Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Tarih: Sal 08.05.2007 21:20 Mesaj konusu: rock/metal mirası...
80'li yıllarda neler dinlerdik neler başlığına bakınca aklıma geldi.bu günlerde dinlenebilir grup deyince,90'lar sonrasında pek dinlenebilir grup göremiyorum.(lütfen şu grup var bu grup var duymadınmı diye gelmeyin)rock ve heavy metal mirasına sahip çıkılmadı bence.bilinçli dinleyiciler sahip çıkıyor tabii ama müzisyenlerin sahip çıkması önemli olan.şuan ilerde efsane olabilecel,yıllar sonrada dinlenebilecek grup yok.öldüğü zaman ağlayabileceğimiz,idol edinebileceğimiz,efsane olabilecek bir vokal de göremiyorum.freddie mercurynin yeri de hala dolmadı..dolamayacakmıda peki?bir queen,pink floyd çıkmayacakmı sizce 2000li yıllarda?
ben bunu gençliğin değişmesine bağlıyorum birazda.toplumsal mesajların slipknot ve korn gençliğinin pekde umurunda olcağını sanmıyorum.siz neye bağlıyorsunuz?tabii birşeye bağlamak için,önce benimle aynı fikirde olmanız gerekiyor,öylemisiniz onu merak ediyorum...
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1744 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Çrş 09.05.2007 5:45 Mesaj konusu:
Gösterebileceğim sebepler;
1-) Popüler müzik ve tüketim toplumunun Z Nesli (insanlık bizden sonraki nesil ile duruyor arkadaşlar, hiç boşuna ümitlenmeyelim) üzerindeki etkisi, ve yarı-bireylerin yaratılma sebebi olan yarı-toplumun ürettiği yarı-bireylerin sanat denebilecek bir estetik değeri kendi kendisinin ödülü olarak görmek yerine, illa da bunun için para istemesi; müziğin sevildiği için değil para için yapılmaya başlaması ve rap'in popülerliğinden ekmek yiyen nu-metal örneği de gayet bariz. Bir ters örneği Machinae Supremacy'dir, taa 2000'lerin başından beri varolduğu halde ilk albümleri olan ''Jets'n'Guns'' oyun soundtrack'ini bedavaya yapmışlardır ve albüm çıkartmaya karar verip finansal destek gerekene kadar da sadece mp3 paylaşarak, ''Duyun, yayın'' demişlerdir; hala da gruba yapılabilecek en büyük yardımın onların ismini ve müziğini yaymamız olduğunda ısrarcıdırlar.
2-) 90'lardan sonrasında yavaşça yerine oturan Z Nesli'nin bilinçsizliği, trend ve gelip geçici müziklere hevesi ve bu müziğe onlardan gelen inanılmaz destek, hiçbirinin dinlediğinin türünü, içeriğini, benzer örneklerini bilmemesi ve dinlemekten de zevk almak için değil, dinlemiş olmak için dinlemesi.
3-) Eski ve köklü, etkisi büyük olmuş müzik türlerinin benzer bir popülerite yarışı ve kazanılan medya desteğiyle içinin boşaltılması ve bir kenara atılması; punk'ın emo olması, gotik metal/rock ikileminin abuklaşması, prog metal'in iyice ayağa düşmesi, heavy metal devlerinin hala aynı işlerle meşgul olması ve madde 4'e kaptırmaları.
4-) Metal müziğin bağnazlığı. ''True metal'' kavramının icat edilmesi, bir grup bağnazın buna tutunması, metalin dış türlere kapalılığı ile kendisini geliştirmekten yoksun kalması, ortaya çıkan pek çok türün kendi içinde gereğinden fazla tutarlılık gösterip birbirinden ayırt edilememesi, hala 20 yıl önceki muhabbeti çevirip çevirip önümüze sunma huyları, müziği müzik için yapanların dar görüşlülüğü. Kalkıp da eski metalciler emo olsun demiyorum. Fakat ''true metal''i savunacak zihniyetin de karşıma çıkacak yüzü yok, çok üzgünüm.
5-) ''Metal müzik gürültülüdür'' diyerek giderek anlamsız gürültüye çevrilmiş olması, artık enstrüman yerine demir çubukla boruya vurulsa aynı sesleri çıkartacak vaziyette değişik ve bir o kadar da birbirinin kopyası ''extrem'' ya da ''uç'' 'müzik'(???)lerin icat edilmiş olması, bütün bunların üstünde madde 6;
6-) Çıkan her 'core' akımı ile birlikte ne idiü belirsiz bir sürü türün ortaya çıkması ve her birinin kendisine isim veren bir akım olmaya çalışmaları, ve sonunda sadece 'alternatif metal' türüne girebilmiş olmaları, bu tip akımların peşinden yığınla birbirinden kopya adam sürüklemiş olması ve hepsinin de belirli bir kitleye hitap edip, yeterince kapsamlı olmaya çalışmak yerine, bir sonraki ''hedehödö'' grubu ile aynı özelliklere sahip olmaktan çok memnun olması.
7-) Ozzy Osbourne'un Ozzfest'te Iron Maiden'a ettiği rezalet ve bir zamanlarki Ozzfest'in artık hardcore/popüler grup geçidine dönmesi, Sharon Osbourne'un kendisi.
8- ) Metallica'nın, papazın her zaman pilav yemeyeceğini kanıtlarken birden pilavı ayıklamayı unutuvermesi, Bob Rock.
9-) Rick Rubin.
10-) Z Nesli. Yukarıdakilerin üstüne bir de bu neslin iki akor basabileni müzisyen ilan etmesi, konservatuar mezunu ve enstrümanlarını ağlatabilen adamlar tutunmaya çalışırken gereksiz Korn'ların, tek albümü aşamayacak kadar ezik Linkin Park'ların, üyelerinin uçmasıyla işin suyunu çıkartan Limp Bizkit'lerin, çok iyi üç albümden sonra saçmalayan Staind'lerin, aptal saptal love metal gruplarının, hırsız ve hısrlı Slipknot'ların, fazla ağırbaşlı Mushroomhead'lerin, her şarkısı aynı olan Taproot'ların, bir türlü ne halt yiyeceğine karar verememiş Spineshank'lerin, diskonun üstüne acımasızca evil disco'yu da katleden Static-X'lerin, techno-trance'den hallice grupların tepeye çıkartılması ve bu durumda mağdur duruma geçen gerçek sanatçıların, şarkı sözüyle bile düşündürmeyi ve araştırmayı sağlayabilen adamların harcanması.
11-) Frederik Nordström gibi prodüktörlerin yetişmemesi. Magna Carta'nın olayı batırması. InsideOut'un klişeleşmesi. Roadrunner'ın artık emo destekler hale gelip kıyamet alametleri göstermesi. Nuclear Blast'e rakip çıkabilecek kapasitede adam olmaması. Finntroll'ün İngilizce söz yazmaması. Everwood'un vokalistinin ağır aksanı. Mike Portnoy'un egosu, John Petrucci'nin abartılması, John Myung'un susması, Jordan Rudess'in iyi klavyeciliği, James LaBrie'nin sahnede giydiği kıyafetler. Derek Sherenian'ın ayrılması. Kevin Moore'un kaçması. Charlie Dominici'nin anca şimdi kafasına dank etmesi. Trent Reznor'un uyuşturucuyu bırakması. Dimebag'in ölümü. Damageplan'in kendisi. Pantera'nın dağılması. Black Sabbath'ı Ozzy'nin bir iskelet Sharon uğruna satması. Judas Priest'in Halford'u atması, Bruce Dickinson'ın geri döndüğünde ilk çıkarttığı şarkının ''2 A.M.''in devamı olması ama onun kadar iyi olamaması. Maynard James Keenan'ın eMOTIVE albümünü yapması. Soilwork'ün elinden ''Figure Number Five''ın çıkması ve üstüne Henry Ranta'nın atılması. The Birthday Massacre'ın bir türlü o vasat Evanescence kadar destek toplayamaması. Dali's Dilemma'nın ilk albümlerinden sonra dağılması. Ve daha bir sürü şey.
12-) Chicago'nun XXX albümünü çıkartmak için onca zaman beklemiş olması.
13-) Nickelback!!!
14-) Benim bu kadar kasmış olmam.
NOT: Bunların çoğu ciddi galiba ama tam olarak hangi çoğu onu bilemeyeceğim... ama bir kısmı cidden ciddi. _________________ Baktım, baktım, baktım, baktım, baktım... ta ki artık görmeye dayanamadığımı görene dek...
2-) 90'lardan sonrasında yavaşça yerine oturan Z Nesli'nin bilinçsizliği, trend ve gelip geçici müziklere hevesi ve bu müziğe onlardan gelen inanılmaz destek, hiçbirinin dinlediğinin türünü, içeriğini, benzer örneklerini bilmemesi ve dinlemekten de zevk almak için değil, dinlemiş olmak için dinlemesi.
5-) ''Metal müzik gürültülüdür'' diyerek giderek anlamsız gürültüye çevrilmiş olması, artık enstrüman yerine demir çubukla boruya vurulsa aynı sesleri çıkartacak vaziyette değişik ve bir o kadar da birbirinin kopyası ''extrem'' ya da ''uç'' 'müzik'(???)lerin icat edilmiş olması, bütün bunların üstünde madde 6;
6-) Çıkan her 'core' akımı ile birlikte ne idiü belirsiz bir sürü türün ortaya çıkması ve her birinin kendisine isim veren bir akım olmaya çalışmaları, ve sonunda sadece 'alternatif metal' türüne girebilmiş olmaları, bu tip akımların peşinden yığınla birbirinden kopya adam sürüklemiş olması ve hepsinin de belirli bir kitleye hitap edip, yeterince kapsamlı olmaya çalışmak yerine, bir sonraki ''hedehödö'' grubu ile aynı özelliklere sahip olmaktan çok memnun olması.
10-) Z Nesli. Yukarıdakilerin üstüne bir de bu neslin iki akor basabileni müzisyen ilan etmesi, konservatuar mezunu ve enstrümanlarını ağlatabilen adamlar tutunmaya çalışırken gereksiz Korn'ların, tek albümü aşamayacak kadar ezik Linkin Park'ların, üyelerinin uçmasıyla işin suyunu çıkartan Limp Bizkit'lerin, çok iyi üç albümden sonra saçmalayan Staind'lerin, aptal saptal love metal gruplarının, hırsız ve hısrlı Slipknot'ların, fazla ağırbaşlı Mushroomhead'lerin, her şarkısı aynı olan Taproot'ların, bir türlü ne halt yiyeceğine karar verememiş Spineshank'lerin, diskonun üstüne acımasızca evil disco'yu da katleden Static-X'lerin, techno-trance'den hallice grupların tepeye çıkartılması ve bu durumda mağdur duruma geçen gerçek sanatçıların, şarkı sözüyle bile düşündürmeyi ve araştırmayı sağlayabilen adamların harcanması.
Kayıt: Apr 20, 2007 Mesajlar: 337 Nerden: uzak çok uzak bir galaksiden
Tarih: Çrş 09.05.2007 23:08 Mesaj konusu:
Kount konuyla ilgisiz biraz ama bu Z nesli ne abi? Ben bir siteye Rock müzik hakkında bir yazı yazmıştım orada X kuşağından sonra pc başı Z kuşağı diye bir şey atmıştım işkembeden gerçek mi yani bu Z kuşağı?
Bu arada söyleyecek bir şey bırakmamışsın bana 14 fikrinden 12 sine aynen katılmaktayım süper tespitler. (Nickelback ne bilmiyom ve fazla kastığını da sanmıyorum.)
Bir madde de ben ekleyeyim 1970 lerin profesyonel müzisyenlerinin ve Hippi kültürünün içeriği boşaltılarak küçümsenip,onun yerine Punk un underground olarak sunulması ve Progressive in sonuna Metal ekinin getirilmesi. Dolayısıyla da örneğin yeni nesilin petrucci yi veya Rudess u Hendrix veya Emerson dan daha yaratıcı zannetmesi kulağı ve bilgisi olmadığı için. _________________ Herkez bir yönüyle haklıdır ama nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1744 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Prş 10.05.2007 4:57 Mesaj konusu:
psychedelic_starship demiş ki:
Kount konuyla ilgisiz biraz ama bu Z nesli ne abi? Ben bir siteye Rock müzik hakkında bir yazı yazmıştım orada X kuşağından sonra pc başı Z kuşağı diye bir şey atmıştım işkembeden gerçek mi yani bu Z kuşağı?
Bu arada söyleyecek bir şey bırakmamışsın bana 14 fikrinden 12 sine aynen katılmaktayım süper tespitler. (Nickelback ne bilmiyom ve fazla kastığını da sanmıyorum.)
Bir madde de ben ekleyeyim 1970 lerin profesyonel müzisyenlerinin ve Hippi kültürünün içeriği boşaltılarak küçümsenip,onun yerine Punk un underground olarak sunulması ve Progressive in sonuna Metal ekinin getirilmesi. Dolayısıyla da örneğin yeni nesilin petrucci yi veya Rudess u Hendrix veya Emerson dan daha yaratıcı zannetmesi kulağı ve bilgisi olmadığı için.
Z Nesli; 1989 ve sonrasında doğan nesil(ler; sözüm meclisten dışarı ama yerine göre de değil) ve benim bu nesli insanın uygarlık/ahlak/etik gibi yaratılarının sonu olarak görmem sonucu verdiğim bir isim. Hani Adem ilk insansa ve A ile başlıyorsa adı, o zaman son nesil budur; bundan sonrası çöküştür gibi bir düşüncem var. İstersen özelden devam ederim, basitçe budur, en azından benim için.
Ya Nickelback şu bakımdan; ''one-hit wonder'' denen zihniyetin yaşayan örneği olup, her yeni albümde ilk ve en çok bilinen şarkılarının birebir kopyası (ama, melodisinden davuluna, basına kadar) şarkılarla çıkması bence bu tip davranışların en bariz örneği.
Öte yandan, senin eklediğine de ben katılıyorum sonuna kadar. _________________ Baktım, baktım, baktım, baktım, baktım... ta ki artık görmeye dayanamadığımı görene dek...
Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 209 Nerden: istanbul
Tarih: Prş 10.05.2007 12:48 Mesaj konusu:
Kount demiş ki:
Gösterebileceğim sebepler;
1-) Popüler müzik ve tüketim toplumunun Z Nesli (insanlık bizden sonraki nesil ile duruyor arkadaşlar, hiç boşuna ümitlenmeyelim) üzerindeki etkisi, ve yarı-bireylerin yaratılma sebebi olan yarı-toplumun ürettiği yarı-bireylerin sanat denebilecek bir estetik değeri kendi kendisinin ödülü olarak görmek yerine, illa da bunun için para istemesi; müziğin sevildiği için değil para için yapılmaya başlaması ve rap'in popülerliğinden ekmek yiyen nu-metal örneği de gayet bariz. Bir ters örneği Machinae Supremacy'dir, taa 2000'lerin başından beri varolduğu halde ilk albümleri olan ''Jets'n'Guns'' oyun soundtrack'ini bedavaya yapmışlardır ve albüm çıkartmaya karar verip finansal destek gerekene kadar da sadece mp3 paylaşarak, ''Duyun, yayın'' demişlerdir; hala da gruba yapılabilecek en büyük yardımın onların ismini ve müziğini yaymamız olduğunda ısrarcıdırlar.
2-) 90'lardan sonrasında yavaşça yerine oturan Z Nesli'nin bilinçsizliği, trend ve gelip geçici müziklere hevesi ve bu müziğe onlardan gelen inanılmaz destek, hiçbirinin dinlediğinin türünü, içeriğini, benzer örneklerini bilmemesi ve dinlemekten de zevk almak için değil, dinlemiş olmak için dinlemesi.
3-) Eski ve köklü, etkisi büyük olmuş müzik türlerinin benzer bir popülerite yarışı ve kazanılan medya desteğiyle içinin boşaltılması ve bir kenara atılması; punk'ın emo olması, gotik metal/rock ikileminin abuklaşması, prog metal'in iyice ayağa düşmesi, heavy metal devlerinin hala aynı işlerle meşgul olması ve madde 4'e kaptırmaları.
4-) Metal müziğin bağnazlığı. ''True metal'' kavramının icat edilmesi, bir grup bağnazın buna tutunması, metalin dış türlere kapalılığı ile kendisini geliştirmekten yoksun kalması, ortaya çıkan pek çok türün kendi içinde gereğinden fazla tutarlılık gösterip birbirinden ayırt edilememesi, hala 20 yıl önceki muhabbeti çevirip çevirip önümüze sunma huyları, müziği müzik için yapanların dar görüşlülüğü. Kalkıp da eski metalciler emo olsun demiyorum. Fakat ''true metal''i savunacak zihniyetin de karşıma çıkacak yüzü yok, çok üzgünüm.
5-) ''Metal müzik gürültülüdür'' diyerek giderek anlamsız gürültüye çevrilmiş olması, artık enstrüman yerine demir çubukla boruya vurulsa aynı sesleri çıkartacak vaziyette değişik ve bir o kadar da birbirinin kopyası ''extrem'' ya da ''uç'' 'müzik'(???)lerin icat edilmiş olması, bütün bunların üstünde madde 6;
6-) Çıkan her 'core' akımı ile birlikte ne idiü belirsiz bir sürü türün ortaya çıkması ve her birinin kendisine isim veren bir akım olmaya çalışmaları, ve sonunda sadece 'alternatif metal' türüne girebilmiş olmaları, bu tip akımların peşinden yığınla birbirinden kopya adam sürüklemiş olması ve hepsinin de belirli bir kitleye hitap edip, yeterince kapsamlı olmaya çalışmak yerine, bir sonraki ''hedehödö'' grubu ile aynı özelliklere sahip olmaktan çok memnun olması.
7-) Ozzy Osbourne'un Ozzfest'te Iron Maiden'a ettiği rezalet ve bir zamanlarki Ozzfest'in artık hardcore/popüler grup geçidine dönmesi, Sharon Osbourne'un kendisi.
8- ) Metallica'nın, papazın her zaman pilav yemeyeceğini kanıtlarken birden pilavı ayıklamayı unutuvermesi, Bob Rock.
9-) Rick Rubin.
10-) Z Nesli. Yukarıdakilerin üstüne bir de bu neslin iki akor basabileni müzisyen ilan etmesi, konservatuar mezunu ve enstrümanlarını ağlatabilen adamlar tutunmaya çalışırken gereksiz Korn'ların, tek albümü aşamayacak kadar ezik Linkin Park'ların, üyelerinin uçmasıyla işin suyunu çıkartan Limp Bizkit'lerin, çok iyi üç albümden sonra saçmalayan Staind'lerin, aptal saptal love metal gruplarının, hırsız ve hısrlı Slipknot'ların, fazla ağırbaşlı Mushroomhead'lerin, her şarkısı aynı olan Taproot'ların, bir türlü ne halt yiyeceğine karar verememiş Spineshank'lerin, diskonun üstüne acımasızca evil disco'yu da katleden Static-X'lerin, techno-trance'den hallice grupların tepeye çıkartılması ve bu durumda mağdur duruma geçen gerçek sanatçıların, şarkı sözüyle bile düşündürmeyi ve araştırmayı sağlayabilen adamların harcanması.
11-) Frederik Nordström gibi prodüktörlerin yetişmemesi. Magna Carta'nın olayı batırması. InsideOut'un klişeleşmesi. Roadrunner'ın artık emo destekler hale gelip kıyamet alametleri göstermesi. Nuclear Blast'e rakip çıkabilecek kapasitede adam olmaması. Finntroll'ün İngilizce söz yazmaması. Everwood'un vokalistinin ağır aksanı. Mike Portnoy'un egosu, John Petrucci'nin abartılması, John Myung'un susması, Jordan Rudess'in iyi klavyeciliği, James LaBrie'nin sahnede giydiği kıyafetler. Derek Sherenian'ın ayrılması. Kevin Moore'un kaçması. Charlie Dominici'nin anca şimdi kafasına dank etmesi. Trent Reznor'un uyuşturucuyu bırakması. Dimebag'in ölümü. Damageplan'in kendisi. Pantera'nın dağılması. Black Sabbath'ı Ozzy'nin bir iskelet Sharon uğruna satması. Judas Priest'in Halford'u atması, Bruce Dickinson'ın geri döndüğünde ilk çıkarttığı şarkının ''2 A.M.''in devamı olması ama onun kadar iyi olamaması. Maynard James Keenan'ın eMOTIVE albümünü yapması. Soilwork'ün elinden ''Figure Number Five''ın çıkması ve üstüne Henry Ranta'nın atılması. The Birthday Massacre'ın bir türlü o vasat Evanescence kadar destek toplayamaması. Dali's Dilemma'nın ilk albümlerinden sonra dağılması. Ve daha bir sürü şey.
12-) Chicago'nun XXX albümünü çıkartmak için onca zaman beklemiş olması.
13-) Nickelback!!!
14-) Benim bu kadar kasmış olmam.
NOT: Bunların çoğu ciddi galiba ama tam olarak hangi çoğu onu bilemeyeceğim... ama bir kısmı cidden ciddi.
güzel tespitler ancak bu amerikan piyasasına yönelik tespitler grubu olmuş kanımca. örnekte verilen gruplar genellikle amerikan grupları ve genellikle amerikanın çooook büyük cahil kesimine hitab eden gruplar.
ben de bu "Z nesli"nin bilinçsizliğinden şikayetçiyim ama günümüzde toplumsal kutuplaşma çok çok arttı ve artmaya devam edecek (sadece müzikte değil ekonomi ve siyasette de). yani toplumun büyük "koyun" kesimi bir şeylerin peşinde koşar, toplumun küçük aydın ya da entellektüel kesimi de kendi kültürünü oluşturur. bu iki grubun da birbirinden haberi olmaz. 70'lerde böyle değilmiş. olay daha sadeymiş. herkes rock çatısı altında toplanabiliyormuş. ya da insanlar solcu ya da sağcı olabiliyormuş. şimdi herşey birbirine karıştı.
rock müzikte zaten başlangıçta böyle bir alt kültür olarak çıkmıştı sonra baskın kültür haline geldikçe içinde dallanıp yeni alt kültürler oluşturdu. bu durumda da hangi alt kültürü benimseyeceğiniz size kalmış. basitçe mtv izlemeyin ve o müziği desteklemeyin.
4. maddeye katılıyorum. metal müzik kendini geliştiremedi ve tarz şablonları arasında sıkıştı kaldı. bence müzik dinlemek için tarz isimlerine ihtiyaç duymamak lazım. iyi - kötü. bu sınıflandırma daha ii. ama illa da tarz ismi istenirse hala çok çok kaliteli tarzlar var. kafanızı mainstreamden çevirirseniz görürsünüz. artık internet var. mtv v.s. müzik kartellerine muhtaç değiliz.
bence müzikte bilinç seviyesini artıracak olan öncü müzisyenlerdir. misal zamanında psychedelic rock akımı (70'ler) geldiğinde müzisyenlik ve ideolojiler ön plana çıkmıştı. şimdi de tool, dredg gibi gruplar sayesinde biraz daha kafa yormaya yöneliyor insanlar ki bu güzel bişey. insanlar aenima albümünü anlayabilmek için tutup jung kitapları okuyorsa bu taktir edilecek bişeydir.
başında denmiş ya 90'larda dinlenecek grup yok diye. bence çok var. misal tool, dredg, gybe, mogwai, glassjaw gibi gruplara birebir şahit olduğum için gurur duyuyorum. ve 30 yıl sonra çocuklarıma falan gururla dinletebileceğim çok müzik var arşivimde. pink floydu bugün dinleyip anlamak önemli değil onu 70lerde dinleyip değerini vermek önemliydi. şimdi de bugünün efsane olacak gruplarını şimdiden anlamak çok çok önemli bişey.
son olarak 11. maddede mjk'nın eMotive albümünü yapmasını da kara listeye almışsın. hiç yakıştıramadım ki emotive albümü tam zamanında çıkmış ve tarihe malolcak önemli bir mihenk taşıdır. umarım bunu yazmandaki sebep albümdeki distortion gitar azlığı değildir.
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1744 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Prş 10.05.2007 20:10 Mesaj konusu:
eMOTIVE maddesini, yazım esnasında odama gelip muhabbet açan arkadaşımın hatrına yazdım. Dinlemediğim için, benim iddiam olamaz zaten. _________________ Baktım, baktım, baktım, baktım, baktım... ta ki artık görmeye dayanamadığımı görene dek...
Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 209 Nerden: istanbul
Tarih: Cum 11.05.2007 1:01 Mesaj konusu:
ben de biraz gaza gelmiş olabilirim grubun fanatiği olduğum üçün. mükemmel bi albüm değildir. ama fena da değil be _________________ İmzanız Forum Kurallarına aykırı olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. İmzanızı kurallara göre profilinizden tekrar oluşturabilir ve bu uyarı mesajını da silebilirsiniz.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız