Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Kount kardeşim gene döktürmüşsün.Çok güzel ve istediğini anlatan bir mesaj olmuş.
5-6 sene öncesine kadar bende deli gibi nu-metal dinlerdim.O dönem popüler olan tüm grupları sindirmişimdir,o yüzden nu-metal konusunda "yüzeysel MTV birikimimle" değil bunca sene boyunca dinlediklerim ve değişen müzik zevkim üzerine gördüğüm farklılıkları temel alarak yorum yazmayı tercih ediyorum.
Öncelikle Kount'a bağlanalım.
Kount demiş ki:
''Scarsick'', bence PoS diskografisindeki en kötü albümü. Hatta, daha da ileri gideyim, ilk yarım saat-kırkbeş dakikasında çok az adam gibi şarkı bulunduran bir albüm. Hatta ve hatta hayal kırıklığının tam anlamı. Evet, görüldüğü gibi Limp Bizkit'ten ve alternatif metal'den etkilenmek o albümü iyi yapmaya yetmiyor. Ha, fakat... albümün çok ince bir ironi bulundurduğu da reddedilemez bir gerçek; eleştiriyi, sadece söz ile değil, üstüne eleştrilen müziğin kendisini icra ederek, bir anlamda ''onların kuralları ile oynayarak'' getirmeleri takdire şayan bir hareketti.
Katılıyorum.Scarsick POS'un diskografisinin en zayıf eseridir.Albümü taşıyan nokta da müzikal yapısından öte,Gildenlöw'ün eleştirdiği değerleri o değerleri taşıyan "akım müziği" üzerinden yapmasıdır.Konseptüel açıdan sağlam bir bütünlük vardır.Ama Be ve TPE I gibi albümleri yapan grup için müzikal anlamda duraksama içeren bir albümdür.
Evet,Scarsick'in içinde Limp Bizkit denilecek yerler var.Spitfall'da da Linkin Park denilecek yerler var.Albüm standartlara göre de iyi ama POS için vasat...Ki bu "Alternative Metal" etkileri nedeniyle albüm kitleleri böldü.Bence standartlara göre iyi,POS için vasat,2007 içinde çıkan türdaş albümlerine göre zayıf ve The Perfect Element konseptinin devamı olmaması gereken albümdü.
Kount demiş ki:
''Nu-metal''in progresif yönü diye bir şey mevcut değil. Basit power akor, hep aynı tekdüze sözler, bir şeyi ''ilerici'' yapmaya yeterli değil zira. Ha eğer post-modern dekorasyon gibi, minimalist yapı birden ''ilerici'' olduysa, o konu daha çok uzar. Zira minimalizmi kabul etmeyenlerdenim. Progresif basitleştirmekse müziği, o zaman ben bazı Dream Theater kopyası prog metal gruplarına çok katı yaklaşmışım demektir. Yine Dream Theater'ın ''These Walls'' şarkısı, grubun en 'progresif' şarkısı demektir.
Katılıyorum.Nu-metal'in progresifliği destekleyen bir yönü yok.Öncelikle bu tür bir akım olduğundan sürekli karbon kopya gruplar çıkardı.Korn ve Deftones dışında kendini soyutlayabilen grup az...Disturbed,Mudvayne,Slipknot... gibi gruplar saf nu-metalden farklı elementler içerdikleri için yine ayrıldılar.Bu gruplar türün önemli ve iyi olanları...ama onların içinde progresif bir açılım yok.Metal müziğe çok yeni bir eklenti yapmadılar.Yapmaları da ne kadar gerekliydi,soru işareti...Sonuçta gelip geçici bir akım,günümüzdeki Metalcore gibi...
Derin içerik kısmına bende katılmıyorum.Korn -ki hala çok sevdiğim bir gruptur- Head'in ayrılışına kadar sürekli aynı içeriğe sahip sözlerle geliyordu.Otuzunu aşan ve baba olmuş Jonathan Davis'in hala "Böyle bunalıyorum böyle oluyorum bu şöyle kötü..." tarzı sözlerle gelmesi biraz tekdüzeleşmeye başlamıştı.Head gidince bir nevi onlarda daha farklı konsepte girdiler.Son albümün sözler açısından oldukça farklılıklar içeriyor.Böyle yapmaları gerekirdi önceden...Eski sözleri Amerika'da rahatsızlık yaratmış olabilir ama Amerikan halkıda bizim halkımız gibi herşeyden "sözde" kıllanan bir halk... Yani nu-metalin söz açısından yaptığı tek şey zaten underground piyasada söylenen söylemleri popülarite nedeniyle daha geniş kesime duyurabilmeleriydi.Ama onlarda MTV ve PMRC engelini aşamadılar ya neyse,zaten memnunlardı hallerinden...
Linkin Park konusunda tekrar Kount'a bağlanmak istiyorum.
Kount demiş ki:
'Linkin Park'a gelince... bu konu çok çetrefilli, ama ben basitçe söyleyeceğim. Pardon da, Irak'ta dananın kuruğu kopmaya gün be gün devam ederken, Orta Doğu iyice karışırken, İsrail işgali Filistin'i çalkalarken Linkin Park Jay-Z gibi ''piyasanın kralı'' olan ve Notorious B.I.G.'den daha büyük olduğu gibi buram buram egoizm kokan açıklamalar yapan bir adam ile remix albümü kaydediyor idi. Sonra, birden, müzik piyasası savaş karşıtı söylemlerle dolup taşmaya başladı ve ne hikmetse Linkin Park da, birden bu söylemlere (bir şarkı ve bir klip ile) dahil olma ihtiyacı hissetti. Nu-metalden yüz çevrildiği ve moda türlerin R&B ve emo olduğu bir dönemde, nu-metali bırakmaya karar verdiler. ''Nu-metal piyasasının aldığı hali sevmedik'' gibi bir açıklama ile geldiler.
Mehmet Ali Birand yorumlamaya kasıyor:
Güzel bir ilk albüm yap.
Piyasada ses getir ama MTV emrine uy.
Aynı albümü üç kez daha kopyala.
MTV'nin beş para etmez ödülünü,Amerikan stiline uygun olarka "En Uslu Uşak" dalından üç sene boyunca al.
Sonra ekmeğini yediğin ve güzel bir ilk albümle katkıda yaptığın piyasaya çamur at.
Linkin Park samimi bir grup değil...Tıpkı Limp Bizkit gibi...Zaten ikisi MTV'nin en güçlü piyonlarıydı.Limp Bizkit kendi kendisini yedi.MTV'de Linkin Park'ı yedi.
Korn'un See You On The Other Side dışındaki tüm albümleri iyidir.Drowning Pool,Papa Roach gibi grupların ilk albümleri oldukça iyiydi.Deftones,Disturbed,Mudvayne,Slipknot tür içinde ayrıksı durdular ve iyi albümler yaptılar.Linkin Park iyi girdi ama yanlış yollara saptı.Limp Bizkit,Fred Durst'un şaklabanlıklarının kurbanı oldu ama basit yapılarına rağmen güzel şarkılar besteliyordu.Bu grupların çoğu ya tarz değiştirdiler ya da kayboldular şimdi...Ben sadece Korn ve Slipknot'ı takip ediyorum artık açıkçası...
SOAD hakkında birşey demeye gerek bile duymuyorum.Gayet boş bir müzik yaptıkları yetmiyormuş gibi Ermeni Diasporasının kolları altında kendilerince hukuk dersi vermeye kalkıyorlar.Yesinler...
Nu-metal başlangıçtaki ivmesini kullanamadı.MTV'ye bağlı bir akım olarak devam etmesi sonunu hazırladı.Karbon kopya gruplar müziğin içini boşalttılar.Şimdi ise görüyoruz son halini...
Doğu abi 2001'den beri bu tarzı şiddetle savunur ki herhalde kendisiyle ortak paydada buluşamayacağız ama hep tartışmak isterdim bu konuyu kendisiyle,iyi oldu. _________________ Enslaved Blog...Breaking your teeth on the hard life coming,show your scars!!! Metallica - Broken,Beat And Scarred
evet olmadı demiyoruz.hatta belki de olması gerekliydi.ama şunu belirtmek isterim.ANTHRAX yıllarca rap&metal gibi denemeleri yüzünden fanlarının bile alay kounusu olmadı mı??SLAYER böyle denemeler yaptı çeşitli movie track albümlerde.fakat bir tane offical albümlerinde rap&metal denemesi var mı?yok. yani rap&metal endüstriyel metal gibi türleri ep'lerinde yada başka türlü paltformlarda yapabilirsin.ama stüdyo albümde yaparsan iş değişir.kitle dışlar seni.
dediğim gibi metal camiası aslında çok muhafazakar bir yapıya sahiptir.tür içinde müziğini değiştirebilirsin,ama farklı bir türe kayarsan yeni fanlar kazanmak uğruna eski fanlarnı toptan kaybetme ihtimalin yüksektir.( örn: metallica tür deiştirdiği için en fazla eleştiri alan grupların başındadır. )
aslında nu-metal türünün çıkmasıda tesadüf değildir.bana göre bu türün başlangıcını altyapısını pantera ve sepultura atmıştır.onlarda hardcore müziğinden etkilenmişlerdir.dikkat ederseniz pantera'nın ''the great southern trendkill'' ve sepuştura'nın ''roots'' albümleri sürekli birbirini takip eden sert kesik rifflerle doludur.
ayrıca nu-metal'in samimiyetsiz olmasının temel nedenide sadece öfkeden beslenmesidir.nu-metal ve metalcore gruplarının sözlerine dikkat edin. hep çiğ bir öfkeden sözeder.ama bu öfke neyedir pek anlaşılmaz.e bu tarz gaz riffler ve öfkeli sözler insanı 15-18 yaşa arası etkilesede bu yaştan sonra pek birşey ifade etmez.
nu-metal aslında metalin hiphop'ı gibi duruyor.belli bir süre dinliyosun fanı oluyosun ama sonra bırakıyosun.bilmem dediklerime katılırmısınız. _________________ Blood is the Life and it Shall Be Mine
En son Asmodeus_the_Demoniac tarafından Cum 30.11.2007 23:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kayıt: Sep 21, 2007 Mesajlar: 1170 Nerden: istanbul
Tarih: Prş 29.11.2007 0:26 Mesaj konusu:
Bende metale nu metalle başlamıştım,yıllar geçti iyi grup olarak örnek verilen grupları halen dinlerim. Ama tam olarak rap-metal yapan gruplar artık bana saçma geliyor. Belkide death metal ağırlıklı dinlemem yüzündendir.... _________________ Ultraslan
Kayıt: Nov 08, 2004 Mesajlar: 584 Nerden: Bil-mer den
Tarih: Sal 04.12.2007 21:32 Mesaj konusu:
Yönetici Uyarısı :Mesajınız kişisel sataşmalarınız sebebi ile silinmiştir. Bu tavrınıza devam etmeniz durumunda siteden atılacaksınız. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
_________________ metal müzik dinleyip siyah giyince adam olunmuyor..
Kayıt: Nov 13, 2006 Mesajlar: 108 Nerden: Ankara - Antalya
Tarih: Çrş 05.12.2007 3:28 Mesaj konusu:
İşte bu ülkede bu sartlar altında müzik yapmak cok zor.
Ve yapılmıyorda zaten.Madem öyle bisürü heav metal gurubu var neden hep ''Pop Rock '' tutuluyor Neden Emre Aydinlar , Gripinler var.
İşte biz varya ah biz hic birşeyle yetinemiyoruz.Bir Limpizkit , Bir Linkin Park Sizlere fazla dogru.
Siz Afilli yalızlık , belki üzerimize bir kuş bilmem ne eder gibi sarkıların krallarısınız.
İlk önce saygı sonra müzik , Limp Bizkitin öyle sarkıları varki paha bicilmez.
Simdi tahmin ediyorum kac kişinin bana karşı cıkacagını , Cünki bu lafın altında kalırlarsa kendilerini kötü hissederler.Örnek olarak bütün heav metal guruplarından başlarlar.Neyse benden bukadar umuyorum bir kac kişiye tercüme olmusumdur. _________________ Gider güzelliğin kalmaz yüzünde.
Nu-Metal benim ilk dinlediğim metal türü. Limp Bizkit ile metal dinlemeye başladım ben. O yüzden nerde rap vokalli bir rock soundu duysam içim bir garip olur, o günler gelir aklıma. Bu tarzı eleştirirken o günler gelir aklıma, o yüzden nankörlük yapmaktan kaçınırım
Bir önceki paragrafta da belirttiğim gibi çok eskiden dinlerdim bu tarzı. Hala dinlediğim nü-metal grupları var, ancak bunlar da eskiden dinlediğim gruplardan (korn, limp bizkit, incubus..) farklı gruplara (soil, drowning pool, static x, threat signal) yöneldim. Yani bu tarz içinde zevklerimde bir ters-yüz edilme durumu sözkonusu.
Nu-Metal her ne kadar metale başka, üstelik metal'e son derece aykırı bir tarz (hip-hop) eklenmesi yüzünden genel metalci kitlesi tarafından takdir toplamasa da bence gereğinden fazla aşağılanıyor. Çok "true" bir metal değildir nu metal, eyvallah ama dinleyici kitlesi var baya. Üstelik bu tarz içinde çok kaliteli enstrümanistler olduğunu da gözardı etmemek gerek.
Kanımca nu-metal bünyesinde çok sağlam gruplar barındırmasına rağmen nu--metal deyince aklıma şu tarz bir profil geliyor:
"bu kahrolası sistemi yıkacağım,
önce azıcık cebimi doldurayım,
sonra kulaklarımdan kobra
ağzımdan zehirli sarmaşık çıkarıp,
hepsini mtv'ye dolayacağım,
oooo yee madafaka,
adidas mı giyeceğiz lan i.neler
hepsi sistemin bir parçası
ama cebimi doldurmam gerek
şu albümü alın, biraz da biz şekil yapalım."
Samimi ve dürüst değilller. Müzikal tatminatı değil, parayı amaç ediniyorlar. Herşeyden önce "müzik" yapıyorlar ve o müzik gerek ruhani kısmı gerek öğeleri ile bana hitap etmiyor.
Bünyesinde hip-hop aroması barındırdığı için metalci abiler tarafından saygı duymaz pek. etal müzik dinleyici kitlesi biraz muhafazakar bir kitle, kendi değerlerinden başka değerleri (senfoni, tekno, rap...) müziklerinin içinde istemiyorlar. İşte benim eleştirdiğim nokta da bu. Metal zaten muhafazakarlığa tepki olarak doğmuş bir tarz değil midir? Zamanında, metale başlama yıllarında "metak satanist müziğidir" önyargılarına aldırmadan ve hatta senin kendi dinini eleştirmesini de sallamayarak; yani her türlü muhafazakar kalıpları reddederek sen bu müziği dinlemedin mi? Bu yola en başında girerken karşıydın sen buna, ne oldu da şimdi yandaşı oluverdin? Anlayamadığım olgular bunlar.
Sonuç olarak dinlemem ben. Benim için yeri yerinden oynatacak bir tarz değil. Ama hakettiğinden fazla eleştiriliyor. Hatta eleştirilmiyor, hakaret ediliyor hatta b.k atılıyor.
Kayıt: May 08, 2004 Mesajlar: 1227 Nerden: From the HELL
Tarih: Çrş 05.12.2007 23:52 Mesaj konusu:
rap olayına katılıyorum AriaGalaCtiCa ( yani doğrudan bir tepki var ). bence olmaması lazım metalin içinde. haa seveni vardır dinlerler ama ben sevmem. ama şu var nu-metal'i icate eden gruplardan biri korn olduğuna göre ve korn'un sağlam albümlerinde de rap vokal bulunmadığana göre demekki aslı rap vokalsiz oluyor.rap vokal sonradan eklenen bişey.
senfoni olayında kusura bakma saçmalamışsın.senfoni metal yapan yada müziklerinde senfonik öğeler kullannan pek çok grup var. therion ve haggard gibi senfonik metal grupları metal camiası tarafın çok sevilen ve saygı duyulan gruplardır.ayrıca gothic yada doom metal yapan grupların çoğu müziklerinde senfonik öğeler kullanmıştır.
ayrıca techno yada elektronic müzik metalde yoğun şekilde kullanılır. endüstriyel metal denilen bir tarz vardır bilmem bilirmisin?? en tanına gruplardan biri fear factorydir.sanırım crematory de o tarza kaydı. ve bunları seven kitle vardır ayrıca pek eleştirildiğini duymadım. genelde ''seven sevsin ben dinlemem'' şeklinde eleştiri yapılır.
nu-metal konusundaki eletiriler kavgalar hiç bitmeyecek. ta ki nu-metal'in içindeki kopya grupların hepsi bitip. gerçekten bu müziği yapan gruplar kalana dek. daha öncede bu muhabbetler hardcore için olmuştu.şimdi sadece fanları dinliyor kimseylede atışmadan yaşayıp gidiyorlar. _________________ Blood is the Life and it Shall Be Mine
Kayıt: Oct 30, 2006 Mesajlar: 2150 Nerden: Yozgat/Çayıralan (B.k çukuru)
Tarih: Çrş 05.12.2007 23:56 Mesaj konusu:
merak ediyorum; bu korn, lp... gibi grupların elemanları 40 yaşına bastığında hala nu-metal yapacaklarmı? _________________ Yeni bir discman istiyorum. Eskisi sizlere ömür. Mümkünse sony olsun.
Kayıt: Oct 21, 2005 Mesajlar: 2766 Nerden: Freehaven
Tarih: Prş 06.12.2007 0:00 Mesaj konusu:
valla 40'ı bilmem ama bahsettiğin iki grupta son albümlerinde pek nu-metal yapmıyor..Yani en azından ilk çıktıkları halleriyle alakaları kalmadı..İyi veya kötü bu da onların değişmek istediklerini gösterir..Ki ne kadar samimi olduğu tartışılsa da LP'nin elemanlarının biz nu-metal yapmıyoruz diyerek nu-metale sırt çevirdikleri bir açıklamaları vardı.. _________________ if there is life after death, there is no death
and if death does not exist, we do not live..
RockConn: The Connection Of Our Souls !
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1820 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Prş 06.12.2007 0:17 Mesaj konusu:
Nu-metalcilerde öfke, kırgınlık, uyuşukluk, para ve rahat içinde yüzerken nereden geldiği belirsiz bir ''acı'' biter mi azizim? Bitmez... Bir de nu-metalcilerin yanına yaklaşamayacağı kalitede müzik yapmasına rağmen dişiyle tırnağıyla işler yapanlara bakarsak, esas ruh, müziği müzik için yapmak, nasıl bir şeymiş görürüz; kalkıp da ona buna söylenip ona buna öfke kusmak yerine, istediklerini, kafalarına geleni yapıp da tutunmaya, bir yer edinmeye canhıraş uğraşanlar ise apayrı bir boyutu işin...
Öte yandan, Daishuman, nu-metal ufaktan piyasadan silinince, kim bu müziğe baş koymuş, kim koymamış, belli oldu zaten zannımca... emo akımı da bir sürü grup doğurdu, onların da kokusu çıkacak... bir sonraki akımın da... ve sonrakinin de...
...post-endüstriyel toplum yapısı sanatı ''ürün'' haline getirmeye kalktıkça böyle akımlar geliiiip geliiiip geçecek.
Heavy metal'dir, vesairedir, örnek vermekten de çekinmeyeceğiz, sebebi diye soran olursa, 20-30 yıldır çatır çutur müziğini icra edip kaliteden ödün vermeyenler ya da dibine kadar değişim geçirip yine de müziğin kalitesini yüksek tutanlar (Judas Priest misal...) oldukça da vereceğiz. Zira, bu iş, 90'lar sonu, 2000'ler başında ani bir reklam patlamasıyla ortaya çıkmak ile değil, yıllar yılı, fiziksel olarak zorlayıcı bir müziği icra edip yılmamakta. Bunca yıl sonra Black Sabbath, Dio'yu alıp tura çıkıyor ve Ozzy Osbourne hakkında da demediğini bırakmıyorsa (sırf The Osbournes ve olanlar yüzünden), hayranlar ''Prince of Darkness''ı boykot etmek için sıraya diziliyorlarsa, Iron Maiden kılı kırk yarmaya devam ediyorsa, Judas Priest (öyle ya da böyle) hala ayaktaysa, Megadeth tam gaz devam ediyor ve Mustaine onca şeye rağmen, her zaman ''ikinci adam'' olmasına, sokakta yürürken ''Metallicaaaa!'' diye alaylar yemesine rağmen yılmıyor, daha da üst seviyelere çıkıyorsa, kült gruplar, Opeth gibiler, hala ayaktaysa, çatır çutur müziğini icra etmeye devam ettikçe bu camia, pek çoklarının varlığından bile haberdar olmadığı bu kültür, bu hazine, salak saçma tekdüzelik yerine sağlam içerikten yana duruşu ile, her türlü duyguyu ve içinde su katılmamış bir coşkuyu barındırışı ile, ayakta kalacaktır!
Politikacılar durdurmaya çalıştı. Yılmadılar. Galeyana gelen halk yıldırmaya çalıştı. Yılmadılar. Engellendiler, ''toplum düşmanı'' ilan edildiler, ''satanist'' damgası (ilginçtir ki Türkiye dışında çok yok bu lakap) yediler. Yılmadılar. ''Sanat'' yaptılar, sahne şovları ile, enstrüman kabiliyetleri ile ünlendiler ve tanındılar. Kült imgeler kazandırdılar - EDDIE gibi; bugün pek çok nu-metalcinin kullandığı ''Şeytan boynuzları'' işaretini Ronnie James Dio ortaya attı, Fred Durst değil! ''Breaking the Habit''in klibine taş çıkartacak hikayeleri King Diamond ortaya attı. Daha tutucu bir dönemde, çatır çutur Satanizm işleyen albümleri Mercyful Fate düzdü. Koskoca ve çoğunlukla bağnaz hristiyan camiasına Dio saldırdı. Her ne kadar sonradan bozmuş da olsa, Ozzy Osbourne sahip oldu ''The Prince of Darkness'' gibi bir lakaba. Trash'i Exodus gibileri belirledi. Slayer, yıllar yılı vaz geçmedi yapmak istediğinden, ki en cesur gruplardandır bence. Pek çok heavy metal enstrümentalisti, progressive gibi zor ve virtüözlük seviyesinde hakimiyet gerektiren müzikleri icra edenlerle aşık atıyor. She-Wolf'un (Megadeth) konser kaydındaki o davul solosunu (tamam, daha iyilerini duymuştum ama ritm kabiliyeti muhteşemdi) hangi nu-metalci atabilir? Söyleyeyim... hiçbiri.
''METAL'' müziğin genelinde saklı bir nezaket, en fevri anında bile saklı bir zarafet vardır. Bu zarafettir onu sanat yapan. Eline enstrümanı her alan adam gibi işler çıkartamaz. Çıkartabilenler ise bunu bileklerinin kuvveti ile yaparlar, desteksiz, gerektiğinde aynı yatakta beş kişi birden uyuyarak, para biriktirip kendilerini tanımayan etmeyen kişileri kendilerini sevdirerek - ve bunu da müzikleri ile yaparlar. Klibe ihtiyaç duymadan kült statüsünü alabilen gruplar, single bolluğu ile coşanları solda sıfar bırakabilir gayet rahatça. Siz düşünün artık ben yoruldum ve hastayım aynı zamanda (gıcık bir kıl dönmesi vakası, üçüncü bu! Yeter!!!). Budur diyorum. En azından bence budur.
İtirazlar, görüşler, vesaire, kabul edilir. Edilmese burası bir forum olmazdı ''Biz konuşalım, siz dinleyin rock tek yönlü iletişim yeri'' gibi bir şey derdik (evet bilincim kayıp gidiyor yavaştan...) _________________ But who pulls the strings that you are attached to?
Who pours the gas that you are a match to?
Yok abi var böyle bir kitle, bu varsayımım da bu kitlenin üzerinden yapıldı zaten.
Bu yazılanları sınırlı bir kitle için geçerli saydığımı gözardı etme. Bu mesaj bir kitleyi anlatıyor, ve öyle bir eski kafalı kitle türkiye'de çok geniş olmasa da inan bana var.
Geneli heavy ve black metal dinleyicisi(oooh tepbitim biçim biçim:D) bu kitlenin. Endüstriyel metal ve senfonik metal (ki bunlar belli oranlarda) öğeleri kullanan extreme metal grupları da mevcut. Üstelik bu gruplar nu-metal gruplarından daha fazla saygı görüyor. Ama yine de "senfoniymiş, synthmiş; bunlar bizi bozar" diyen, heavy veya black bir kitle inan bana var. Senfoninin black metale ekleniyor olmasından dolayı çok fazla bir problemi yok, ama tekno ve metale eklenmiş hali olan endüstriyel metalin gerçekten böyle bir problemi var. The Kovenant'ın space metal icra etmeye başlamasından sonra Norveç'te çıktığı ilk konserde başına gelenler, veya Samael'in aynı şekilde hali hazırdaki black metaline tekno ekleyerek endüstriyel metal yapmaya başladıklarında çıktıkları konserlerde gördükleri muamele aklıma ilk gelen örnekler.
Nu-metal kadar göze batmasa da inan bana gerçekten çok fazla sevilmiyorlar. "True metal" değil çünkü.
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1820 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Prş 06.12.2007 1:18 Mesaj konusu:
Şahsen ben ''true metal'' önermesini kabul etmiyorum. Çünkü bu, zaten bu tip sulandırmalar ve yeni zihniyet ile ayakta kalması güçleşen müziği, açıkçası, çok da zeki olmayan bir şekilde, bölüyor. Distortion ya da overdrive kullanan her grup metal müzik yapmıyor, fakat bu, death, black, gothic, doom, power gibi metal türlerini ''sahte metal'' diye etiketlendirmek gibi bir eylem ile daha da karmaşıklaştırmaya gerek yok işleri (devrik cümle!)
Metal müziğin en güçlü yönü zaten değişik etkileşimler sayesinde kendisini geliştirebilmesi ve tazeleştirebilmesi... _________________ But who pulls the strings that you are attached to?
Who pours the gas that you are a match to?
zaten nü metalci imajı için para lazım hafif rapçi kıyafetler bol pantolonlar , renk renk piercingler mavili morlu saçlar , yana kayık adidas şapka.valla benim bi deri ceketim var vakti zamanında aldığım onla yetiniyorum olmadım olamadım ne emo ne nü metalci ipodumla takılamadım ortamlarda.kasetlerde kalmışız ne yapalım _________________ youpornda ilkokul arkadaşımı buldum
Kayıt: Oct 21, 2005 Mesajlar: 2766 Nerden: Freehaven
Tarih: Prş 06.12.2007 1:29 Mesaj konusu:
Kount demiş ki:
Nu-metalcilerde öfke, kırgınlık, uyuşukluk, para ve rahat içinde yüzerken nereden geldiği belirsiz bir ''acı'' biter mi azizim? Bitmez... Bir de nu-metalcilerin yanına yaklaşamayacağı kalitede müzik yapmasına rağmen dişiyle tırnağıyla işler yapanlara bakarsak, esas ruh, müziği müzik için yapmak, nasıl bir şeymiş görürüz; kalkıp da ona buna söylenip ona buna öfke kusmak yerine, istediklerini, kafalarına geleni yapıp da tutunmaya, bir yer edinmeye canhıraş uğraşanlar ise apayrı bir boyutu işin...
Öte yandan, Daishuman, nu-metal ufaktan piyasadan silinince, kim bu müziğe baş koymuş, kim koymamış, belli oldu zaten zannımca... emo akımı da bir sürü grup doğurdu, onların da kokusu çıkacak... bir sonraki akımın da... ve sonrakinin de...
...post-endüstriyel toplum yapısı sanatı ''ürün'' haline getirmeye kalktıkça böyle akımlar geliiiip geliiiip geçecek.
Heavy metal'dir, vesairedir, örnek vermekten de çekinmeyeceğiz, sebebi diye soran olursa, 20-30 yıldır çatır çutur müziğini icra edip kaliteden ödün vermeyenler ya da dibine kadar değişim geçirip yine de müziğin kalitesini yüksek tutanlar (Judas Priest misal...) oldukça da vereceğiz. Zira, bu iş, 90'lar sonu, 2000'ler başında ani bir reklam patlamasıyla ortaya çıkmak ile değil, yıllar yılı, fiziksel olarak zorlayıcı bir müziği icra edip yılmamakta. Bunca yıl sonra Black Sabbath, Dio'yu alıp tura çıkıyor ve Ozzy Osbourne hakkında da demediğini bırakmıyorsa (sırf The Osbournes ve olanlar yüzünden), hayranlar ''Prince of Darkness''ı boykot etmek için sıraya diziliyorlarsa, Iron Maiden kılı kırk yarmaya devam ediyorsa, Judas Priest (öyle ya da böyle) hala ayaktaysa, Megadeth tam gaz devam ediyor ve Mustaine onca şeye rağmen, her zaman ''ikinci adam'' olmasına, sokakta yürürken ''Metallicaaaa!'' diye alaylar yemesine rağmen yılmıyor, daha da üst seviyelere çıkıyorsa, kült gruplar, Opeth gibiler, hala ayaktaysa, çatır çutur müziğini icra etmeye devam ettikçe bu camia, pek çoklarının varlığından bile haberdar olmadığı bu kültür, bu hazine, salak saçma tekdüzelik yerine sağlam içerikten yana duruşu ile, her türlü duyguyu ve içinde su katılmamış bir coşkuyu barındırışı ile, ayakta kalacaktır!
Politikacılar durdurmaya çalıştı. Yılmadılar. Galeyana gelen halk yıldırmaya çalıştı. Yılmadılar. Engellendiler, ''toplum düşmanı'' ilan edildiler, ''satanist'' damgası (ilginçtir ki Türkiye dışında çok yok bu lakap) yediler. Yılmadılar. ''Sanat'' yaptılar, sahne şovları ile, enstrüman kabiliyetleri ile ünlendiler ve tanındılar. Kült imgeler kazandırdılar - EDDIE gibi; bugün pek çok nu-metalcinin kullandığı ''Şeytan boynuzları'' işaretini Ronnie James Dio ortaya attı, Fred Durst değil! ''Breaking the Habit''in klibine taş çıkartacak hikayeleri King Diamond ortaya attı. Daha tutucu bir dönemde, çatır çutur Satanizm işleyen albümleri Mercyful Fate düzdü. Koskoca ve çoğunlukla bağnaz hristiyan camiasına Dio saldırdı. Her ne kadar sonradan bozmuş da olsa, Ozzy Osbourne sahip oldu ''The Prince of Darkness'' gibi bir lakaba. Trash'i Exodus gibileri belirledi. Slayer, yıllar yılı vaz geçmedi yapmak istediğinden, ki en cesur gruplardandır bence. Pek çok heavy metal enstrümentalisti, progressive gibi zor ve virtüözlük seviyesinde hakimiyet gerektiren müzikleri icra edenlerle aşık atıyor. She-Wolf'un (Megadeth) konser kaydındaki o davul solosunu (tamam, daha iyilerini duymuştum ama ritm kabiliyeti muhteşemdi) hangi nu-metalci atabilir? Söyleyeyim... hiçbiri.
''METAL'' müziğin genelinde saklı bir nezaket, en fevri anında bile saklı bir zarafet vardır. Bu zarafettir onu sanat yapan. Eline enstrümanı her alan adam gibi işler çıkartamaz. Çıkartabilenler ise bunu bileklerinin kuvveti ile yaparlar, desteksiz, gerektiğinde aynı yatakta beş kişi birden uyuyarak, para biriktirip kendilerini tanımayan etmeyen kişileri kendilerini sevdirerek - ve bunu da müzikleri ile yaparlar. Klibe ihtiyaç duymadan kült statüsünü alabilen gruplar, single bolluğu ile coşanları solda sıfar bırakabilir gayet rahatça. Siz düşünün artık ben yoruldum ve hastayım aynı zamanda (gıcık bir kıl dönmesi vakası, üçüncü bu! Yeter!!!). Budur diyorum. En azından bence budur.
İtirazlar, görüşler, vesaire, kabul edilir. Edilmese burası bir forum olmazdı ''Biz konuşalım, siz dinleyin rock tek yönlü iletişim yeri'' gibi bir şey derdik (evet bilincim kayıp gidiyor yavaştan...)
Nu-metal genel anlamda basit bir türdür..Güzelliği burdan gelir belki de..Neden mi? Mesela bir progressive rock albümünü anlamak ve içine girmek için defalarca dinlemek gerekir..Her dinleyişinizde yeni bir şeyler keşfedersiniz..Zordur bu tarzı anlamak ama zevk veren tarafı budur..Nu-metal albümleri ise basit ritmler üzerine kurulu olduğu için çok daha basit müzik icra eder..Albümü keşfetmek kolay tekrar dinleme olayı fazladır..Sonuç itibariyle 25 dakikalık bir progressive şarkısını 3 dakikalık basit bir nu-metal şarkısına nazaran daha az dinler ve daha fazla efor harcarsınız..Nu-metal sizi bu kadar yormadan eğlendirir.
Bu tıpkı kalın ve anlaması zor bir romanla 120 sayfalık bir hikayeyi karşılaştırmak gibi birşey aslında..Nu-metalin olayı budur ve baktığınızda korn,limp bizkit,deftones gibi çok yenilikçi grupları barındırır içinde..Dikkat ederseniz bu grupların birbiriyle temel özelliklerinin aynı olması dışında benzerlikleri yoktur.Ama bu temel grupların taklidi binlercedir tabi..İşin kötü tarafı ise basit ve kolay dinlenilen bir tarz olduğu için yenilikçilikte bu saydığımız gibi birkaç grupla sınırlıdır.Basit rifflerle sınırlı sayıda elementten oluşan bir tarzdan farklılık içeren kaç grup çıkabilir ki zaten ? Ki o saydığımız gruplarda artık kendilerini tekrar etmekten çok zarar görüp kredilerini tüketmeye başladılar..Onları hala ayakta tutanlar ise popülerlikleri ve hala sevilip sayılan elemanlarıdır..Misal Evanescence'den Emy Lee'yi çıkarın..Kim dinler bu grubu ? Ya da Korn'dan Jonathan'ı..Sizce Head'in gidişi gibi mi olur?.Grup silinir be
Neyse anlatmak istediğim şu..Bu tarzın yenilik getiren pek bir tarafı yok..Bütün sınırlarını belli başlı gruplar belirledi zaten..Gerisi gelmez..Bu yüzdende bu tür bitmeye mahkumdur..Eleştirilmeye de.. _________________ if there is life after death, there is no death
and if death does not exist, we do not live..
RockConn: The Connection Of Our Souls !
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1820 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Prş 06.12.2007 1:32 Mesaj konusu:
Sevgili Daishuman, en fanatik anlarımda vicdan ve biraz daha sakin, orta yolcu yaklaşımınla utandırıyorsun resmen beni. Daha doğrusu, fanatisizmimde kaçırdığım ya da kaçırabildiğim noktaları teker teker çıkartmakta üstüne yok... bir nev-i vicdanım da diyebiliriz.
Belki de, bazı nu-metal albümlerinin güzelliğinin ve kendini özletmesinin sebebi budur - bazen de karmaşadan, zor kavranan, tekrar ve dikkat gerektirenlerden uzaklaşıp, basit, sakin, kendi halinde rock dinlemek gerekir... _________________ But who pulls the strings that you are attached to?
Who pours the gas that you are a match to?
tartışmaya gerek yok MTV metal işte bizde duman gripin neyse dünyada nü metal aynı şey.
MTV = Kral Tv gibi birşey. _________________ youpornda ilkokul arkadaşımı buldum
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız