Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 760 Nerden: İstanbul
Tarih: Sal 02.10.2007 0:22 Mesaj konusu:
Bu başlık forumun ilk zamanlarından beri var esasında. Şurası hareketlendi mi, konuşacak iki konu buldum mu sevindirik oluyorum ben.
SKH severim ben. Kadroya baya bir giren çıkan oldu ama Linsk'in kendi deyimiyle "Artık Overkill'e sokuşturamayacağı materyalleri" bence fazlasıyla kulak verilmeye değer şeyler. Vokale Mario Frasca'yı neden aldı onu bile anlamadım ben, doğru dürüst çalışmadı grupla. Barnak'ın vokalleri tam grubun yapısını da yansıtıyor bence. Ama bir albüm yaptılar ve 3 sene ses çıkarmadılar, açıkçası Acts of Insanity gibi bir albümün devamını getirmezlerse üzüleceğimdir.
Albümün açılış parçası Walls of Hate; aynı zamanda bence en old school şarkı ve benim de favorim. Süper parça. Dave Linsk'in albümü bir paragrafta çok güzel özetlediği bir biyografilerini çevirmiştim. Onu şimdi kopyalayamıyorum çünkü çevirdiğim yerde hırsızlıklara karşı kopyalama kalkanı yaptık.. Eh linki de vermiyorum reklam olmasın ama kısacası Linsk, her kesimi tatmin edecek şarkılar barındırdığını söylüyor albümün, ki bence doğru. Hızlısı, old school'u, hepsinin karışımı filan.. Geçici bir şey olmadığını da vurguluyor röportajlarda filan ama bakalım artık..
Bu arada Caner herkesin dimağını açtı sanırım. Master of Disaster'ı milyon kez dinlemişimdir ama onun yazdığını okuyana kadar hiç fark etmedim bile benzerliği. Reflections ve Taken by the Throat'ı ben de dinlemedim (deerrudolf'un söylediği son iki albüm) ama -haydi bir ön yargı örneği göstereyim- çıktıkları yıllara bakınca (94-95) pek de iç açıcı şeyler gelmiyor aklıma. Ne olursa olsun ilk 4 albüm yeter de artar.
Yahu en diptekileri konuştuk da; ben daha ne Exodus'u dinledim, ne Overkill'i, ne Vendetta'yı; ne de tutucu Thrash dinleyicisinin her fırsatta beline beline odunla vurmaktan geri kalmadığı ama benim çok sevdiğim Iced Earth'ü.. Yahu dinleyenler yazsın şöyle iki satır. Her grubun başlığında ayrı ayrı tartışacağımıza mis gibi mekan var işte burada. Albümlerin isimlerini bile bilmiyorum daha.. Eaahh yeter ulan başlıyorum harekete!..
Hep beraber bağıralım: B.A.C.K. !.. diye.. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
Kayıt: Jun 01, 2004 Mesajlar: 5300 Nerden: Yollardan
Tarih: Sal 02.10.2007 15:28 Mesaj konusu:
songlessbird demiş ki:
Bu Pantera isimli grubu 15 sene önce ilk meşhur olduğu zamanlardada sevmezdim hala sevmem acaip tahriş etti thrash'i. Bu groove onların haltı.
pantera'ya laf yok.
bu arada kimse mekong delta "lurking fear" yazmayacak mı? vallahi buradaki kadar sıkı thrash'çiler görmedim. Cantstandya, sava, deerrudolf,songlessbird... bari sizler yazın. _________________ Umursa, sorgula ve harekete geç!!! - 4 Ekim 2008 - R.E.M. @ S.O.S. İstanbul
It's The End Of The World As We Know It - R.E.M.
Kayıt: Oct 05, 2004 Mesajlar: 659 Nerden: Ýstanbul
Tarih: Sal 02.10.2007 16:29 Mesaj konusu:
Pantera'yı cidden sevmem tonları dahil her birşeylerine kılım. Jınjın metal. Bu köpek havlamalarına benzeyen metalcore vokallerine de katkıları var. Neyse öldüler zaten daha fazla zarar gelmez. Mekong albümüne benim yorumlarımı ilgilenen biliyor zaten. Canavar gibi bir albüm.
Az önceki sayfada konusu geçti, değinmeden edemeyeceğim. Son günlerde dinlediğim taze kanların arasına Mortal Sin'in yeni albümü An Absence Of Faith'i de ekledim. Bay Area sevenlerin sevmeyeceği bir albüm yorumuna bir yandan katılıyor, diğer yandan örneklere ben de eklendiğim için katılmıyorum. İçerisinde çok üstün bir şeyler olmasa da kendini dinleten, vasatın üzerine rahatlıkla çıkan bir albüm. Temposu insanı alıp götüren cinsten yüksek değil, inişli çıkışlı genel olarak. Bu dizilim de kendisini en iyi Tears Of Redemption parçasında gösteriyor herhalde. Parçanın ana riffini çok beğendim, sanki uzun zamandır dinlemediğim bir Bay Area grubundan alınmış ve parçaya adapte edilmiş. Tabi tamamen içgüdüsel bir şey bu dediğim. Out Of The Darkness da her ne kadar klasikleşmiş ve hatta gına getirmiş şarkı adları kümesine giriş yapsa da albümün açılışı için iyi seçim. Çok beğendiğim bir diğer parça da albümün en hızlı ve eşlik edilesi parçası Rise Or Fall. Yine de çok iyi diyemememin sebebi dengeleyici şarkılar. Tekrar dinleyişlerimde es geçtiğim parçalar olduğu kesin.
Az önce Mekong Delta geldi ama birkaç kere dinlemem lazım onu da. Daha sonra buraya cırmalarım bir şeyler.
Ha bu arada Pantera'yı ben de sevmem pek. Her ne kadar kendisinden ebediyen kurtulmuş olsak da sonuçlanış biçimi ile kendisi gibi onlarca grubun türemesine sebep oldu. Primler primler üstüne... _________________ www.sendika.org www.sol.org.tr
Kayıt: Oct 05, 2004 Mesajlar: 659 Nerden: Ýstanbul
Tarih: Çrş 03.10.2007 7:28 Mesaj konusu:
Yani Mortal Sin bu. Geçmiştede o kadar parlayan bir grup değildi ki yani Mekong Delta albüm çıkardı keza bu senenin en önemli ikinci ürünü Agent Steel Alienation var bunlar çok daha önemli albümler.
Agent Steel'in albümü bundan bir önceki kadar güzel değil sanki. Mekong güzel olmuş ama tam olarak anlaşılması için daha çok dinlemem gerek Öyle 3-5 dinlemeyle anlaşılmaz Mekong. Mortal Sin'i ben önceden de pek sevmezdim zaten. O yüzden dinleyeceğimi sanmıyorum pek.
Kayıt: Oct 05, 2004 Mesajlar: 659 Nerden: Ýstanbul
Tarih: Çrş 03.10.2007 12:17 Mesaj konusu:
Bu arada geçen sene çıkan Dark Angel gitaristi Jim Durkin'in yeni grubu Dreams Of Damnation albümü hakkında bir şeyler yazayım. Kötü hemde çok kötü.
En baştaki nedeni buldukları bayan vokalist ve onun metalcore vokalleri. Bu tür vokallerin berbat olduğunun bu adamlar hiç mi farkına varmaz anlamıyorum. Bir kere vokal melodisi oluşturamıyor canhiraş bir bağırış. İkincisi vokaller çok yoğun yani müziği dinlemek için albümde o sesleri dinlemek zorunda kalınıyor. Üçüncü nokta Durkin D.Angel'da riff üstüne riff bindirirken burda şarkıda 5 riff filan ya var ya yok. Güzel anları olmasına rağmen negatif yönleriyle vasat bir albüm olmuş .
Mekong Delta'nın yeni albümü Lurking Fear'ı dinliyorum iki gündür ancak genel bir kanıya varmam için bu kadar kısa süreli bir dinleyiş bile yetti sanırım. Zira ne progressive ile thrash metal unsurlarının harmanlanmasından tam haz duyarım -belki kimi istisnalar vardır bu noktada- ne de Mekong Delta'nın nice on seneler geçse de Mekong Delta'da ve The Music Of Erich Zann'daki müziğine ulaşabileceğini düşünürüm. Zaten şu andaki müziğin şekillenişi için de Ralph Hubert'in nispeten kişisel çalışması yorumunu yapmak çok yanlış olmaz kanımca.
Hoşlanmasam, bundan sonra sıklıkla dinleyeceğimi ummasam da, albümü benim hafızama kazıyan bir şey var; o da Moderato. Ulan bu yapılır mı adama be, yapılır mı.. Yıllardan bu yana "Acaba Imperial March'ı hangi metal grubu şöyle biraz da senfonik öğeler katarak müziğine alet edecek, ben de kendimden geçeceğim, 'Allah allah' nidalarıyla sokaklara fırlayacağım" diye düşünür ve dövünürüm. Ne yazık ki şimdi üstüm müsait değil.. Bu şaheseri nadiren müziğine ekleyenler, küçük çaplı eylemlerde bulunanlar olmuştur illa ki ama Mekong Delta apayrı bir şeye imza atmış. Bir de herhangi bir beklentiden uzak ve derinden gelmesi heyecanın daha bir anlamlı olmasını, "hassss.." demeyi sağlıyor ya..
Son zamanlarda İngiliz Arbitrater diye bir gruba fena taktım bir de. Çok özellikli, deli dolu bir grup olmasa da dinlenesi, dinletilesi sanırım. Yorumu olan varsa buyursun sağdan sağdan.. _________________ www.sendika.org www.sol.org.tr
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 760 Nerden: İstanbul
Tarih: Prş 04.10.2007 1:43 Mesaj konusu:
Şimdi, Pantera'nın şöyle bir durumu var. Öncelikle çizgimi belirteyim bu konuda, Pantera'nın ilk iki albümünü severim. Diğer albümlerini fazla sevmem ama sevdiğim şarkıları vardır.
Ha ama onlardan çok, "onlarcı" tayfa çok yapmacık hallere büründü bence gözümde. Gereksiz bir yapmacıklık olarak görüyorum ben bunu. Güney güney diye diye olayı boka sardırdılar. Yok kendimi o felsefeye adadım, yok güneye yerleşecem, yok kuzeyden çıkan balığı yemeyecem falan filan.. E tamam kardeşim biz de Skynyrd ve türevlerini severiz de.. Boş işler bunlar. Thrash sever biri Bay Area Thrash'ini sever. Ama sorana "Bay Area kurallarına göre yaşıyorum dostum" gibi aptal bir cevap vermez. Verirse ne kadar zorlama gözüküyor değil mi? Yani sırf Bay Area takımı diye, NBA Live oyununda her sene Golden State ile oynamaya gerek yok ki. Pantera hiç de bu tip abartı bir mentaliteyi yerleştirme niyetinde olan bir grup değildi bence. Çatır çatır yaptılar müziklerini ilk 2 albümlerinde. Şimdi burada Dime olayına filan girmek istemiyorum çünkü bu çok güzel bir başlık ve konu oraya gelsin niyetinde değilim hiç. Ama kör ölür badem gözlü olur olayından yola çıkarak çok çirkin menfaat ilişkilerinin olduğu bir zemin oluştu zaman içerisinde.
Pantera'nın Vulgar albümüne bakın. Çatır çatır "Thrash" sözleri. Öyle "kendini salmış" bir güneylilik yok. Bence Pantera, zaman içerisinde oluşan kitlesinden dolayı antipatik gelmeye başlayan bir grup oldu. Ben dediğim gibi dinliyorum ama o kadar yani. Daha öteye gitmem. Groove olayını Thrash'in içine sokarak olayları kötü yönde etkilemişler midir, evet diyorum buna. Ama zaten o dönem böyle bir dönemdi. İşin içine girmeyen şey yoktu ve her yerden başka bir şey çıkıyordu. O çıkanlar içerisinde en çok kulağa hitap edenlerden biriydi belki de Pantera'nın yaptığı. Yani Groove olmasaydı başka bir şey olacaktı. Thrash bozuldu.. E bozulsun efendim, ne kadar süreyle tam gaz gidebilecekti ki? Bozuldu ama işte bakın, neredeyse ikinci 80'ler dönemini yaşıyoruz her şeye inat. Çok çok çok kaliteli albümler geliyor, kendimizden geçiyoruz. Haydi kendi adıma konuşayım en azından. Duraklama dönemi belki de gerekliydi ve farklı şeyler çıktı, oldu bitti diyorum.
Kaldı ki Groove olayını Pantera'nın başlattığı da tam anlamıyla doğru değildir. Kendini "Pantera'ya adamış" din kardeşleri, Exhorder'a bir kulak versinler bakayım.. The Law ile Slaughter in the Vatican albümlerini öneriyorum. Bunu daha önce de yazmıştım ama kaynadı gitti, baya oldu zaten. Hatta The Law albümünün davulları Asafated'ın Kaybolmuş Masumiyet albümündekilere benzer, ilginçtir ve açıkçası kötüdür. Neyse, zaten yapacak olan yapacağını yapmış çoktan..
Mekong Delta denmiş, haz etmem. Ha bu dinlemem demek değil ama "Ah evden 700 kilometre uzaktayım, çantayı hazırlarken keşke ondan da almış olsaydım yanıma" gibi bir cümle kurdurmaz yani bana. Ama yine de edineceğim son albümü. Watchtower filan.. "Süper müzik yapıyor abi adamlar, deli deneysel!".. Yok abi anlamıyorum ben o müziği. Zeka seviyemi aşıyor. Yolları açık olsun. Bana verebilmiş mi bir OPEN HOSTILITY gibi albüm? Haykırmak istiyorum;
Forget who you are!
Forget where you've been!
You dont want to meet the real me!!!
diye..
Yeni albümleri de yüklendim bu arada. Umarım kısa zamanda dinlerim, heyecan yükseliyor. Agent Steel'da benim gizli favorilerimdendir, Alienigma'yı da fazlasıyla merak ediyorum. Ama tam karar için karanlık bir kara yolculuğu lazım bana, tepelerin arkasından ucunu gösteren bir ay filan lazım..
Ulan ben bir şeyler daha yazacaktım ama ekstradan çıkan sivrisinek avı tüm yazıyı bok etti. Karman çorman oldu. Göztepe'den şimdilik bu kadar. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 760 Nerden: İstanbul
Tarih: Prş 04.10.2007 21:47 Mesaj konusu:
Ben zaten ilk iki albüm dedim ama diğerlerini de tam anlamıyla silmiyorum asla. Reinventing the Steel'de güzel şarkılar var tabii. Revolution is My Name, Yesterday Dont Mean Shit filan güzel şarkılar. Neyse biz konuya dönelim.. Bugün okuldan sonra geldim ki albümler tamam olmuş. Attım alete uzandım dinleyeyim dedim ama okul sonrası ile şehiriçi toplu taşıma araçlarında çöken o dünyanın en güzel uykusu var ya, o geldi dadandı şerefsiz.. O yüzden tam bir randıman alamasam da ilk izlenimlerim kısmen olumlu.
Kesin olarak şunu söyleyebilirim ki; Alienigma'nın ilk şarkısı olan Fashioned From Dust mükemmel bir şarkı. Giriş şarkısı olarak da süper, kaliteli sololar yazılmış ama bayıldım yani. Albümün gerisinde uyumuşum zaten. Overkill'de boş bir albüm çıkarmamış gibi ama daha sindirmem için zaman lazım. Gitar tonları diğer albüme göre daha iyi olmuş en azından. Ki ben o albümü sevmiştim. Exodus albümünü bulamadım ben bir de. Bu konuda yardım edebilecek olanları özelime beklerim. Iced Earth'ü ise burada konuşmuyorum. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
Kayıt: Oct 05, 2004 Mesajlar: 659 Nerden: Ýstanbul
Tarih: Cum 05.10.2007 9:47 Mesaj konusu:
Size Pantera yolları Bana Slayerlar. 2 albüm kritiği ekleyeyim kısadan.
Evile - Enter The Grave 2007
İngiliz grup evile Slayer-Exodus karışımı başta olmak üzere genel thrash klişelerini birleştirip ortaya kendi ürününü koyuyor. Bütün şarkılar kaliteli özellikle Man Against Machine, Burned Alive ve Armored Assault çok güzel şarkılar. 10 şarkı 52 dakika yani bazı şarkılar gerçekten uzun. Diğer artıları yeni nesil akımlardan hiç etkilenmemişler sadece eski thrash ve sololarının çok güzel olması. Biraz daha derli toplu parçalar yaparlarsa hit makinası olabilirler. Olumsuz tarafı uzun şarkılar yorucu olabiliyor çünkü iniş çıkışlar yok biraz tekdüzelik hakim. Hem hız hem orta tempo thrash sevenlere öneririm. 7/10
Fastkill - Infernal Thrashing Holocaust ( 2004 )
Bu japon grubu yeni dinledim. Morbid Saint,Hypnosia eski Pleasure To Kill devri Kreator'u gibi hastalıklı hızlı thrash albümü. Vokal ayrı bir hastalıklı ki insanı oldukça gaza getiriyor. 9 şarkı 27 dakika 3 dakikalık şarkılar. Hızlı thrash sevenler. Soloları fena değil en azından uydurma değil. Ama uyarıyorum Morbid Saint tarzı hızlı thrash açmazsa sizi bunlar da açmayabilir. 8,5/10
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 760 Nerden: İstanbul
Tarih: Pts 08.10.2007 18:40 Mesaj konusu:
Fastkill yolda, Enter the Grave'den Thrasher'ı yollamıştın bana 1 aydan fazla oldu ama şarkı sadece bir kaç kez dinlememe rağmen halen aklımda. Albümü de dinliyorum; vaad ettikleri umut bakımından neredeyse Violator gibi diyeceğim bu herifler için. Güzel albüm. Exodus'u hala bulamadım, Overkill'e de halen tam ısınamadım ama Agent Steel beni benden aldı. Yani bilmiyorum ben mi duygusal yaklaşıyorum bu heriflere ama yine beğendim, yine beğendim arkadaş. İlk 3 şarkı kafadan süper zaten. Albümün ortalarında bir düşüş yaşanıyor ama son şarkılar yine toparlıyor. Sololar özellikle çok iyi.
Biri Agent Steel başlığını bulup çıkartsın da konuşalım bari..
Bu arada bu sabah dinlerken aklıma geldi. Şu Dorsal Atlantica'yı pek sevmiyorum ama heriflerin Musical Guide From Stellium albümünde bazı şarkılar var; Vio-Lence ile Dark Angel'ın karışımı gibi valla. Dinledikçe başarılı gelebilecek olan bir albüm. Ha Vendetta - Hate'i de büyük iştahla dinledim ve büyük ihtimalle beklediğime değen bir albüm gibi çıkacak. Yani ilk izlenim olumlu. Herifler bunca sene hemen hemen hiç değişmemiş sadece gitar tonları biraz daha tok. İlk dinleyişte kulağıma çarpan tek eksi, gitarları biraz kanırttıkça Bon Jovi'nin It's My Life şarkısında çıkan "Uuu Uuuu" vari sese benzeyen bir şeyler gelmesi. Onun haricinde iyi albüm gibi duruyor, bir iki hafta daha dinleyeyim hele. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
Kayıt: May 13, 2007 Mesajlar: 1397 Nerden: İstanbul
Tarih: Sal 09.10.2007 0:35 Mesaj konusu:
moruk sen yine benim değişik ufuklara yelken açacak yeni soundlara sahip olmamı sağla şöle değişik bi cd yaparak bu hafta da okul yalan oldu, haftaya gümbür gümbür geliyom
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 760 Nerden: İstanbul
Tarih: Sal 09.10.2007 1:07 Mesaj konusu:
Sorduk seni zaten Kurtköy'ün dağlarına taşlarına; Green Street'i getirmiştim ama yalan oldu dediğin gibi.. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 760 Nerden: İstanbul
Tarih: Cmt 13.10.2007 1:40 Mesaj konusu:
Şu 2 gündür Abandoned'a abone oldum vallahi. Onlarca başarısız isimden biri ama müzikal durum tam tersine. Thrash Notes'un ardından ara vermeden 2. albüm Thrash You'yu çıkardılar ve mutlaka dinleyin diyorum harika albüm olmuş. Disorder, Sands of Time, This is the End, Too Blind to See, Die in Dignity, Feel the Fire.. Of of yani şu kadarını söyleyeyim; Overkill'in Immortalis'ine ayıracağınız zamanın çok daha fazlasını hak ediyor bu albüm.
Evet Overkill.. Artık sadece isimlerini satmaya başladılar. Hiç ilgi çekici bir albüm olmamış diyorum net olarak. İlk şarkı Devil's in the Mist çok güzel, çok beğendim ama başka da bir şey yok yani açıkçası. Bana böyle geldi en azından.
Ama tekrar tekrar Abandoned diyorum. Şu vokali de değiştirirlerse süper olacak. Aslında gruba baktığınızda başarısız bir isim, cevvalliklerini her açıdan fazlasıyla yansıtan "Thrash" kelimesinin olduğu nispeten "heyecanlı" albüm isimleri filan görüyorsunuz. Böyle gruplar da bir albümün ardından silinip gidiyorlar ama bunların iki albümü de iyi. Ve ikincisini katlayarak yaptılar, birincinin üzerine koydular.
Son olarak Master of Disaster'ın solosu konusunda gözlerimi açan Caner'e bir parantez.. Ulan kahkaha ttım dinleyince. 1000 kere dinlemişimdir ama fark etmemiştim, resmen arak.. O albümün soundu da Believer'ın Extraction From Mortality'sine benziyor zaten.. Accuser'a bok atmıyorum canım, seviyorum kendilerini ama sadece aklıma gelenleri yazayım istedim. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
Ben de bayrama Arakain ile hazırlandım sanırım, bir süredir takıldım kaldım adamların albümlerine. Çok mu ilgi çekici derseniz yanıtım kesinlikle hayır olacak üstelik ama Ay Carmela şarkıları ve sohbetleriyle geçirdiğim bir dönemde ilgimin Arakain'e bu kadar kayması, zerre anlamadığım ama kulağa çok hoş gelen İspanyolca olabilir. İkinci albümleri Schizofrenie içinde thrash/speed unsurlarını barındıran bir albüm. Teror, Iluzorium ve albümün adını taşıyan parça kendinizi kaptırabileceğiniz parçalar olmakla birlikte Sedma Pecet enstrümantel ama albümün en can alıcı şarkısı. Bir sene sonrasında çıkan Black Jack albümünde ise thrash temellerinin içerisine biraz daha heavy unsurların katıldığını düşünüyorum. Temponun düşüşü, vokalin biraz daha az yırtıcı bir hal alması, sürükleyici rifflerin olmayışı.. Kaydın da daha kötüleşmiş gibi geldiğini söylemem lazım. En fazla Zapemeo parçasını alır, arada sırada dinlediğiniz orta tempolu şarkıların arasına yerleştirirsiniz.
Bahsedeceğim bir grup da Dekapitator. İki albüm arasında 10 sene beklemeleri için birkaç eleman değişikliği geçerli bir sebep midir bilmiyorum ama The Storm Before The Calm bir tarafa not edeceğinizi düşündüğüm, taptaze bir albüm. Vokalin agresifliği yer yer cortlasa da (gerçekten cortlamaktır bu, başka bir tabir bulamadım) dinlerken Sean Killian'dan ve Steve Souza'dan nağmeler almıyor değiliz. Deathstrike Command, Toxic Sanctuary (ulan bu nasıl bir parça ismidir arkadaş gel de önyargılı dinleme) gibi pek çok parçada soloları Slayer'a benzeterek sizleri üzeceğim ancak yine de riffler hızlı, akıcı, bildiğin canavar. Emrah'ın yukarıdaki "80'leri ikinci yaşayışımız" tabirine cuk oturan bir albüm.
Bu arada Agent Steel ile Exodus'un albümlerini bulamıyorum bir türlü. Nereden bir Exodus linki bulsam salt Riot Act linki oluyor. Hani "Hah Exodus aynen devam" diyorum belki ama tamamını da dinlemek ister şu deli gönül.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız