Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Tarih: Cum 04.07.2008 23:49 Mesaj konusu: Başbakan ve Rahmi Koç arasında yaşananlar...
ÖNCE HABERİ AKTARAYIM:)
Bu kez de Rahmi Koç'a çattı
Başbakan Erdoğan, “Yanımda sakallı bıyıklı çalıştırmam“ diyen Rahmi Koç’a sert çıktı: Bunlar ayrımcılığın ta kendisidir
Başbakan Erdoğan AKP Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında isim vermeden ünlü işadamı Rahmi Koç’u eleştirdi. Erdoğan’ın sözleri özetle şöyle:
SAKAL-BIYIK SORUNU: “Ben iş yerime sakallı veya bıyıklı olanları asla almam” diyenlerden yana olmadık. Bunlar ayrımcılığın ta kendisidir. Bugün dünyanın neresinde böyle bir ilkel anlayış var? Kendi insanları arasında böyle bir ayrımcılığı yapmanın sosyolojik anlamda bir tanımı olabilir mi? İnsana bakışın böyle bir tanımı olabilir mi? Bu insanlar düşünebiliyor muzunuz bu ülkede birçok şeyin ne yazık ki konuşulduğu zaman güya kendilerine saygı duyulduğunu zannediyorlar. İşte bu insanların bu ülkede primi yok. Bunu böyle bilmeleri lazım.
EVET TARAFIM: Bunlar ancak kendi lobilerinde kalırlar. Zira bu insanlar asla benim vatandaşlarım arasında kendilerine o arzu ettikleri sevgiyi, saygıyı bulamazlar. Eğer bunu ben söylüyorsam ve burada eğer bana taraf deniliyorsa, evet ben bu anlamda tarafım. Niye? Çünkü benim vatandaşlarım arasında böyle bir ayrımı yapma hakkına kimse sahip olmamalıdır. Çünkü bu milletin evlatlarının eli öpülür. Bu ülkenin evlatlarını her zaman, hep birlikte kucaklayacaksınız. AKP 81 vilayette vatandaşlarını kucakladığı için 80 vilayetten milletvekili çıkarmıştır.
İşadamı Rahmi Koç, Hurriyet'ten Ayşe Arman ile yaptığı röportajda "Ne tür insanları kesinlikle işe almazsınız?" sorusunu şöyle yanıtlamıştı:
"Sakallı, bıyıklı adam katiyen almam. Kirli sakal da sevmem. Her gün tıraş olacak bir kere. Cote D’Azur’e gider gibi gelinmez. Bluejean de giyilmez. Kadınlar da mini giyemez. Buranın da kendine göre bir ciddiyeti var. Biz 1 Haziran’dan 15 Eylül’e kadar 'smart casual' giyiniyoruz, kravat filan yok, toplantıları olanlar takıyorlar tabii. Yılın geri kalan zamanları lacivert blazer - gri pantolon - kravat, bildiğimiz iş kıyafeti. Gerçi arkadaşlar, 'smart casual' giyinmenin daha zor olduğunu söylüyorlar, uyumlu giyinmek daha zor, öteki türlü takımı giyiyorsun çıkıyorsun. Bir de cumaları daha rahat kıyafetler giyilir bizde. Tişört olmaz, gömlekle gelecek, bir yakası olacak. Çorabı düşük adam da sevmem. Eti gözükmeyecek, Almanlarda vardır o çok. Ayakkabılar da boyalı olacak. Kadın personel için de düzgünlük isterim. Çok frapan olmasın. Evde çalışanlar üniforma giyerler. Akşam başka, gündüz başka. Sultan Hanım var mesela, o filmlerde önlük takarlar ya, onlardan takar."
BUYRUN ŞİMDİ TARTIŞALIM..NE DİYORSUNUZ SİZ BU İŞE?
Tayyip'i henüz kendi kafasıyla konuşurken görmüş değiliz. Etrafındakiler yine onu azdırıp bozartıyorlar.
Yahu adamın bilmem kaç senelik çalışma prensibi, ciddiyetidir bu. Sana nesi? Yıllar yılı Koç grubunda böyle bir çalışma disiplini ve görgüsü var olmuşsa, kaldı ki bunlar(sinekkaydı tıraş, takım elbise, diz üstünü aşmayan etek, vb) da toplumun genel görgüsüne uyan şeylerse SANA NE be manyak adam! Koç'ta sakallı, Sabancı'da sakallı. Oldu olacak askerde de sakal bırakalım, saç uzatalım.
Aynen dedikleri şu: Bakın bir şöyle böyleyiz, bizi kapatın, yeteri kadar gerekçe var.
İşadamı Rahmi Koç’un, işyerlerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmayacağına ilişkin sözlerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği "bu ayrımcılık" yanıtı yeni bir polemik başlattı. Ancak Yargıtay'ın Başbakan Erdoğan'a yanıt gibi bir karar verdiği ve "Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer” dediği belirlendi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi üyeleri, işverenin işyerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmama hakkı olduğunu ve bunun ‘ayrımcılık’ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “İşle uyuşmadığı zaman bıyık ve sakalı haklı fesih nedeni yapıyoruz. Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer” dedi.
Yargıtay üyeleri, yapılan iş ile kılık kıyafeti önemsediklerini ve işçinin yaptığı işe uyumlu olması gerektiğine de dikkat çekerek, “Örneğin bir aşçının sakal ve bıyık bırakması veya bir cerrahın uzun saçlı olması kabul edilemez. İşveren, bıyık ve sakalını kesmeyen aşçıyı, saçını kesmeyen cerrahı çalıştırmak istemeyebilir. Biz bu konuda ‘ayrımıcılık’ yapıldı demiyoruz. Çünkü, işin gereği aşçının sakalsız, cerrahın da kısa saçlı olması gerekir.”
-İŞTE YARGITAY’IN ‘BIYIK’ KARARI-
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işyerinde çalışan bir davacının bıyık bırakması üzerine işverence iki kez ihtar edildiğini buna rağmen bıyığını kesmediği için iş akdinin fesh edildiği bir davada emsal bir karara imza attı.
Mahkeme, işçinin açtığı davayı reddetti. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak şu görüşleri dile getirdi:
“Davalı işyerinde çalışan davacının bıyık bırakması üzerine, önce işverence iki kez bıyıklarını kesmesi için ihtarda bulunulduğu, kesmemesi üzerine akdin 1475 sayılı iş yasasının 17/-g maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının işverenin uyarısına rağmen bıyıklarını kesmemesi nedeni ile hizmet aktinin feshedilmesi haklı fesih olarak kabul edilip ihbar ve kıdem tazminatı isteği reddedilmiştir.
Davacının işe girdiği sırada yürürlükte bulunmayan işyeri yönetmeliğinin 26/] maddesinin kılık kıyafet, traş, bıyık ve sakalla ilgili olarak işverence alınmış ve işin gereği olarak verilen sözlü ve yazılı emir ve talimatlara uymamak ihtar cezasının verilmesini gerektiren bir durumdur. Davacının bıyık bırakması aynı yönetmeliğin 27. maddesinde düzenlenen işten çıkarmayı gerektiren durumlar arasında sayılmadığı gibi 1475 sayılı yasanın 17/2-g maddesine giren hallerden de değildir.”
-‘İŞVERENİN BIYIKLI İŞÇİ İSTEMEMESİ MAKUL BİR NEDEN’-
Aynı kararda, işverenin bıyıklı işçi çalıştırmak istememesinin makul bir neden olduğuna da dikkat çekilerek şu görüşler dile getirildi:
“İşveren, bıyık bırakan davacının işyerinde çalışmasını istemiyorsa bu hal makul bir neden olarak kabul edilip, hizmet aktini 1475 sayılı yasanın 13. maddesi gereğince feshederek davacıya ihbar ve kıdem tazminatları alacağını ödemesi gerekir. Tanık anlatımlarından işyerinde davacı ile aynı işi yapan bir işçinin işe girerken bıyıklarını kesmeyeceği şartını ileri sürdüğü ve işverence bu koşul kabul edilerek bu işçi bıyıklı olarak aynı işte çalıştırıldığından işverenin işçilere eşit davranma ilkesine de uymadığı saptanmıştır.Bu nedenlerle davacının ihbar ve kıdem tazminatları isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir”
Lütfen başlıklarınızı açarken tamamı büyük harf kullanmayınız. Ben düzelttim, bir sonraki sefere dikkat edelim _________________ in vertigo you will be...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız