Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
demokrasi demek sadece çok partili rejime geçmek demek değildir.menderesle de türkiye demokrasiye değil çok partili rejime geçmiştir sadece. bu laf medyada kasıtlı olarak yanlış kullanılıyor. türkiye hiçbir zaman demokratik bir olmayı başaramadı henüz.
bugünkü sistemi iyi analiz eden birisi türkiyenin sadece tek kişi diktasından çoğunluk diktasına geçtiğini görür. daha ötesi değil. _________________ I keep my eyes wide open all the time
I keep the ends out for the tie that binds
Because you're mine, I walk the line
demokrasi demek sadece çok partili rejime geçmek demek değildir.menderesle de türkiye demokrasiye değil çok partili rejime geçmiştir sadece. bu laf medyada kasıtlı olarak yanlış kullanılıyor. türkiye hiçbir zaman demokratik bir olmayı başaramadı henüz.
bugünkü sistemi iyi analiz eden birisi türkiyenin sadece tek kişi diktasından çoğunluk diktasına geçtiğini görür. daha ötesi değil.
Demokrasi zaten çoğunluk diktasıdır bence. Nereden bakarsan bak böyle. Ha olmaması gerekir tabi ki. Gönül ister ki bütün kararlar uzlaşı ile alınsın, her şey güllük gülistanlık olsun. Ama bu sadece rüyalarımızda olacak bir şey ne yazık ki. Demokrasi konusundaki fikrim daha iyisi bulunana kadar en iyisi bu. Türkiye'deki demokrasi daha iyi yerlere getirilebilir tabi ki. Mesela millet vekili adaylarının tepeden inme belirlenmesinden hiç hoşnut değilim ben. Ama ne olursa olsun istediğim bir adayı başbakan yapabiliyorum ve bu bir demokrasidir..
ABD'de savaş karşıtları Bush seçilip savaş çıkarttığı zaman bu demokrasiye aykırıdır, bizim de söz hakkımız olmalı, bu çoğunluk diktasıdır dediler mi? Hayır. Çoğunlukla seçilmiştir, demokrasi gereğince yapabilir dediler, Obama gibi savaş karşıtı bir başkan adayını getirdiler şimdi rakip olarak ve muhtemelen kazanacak(Irak'tan çekileceğini sanmıyorum o ayrı). Ne Bush'u devirmek için darbe planları yaptılar ne de ayak oyunları.
Düz mantık diyene pis dalarım _________________ Dört yanım akıllı bir "ben" deli..
o sence öyle. artı basbaya düz mantık. amerika örneğinin zaten zerre alakası yok. savaş kararının nasıl alındığını incelemeni tavsiye ederim. neyse esas konu o değil...
demokrasi çoğunluk diktası demek değilir. öyle olup olmadığı veya hayal olduğu (ki değil) önemli değildir. çoğunluk diktasına en güzel örnek hitler almanyasıdır.
senin fikrinin tam tersidir demokrasi. bir parti kendisine oy vermeyenlerin hakkını savunduğu kadar demokratiktir. bunu avrupada demokrasinin gelişimini okuyarak anlayabilirsin. hiç de hayal değildir. çünkü avrupa ve japonya bugünkü noktasına bu şekilde gelmiştir.
biz çoğunluz kardeşim anayasaya aykırı bile olsa biz istediğimiz yaparız bizi kapatamazsınız demek demokrasi falan değildir. kimse kimseyi kandırmaya çalışmasın bir zahmet.
iddia ettiğin gibi istediğin adayı başbakan yapabilmen demokrasi değil cumhuriyettir. bu kadar yanlış anlam ile doğruya varılmaz. cumhuriyet başka şey demokrasi başka şeydir.
kadını sosyal yaşama entegre edememiş, toprak ağalarını yokedememiş, etnik farklılıkları özümseyememiş bir toplum zaten demokratik değildir. bu toplumdan çıkacak partiler de otomatikman demokratik değildir, o partilerin kurdukları hükümetler de demokratik değildir. isterse 1000 tane parti olsun, farketmez. çünkü 1000 tane yanlışı toplasan 1 tane doğru etmez. _________________ I keep my eyes wide open all the time
I keep the ends out for the tie that binds
Because you're mine, I walk the line
Dostum cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının ne olduğunu bir daha okumanı tavsiye ediyorum sana. Irak da bir cumhuriyetti, seçim de yapılıyordu hatta ama demokrasi yoktu orada.
Katılıyorum. Karşıt görüşe değer verdiği kadar demokrattır bir parti. AKP'nin sıkıntılarından biri bu. Karşısındakini dinlemiyor. CHP de dinlemiyor ya. Hatta Türkiye'de kimsenin kimseyi dinlemediğini bile söyleyebilirim:D Avrupa birliğine girmek bu yüzden bu kadar önemli. Kafa yapısı değişecek o zaman. Zaten Türkiye'yi almamak için binbir dereden su getiriyorlar, balıklama atladılar bu davaya..
Anayasa kutsal bir kitap değildir. Değiştirilebilir. Zaten meclis o yüzden var. Yani anayasa değişikliğinin nasıl anayasaya uygun olması bekleniyor anlamıyorum. Değiştiriyorsun işte tabi ki uygun olmayacak.
Değişmez maddelerin daha önce nasıl değiştirildiğini de bir okumanızı tavsiye ederim. Ama şimdi buradan anlaşılmasın ki ben istiyorum laikliği çıkaralım, şeriat gelsin öcü böcü. Oldukça laik bir insan olduğumu düşünüyorum.
Peki ülke yazdığın durumdaysa eğer ne yapmak gerekir? Partileri kapatalım, halkı bilinçlendirelim, sonra tekrar mı açalım? Ne yapalım? _________________ Dört yanım akıllı bir "ben" deli..
akp yi kapatalım, sonra bi seçim yapalım. halk yarım yamalak istemeyerekde olsa birilerini seçsin. sonra 3-5 seneye kalmaz ekonomik kriz vursun, millet süründükçe sürünsün. sonraki seçimde akp gibi başka bi parti gene büyük oy farkıyla iktidarı alsın. 3-5 seneye onuda kapatalım vs vs...
bu kısır döngü gider!'mi? naaaahhhhhh diyorum (gitmez anlamında)
Kayıt: Oct 30, 2006 Mesajlar: 2124 Nerden: AXLİSTAN
Tarih: Sal 01.07.2008 21:52 Mesaj konusu:
Sonra ki partide kömür, yiyecek (!)... gibi şeyler dağıtırsa, kesin iktidar olur. _________________ Yeni bir discman istiyorum. Eskisi sizlere ömür. Mümkünse sony olsun.
CrestFalleN_
yahu ne avrupa birliği yaa. azıcık bakın şu avrupaya. daha yeni, avusturyada iktidara gelen faşist hükümeti, tüm el birliğiyle alaşağı etti. senin yanlış mantığına göre avrupada da demokrasi falan yok, biz en iyisi afrika birliğine falan girelim, demokrasiyi oralarda arayalım.
artı, anayasa konusunda da yazdıkların çok alakasız. şöyleki, kimse anayasa değiştirilemez demiyor zaten. anayasa değişir (avrupada nadiren değişir) ama bazı maddeler vardır ki bunları değiştirmek anayasanın kendi varoluş ilkesine aykırıdır. sen %47 oyun var diye başkenti istanbul yapabileceğini mi sanıyorsun? bayrağın renklerini değiştirebileceğini mi sanıyorsun?
neyse yazmayacağım daha fazla, gerek yok.
gorona_garleli
bırakın bu ekonomik kriz ayaklarını, bugün borsa 33bine düştü sebebi akpnin kapatılıyor olması mı?
bu kadar cari açık veren bir ülkenin kriz yaşamadığı görülmüş mü? kriz hala çıkmadıysa akpnin sürekli sattığı devlet işletmeleri sayesindedir. ama koca denizi kuruttular.
