Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Ateizm ve İnançlar
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Ateizm ve İnançlar
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18, 19  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Bu başlık kilitlenmiştir, cevap yazamaz ya da mesajları değiştiremezsiniz    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Bilim ve Felsefe
Önceki başlık :: Sonraki başlık  

Hangi görüştesiniz ?
Teist
29%
 29%  [ 50 ]
Deist
20%
 20%  [ 34 ]
Ateist
38%
 38%  [ 66 ]
Agnostik
8%
 8%  [ 15 ]
Panteist
2%
 2%  [ 5 ]
Toplam Oylar : 170

Yazar Mesaj
napalm
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Mar 22, 2007
Mesajlar: 395
Nerden: john barleycorn'un yanından

MesajTarih: Sal 09.10.2007 9:21    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ya merak ettiğim bir şey var...yukardaki yazıları okudum bir yerde tanrının insan aklından çıkma yada ona benzer bir şeyle karşılaştım ve bana bir yerde mantıklı geldi...
işin içine mitolojik değerlendirmeleri sokmadan soruyorum: insanlara ilahi dinler gelmeden önce neye inanıyorlardı...madem ilahi dinlerden önce de tanrı kavramı var peki neden tanrı kendi yarattığı insanlardan uzun süre saklandı...burada kastettiğim bizim allah diye nitelendirdiğimiz tanrı da bir yerde bizim aklımızdan çıkma bir şey...çünkü inanmak istedik ve tanrıyı icat ettik...
_________________
yalnızlık paylaşılmaz...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
DRAKKAR



Kayıt: May 21, 2005
Mesajlar: 774
Nerden: )-( izmir )-(

MesajTarih: Sal 09.10.2007 11:08    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Soyle saglikli derin bir nefes alinca buna benzer o kadar cok soru uretilebilir ki, neticede ulasilacak nokta belli. Smile Tanri'yi bilmem, ama buyuk dinlerin insan aklindan cikma oldugu bence cok belli.

Ek olarak, tanri inanci konusunda da degisik seyler soylenebilir. Mesela, evrimin -yaratici-yok edici baglamda-en ust halkasindayiz, ve istedigimizi yapabilme, dogayi istedigimiz hale getirme potansiyelimiz var. Bir hayvan da ureyebildigi kadar uremek, turunu etkinlestirebildigi kadar etkinlestirmeye meyillidir. Ekosistem normalde bu egilimleri dengeler, avcilar avlari yer, avlar cesitli kacma ve kamufle olma teknikleri gelistirerek avlardan kacar vs.vs. Ama insan bu sistemin dengeleyeceginden fazla yeteneklere sahiptir. Istedigi kadar ureyebilir, dogayi da yoketmeye goturecek kadar istedigi kadar yikici bir bicimde sekillendirebilir. Ekosistem bizi durduramadigindan, biz kendi onumuze vicdan, tanri gibi bariyerler koyduk belki de. (Tabi bu yonelimde, aciklanamayan doga olaylarinda daha guclu bir varligin parmagi olabilecegi dusuncesinin de etkisi yadsinamaz; yani bu guduye cok guzel de bir bahane olmustur bu dusunce belki) Dunyanin en "yaratici-yikici" varligi oldugumuzu kabullenemedik, agir geldi bu. Boylece tanrilar uydurduk, tipki basarisizliklarimizda surekli disarida bahaneler aramamiz gibi. Nefis dedik, ahlaki olgunlugumuza guvenmedigimiz icin. Neticede buyuk dinler turedi. Ama bunlar o baslardaki dengeleyici ve samimi tanri inancindan sapti. Organize ve yozlasmis kurumlar haline geldiler, en basta niyet her ne olursa olsun. Belki de bir tanri var, ve tum bu sebeplerden oturu bize cok kiziyor, veya halimize bakip egleniyor. Orasini bilmek guc Smile
_________________
\m/ ^_^ \m/
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BilimTekYoldur
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Jan 10, 2005
Mesajlar: 712
Nerden: Düşlerin ve arzuların hakim olduğu bir yerden...

MesajTarih: Sal 09.10.2007 12:06    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DRAKKAR, güzel bir yazı olmuş, dediğin çizgide düşünüyorum bende genel olarak.Aslında söylenenler hep aynı, insanın doğadaki etkisi üzerine hayal gücünden çıkanlar...Ama dinlerde durum daha farklı, onlar bir takım kimselerin insanları sindirip üzerlerinden çıkar elde etmek için uydurdukları şeyler.Bazı kaynaklar çok azda incelendiği zaman çok açık biçimde görülmektedir aslında durum.Ama ne varki insanlar kutsal gördükleri şeyler için çok açık bile olsa herşey laf kondurtmuyorlar, öylede olmalı zaten ama mantıklarını devre dışı bırakmaları neticesinde iletişime giremiyoruz malesef.Bizim anlamadığımız kısım işin "inanç" ile alakalı olan kısmı.Onlarda durumları farklı açılardan ele almak ve diğer açılardan bakmaya çalışmayarak hata ediyorlar.
_________________
Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık.Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için tabuların yıkılması gerekli.Her türlü tabu yıkılmalı.En başta da dinlerden, "inanç"lardan kaynağını alan tabular.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
bir_kereye_mahsus



Kayıt: Apr 30, 2007
Mesajlar: 586
Nerden: O Şimdi Asker

MesajTarih: Çrş 10.10.2007 2:18    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dinlerin türediği...vs bana göre pervasızca ve düşünmeden söylenmiş -kimsenin de günahını yok yere almak istemiyorum- bir laf kalabalığıdır. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir ve dinin tanımına da uymaz; keza din ilahi bir müessesedir; vicdanla alakalıdır; dini, yani ilahi fikirleri insanlar kafasından u-y-d-u-r-a-m-a-z. Tıpkı türetemeyeceği gibi...

Din bulan, din icat etiğini söyleyen, din adı altında insanları sömürenler...vs yok mu, hem de nasıl, afedersiniz ama itine bereket! Bu cahil işi saçmalıklarla insanları kandıranlar -veya bunlara kananlar- delalettedirler; böyleleri zaten kendi nefislerine zalimlerdir, batağa sürüklenmiş haldedirler. Umarım bu durumdan kurtulurlar. İlahi olmayan sahte ilimler saçmalıktır; batıl bir şeyin de ilmi olması düşünülemez elbette.. (Çünkü ilmin sahtesi olmaz. İlim her zaman doğrudur, saçmalamadan paragrafı kapatayım en iyisi..)

Bir ineği kutsal gören insanların inanışına 'din' diyebilir miyiz? Akla, mantığa, ilme, fenne (Büyük insan Atatürk'ün de dediği gibi Smile ) uymayan bir inanç şekli hakiki olabilir mi, gerçek olabilir mi, saf olabilir mi? Daha doğrusu buna "din" denebilir mi?

Din sadece kişi tarafından kendi dünyasında yaşanır, çünkü iç dünyamızı sadece kendimiz bilmekteyiz. Hayattaki seçimlerimiz..vs özgür iradenin ve kaderin çerçevesinde gerçekleştiği için de insanoğlunun her an için kendini hem en iyi hem de en aşağılık varlık olarak görmesi/görebilmesi gerekmektedir. Aslında herşey özde, yani kendimizde (vicdan, kalp, beyin..) bitiyor..

Şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum; dinlerin tarihi ile insanlık tarihi birdir... Adem babamızın dini de, İsa'nın da, Musa'nın da, Muhammed (SAV)'in de aynıydı, İslam'dı. Dini tamamlamak için elçiler sırayla gönderildi ve son halini bu şekilde almış oldu..
_________________
Bir kereye mahsus
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
kosovian



Kayıt: Jan 16, 2005
Mesajlar: 928

MesajTarih: Çrş 10.10.2007 17:23    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

dinler adam olmayanları adam etmek için ortaya atılmış ; sonradan amacından sapmıştır.
_________________
yaşasın uçan spagetti canavarı
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
bir_kereye_mahsus



Kayıt: Apr 30, 2007
Mesajlar: 586
Nerden: O Şimdi Asker

MesajTarih: Çrş 10.10.2007 23:40    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bana göre de dinleri (ilahi dinler) esas amacından saptıran insanoğlu ve onun karanlık güçleridir... Yoksa din eski haliyle de aynıydı, gelişmişti; şimdi de hala aynı... Adem'den Muhammed(SAV) e kadar bu durum böyleydi.. (Tabii bu duruma sadece inanan inanıyor)

Bu yüzden suçu dine (ve onu gönderen yüce varlığa) değil de insanların cahilliklerine atmak gerekir diye düşünüyorum...
_________________
Bir kereye mahsus
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
spdy



Kayıt: Oct 06, 2007
Mesajlar: 76

MesajTarih: Prş 11.10.2007 3:51    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

din kitaplarında gözleri mühürlenmiş kişiler olarak geçen kişilere denir.


benim bir adamın ağzını bantlayıp şarkı söylemesini istediğimi düşünelim. sonra ben bu adamı şarkıyı söylemedi diye dveyim kafa göz dlayım, yada yakayım bişekilde farketmez. sizce süper bir piskopat deilmiyim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
geissler



Kayıt: Jan 21, 2007
Mesajlar: 641
Nerden: Kutudan

MesajTarih: Prş 11.10.2007 16:22    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

hayat kelimesiyle neyi kasdetmek istediğimizle ilgili...
biz her şeyi; bildiğimiz veya inandığımız her şeyi bu doğum ve ölüm arasındaki yaşamımızda biriktiriyoruz...
açık konuşalım kesin bildiğimiz hiçbir şey yok...
ölümden sonrası hakkında kesin konuşmak için doğumdan öncesini de kesin olarak bilmek gerekir ki biz bilmiyoruz...
yolun yarısında gözümüzü açıp uykudan uyandık ve şu anda yolda ilerliyoruz...
yola nereden çıktığımız ve nereye gittiğimiz hakkında etrafa bakarak tahminler yürütüyoruz...
içimizden biri elinde bir kağıtla geliyor ve "ben bir şey buldum" diyor, "bakın bu kağıtta nereden geldiğimiz ve nereye gideceğimiz yazıyor"...
bazılarımız ona inanıyoruz, bazılarımız onun çıkar niyetiyle bu kağıdı kendisinin yazdığını düşünüyoruz...

karmakarışık değil mi... belki de bunu bu kadar karışık görmemizin nedeni artık bilincimizin "oha" dedirtecek kadar artmış olmasıdır...
insan farkındalığın zirvesidir, buna herkes katılıyor umarım...
eğer bir gerçek varsa bunu bir inek değil bir insan bulacak, sistemin yöneltimi bu şekilde...

peki sistem nedir diye sorun bana...
işte temel nokta ve insanların alışkanlıklar zinciri haline gelen yaşamlarında gözden kaçırdıkları en önemli bilgi bu...
sistem, her şeyi kapsayan sınırsızlıktır...
biz insan bilinci olarak evrenin bir sınırı olduğunu düşünemiyoruz, bize saçma geliyor, duvarları olan bir evren bize saçma geliyor ve evren sınırsızdır diyoruz...
bana sorun "insan öyle diyorsa öyle olmak zorunda mı" deyin, arkadaşlarım, bu çok basit, şuraya bakın, insan sistemden ve dolayısıyla sınırsızlıktan ayrılmış bir canlılık değildir, sistemdeki başka bir titreşimiz biz, ve sistemin hamurunu taşıyoruz, sistemi bizden daha iyi bilecek herhangi bir başka farkındalık yok...
"görmedim bilmem" demenin alemi yok, eğer bizim sezgimiz varsa bu sistemin bize verdiği sezgidir ve bizim sezmemizi istiyordur...
eğer bizim görme özelliğimiz varsa sistemin de bizim görme potansiyelimizin sonsuz katı görme özelliği vardır, duyma özelliği vardır, çünkü sınırsızlık en fazla bir tane olabilir ve biz her birimiz o sınırsızlıktaki küçük sınırlılıklarız...
eğer biz kendimizdekine farkındalık diyebiliyorsak, biz bilinçliyiz diyebiliyorsak, doğru orantılı olarak sistem de bizim bilinç potansiyelimizin sonsuz katına sahiptir...
biz okula rasgele mi gidiyoruz ki sistem bir hücreyi rasgele bölmüş olsun...
sanırım buna tümevarım diyorlar, kendimizden yola çıkarak sistemi anlamak çok basit, en azından benim anlattığım ve anladığım kadarıyla sistem bilinçli... bizden sonsuz kat daha bilinçli...
bize bilinci veren toprak değildir, sistemdir...
herkesin fikirlerime katılmasını umuyorum, saygılarımla...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
DRAKKAR



Kayıt: May 21, 2005
Mesajlar: 774
Nerden: )-( izmir )-(

MesajTarih: Prş 11.10.2007 16:43    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Son cumlen gunah cikarma gibi olmus biraz Geissler. Yani cok daginik seyler soylemissin ve neticede ulasmaya calistigin nokta anlasilmiyor ki katilalim veya katilmayalim Smile Cumlelerini anliyorum, ama yazinin bir iskeleti yok; sundugun fikirlerden bir oz cikaramadim ben sahsen. Sezgisel ilhamlarla boyle konularda makale tarzi yazi yazmanin da bence anlami yok. Sanatsal bir aktivite olsa neyse de... Smile
_________________
\m/ ^_^ \m/
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Slaytanic



Kayıt: Feb 11, 2004
Mesajlar: 1463
Nerden: ankara

MesajTarih: Cum 12.10.2007 1:21    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

birşeyler söyleyeyim demiş.
_________________
I keep my eyes wide open all the time
I keep the ends out for the tie that binds
Because you're mine, I walk the line
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
BilimTekYoldur
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Jan 10, 2005
Mesajlar: 712
Nerden: Düşlerin ve arzuların hakim olduğu bir yerden...

MesajTarih: Cum 12.10.2007 4:08    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir kere yapılan en büyük hata şu ki dini verilerle gelip karşılık beklemek, tanrının varlığı hakkında o hep vardı vs. diye dini kitapların söylediklerini tekrarlamak...

Dini, tanrıyı bilimle açıklayamayacağımızı, bunun inanca dayalı olduğunu düşünüyorsanız bilim ve felsefe forumuna yazmayacaksınız Exclamation
Saçma olmuyor mu bilimsel içerikli bir tartışma forumunda dini verilere dayanmak, savunduklarınızı inançla açıklamak Question

Burada tamam felsefe yapıcaz, görüşlerimizi söyliyeceğiz ama dine, kurana falan dayanarak işin içinden çıkamayız ki.Ayrıca abuk oluyor dinle bilim kavgasını yapmak.Bilimsel ve felsefik yönden fikirlerimizi, görüşlerimizi sunalım, amaçsız biçimde tartışmayalım.Yanlış mıyım Question

---

Tanrı, inanırların gözünde hep var olabilir, ucu bucağı olmayabilir, nerede olduğuyla ilgili bir inanç yerine o her yerdedir kanısı kabul edilebilir ama bilimin gözüyle baktığımız zaman bu düşüncelerin tümü sadece "saçmalık"
Tanrı düşüncesi üzerine eğilelim tanrıyla uğraşmayalım, aynı şekilde dinlerlede.Ama dinlerin uydurma olup olmadığı konusundaki düşüncelerimizi belirttiğimizde kavga çıkma olasılığıda artıyor işte.Bence önce hepimiz kendimizi bi' süzgeçten geçirmeliyiz ondan sonra yazacaklarımızı yazmalıyız, ben kimsenin inancına saygısızlık yapmak istemiyorum ve kimseninde beni yanlış anlamasını.

"Saygılar" kelimesi sanırım söylediklerimden sonra buraya uyacaktır diye düşünüyorum;

Saygılar.
_________________
Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık.Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için tabuların yıkılması gerekli.Her türlü tabu yıkılmalı.En başta da dinlerden, "inanç"lardan kaynağını alan tabular.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
geissler



Kayıt: Jan 21, 2007
Mesajlar: 641
Nerden: Kutudan

MesajTarih: Cum 12.10.2007 18:32    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DRAKKAR demiş ki:
Son cumlen gunah cikarma gibi olmus biraz Geissler. Yani cok daginik seyler soylemissin ve neticede ulasmaya calistigin nokta anlasilmiyor ki katilalim veya katilmayalim Smile Cumlelerini anliyorum, ama yazinin bir iskeleti yok; sundugun fikirlerden bir oz cikaramadim ben sahsen. Sezgisel ilhamlarla boyle konularda makale tarzi yazi yazmanin da bence anlami yok. Sanatsal bir aktivite olsa neyse de... Smile


ben hiçbir şeyi tamamen budur diye söyleyemem, sisteme paralel davrandığımı düşünüyorum zira sistem de hiçbir şeyi tamamen budur diye belirtmiyor...
tamam gelin biraz daha açalım, boşlukları dolduralım, birbirimizi anlamaya çalışalım istiyorum ben, ancak bu şekilde birbirimize faydamız dokunabilir...


Alıntı:
Ekosistem normalde bu egilimleri dengeler, avcilar avlari yer, avlar cesitli kacma ve kamufle olma teknikleri gelistirerek avlardan kacar vs.vs. Ama insan bu sistemin dengeleyeceginden fazla yeteneklere sahiptir. Istedigi kadar ureyebilir, dogayi da yok etmeye goturecek kadar istedigi kadar yikici bir bicimde sekillendirebilir. Ekosistem bizi durduramadigindan, biz kendi onumuze vicdan, tanri gibi bariyerler koyduk belki de.


Hayvanımsı insanın daha öncesi diye düşünelim, düpedüz hayvan olan insan tanrıya bir eğilimi olmayan canlıdır...
hayvanlar tanrıya inanmak gibi bir şeye ihtiyaç duymuyorlar.:.
değil mi,, evet...
hayvanımsı insan gün geçtikçe asırlar geçtikçe beyninde bir büyüme görüyor, bilincinde bir artış görüyor...
ve aynı anda bir şeylere tapınma ihtiyacı hissediyor...
ilkel insanlar bunlar, henüz vahşi hayatta hayvanlarla eşit şekilde yaşayan ve onları tamamen kontrol edemeyen kaçamak yaşayan insanlar...
bilinçleri artıyor ve paralel olarak bir yıldıza, bir taş parçasına, ateşe, gökyüzüne tapınma ihtiyacı hissediyorlar...
yani bilinçsizken böyle bir ihtiyaç duymayan insan bilinçli hale geldiğinde secde etmeye başlıyor, her hangi bir nesneye, kendinden üstün olan veya kendi elleriyle yarattığı bir nesneye bir maddeye tapıyor...

burası çok önemli..
tapmasının nedeni ne olabilir bilmiyoruz, ateşin ona vaadettiği herhangi bir şey olmamasına rağmen, tehdit ettiği herhangi bir şey olmamasına rağmen tamamen sezgisel olarak veya güdüsel olarak ateşe tapıyor insan, güneş ona hiçbir şey vaadetmemesine rağmen hiçbir tehditte bulunmamasına rağmen güneşe tapıyor...
paralel olarak asırlar geçtikçe bilinç artıyor...

ve insan artık sistemin bir parçasına tapınmaktan vazgeçip sistemin tamamına yani tanrıya yani sınırsızlığa tapınmaya başlıyor...
bilinç fazlası insanın segisini de açıyor paralel olark ve bu son nokta...
sınırsızlık içindeki sınırlılıklara tapınmaktan vazgeçip, tüm sınırsızlığa tapıyor... buna deizm, panenteizm veya teizm diyebilirsiniz...


şimdi bir şey eklemek ve sormak istiyorum..
ateizm günümüzde iki gösterge kavramına karşılık geliyor....
a-teizm; yani dinlerdeki tanrıyı reddeden görüş mü?
yoksa tüm tanrıları reddeden görüş mü?

tüm tanrı tasarımlarını reddetmesine gerek yok bence, tüm tanrı tasarımlarını yok sayacaksa kendisini de yok saysın, zira insanın sınırsız sistemi bir tanrı tasarımı olarak kabullenmesinin hiçbir zararlı ve yanlış yönü yoktur...
sınırsız sistem benim tanrımdır, ben de o sınırsızlıktaki bir sınırım, sistemin bir parçasıyım, sistem benden sonsuz kat daha büyük olduğu için sisteme tanrı dememin dudak bükülecek bir yanı yok...

daha iyi ya.. daha iyi ya... Wink
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
bir_kereye_mahsus



Kayıt: Apr 30, 2007
Mesajlar: 586
Nerden: O Şimdi Asker

MesajTarih: Pzr 14.10.2007 21:06    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Metafizikle uğraşmak bilimin işine gelmeyebilir; hatta tüm metafiziksel bilgileri (gözle görülmeyenler..vs) çok saçma da bulabilirler... Ama din (doğru olan, ilahi olan, hakiki olan dinden bahsediyorum) "ilimden ayrılmayın" diyerek bilimi ne kadar önemsediğini asırlar öncesinden açıkça ve hiçbir karmaşaya yer vermeden göstermemiş midir?
_________________
Bir kereye mahsus
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BilimTekYoldur
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Jan 10, 2005
Mesajlar: 712
Nerden: Düşlerin ve arzuların hakim olduğu bir yerden...

MesajTarih: Pts 15.10.2007 13:14    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şimdi neyi ispatlar ki bu ? Din ve bilimi aynı paralelde ele alıp buna göre bir şekil şemal mi vermeliyiz diyorsun, anlamadım.

---

Evrene bakın diyerek, bu anlam veremediğiniz şeylerin hepsini Allah yarattı diyerek mi bilimsel oluyor Kur-an ?O zamanki insanların bunlara ne yoracak kafası ne de ellerinde bilimsel veriler varmışta uyduran uydurmuş yoranda mevzu bahis güce yormuş.İlim dediklerinin onların bu ilim dışılıklarıyla nasıl bir tutulmasını beklemişler buda onların o zamanki mantaliteleri işte.Ama bu çağda saçmalık olmuyormu bu ?Bir diğer savda hep Muhammed'in "ilim Çin'de bile olsa gidin alın" sözüdür.Bunlar hiçbirşeyi ispatlamaz.Tam tersi içindeki çelişkiyi gösterir.Belli ki şirin gözükmeye çalışılmış Smile
_________________
Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık.Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için tabuların yıkılması gerekli.Her türlü tabu yıkılmalı.En başta da dinlerden, "inanç"lardan kaynağını alan tabular.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Dark_Fate



Kayıt: Apr 16, 2007
Mesajlar: 129
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Sal 16.10.2007 2:25    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şahsen kuran'ı bir insanın yazabileceğini aklım almıyor bir türlü. 1400 yıl önce kimsenin elinde bilimsel veri olmadığı halde evrenin genişlemesini, big bang teorisi, göğün 7 kattan oluşu, anne rahimindeki bebeğin 3 farklı evreden geçtiğini, ayın,güneşin belli bir yörüngesi olduğu vs. gibi şeylerin yazdığı bir kitabı bir insanın yazabileceğine inanamıyorum.Bence bir insanın hele birde 1400 sene önce bilimin "b"si olmadığı halde yazabileceği birşey değil. İnsandan cok cok daha üstün bir varlık yazmış olmalı.

Kuran zaten bir bilim kitabı değil. Ama ayetlerde yukarıda yazdığım olaylar geçmiştir ve bu olayların Allah tarafından yapıldığı yazar. Yani bu 1400 sene önce yazılan ve 20. yüzılda keşfedilen olaylar bir nevi Allah'ın sonsuz kudretini algılıyabilmek için.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
bir_kereye_mahsus



Kayıt: Apr 30, 2007
Mesajlar: 586
Nerden: O Şimdi Asker

MesajTarih: Cum 19.10.2007 23:45    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kur'an-ı Kerim; inanmayanların, küfredenlerin, kafirlerin, münafıkların söylediklerinin/düşündüklerinin tam aksine; insanlık için her alanda bir aydınlanma sebebi olmuştur... Eğer evrensel ve hakiki-doğru ilimlerle aydınlanamıyorsak eksiklik kendi özümüzdedir... Kendimize bakalım önce de sonra sıra başkalarına gelsin! Wink
_________________
Bir kereye mahsus
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
BilimTekYoldur
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Jan 10, 2005
Mesajlar: 712
Nerden: Düşlerin ve arzuların hakim olduğu bir yerden...

MesajTarih: Cmt 20.10.2007 20:33    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dark_Fate demiş ki:
Şahsen kuran'ı bir insanın yazabileceğini aklım almıyor bir türlü. 1400 yıl önce kimsenin elinde bilimsel veri olmadığı halde evrenin genişlemesini, big bang teorisi, göğün 7 kattan oluşu, anne rahimindeki bebeğin 3 farklı evreden geçtiğini, ayın,güneşin belli bir yörüngesi olduğu vs. gibi şeylerin yazdığı bir kitabı bir insanın yazabileceğine inanamıyorum.Bence bir insanın hele birde 1400 sene önce bilimin "b"si olmadığı halde yazabileceği birşey değil. İnsandan cok cok daha üstün bir varlık yazmış olmalı.


Kuran'da yazanları kafanda bunlara yoruyor olmalısın.Ya da mutlaka okuduğun ya da yıllarca duyduğun safsataları anlatıyorsun.Ben Kuran'da hiç böyle şeyler görmedim Smile Göğün 7 kat muhabbeti dışında.Oda zaten Kuran'da herşeyi 7'ye bağlaması yüzünden Muhammed'in anlamsız kalıyor ne yazık ki Smile Bende bir tanrının biz insanların mantığına göre bile insanlık dışı, vahşet dolu sadist birinin aklından çıkmışcasına bir kitap yazıp dünyaya göndereceğine inanamıyorum, kusura bakma Smile

Dark_Fate demiş ki:
Kuran zaten bir bilim kitabı değil. Ama ayetlerde yukarıda yazdığım olaylar geçmiştir ve bu olayların Allah tarafından yapıldığı yazar. Yani bu 1400 sene önce yazılan ve 20. yüzılda keşfedilen olaylar bir nevi Allah'ın sonsuz kudretini algılıyabilmek için.


Ayetleri verebilirsen ö.m. ile sevinebilirim.Kuran bir bilim kitabı değilse burda bunların yeride yoktur sence de öyle değil mi ? Allahın sonsuz kudretini algılamak isteyen sensin zaten istediğin için böyle diyorsun ben istemiyorumda öyle olmadığından da eminim hatta Smile
_________________
Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık.Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için tabuların yıkılması gerekli.Her türlü tabu yıkılmalı.En başta da dinlerden, "inanç"lardan kaynağını alan tabular.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
BilimTekYoldur
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Jan 10, 2005
Mesajlar: 712
Nerden: Düşlerin ve arzuların hakim olduğu bir yerden...

MesajTarih: Cmt 20.10.2007 20:37    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bir_kereye_mahsus demiş ki:
Kur'an-ı Kerim; inanmayanların, küfredenlerin, kafirlerin, münafıkların söylediklerinin/düşündüklerinin tam aksine; insanlık için her alanda bir aydınlanma sebebi olmuştur... Eğer evrensel ve hakiki-doğru ilimlerle aydınlanamıyorsak eksiklik kendi özümüzdedir... Kendimize bakalım önce de sonra sıra başkalarına gelsin! Wink


Bir münafık hatta kafir olarak soruyorum sana nasıl "insanlık için her alanda bir aydınlanma sebebi olmuştur" anlatırmısın Smile Ayrıca "evrensel hakiki ilimler"den kasıt nedir Kuran'daki ayetler mi Smile Ben evrimimi tamamladığımı iddia etmiyorum zaten, üzerime alınmama gerek yok Smile
_________________
Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık.Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için tabuların yıkılması gerekli.Her türlü tabu yıkılmalı.En başta da dinlerden, "inanç"lardan kaynağını alan tabular.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Dark_Fate



Kayıt: Apr 16, 2007
Mesajlar: 129
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cmt 20.10.2007 21:51    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kuranı okuyupda o olayların geçtiği ayetleri görmemek biraz ilginç olmuş Rolling Eyes Neyse ben o ayetleri yazayım teker teker;

Evrenin genişlemesi;

"Bir de göğe bakın Biz onu kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki Biz onu genişletmeye de malikiz" (zariyat suresi, 47)

Big bang teorisi; ( yani hiç bir şey yokken birden bir patlamayla evrenin oluşması.)

"Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. O'nun nasıl çocuğu olabilir ki Kendisinin eşi de yoktur. Gerçek şu ki: her şey O'nun mahlûkudur ve O her şeyi hakkıyla bilir."(Enam suresi 101)


Göğün 7 kattan oluşu ise acıkca yazılmıştır. Hiç bir şeyi 7 ye bağlama gibi bir olay da yok Smile Neyse yazalım ayetleri;

"O öyle bir yaratıcıdır ki, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı; sonra iradesini göğe yöneltip onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi pek iyi bilendir."(bakara suresi 29)

"Görmediniz mi, Allah'ın yedi göğü nasıl uygun tabakalar halinde yarattığını?"(nuh suresi 71)

Anne rahimdeki bebeğin 3 ayrı evreden geldiği;

"O, sizi tek bir nefisten yarattı. Onun esini de ondan meydana getirdi. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizleri analarınızın karınlarında üç türlü karanlık içinde yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor: işte Rabbiniz Allah O'dur, mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl (haktan) çevrilirsiniz? " (zümer suresi 6)

Ayın ve güneşin belli yörüngesi olduğu;

"Oysa, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur; bunların herbiri birer yörüngede yüzüyorlar. "(enbiya suresi 33)

Daha bir sürü şey var sadece bunlar değil...

Kuranın bilim kitabı olup olmadığına gelirsek; kuran bilim kitabı değil. Bu yazılanlar Allah'ın tarafından meydana gelen olaylardır. Bu olayları ispatlamak için ise bilim gerekir. Yapılan araştırmaların, elde edilen verilerin, matematiksel ve fiziksel olarak açıklandığı bir kitap bilim kitabıdır.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
bir_kereye_mahsus



Kayıt: Apr 30, 2007
Mesajlar: 586
Nerden: O Şimdi Asker

MesajTarih: Pts 22.10.2007 20:52    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

BilimTekYoldur demiş ki:
bir_kereye_mahsus demiş ki:
Kur'an-ı Kerim; inanmayanların, küfredenlerin, kafirlerin, münafıkların söylediklerinin/düşündüklerinin tam aksine; insanlık için her alanda bir aydınlanma sebebi olmuştur... Eğer evrensel ve hakiki-doğru ilimlerle aydınlanamıyorsak eksiklik kendi özümüzdedir... Kendimize bakalım önce de sonra sıra başkalarına gelsin! Wink


Bir münafık hatta kafir olarak soruyorum sana nasıl "insanlık için her alanda bir aydınlanma sebebi olmuştur" anlatırmısın Smile Ayrıca "evrensel hakiki ilimler"den kasıt nedir Kuran'daki ayetler mi Smile Ben evrimimi tamamladığımı iddia etmiyorum zaten, üzerime alınmama gerek yok Smile


Sana 'kafir' ya da 'münafık' demedim ki, sadece örnek verdim.. Bu üsluptan ötürü üzüldüysen özür diliyorum senden..

Önceden de anlattım, anlattık; şimdi de anlatıyoruz ama çoğu insan mahza inatlarından mı artık bilemiyorum söylediklerimizi anlamak istemiyorlar. İzninizle, burada kendimce bazı şeyler söyleceğim...

İnsanoğlu için, -hatta tüm canlılar için- "Evrimi tamamlamak" diye birşey yoktur, buna inanmıyorum açıkçası... İlk insan da (Hz. Adem) yaratılışı itibariyle modern idi, şimdiki insan da... En basit mantıkla bu böyledir.

Yaratılan her varlık, kendi yaratılış maksadına göre yaşamını devam ettiriyor.

İnsanoğlu yaptığı iyiliklerle veya kötülüklerle vardır. İyi bir insan nefsini yenmiştir (belki de bir ömür boyu nefsini yenmeye çalışmaktadır); böylece 'melek' seviyesine erişir. Kötü bir insansa yaptıklarıyla hayvandan daha da aşağılık bir duruma düşer. (Bu durum Kutadgu Bilig de yazdığı için örnek vermek istedim naçizane)

Kutadgu Bilig de insanoğlunun hem dünya işlerini, hem de uhrevi işleri aynı anda götürebileceği yazar. İnsan sadece kendisi için değil; insanlık için çalışmalıdır. Maksad iyi bir insan olmaktır; yaratılış gayemizi, haddimizi..vs çok iyi bilmektir; ilimi, bilimi, fenni terketmemektir; doğrunun ve iyinin peşinden koşturmaktır; ahlaklı bir insan olmaktır; en önemlisi de Mevlana'nın dediği gibi; "Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol" maktır. İçimiz neyse dışımız da öyle olmalı. En büyük erdem de bu olsa gerek..

Ayrıca biz kimseye zorla şu dine mensup ol demiyoruz ki. Her insanın bir bildiği vardır, ne diyelim yani, zorla güzellik olmuyor Smile .
_________________
Bir kereye mahsus
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Bu başlık kilitlenmiştir, cevap yazamaz ya da mesajları değiştiremezsiniz    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Bilim ve Felsefe Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18, 19  Sonraki
17. sayfa (Toplam 19 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 1.66 Saniye