştım,forum kazandı!!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
6nanik9
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Mar 24, 2004
Mesajlar: 415
Nerden: bursa

MesajTarih: Prş 01.07.2004 15:45    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ben baron'un turkcell'in sahibi mehmet emin karamehmet(sanırım böyleydi?) oldugunu düşünüyom..
_________________
ne?Forum Kurallarına aykırı mıyım?eheuehe asıl bu forum bana aykırı,ha??geyik len sakın atmayın beni..yalvarırım,gözünüzdeki çapak olıyım..
Forum Kurallarıyla savaştım,forum kazandı!!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Noel_Gallagher



Kayıt: Jun 19, 2003
Mesajlar: 198
Nerden: Caught beneath a landslide

MesajTarih: Prş 01.07.2004 16:34    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kurtlar Vadisi'nde esrar perdesi aralanıyor...



Kurtlar Vadisi'nde esrar perdesi aralanıyor. Yönetmen ve yapımcı Osman Sınav, akıllardaki tüm soruları yanıtladı. Kurtlar Vadisi izleyicilerin merak ettiği bu konuları Akşam Gazetesi Osman Sınav’a sordu. Şu zamana kadar herkes konuştu bir tek Sınav konuşmadı ve tüm izleyici Sınav’ın ne diyeceğini merakla bekledi. Sınav dizideki Polat karakterinin tarikat üyesi olduğuna ilişkin iddialara sadece gülüyor. Bu durumu izleyicinin vicdanına bırakıyor. Söze sanırız son olaylarla başlamak gerekiyor. Ne oldu da bir anda Vadi karıştı: Tarikat iddiaları, komplo teorileri... Üstüne üstlük bir de sizin ani vedanız... Olay yaratacak bu röportajı haberin devamına tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kurtlar Vadisi gerçeği!



"Burası Kurtlar Vadisi. Burada sevdiği için ölür insan, yaşamak için öldürür..." İşte bu sözlerle girdi hayatımıza Türkiye'nin kült dizisi Kurtlar Vadisi.... Bir daha da hiç çıkmadı. Her hafta artan bir heyecanla milyonlarca insanı içine alıp, maceradan maceraya sürükledi. Ülkenin karanlık ve puslu vadisinde dönen dolaplardan, kirli çıkar ilişkilerinden, masum insanlara kesilen haraçlardan haber verdi. Bu yarı sanal, yarı gerçek imparatorluğun izleyicisiyle buluşmasını sağlayan kişi yapımcı ve yönetmen koltuklarının ikisine birden oturan Osman Sınav'dı. Ancak çektiği dizi gibi onun kafasından geçenler ve bağlantıları hep merak konusu oldu. Bazen çok gizli belgelere sahip olduğu, bazen de yarattığı hayal dünyasının kahramanlarının gerçek dünyadaki kişilikleri yansıttığı iddia edildi. O ise hep susmayı tercih etti... Osman Sınav ilk kez yüzünü gölgeleyen sır perdesini araladı ve diziyle ilgili tüm merak edilenleri açıkladı.



Türkiye'de her yıl, devam eden ya da yeni 70 civarında dizi başlar. Toplum tarafından konuşulan, sokağa taşan yapımın sayısı ise 5'i geçmez. İşte Kurtlar Vadisi ve Ekmek Teknesi gibi bu işi başarmış iki tanesinin yapımcısı benim. Böyle bir ortamda iki işe birlikte imza attığım dostlarıma dedim ki, "Arkadaşlar çok daha farklı hayallerim, projelerim var. Bu işler bana engel oluyor. Alın bunlara siz devam edin. Benim uluslararası bir sinema filmi projem var. Yeni işim için bana bol zaman gerekli. Gelin içimizden bir kardeş şirket çıkaralım ve bu işleri de size devredeyim. Ama ne zaman bana ihtiyacınız olursa daima yanınızdayım." Ardından da Raci Bey'le tekrar görüşmek üzere ayrıldık ama iki gün sonra basında bu olaylar yer aldı.

Yani ayrılık kararını bu haberlerin medyaya yansımasından önce mi vermiştiniz?



Dizinin bitiminden üç ay önce alınmış bir karardı bu... İnsanlar işte bu noktayı anlamıyor. Herkes "Böyle bir iş bırakılır mı, altında başka bir neden mi var?" diyor... Bırakılır... Nasıl mı? Ancak çok daha büyük hayaller için. Benim hayallerim var. Bu durumu anlayacak adamın benim kadar geniş bir persfektifi olması lazım. Çünkü kar marjının değil, hayallerin peşindeyim.

Gelelim Necati Şaşmaz'la başlayıp, bir anda tüm diziyi bir tarikatın parçasıymış gibi gösteren haberlere?



Haberin çıkacağını bir gün önce öğrendim. Hürriyet'ten böyle bir haber var diye Necati Şaşmaz aranmış. Onlar da beni aradı. "Olayın içeriği nedir?" diye sordum. Onlar da, 1991'de Ahmet Yesevi'yi anma törenleri sırasında devletin 100'üncü Yıl Kültür Merkezi'nde yine devlet erkanının katıldığı, üstelik de devletin o dönemki Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek'in desteklediği bir törene katıldıklarını ve sema yaptıklarını söylediler.

Olay farklı mı yansıtıldı demek istiyorsunuz?



Yani adamlar orada resmi törene katılmışlar. Ama haberi veren gazete olayı o kadar ürkütücü bir halde yansıttı ki... Kötü mü Türkiye'nin en sevilen dizisinin başrol oyuncusunun bir sema gösterisinde yer alması...

Ama asıl vurgu tarikat bağlantısınaydı...



Efendim bu nasıl bir tarikat. Biz düzgün bir insan bulmuş ve başrol vermişiz. O adamın da maharetleri varmış, bu harika değil mi? Böylesine değerlerine bağlı bir adamdan utanmak, kaçmak, onu suçlamak mı gerekir, şeref duymak mı? Bizim kültürel zenginliğimizde var olan, onu yansıtan bir gösterinin tarikatla, şununla bununla ne alakası var. Olayı saptırmamak, sapkın bakmamak gerekir. Ama bazılarının kafası yazık ki sapkın.

Necati Şaşmaz, haberlerin kendilerini karalamak adına çıkarıldığını söyledi.....



Olabilir. Ben ticari bir bağlantı adına bu durumu ahlaki bulmuyorum, böyle bir şeye de ihtimal vermek istemiyorum. Ama yakaladığımız reytingten birileri rahatsız olmuş olabilir. İşin üzücü yanı ise bu tür bir haberin basın tarafından "aaa ne acayip bir şey buldum" mantığıyla araştırmadan sürmanşetlere taşınmasıdır. Bunu vicdanlara bırakıyorum. Çünkü iş vicdana kalırsa biliyorum ki bizi sevenlerin vicdanları bazılarının tirajının bin kat üstündedir. Öyle bir durumda vicdan tirajında boğulabilirler. Onyargıları Baron'u bu noktaya getirdi Tarikat iddialarının ardından Baron karakterini canlandıran Zafer Ergin'in diziden ayrıldığını açıklaması, Sınav'ı kızdırmış.



Baron'un "ben diziden ayrılıyorum" açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?



Kendisiyle telefonda konuştum. Maalesef önyargıların insanları getirdiği nokta bu. Gazeteye bakıp, hiçbir araştırma yapmadan kendisine uzatılan mikrofona "Aaa ben bu karışık işlerin içinde olmam" demek olmaz. Dedim ki kendisine "Sen yıllardır Kültür Bakanlığı'nın elemanısın. O gördüğün resim de senin hizmet ettiğin kurumun bir etkinliği sırasında çekilmiş. Ve sen hiçbir açıklamaya mahal bırakmadan böyle bir söz söylemişsin. Arkadaşlarını bile dinlemedin... Biliyor musun bu bir provokasyondur. Üstelik bu ülke ne çekiyorsa provokasyondan çekiyor. Ve sen bilmez misin ki 70'li yıllarda bu provokasyonlar yüzünden her gün bir arkadaşımızı kaybediyorduk." Ben hem Deli Yürek hem de Kurtlar Vadisi'ni sadece bu ülkenin adalet duygusunun gelişmesi için yaptım. İkincisi insanlarımızın provokasyonları okuma yeteneğini geliştirmek için çabaladım... Beni en kızdıran da Baron'un kalem kırma sahnesinin altına "Kurtlar Vadisi'nin kalemini kırdı" şeklinde bir yazı yazılmasıydı. Yaratıcı yeteneğimin kötü bir amaç için kullanılması beni çok üzdü, bunlar küçük şeyler, basit hesaplar.

Siz Şaşmaz Ailesi'ni yakından tanıyor musunuz?



Elbette tanıyorum. Üstelik tanımaktan da şeref duyuyorum. Bundan gocunacak bir şey yok ki. Peki bu ayrılığın ardından Raci ve Necati Şaşmaz kardeşlerle aranızda bir küslük ve kırgınlık da olmadı öyle mi? Aynı durumu Kenan İmirzalıoğlu ile ayrıldığımda da yaşamıştım. Herkes hala merak eder, "sen bir star yarattın ama onunla yollarını neden ayırdın?" diye. Kenan'la da aramda kötü bir şey yaşanmadı. O benim kardeşim. Birisiyle yollarını ayırmak demek, illa kötü bir nedene dayandırılmamalı. Ama konusu sadece para olanlar bunu anlamazlar. Ne yapalım işte bu da benim farkım.

Bundan sonra dizide ne olacak, mesela Baron ya da Aslan Bey ölecek mi?



Artık işlerine hiç karışmayacağım. Onlar profesyonelce ne yapacaklarına karar verirler. Ama derler ki "Usta biz burada tıkandık. Senin tecrüben de bizden fazla, gel yardımcı ol" o zaman görüşümü bildiririm... Dizi Polat'ın Baron'un oğlu olduğu yolundaki bir ipucuyla tatile girdi. Baron ayrılırsa ipucu çöpe mi gidecek? Böyle bir yol yaratılıyorsa ordan bir şey çıkacak. Seyirci bazı şeyleri tahmin edebilir ama ne çıkacağını, olayın nereye gideceğini işin aslı ne ben ne de şu anki ekip biliyor. Sanırım dizinin geleceği yapılacak tatilin ardından ekibin bir araya gelip karar vermesiyle şekillenecek. Ama finaldeki düğüm boş yere atılmadı. Belki de açılması 30 bölüm sürer, bunu ben de bilemem.

Sizin tasavvufa bakışınız nasıl, ne kadar ilgilisiniz?



Kültür aidiyeti ile bir örgüt ya da oluşuma aidiyet ayrı şeylerdir. Bu ülkenin kültürünü seviyorum, çünkü bu toprakların çocuğuyum ben. Dolayısıyla aklım erdiği kadar yaptığım işlerde bundan insanları istifade ettirmeye çalışıyorum. Bunun yanlış bir tarafı var mı? Bu ülkeyi; bu kültürü yaratan insanlar kurmuş. Hacı Bektaş-ı Veliler, Mevlanalar, Yunus Emreler kurmuş. Onları insanlara tanıtmamalı mıyım... Şimdi kaç kişi bilir Hacı Bektaş-ı Veli'nin Osmanlı'nın Yeniçerisi'ni kurduğunu. Bir köşeye oturmuş pinpirikli, sadece şiirler okuyan bir adam değildi ki... Ben böylesi bir deryanın zerresini ancak biliyorum. İnanç konusuna gelince herkesin inancı kendinedir, en başta Müslümanlık insanın kişisel gelişimini sağlama ve güzel ahlaklanma seyridir. Bunun "Siyasal İslam" diye yeni birtakım tanımlamalarla kirletilmemesi lazım. Kaldı ki biz Türkler tarih boyunca şeriat rejimiyle yöneltilmemişizdir.

Neden tarikat haberleri dizinin ekrana veda ettiği günün hemen arkasında yayınlandı?



Tabii öncesinde yayınlamazlar, çünkü reytingler o zaman yüzde 100 olurdu. Belli ki önceden hazırlanmış ama bekletilmiş bir haberdi. Bana "dosya nereden geliyor?" diye soruyor medya, ama görüyorsunuz bana değil galiba başkalarına dosya geliyor.

Medyaya yansıyan haberler dizinin reytingini olumsuz yönde etkileyebilir mi?



Bu asla olmaz. Hatta artırabilir. Çünkü haberin çıktığı gün Necati Bey Ankara Havaalanı'nda hayranlarının akına uğramış. Üstelik o izdihamda hayranları gazetenin üzerindeki fotoğrafına imza attırmışlar. O da imzalamış... Bizim izleyicimiz doğruyla yanlışı ayırabilir. Ve bu diziyi yürekten sevenler dış etkenlerden kolay kolay etkilenmez.

Kaynak: Akşam Gazetesi
_________________
"I told Our Kid the band was shite, but he definitely had something as a frontman. Then I said, 'You either let me write the songs and we go for superstardom or else you stay here in Manchester for the rest of your sad lives...' "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Noel_Gallagher



Kayıt: Jun 19, 2003
Mesajlar: 198
Nerden: Caught beneath a landslide

MesajTarih: Prş 01.07.2004 16:56    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İşte Gerçek Kurtlar Vadisi: Büyük Klüp

Susurluk'a göre Kurtlar Vadisi'inde kim kimdir? başlıklı yazımdan sonra okuyucularım bugünkü Türkiye'ye hakim gerçek Kurtlar Vadisi'ni yazmam için yoğun taleplerde bulundular. Öncelikle aysbergin yüzeyinde gözükenin Susurlukta belirginleşen mafya-siyasetçi-iş dünyası şeytan üçgeni olduğu artık cümlealemce biliniyor. Bu nedenle aysbergin görünmeyen dev kütlesinde yer alanları deşifre edeceğim. Derin Devlet-Derin Mafya-Derin Sebataycılar üçgeni ilişkisi hiç yazılmadı bugüne kadar. Eski İçişleri Bakanı Saadettin Tantan, eğer zorla istifa ettirilmesiydi ' Gümüşsuyu çetesi!' olarak simgelediği ' Büyük Klüp', yani ' Manevi Cihazlanma Teşkilatı'nı deşifre edecekti.

Gerçek Kurtlar Vadisi'inde Sebataycıların yönetici, mafya konumundaki altdakilerin gü*** keçisi, sıradan işçi olduğunu pek az insan farkedebiliyor. Soner Yalçın ' Efendi' adlı kitabını boşyere yazmadı. Bu kitap; çifte dinle ve kimlikle yaşadıkları için su yüzüne bugüne kadar çıkamayan, hain, dönek damgası yemekten korkan ülkemizin gerçek yöneticileri Sebataycıların, Türkiye'nin AB'ne bağlanan umutlarıyla paralel su yüzüne çıkma girişimidir. Bu vitrini hazırlamak Yalçın'ın deyimiyle ' dincilere' bırakılamazdı. Artık herkes onlardan saygı ve korku ile bahsetmeliydi; şapka çıkarmalıydı. Yalçın'ın gayretkeşliği bu yüzdendi. '20. yüzyılda Yahudiler iki devlet kurdu biri Türkiye, diğeri İsrail'dir' diyen Sebataycıların ülkemizde kurduğu gerçek Kurtlar Vadisi'ni okumaya hazır olun...
Derin devlet konusunda 'Milli Stratejik Konsept' adlı bir kitap yazan ve Çevik Bir tarafından mahkemeye verilip beraat eden eski MİTci akademisyen dostum Doç. Dr. Nurallah Aydın'ın anlattıkları aslında 'off the record' idi. Artık yazmak zorundayım. 33. dereceden mason olan Süleyman Demirel'in en önemli özelliği MİT'de Aydın gibilerle sivil yapılanma kurabilmesiydi. Demirelle birlikte Aydında tasfiye edildi; zaten anlattıkları intikam içindi. Sebataycıların 'bizdendi' diye sahiplendiği Atatürk, mason localarını kapatmıştı ve komunist yapılanmalarına göz açtırmamıştı. Selanik'ten ülkemize getirdiği çoğunluğu yüksek eğitimli ve paralı Sebataycıların Türkiye cumhuriyeti ve inkilaplarının çekirdek kadrosu olduğu doğru bile olsa Atatürk'ün ucu dışarıda olan yapılanmalara soğuk yaklaştığı inkar edilemez. Zaten Türkiye'nin gerçek Kurtlar Vadisi, Atatürk'ün ölümünden sonra TL'ye resmini bastıracak kadar hoyratlaşan İsmet İnönü'nün hediyesidir. Eşi Mevhibe Sebataycıdır aynen Bülent Ecevit'in eşi Rahşan gibi. SebataycıYakup Kadri, Halide Edip, Fatih Rıfkı Atay, Ahmet Emin Yalman, Abdi İpekçiler den bugüne geldiğimizde bu entellektüel misyonu taşıyan Orhan Pamuk gibi kalemler, bizi hep bizden uzaklaştırdı. Bir yandan kültürel yozlaşma bir yandan asıl güçlerini barındıran iş dünyasıyla ortaklaşa ülkemizi sömürdüler. Siyaseti onlar belirledi ve ek olarak medya-mafya-asker-bürokrat bağlantılarını kullanarak demokrasimizin acı tarihine düşen dört askeri darbeyi onlar fişekledi.

Nurallah Aydın'ın dilinden işte müthiş gerçekler: Derin devlete alnı secdeye değeni almazlar. Hiyerarşik bir yapılanmaya sahip gizli örgütlenme 4000 kişiden oluşur. İş adamı, gazeteci, asker, akademisyen hepsi saygın güya laik Kemalist büyük bir gizli örgüttür. Askerler sanıldığı gibi Konsey'de çoğu zaman başkan değildir, üyedir. Emekli olduktan sonra büyük holdinglerde danışman sıfatıyla yüksek maaşa bağlananları araştırırsanız kimler olduğunu bulursunuz. ( Korkmaz Yiğit'in danışmanı Güven Erkaya ve Cavit Çağlar-Hayyam Garipoğlu'nun danışmanı Teoman Koman, Fenerbahçe Cumhuriyet'inden Atilla Kıyat gibi F.A.) Bu askerler TSK'yı temsil etmesede öyle görülür. Tüm MGK Genel Sekreterleri( Nuretin Ersin, Tuncer Kılıç gibi F.A.) ile derin devlet arasındaki askerler arasında direk ilişki olması düşündürücüdür. İlk defa Çevik Bir Genelkurmay 2. Başkanı olarak bu hiyerarşiyi bozdu ve başkanlığa adylığını koydu. 28 Şubatta aşırı çaba sarfetti. Esasen kararı verecek Konsey'in gizli başkanı Anadolu kaplanlarına savaş açan İstanbul dükalığının patronu, ülkemizin en zengin -Holdinginin sahibi Koç'tur.( Koçların yanısıra, Sabancı, son yıllarda Karamehmetler, Kamuran Çörtük, Uzanlar, Ayhan Şahenk- Doğuş Grubu, Eczacıbaşıoğlu, Ulusoylar Konseyde temsil edilir. F.A) 28 Şubat irticaya karşı mücadele değil İstanbul dükalığına karşı ekonomik mücadele başlatan Anadolu kaplanlarını kafese sokma darbesidir. 5000 şirketin önü yeşil sermaye diye kesilmiştir. Bu grupların gazeteleri, derin devletin 28 Şubat operasyonunda provakyonculuk yapmıştır. 28 Şubatla derin devlet, askerleri kullanarak Anadolu Kaplanı denilen ülkenin gerçek sahibi dindar kesimleri sindirmiş, Sebataycı sermayeyi rahatlatmıştır.

Derin devletin liberal gazeteleri Hürriyet, Milliyet; sol eli Cumhuriyet kirli tettikçi sol eli Aydınlık, kirli sağ eli ise kendileri bilmesede Akit-Vakittir. Derin devletin gazetecileri tetikçilik yapar, ancak Uğur Mumcu gibi ileri gittiği için kalemi kırılanlarda olur. Bir dönem Sebataycı Güneri Civaoğlu parlatılır, bir dönem Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan, Fatih Altaylı tetikçilik yapar. 28 Şubatda olduğu gibi bir dönem gelir Sebataycı Dinç Bilgin'in gazetesi Sabah'ın manşetlerini Sebataycı Çevik Bir sabah veya öğle toplantılarına katılarak atar. Hürrüyet ve Akit'in bazı manşetleri taraflarından hazırlanır; biri gerer, diğeri tetiği çeker. Ülkücülere 1980 sonrası mafya görevi verilir ve yurtdışında suikastlar, darbeler ihale edilir. MİT'in derin adamları onları gizli operasyonlarda kullandığı için mutludur; ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayarak istihbarat yaparlar. Sebataycılar, hoşlanmadıkları Mehmet Eymür-Hiram Abbas ikilisinden Mehmet Ağar- Şengal Atasağun ikilisine bayrağı darbe ile devrederek yeni bir sayfa açarlar. Bu nedenle Susurluk'ta Abdullah Çatlı, daha sonra Yeşil tasfiye edilir; kullanılan eski tetikçiler Oral Çelik, Abdullah Argun artık yetim kalmıştır; vatanı için çalıştığını sanan aşırı heyacanlı sonuçta hep kullanılarak paçavra gibi bir kenara atılmışlardır. Oysa bir dönem kara ticaret onlarla yürütülürdü, ancak nedense cepleri hep boştur. Mehmet Ağar, geleceğin parlayan gülüdür.

Akademisyenlerde bu gruptadır, hata yapanın kalemi kırılır( Necip Hablemitoğlu gibi verilen görevde sapla samanı karıştıranların kalemi kırılır; düştüğü bataklıkta batar. F.A.) Konseye üye 'Derin Akademisyenler' Atatürk ve laikliğin arkasına saklanarak ülkenin gerçek sahiplerinin önünü irtica safsatası ile tıkarlar. Başörtüsü, YÖK, İmam Hatip krizleri bir şal gibi Konsey ve örgüt ortakları Sebataycı vurguncuların soygunlarını gündemden düşürür, üstünü örter. Ülkenin bankaları hortumlanırken gürültü çıkartırlar ve dikkatleri başka tarafa çekerler. Bankaları hortumlayanların çoğu Sebataycıdır ve derin devletin bilgisi dahilinde olmuştur. Eğer derin devletin mafya kasası, tefeci Yahudi Nesim Malki öldürüldüğünde İsrail'in 2 milyar doları kaybolmamış olsaydı, Kurtlar Vadisi bu denli karışmayacaktı. Mossad seri suikastlarla tahsilata başlamasa idi ne Türkbank skandalı ortaya çıkar, nede bankaların hortumlandığını kavrayabilirdik. Çakıcı- Yiğit- Mesut Yılmaz-Güneş Taner bağlantıları saçılırdı. Mossad, para derdine kendi ayağını vurmuştu. Bu ülkenin 50 milyar dolarını bankalarda batıranların arkasında gizli bir örgüt yapılanması aranmalıydı. Derin devletin haberi olmadan bu kadar soygun yapılamazdı. Bazılarına göre bu gizli örgütün adı Ergenekondur. Diğer tanımıyla NATO üyesi ülkelerde CIA tarafından kurdurulmuş Gladio. Yalnız tek farkı Mossad'ın katkılarıyla örgütlenme Sebataycı eksenli Masonik bir temelde gelişmişti. Çıkarları için sağ el veya sol el farketmiyordu. Logosunun yanında 50 yıldır takiyye yaparak ' Türkiye Türklerindir' diyen gazete medyadaki ana üsleriydi; dolayısıyla Koç Grubu'nun çıkarları Türkiye'nin çıkarlarından önce geliyor. Kemalizm ve laiklik oyuncaklarıyla Sebataycı örgütlenmeye karşı çıkanlar yok ediliyor veya sindiriliyor.

Bir ahtapot gibi kolları olan bu örgütün ülkemizdeki yasal adı 'CIRCLE D’ORIENT'- 'Büyük Klüp. İngilizce isminde geçen ' Circle' aynı zamanda Tapınakcıların yurtdışındaki yayın organının ismidir. Siyonizm, Sabataycılar ve Tapınak Şövelyeleri arasındaki gizli bağlantı Siyonist Tapınağı Tarikatı'na kadar uzanır. Üstadı azamlarının ünvanı ' Denizci'dir. Güven Erkaya'nın bir dönem başkanlığını yürütmesi sadece eski Deniz Kuvvetleri Komutanı olmasından kaynaklanmamaktaydı. Emekli deniz oramiralı ve 12 Eylül sonrası başbakanlık yapan Bülent Ulusu, uzun süre Büyük Klüp'ün başkanlığını yürüttü, halen üyedir. Onun döneminde üye olan meşhurlar arasında babasından misyonu devralan Mehmet Ağar ve Beşiktaş'ın efsanevi başkanı Süleyman Seba sayılabilir. Seba, emekli olmadan önce MİT'in İstanbul Bölge Müdürüdür. Ünlü mafya babası Aladdin Çakıcı, Ulusu döneminde üye kabul edilir. Çakıcı, ülkenin en büyük uyuşturucu ve silah taciri Dündar Kılıç'ın damadıdır. Sebataycıların kullandığı mafya kolunu temsil etmektedir. Kara para onlardan sorulur. Hakkındaki onca delile rağmen beraat ettirilir. Çakıcı, bu ülkede devletin adamı olarak derin devlete çalışan en derin adamdır. Konuşursa alem karışır. Bu nedenle devlet eliyle kaçırılır. Sinan Engin sadece talimatı yerine getirmiştir.

İngilizcesiyle "MORAL REARMAMENT-MR", Türkçesiyle "MANEVI CİHAZLANMA TEŞKİLATI" nın kökleri dışardadır. Tapınakcıların, zuhruna vesile oldukları Protestan mezhebinin bağlısı (Lutheryan) Amerikan Pastor’u Frank Buchman tarafından, 1929’da "Oxford Group" olarak tesis edilir. Buchman daha sonra, İngilterede EVANJELİK olur; yani Bush oğlu Bush’un, "Yeni Dünya Düzencileri"nin mezhebine duhul eder!.. Bu derneğin Türkiye şubesi Beyoglu’ndadır. Hatta oranın bir sokağında, "Asmalı Mescid vardır; aynı sokakta, "B’NAI B’RITH-AHDİN KARDEŞLERİ" teşkilatı, "FAKİRLERİ KORUMA DERNEĞİ" adı altında faaliyet göstermektedirler. İşte bu sokakta, "MANEVİ CİHAZLANMA TEŞKİLATI" da faaliyete başlar. "Toplum faydasına dernekler" listesinde olup, vergiden muaf ve üste "bütçe"den para da alan bu -bu iki- derneğin kurucu başkanu, -mini mini vali" Prof. Dr. FAHRETTİN KERİM GÖKAY'dır... 33. dereceden mason olan bu adamın, Göztepe-İstasyon durağındaki köşkü teşkilatın toplantı yeri idi; şimdi dikkat, bir başka toplantı yeri ise İSMAİL AĞAR’ın, Kadıköy’deki köşkü... Bu adam, 60 ihtilalinde idam edilen F. R. Zorlu’nun da akrabası ve Ayasofya'nın Ortadoks ibadetine açılmasını istiyor. Heybeliada'daki Ruhbani okulunun açılmasıyla istekleri durulmayacak.

Bu teşkilatın bir diğer üyesi ise, HAZIM ATIF KUYUCAK;bu adam, "Supreme Konsul'de Türküye Masonlarını temsil eden iki kişiden biri; diğeri de "Ceza"cı meşhur dönme Sahir Erman... Kuyucak, "Nur Locası"nın da Üstadı olan bir Mason; "Avrupa Birligi"nin "sevdalısı" biri... Celal Bayar, Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, İ. Sabri Çağlayangil, bunun "altında" olan adamlar... Bu "Manevi Cihazlanma Teşkilatı"nın bütün üyeleri aynı zamanda 'Büyük Klüp'ün üyeleri...

Bu BÜYÜK KLÜB’e kimler üye... Gündüz Kılıç, Bülent Ulusu, Cevher Özden (Banker Kastelli) Ali Rıza Çarmıklı, A. Emin Yalman, (Tek Dünya Fikrini Yayma Cemiyeti"ni dahi kurmuştur.), Ömer Çavuşoğlu, -kardeşi- Nazlı Ilıcak ve kocası Kemal Ilıcak, Nejat Eczacıbaşı, Sabri Ruso, Duran Kalkan, (99’a kadar 13 sene başkanlığını yapmış), Çetin Emeç, Ahmet Fevzi Ellialtıoğlu (devşirme, babalarından biri Yeniçeri Ocağının "56. Ortası"na mensub), Sadettin Bilgiç, Gazanfer İlge, Atalay Coşkunoğlu, Yuda Leon Cukran, Mehmet Emin Karamehmetler, Ümit Aslan Utku, Nejat Tümer (emekli Oramiral), Enver Necdet Egeran (Muhteşem Salomon’a "Mason değildir" belgesi veren TPAO’nun yıllarca başında oturmuş adam) Başaran Ulusoy, Selçuk Maruflu, (ANAP’lı, "Arı Grubu", "Finans Klüp" ve "Mülkiyeliler Birliği" üyesi, DPT ve Eximbank’ta uzun süre çalıştı.) Raif Dinçkök, Adem Ceylan (meşhur Ceylan Holdingin "para işlerine" bakan üyesi, bu aile eski İstanbul Emniyet Mdr. Hasan Özdemir ile eski Mly. Bkn. Masum Türker’i parmaklarında oynatırlar ve "iş" takibi yaptırırlardı) Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, Şerif Egeli vesaire...

Hafızanızı tazeleyeyim, Büyük Külüp’ün ismi, "Susurluk" meselesinde de geçmiş, hatta Başkanı Duran Kalkan gizlice giderek ifade bile vermişti. Derin devletin iki Yalçın’ını (Küçük ve Soner’i) Sebataycılarla ilgili yazdıkları kitaplarda "maksatlı" bulmamın sebebi, "Geyik" muhabbeti ile kulaklarına üflenen malumatları "deve" yapmaları ve bu sayede de Kemalist Oligarşi’nin hayatta kalması için "saf müslüman avına" çıkmaları... Bu ülkenin sahibi Sebataycılar diyerek aba altından sopa gösteriyorlar.

Büyük Külüp’ün 2003 tarihli yönetim listesini isteyenlere sunuyorum. Bunun temininde İstanbul Sevi’nin (Sandal’daki) katkısı mevcut, müteşekkirim.

"BÜYÜK KÜLÜP" İDARI HEYETI YÖNETİM KURULU: BAŞKAN: DURAN AKBULUT Sanayici, GÜNDÜZ KAPTANOĞLU Armatör, Türk Armatörler Birliği Koop. Bşk. ERCAN TARGAY Bankacı TEVFİK ALTINOK Hazine ve Dış Ticaret Eski Müsteşarı M. OKAN OGUZ Sanayici, İhracatcı (TİM Eski Başkanı) RIDVAN KARTAL Avukat, Ekonomist, Armatör YAĞIZ DAĞLI Hukukcu, Uluslararası Av. Birliği Yön. Kur. Üy. ERGUN EREZ İnş. Müteahhidi FERİDUN PEHLİVAN 19. ve 20. dönem Bursa Milletvekili MEHMET ÖZCAN Sanayici NURİ BAYLAR İşadamı

YEDEK UYELER: PERVİZ ZEKIOĞLU Sanayici O. TAYLAN KENDİRLİ Ekonomist ÇETİN YENTUR Bankacı İNAN ŞEFKATLİOĞLU Sigortacı HANDE YILMAZ İhracatcı MURAT NUMAN ERDEM Ekonomist NEVHAN GÜNDÜZ Işletmeci

BALOTAJ KURULU: ALİ RIZA ÖZKAN Sanayici METİN SELÇUK Bankacı, Halkbank Eski Gn. Md. Yard. AHMET MALAZ Sanayici MEHMET SEREN DİNÇLER Avukat AHMET BEDRİ İNCE Armatör KOPTAGEL İLGÜN Prof. Dr. Eski Başhekim SELCUK GÖKÇE İhracatcı HASMET OLGAÇ Kimya Mühendisi MELİH TAVUKCUOĞLU Müteahhit RIZA DEDEHAYIR İşadamı AHMET ÖZBİLGE Yönetici ADEM CEYLAN Sanayici MİSEL GÜLÇİCEK Sanayici BURHAN SARGIN İşadamı UGURMAN YELKENCİOĞLU Yönetici, Tofaş Eski Gen. Md.

YEDEK UYELER: SERPİL BAĞRIAÇIK Ekonomist COŞKUN BEKAR Gümruk Müşaviri EM