
Müzik dünyasının nevi şahsına münhasır “patron”u “The Rising” adlı mükemmel çalışmasından sonraki son stüdyo albümü “Devils & Dust” ile yine bizlerle.1973’de ilk albümü “Greetings From Asbury Park,NY” ile müzik dünyasına merhaba diyen Bruce Springsteen ilerleyen zamanlarda rock müziğin tarihine adını altın harflerle kazıdı.
Özellikle 1980 yılındaki “The River”, 1982 yılındaki akustik “Nebraska” ve 1984 yılındaki artık klasikleşmiş “Born In The USA” albümü ile kitleleri peşinden koşturup dünya turnesine çıkmıştı.Grubu E Street Band ile çok iyi çalışmalara imza atan müzik dünyasının “patron”u 1989 yılında grubundan ayrılıp 3 sene aramızdan ayrılır ve üç yıl sonra “Human Touch” ve “Lucky Town” adlı çalışmalarıyla tekrar karşımıza çıkar.
Bruce Springsteen şarkılarında çok önemli bir nokta vardır.Onu dinlediğiniz zaman hem kendisini hem de hepimizi bütün insanlığı anlattığını göreceksiniz.Bunu çoğu sanatçıda göremezsiniz.Hayatta hep kaybedenlerin,yalnızların yanında olmuştur Bruce Springsteen.Bugün müzik dünyası onun şarkılarından feyz alıyorsa, bir dinleyici onun kırmızı ışıkta durduğunu görüp “Bruce,senin şarkılarına ihtiyacımız var” diyorsa bu bir sanatçının büyüklüğünü, önderliğini gösterir.
Unutulmaz şarkılara imza atan Bruce Springsteen 1995 yılında çok önemli bir folk albümü olan Steinbeck’in “Gazap Üzümleri adlı klasik eserinden etkilenerek yaptığı “The Ghost of Tom Joad”u çıkarır.Bu albüm tamamen akustik tahta bir gitarla kaydedilmiştir.Yine aynı yıl “En iyi çağdaş folk albümü” ödülünü alır sanatçı. 1982’deki “Nebraska” ile akrabalık bağları yüksek bir albümdür.”Devils & Dust”ın hikayesine geçmeden önce prodüktör Brendan O’Brien’dan biraz bahsetmek istiyorum.Pearl Jam ile de çalışan bu usta prodüktör Bruce Springsteen’i adeta yeniden yaratmıştır.Bruce’un başarısındaki katkısı birazda onundur.Özellikle “The Rising”in kayıtları mükemmeldir.”Devils & Dust”da yine aynı ismi görüyoruz.”Devils & Dust”, Bruce Springsteen’in eski akustik günlerine döndüğü bir albümdür.Tıpkı “Nebraska” ve “The Ghost of Tom Joad” gibi... Bu akustik albümün kayıtları her şeyden önce çok tatmin edici ve bu albümü Bruce Springsteen’in en iyi çalışmalarından birisi olarak görüyorum.Bu albümün şarkıları “The Ghost of Tom Joad” albümü zamanında yazılmış.Bu albümde Bruce, askerleri, kovboyları, fahişeleri,kırık kalpli insanları,yalnız insanları,kaybedenlerin öykülerini anlatıyor. ”Devils & Dust”ı bir askerden etkilenerek yazmış.”Silver Palomino”da bir kaybediş öyküsü dinliyoruz.”Black Cowboys”da Oklahoma’daki kovboyların hikayesini,”Jesus Was An Only Son”da ise son derece hüzünlü bir hikaye anlatıyor Bruce. Albümün tempolu şarkılarından sayabileceğimiz “Long Time Comin’” ve “Maria’s Bed”i eski country şarkılarından etkilenerek oluşturmuş usta.”Leah” ise albümün en etkileyici şarkılarından.Hüzünlü notalar Bruce’un ellerinde anlam buluyor.Sesi ise her zaman çok etkileyici çok naif,çok kırılgan ama gerektiğinde çok kızgın...Tıpkı Bob Dylan gibi.Grubu E Street Band ile çalışmalarını arayan dinleyiciler biraz kırılabilir.Çünkü albüm tamamen akustik.“Devils & Dust” çok fazla folk albümü çıkmayan müzik dünyasında bir altın gibi parıldıyor.Şanı şöhreti geride bırakmış bir tahta gitar ve armonika ile bize bizi anlatıyor.Bizim, bütün insanlığın onun şarkılarına ihtiyacı var.O her zaman tahta gitarıyla şarkılarını söyleyecek ve biz dinleyeceğiz.