1994 ve 2001 krizlerinin asıl sebebinin sevgili özalın bankalar yasası olduğunu, anayasa fırlatmayla falan çok alakalı olmadığını biraz araştırma yaparsan görürsün.
geçin bu ayakları. _________________ I keep my eyes wide open all the time
I keep the ends out for the tie that binds
Because you're mine, I walk the line
ne yapacağız peki devrim yapıp..eğer güzel şeylerse ben de katılırım. _________________ o elinde tuttuğun küçük şeye dikkat et;çünkü o elinde tuttuğun büyük şeye dikkat et.
akpnin seçimlerde yaptığı şikelerden birine bizzat tanık oldum.
seçimlerde görevliydim ben ; hacettepe üniversitesi beytepe kampüsündeki sandıklarda.sabah gerekli işlemleri başlayıp sandığı mühürlemeden önce tuvalete gittiğimde akpye basılmış iki çuval hazır oy buldum(daha başlamamıştı oylamalar saat sabahın sedi buçuğu).güvenliğe haber verdim ve çuvallar götürüldü.sonrasında ne oldu bilmiyorum.
bu sadece bir kısmı olayların.ve farkedilen kısmı.kimbilir daha farkına varmadığımız neler yaptılar.
Aslında bu olayı bir şekilde kendin kayıt altına almalıydın. Gerçi o da çok zor iş... Ancak eğer bu doğruluğu kanıtlanabilir bir bilgi olsaydı (yalan söylüyorsun demiyorum sakın yanlış anlama) büyük olay olurdu. 2 çuval oy nedir yahu! _________________ Satılık Kutusunda, açılmamış Seymour Duncan SH-6
Kayıt: Oct 09, 2003 Mesajlar: 2481 Nerden: Efem? Ada manzaralı evimden söylemesi ayıp
Tarih: Pts 07.07.2008 23:27 Mesaj konusu:
Akp nin ilk iktidara geldiğinde çöplüklerde yanan oyları ne çabuk unuttunuz yahu Direk tv nin biri haber yapmıştı. _________________ Meclisler biz karakoyunları düşünür mü? Vatan kurtaranlar arkamızdan ne söylerler! Bu Baltaya Sakın Sakın SAP OLMA!
Kayıt: Oct 25, 2006 Mesajlar: 696 Nerden: belli olmuyor ya...
Tarih: Sal 22.07.2008 21:25 Mesaj konusu:
davada sona yaklaşıyoruz,akp'li bir bakanın dediği gibi ''galiba kapatılacak'' ülkemiz için hayırlısı... _________________ Hiç Kimsenin Ümidini Kırmayın,Belki de Sahip Oldukları Tek Şeyleri Odur.
ABD VE AB NİN BİZİM İÇ İŞLERİMİZE NASIL KARIŞTIĞINI VE BU ÜLKEYİ KENDİ MENFAATLERİ DOĞRULTUSUNDA NASIL YÖNLENDİRME GAYRETİ İÇİNDE OLDUKLARINI GÖSTEREN BİR HABERİ AKTARIYORUM..BUNU İYİ OKUYUN ARKADAŞLAR...
Kutsal inekler sorgulanıyor!
Newsweek dergisi, Ergenekon davasını yorumladı
Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkındaki davayı görüşmeye başlaması hemen öncesi Batı basınında Türkiye’de “demokrasi yargılanıyor” yorumları yapılıyor. Prestijli Newsweek dergisi, Anayasa Mahkemesi’nin AKP’yi kapatması halinde “tehlikeli bir iktidar boşluğu”nu yaratacağı”nı savunduğu analizinde “Ankara’daki siyasi sahne gerilimle dolu. Mahkeme ve Kemalist destekçileri için en tehlikelisi, AKP’yi yasaklamaya çalışmanın geri tepebilmesidir” yorumunu yaptı.
Newsweek dergisi, son sayısında Owen Matthews imzalı, “Demokrasi Yargılanıyor” başlıklı bir haber analizinde Anayasa Mankemesi’nin AKP’yi yasaklaması halinde neler olacağı sorusuna yanıt aradı.
AKP’nin “gizli bir İslamcı gündem” ile suçlandığını, davayı eleştirenlerin, “yargı darbesi” nitelemesini yaptıklarını kaydeden dergi, “Suçlamaların dayanıksızlığına karşın mahkemenin partiyi beraat etmesi beklenmiyor çünkü bu, davayı ele almayı kabul eden yargıçlar için küçük düşürücü bir geri adım anlamına gelir” yorumunu yaptı.
Kararın Ağustos ortasında beklendiği kaydedilen yazıda “Türkiye, şimdi tasavvur edilemeze doğru yöneliyor” dedikten sonra şöyle devam etti:
“Partiyi kapatma ve önde gelen üyelerine siyasi yasağın getirilmesi, siyasi krize yol açar, ülkeyi lidersiz bırakır ve tehlikeli bir iktidar boşluğu yaratır. AKP kurucuları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Batı’da çok sayıda dostu olan yüksek profilli küresel şahsiyetler.”
ABD’li dergi, Erdoğan ve Gül’ün “düşürülmesi”nin AB ve Afganistan, İran, Irak ve Suriye gibi zorunlu bölgelerde AKP’nin desteğine güvenen ABD’den büyük bir tepki geleceğini, Türkiye’nin AB’ye katılma çabalarına daha da zarar vereceğini de savundu.
-“AVRUPA’NIN TÜRKİYE’YE GÜVENİ CİDDİ EROZYONA UĞRADI”-
“Avrupa’nın Türkiye’ye olan güveninin ciddi bir erozyona uğradığı” iddiasına yer veren dergi, şunları yazdı:
“Ankara’daki siyasi sahne gerilimle dolu. Mahkeme ve Kemalist destekçileri için en tehlikelisi, AKP’yi yasaklamaya çalışmanın geri tepebilmesidir. Parti stratejisini tartışırken on the record konuşmayı arzulamayan Erdoğan’ın sırdaşına göre, AKP’nin bir yasağa yanıtı, yeni bir sancak altında yeniden örgütlenmek ve yeni seçimler için kampanya yapmak olur. Ondan sonra da gücü, Atatürk’ün laik devletinin temelleri, yargı, bürokrasi ve ordudan uzaklaştırarak seçilmiş hükümetlere kaydıracak yeni bir anayasa hazırlamak. Üst düzey bir AKP yetkilisi, ‘Parti kapatmak çimen kesmek gibidir. Yeniden ve daha güçlü çıkar’ diyor.”
-“EN OLASI SONUÇ UZLAŞI”-
Newsweek, bunun da “laik elidin muhtemelen mücadele etmek istemeyeceği siyasi bir savaş” olduğunu belirterek “Bu nedenle en olası sonuç uzlaşı” da diyerek Anayasa Mahkemesi’nin önündeki diğer alternatiflere dikkat çekti. Ancak bunların da Türkiye’nin siyasi sisteminin temel sorununa yanıt oluşturmayacağını savunan ABD’li dergi, “Eski siyasi kalıp artık Türkiye’ye küçük geliyor” ifadesini kullandı.
-“KUTSAL İNEKLER SORGULANIYOR”-
Türkiye’nin yaşanan kargaşanın olumlu bir yönünün de ülkenin “Kemalist ortodoks inançları”nı sorguladığını belirterek “Gazeteler, siyasetteki ordunun rolü dahil ‘kutsal inekler’i sorgulamak dahil ülkenin anayasasını görülmemiş sertlikle tartışıyor” diye yazdı.
Ergenekon davasına da değinildiği analizde bu davanın kapatma davası gibi “seçilmiş hükümetin Türkiye üzerindeki kontrolünü teyip edip edemeyeceği açısından kilit bir sınav” değerlendirmesini yapan Newsweek, şu görüşünü dile getirdi:
“Ergenekon, Kemalist sistemi savunmak için cinayet kullanan, silahlı kuvvetler ile aşırı milliyetçi tetikçiler arasında kurulan bir dizi komploların sonudur. Şimdiye kadar bu tür komplocular çok ender yargılandı. Ancak bu defa farklı görünüyor ve Türkiye’nin laik eliti birdenbire daha az dokunulmaz görünüyor.”
-“SAVCI BAŞARILI OLURSA ERDOĞAN GÜÇLÜ MESAJ GÖNDERMİŞ OLACAK”-
Bu arada, Newsweek, “Eğer savcılık başarılı olursa, Erdoğan, aşırı milliyetçilerin ordu veya polis tarafından desteklenmesinin kabul edilemez olduğu yolunda çok güçlü bir mesaj göndermiş olacak” görüşünü de yer verdiği analizini noktalanırken de şunları yazdı:
“Mahkemelerin kararları, Türkiye’de iktidarın gerçekten kimin elinde olduğunu belirleyecek. Kendilerini Türkiye’nin Anayasası koruyucuları olarak gören subaylar ve kendi kendilerini vatanseverler olarak ilan edilenler ya da Türk halkı. Aynı zamanda Türkiye’nin işleyen bir demokrasi olarak ve AB üyeliğine yoluna konularındaki inandırıcılığına ilişkin net bir sinyal gönderecek."
MANZARA ŞU Kİ BİZ ÇOKTAAN YULARI ABD NİN AB NİN ELİNE VERMİŞİZ...YAZIK OLDU ATATÜRK CUMHURİYETİNE YAZIK OLDU ŞEHİTLERİN KANLARINA,YAZIK OLDU ÇOK YAZIK..
AYRICA YABANCI ARAŞTIRMA ŞİRKETİ GALLUP TÜRKİYE'DE BİR ANKET YAPMIŞ..
İŞTE SONUÇLARIDA BUYMUŞ..
'Türkler şeriat istiyor'
Şok eden araştırma: Türklerin yüzde 74'ü şeriat kanunlarına sıcak bakıyor!
DIŞ HABERLER
Türklerin yüzde 74'ü şeriat kanunlarına sıcak bakıyor! Şeriatın ulusal hukukun içinde yer alması gerektiğini düşünenlerin içinde yüzde 69'luk kesim şeriatı kadınlar için iyi bir adalet sistemi olarak görüyor.
Gallup: Türkiye'de bile birçok insan şeriatın hukuk içerisinde yer almasını savunuyor....
Gallup'un 2007 yılında yaptığı son araştırmada Türkler'in yüzde 7'sinin tam şeriat istediği, yüzde 26'sının ise bazı şeriat hükümlerinin hukuka bir şekilde entegre edilmesini desteklediği görülmüştü. Çekimser kalanların oranı ise yüzde 26 gibi çok yüksek bir orandı...
Dünyanın önde gelen kamuoyu araştırma şirketlerinden olan Gallup'un Mısır, İran Türkiye'de yapıtığı ankete göre Türklerin yüzde 74'ü şeriata "olumlu" bakıyor. Geçen yılın Mayıs ve Haziran aylarında 737 yetişkinle yüz yüze yapılan ankette, Türkiye şeriat konusunda Mısır ile İran'dan daha ılımlı çıktı ama ortaya çıkan tablo oldukça şaşırtıcı...
İŞTE SONUÇLAR:
> Mısırlıların yüzde 91'i, İranlıların da yüzde 90'ı şeriat ile ilgili "pozitif" görüşlere sahip olurken bu oran Türkiye'de de yüzde 74 oldu.
> Şeriat hakkında olumlu görüşe sahip olan Türkler'in gerekçeleri... (Birden fazla seçenek işaretleyebildikleri için toplamları 100'ün üzerinde)
%70: Yolsuzluğu azaltır
%69: Kadınlar için adalet sağlar
%68: Suç oranlarını düşürür
%63: Adil bir hukuk sistemi oluşturur
%62: İnsan haklarını korur
%55: Ekonomik adaleti sağlar
%53: Halkın yönetime katılımını sağlar
%52: Bilimsel gelişimi sağlar
%51: Azınlıkları korur
%33: Zalimce cezalar getirir
%32: Kişisel hakları kısıtlar
%26: Bilimsel gelişime taş koyar
%23: İktidardakilerin güçlerinin azaltılmasını sağlar
%22: Kadınlar için baskı olur
%21: Azınlıklar için baskı olur
%21: Hükümete sonsuz güç verir
NOT: Şeriat hakkında olumlu görüşe sahip olan bazı kişiler, gerekçelerde şeriatın kendilerine göre bazı olumsuz yönlerini de işaretlediği için listede sadece olumlu yönleri yer almıyor.
Eren Güler / hurriyet.com.tr
Piyasalarda büyük coşku
Uluslararası borsalardaki yükselişle birlikte içeride kapatma davasının piyasanın istediği şekilde sonuçlanabileceğine yönelik beklentiler borsayı uçuruyor.
Dün yüzde 2.7 artışla 39 bini aşan borsa bugün de hızla 40 binin üzerine çıktı. Borsa ilk seansı yüzde 4.16 artışla 40 bin 783 puandan noktalarken, dolar ise 1.19 seviyesinin altına sarktı.
Piyasalardaki bayram havası tüm hızıyla sürüyor. İçeride yaşanan siyasi karmaşadan dolayı rakiplerinden çok geride kalan İMKB, son haftalarda bu farkı kapatmaya başladı. Öyle ki son bir ayda yaşanan yükseliş yüzde 17'e dayandı.
Önceleri olumsuz algılanan ve Türkiye'nin yurtdışı ile ayrışmasına neden olan kapatma davası, son dönemde ise yükselişin en önemli motoru oldu. Özellikle yabancı kurumlardan gelen AKP'nin kapatılma ihtimalinin zayıfladığı, kapatılsa bile siyasi istikrarın fazla bozulmayacağına yönelik yorumlar piyasada hareket yarattı. Yurtdışında içeriye para yağarken, bu para hem faizlerin ve doların düşmesini hem de borsanın yükselmesini sağladı.
Uzmanlar, özellikle dün JP Morgan'dan gelen raporun piyasadaki olumlu havayı katladığını düşünüyor. Türk hisse senetleri ile ilgili tavsiyesini yükselten JP Morgan, buna gerekçe olarak da AKP davasından piyasa dostu karar çıkma ihtimalinin yüksek olmasını gösterdi. JP Morgan'a göre AKP'nin kapatılması ve Başbakan Erdoğan'ın siyasi faaliyetlerinin yasaklanmasını içeren en kötü senaryoda bile AKP TBMM'deki çoğunluğunu koruyacak veya yeni bir parti kurulacak. Sonuçta hükümetin devamlılığı sürecek.
BORSA YÜKSELİYOR
Borsa dünkü yükselişin ardından bugüne de hızlı başladı. Endeks yaklaşık iki ay aradan sonra ilk kez 40 bin puanı aşarken önce 40 bin 500 seviyesine kadar yükseldi. İlk seansın ortalarında yüzde 3'ün üzerinde bir artışla 40 bin 400-500 bandında hareket eden borsa sonrasından daha da hızlanırken ilk seansın kapanışında 40 bin 783 puana tırmandı. İlk seanstaki değer artışı ise yüzde 4.16 olarak ölçüldü.
Dolar tarafında da düşüş devam ediyor. Önceki günlerde 1.20'nin üzerini zorlayan dolar bu çabasından başarılı olamadı. Dolar kuru dün 1.20'nin, bugün de 1.19'un altına geriledi. Dolar serbest piyasada 1.1880-1.1890 YTL'den el değiştiriyor.
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Piyasada bundan sonraki dönem için AKP davasının sonucunun beklenmesi gerektiği görüşü ağır basıyor.
Borsadaki alımların AKP'nin kapatılmayacağı beklentisi ile yapıldığını öne süren uzmanlar, tersi bir karar çıkmasının borsada satışlara neden olabileceğini belirtiyor. Yaşanan hareketi bir trend olarak algılayan uzmanlar ise borsanın önünde daha uzun bir yol olduğunu ifade ediyor.
Piyasadaki hareketi değerlendiren Turkish Yatırım Finansal Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, 'Borsa artık hastaneden taburcu oldu' diye bir ifade kullanırken yükselilşin devamını beklediğini kaydetti. "Önümüzdeki 3 ila 6 aylık vade için İMKB’de rahatlama görebiliriz" diyen Uskuay, şöyle devam etti:
"İMKB bir önceki tabanına geri dönüş yaptı ve bant değiştirdi. Bu trend değişimi, bakış açısının değişmesine ve gelecek dönemlerde yeni bir orta vadeli yükseliş dalgasına işaret edecek. Trend değişimini, İMKB’nin ağır yaralar sonrasından yoğun bakımdan çıkması ve taburcu olması şeklinde yorumlayabiliriz."
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız