Aslında biraz geç kalmış bir değerlendirme diyebiliriz bu kritik için.Çünkü albüm çıkalı aylar oluyor;ama ben hala albümü büyük bir zevkle dinliyorum.Albüm bu ilgiyi hak ediyor çünkü Kanadalı grup,çok sağlam bir iş çıkarmış,2004’ün en iyi albümlerinden birine imza atmış.
Serenity In Fire,Kataklysm’den de beklediğimiz gibi oldukça sert bir death metal yapıtı.Old school death soundunun yoğun olduğu albümde,yer yer grind öğeleri de hissetmek mümkün.Oldukça hareketli,temposu yüksek parçalar içeren albümün hızı bir an olsun düşmüyor.
İlk parça olan Ambassador Of Pain,mükemmel denebilecek bir şarkı.Sert gitar riffleri,hızlı ve atak davullarıyla albümün gidişatı hakkında bir fikir de veriyor aslında.Zaten albümün genelinde dikkatimi en çok çeken şey,gitar soundunun mükemmele yakın kaydedildiği ve davulun inanılmaz derecede hızlı çalındığı oldu.Her şarkıda o sert rifflerin,hayvani davullarla birlikte güzel bir uyum içinde olduğunu hissediyorsunuz.Vokalist Maurizio Lacono ise sesini çok iyi kullanmış.Albüm genelindeki brutal vokalinin yanı sıra,yer yer scream vokalini de ön plana çıkaran Lacono,çok iyi bir vokal performansı sunmuş bizlere.
Şarkıları ele alırsak,az önce de söylediğim gibi albümde tempo asla düşmüyor.Sadece 9. şarkı olan “The Tradegy I Preach”in ana melodisi biraz daha sakin(!) ve ağır.Ambassador Of Pain ile başlayan grind-death ziyafeti,2. şarkı The Resurrected’la devam ediyor.Aslında şarkıları birbirinden ayıran bariz bir özellik yok.Ama bu demek değil ki grup,albümde kendini tekrar etmiş.Tam tersi,her şarkıdan ayrı keyif alıyorsunuz.Ama dediğim gibi bunu anlatmak çok zor.Anlatmaya çalışmak yerine,favori şarkılarımı ve nedenlerini yazmayı tercih edeceğim.
İlk şarkı Ambassador Of Pain,benimle beraber,birçok kişinin de en beğendiği şarkılardan.Kesik ve sert rifflerin hakim olduğu şarkı 2.32’lik süresiyle kısa ama çok etkili.Bence zamanında bitmiş,gereksiz uzatmaya kalkışmamışlar.Sonraki favori şarkım ise,Hypocrisy’den hatırlayacağımız,death’in 2. adamı bile diyebileceğimiz Peter babanın konuk vokal olarak kulaklarımızın pasını sildiği,kanımca bir Death Metal klasiği olma özelliğine sahip For All Our Sins..Anlatmak olmaz,dinlemek gerekir.Scream vokalini çok iyi kullanmış Peter Tagtgren.Şarkıya çok şey katmış.Gözüme çarpan bir başka şarkı da,albümle aynı adı taşıyan Serenity In Fire..Melodisi ve nakaratı oldukça sağlam olan bu parça da,beni bir an olsun sıkmayan şarkılardan.
Albümde en beğendiğim şarkılar bunlar;fakat albümü dinlemiş olan arkadaşlarımın da farklı favorileri var.Bu da albümün çok yönlü ve iyi bir albüm olduğunu anlamamıza yetiyor sanırım.Kısaca çok iyi ve yüksek kaliteli bir çalışma Serenity In Fire..Death Metal dinleyicileri kaçırmasın derim.
***Albümün prodüktörlüğünü,grubun yetenekli gitaristi Jean Francois Dagenais yapmış.Aynı şahsın,Malevolent Creation gibi büyük bir grubun prodüktörlüğünü de yapmış olduğunu söyleyelim.
***Albümde aslında 2 tane konuk vokal durumu var.Biri yukarıda da bahsettiğim Peter Tagtgren’in,diğeri ise 8. şarkı olan “10 Seconds From The End”de,Shiverdown grubundan Jordan Dare’in performansı..
***Albümde 2 tane de video-klip mevcut.Biri albümde 3. şarkı olan “As I Slither”,diğeri ise bir önceki albümlerindeki “In Shadows And Dust”.İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim.