Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Kayıt: Oct 01, 2007 Mesajlar: 809 Nerden: oto atelyesinden
Tarih: Çrş 06.02.2008 2:29 Mesaj konusu:
arabeskçilerde kendi içlerinde ikiye ayrılır. damarcılar ve sakatatçılar
seni seviyoruz müslüm babaa _________________ Şunun bunun yardımından kuvvet almak istiyorsanız, bu gününüzü bilmem ama geleceğiniz çok kötüdür.
ATATÜRK
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1734 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Çrş 06.02.2008 19:18 Mesaj konusu:
İnsanları belirli şablonlara oturtmanın tek bir eksik yönü var - bazen o kategoriye dahilmiş gibi görünüp aslında olmayabilenler çıkıyor. Bunun da zaten konumuzla bir ilgisi mevcut;
Haydi, itiraf edelim, hepimizin bir dönem kendimizi bulmak için pek çok değişik şeye saldırdığı olmuştur - hatta bazılarımız, sırf ''farklı olmak'' uğruna elinden geleni ardına koymamışızdır. Bu çabamız içinde fazlasıyla saçmaladığımız ya da iki arada bir derede kaldığımız da olmuştur. Bu dönemde, ki genellikle ergenlik çağıdır, hem bir 'sıyrılma' ve 'kimliğini keşfetme' kaygısı vardır, hem de bir 'kabul edilme'. Hele 'ayrıksı' olanlar için çok daha zor geçen bu dönemde, hangi dürtünün baskın geldiği, yukarıda sayılan 'sosyal gruplara' dahil olunup olunmayacağını belirler.
Arkadaş (mahalle?) baskısı korkunç bir güçtür. Kişi üzerinde yaratabileceği etkiyi de, 'emo' akımında görebiliriz rahatça - diğer sosyal gruplara karşı olan reddediş ve kendi içerisindeki katı kuralları ile, tam bir ''kimlik şablonu''dur ve aslında kendisini sadece çevresine göre tanımlayanların türemesine sebebiyet veren bir tuzaktır, bir anlamda: 'kişiliğin' ya da 'benliğin' ifadesi ya da uzantısı olması gereken müzik, sanat, giyim zevki, bilhassa dış görünüş ve kişinin kendisini nasıl ifade ettiği/sunduğu ile bağlantılı bütün faktörler, bir sürünün güdümü altına girer.
Sonuç mu? Çok basit; şirketlerin çabuk yoldan çok para kazanmasına olanak tanıyacak bir 'sosyal grup' oluşur ve post-endüstriyel diye bilinen kapitalizm evrim zinciri halkasının ürünü olan bu 'gençlere' satılacak envai çeşit, ucuz, üretimi kolay ''ürünlerin'' doldurduğu bir piyasa ve bu ''ürün''e müzik ya da 'sanat' demeye bin şahit isterim. Zira bir şeyler yaratmak ya da 'zamanının ürünü olmakla beraber zamanının ötesine geçebilmek' eylemini gerçekleştirmek yerine, ''emo ineğinin sütünü sağmak'' yoluna gidecekler, yol üstünde sosyal hayatın ne kadar iğrendirici ve insanların ne kadar ''boş'' (ya da, anlayana, 'dolu') olabileceğini kanıtlayacaklar, ve bu akım silinip gittiğinde, en yakın yeni sosyal şablona yönelecekler.
Saçmalıyor muyum? _________________ Baktım, baktım, baktım, baktım, baktım... ta ki artık görmeye dayanamadığımı görene dek...
Kayıt: Aug 30, 2006 Mesajlar: 382 Nerden: İstanbul
Tarih: Çrş 06.02.2008 20:47 Mesaj konusu:
Abi olayı güzel bir şekilde özetlemişsin katılıyorum.Fakat Emo müziğini ticari amaçla yapmayan gruplar iyi işler çıkarabiliyor.Yesterday's Rising,Jimmy Eat World gibi... _________________ ...all I wanted was a pepsi, just one pepsi, and she wouldn't give it to me, just a pepsi!
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1734 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Prş 07.02.2008 19:44 Mesaj konusu:
Şöyle ki, bu 'emo patlaması' yaşanmadan önce de 'emo' diye bir müzik türü var idi; Rites of Spring (çıkışı olduğu iddia edilir), Dashboard Confessional, At the Drive-In, The Get Up Kids, Deathcab for Cutie gibi. Bu gruplar ve bazı diğerleri, henüz ''emocore'' ya da ''emorock'' gibi türler ortaya atılıp henüz MCR ortalığı kasığ kavurmamışken bile bilinen, duyulmuş, ve kendi istediklerini (oldukça) yapan gruplardı. Lostprophets da ilk çıktığında şu anki halinden biraz daha farklıydı, ''screamo'' yeni icat ediliyordu o zamanlar. _________________ Baktım, baktım, baktım, baktım, baktım... ta ki artık görmeye dayanamadığımı görene dek...
Kayıt: Aug 30, 2006 Mesajlar: 382 Nerden: İstanbul
Tarih: Pzr 10.02.2008 19:38 Mesaj konusu:
Kount demiş ki:
Şöyle ki, bu 'emo patlaması' yaşanmadan önce de 'emo' diye bir müzik türü var idi; Rites of Spring (çıkışı olduğu iddia edilir), Dashboard Confessional, At the Drive-In, The Get Up Kids, Deathcab for Cutie gibi. Bu gruplar ve bazı diğerleri, henüz ''emocore'' ya da ''emorock'' gibi türler ortaya atılıp henüz MCR ortalığı kasığ kavurmamışken bile bilinen, duyulmuş, ve kendi istediklerini (oldukça) yapan gruplardı. Lostprophets da ilk çıktığında şu anki halinden biraz daha farklıydı, ''screamo'' yeni icat ediliyordu o zamanlar.
Lost Prophets'ı çok iyi hatırlıyorum.Gerçekten büyük bir değişime uğradılar.Make a Move kliplerindeki halleriyle şu an ki arasında uçurum var.Grubun solistinin - aynı zamanda şarkıların çoğunu yazan eleman - ucuz aşk şarkıları yazmayı seviyorum dediğini hatırlıyorum.Bu ikinci albüm daha çıkmadan hemen önce yapılan bir röportajdı.Saçlar da jöleli,ön kısımları biraz uzamış bir haldeydi .
Türkiye'de emoluk özentiliğin ötesine geçemeyen bir kavramdır... Daha doğru düzgün Türkçe konusamayan kıroların , bizim bazı salak kızlarımızın gözünü boyamak için büründükleri imajdır... Orada burada toplanıp insanları rahatsız edici hareketler sergilerler... Emolar İstiklal'de eline klasik gitar alıp Haluk Levent parçaları çalabilirler, Haluk Levent Emorock ya da Emocore değildir... Ancak özenti kesimden herşey beklenir...
Gerçekten tahammül edemedigim bir kesim , üslubumda yanlıslarım varsa özür dilerim... _________________ bitik
Şöyle ki, bu 'emo patlaması' yaşanmadan önce de 'emo' diye bir müzik türü var idi; Rites of Spring (çıkışı olduğu iddia edilir), Dashboard Confessional, At the Drive-In, The Get Up Kids, Deathcab for Cutie gibi. Bu gruplar ve bazı diğerleri, henüz ''emocore'' ya da ''emorock'' gibi türler ortaya atılıp henüz MCR ortalığı kasığ kavurmamışken bile bilinen, duyulmuş, ve kendi istediklerini (oldukça) yapan gruplardı. Lostprophets da ilk çıktığında şu anki halinden biraz daha farklıydı, ''screamo'' yeni icat ediliyordu o zamanlar.
Kayıt: Oct 12, 2004 Mesajlar: 1734 Nerden: Kendi Hayal Dünyamdan
Tarih: Prş 13.03.2008 18:05 Mesaj konusu:
Hmm, MCR emo değil, diye çıkan ilk kişi değilsin sevgili the_black_parade. Kaldı ki, genellikle, bu argümanın arkasında da, ''Association is not causation'', yani, ''İlişki, sebep değildir'' mantığı var. Bana ''arkadaşım'' diye hitap edecek cüreti bulduğun yerden bir de sunduğun önermeye destek almalıydın, onu unutmuşsun sanırım.
Kaldı ki... emo derken, prefabrike, çeşitli görüntü şablonlarına tabi, punk bazlı olan fakat punk'ın tırnağı kadar ruha ve/veya derinliğe sahip olmayan, hardcore bazlı olan fakat hardcore'un politik ruhunu bir kenara bıraktım, politikanın p'sinden anlamayan, scream vokal ve/veya ağlaksı söyleyen vokalistlerle dolup taşan, ard arda yazılmış, upuzun isimli şarkılara sahip ve en ucuz metaforlara başvuracak kadar da düşmüş bir müzikten bahsediyoruz ve MCR da bu tanıma gayet uymakta. Şöyle ki, eğer bana, MCR'ın ''emo'' olmadığını kanıtlayabilirsen the_black_parade (söyleyecek başka bir şeyin var ise yani), o zaman da şunu savuşturman gerekiyor - ''O zaman, emo patlaması ile olan ilişkileri yüzünden suçluluar'' (i.e. ''guilty by association''). Kolay gelsin.
(Not: Thrice, Silvestein, Hawthrone Heights, From First to Last, Funeral For a Friend, Glassjaw, The Used, Three Days Grace dinlemeden karşıma gelmeye kalkmayın. MCR, Fallout Boy, Panic! At the Disco, Bullet for My Valentine ile olmuyor bu işler.) _________________ Baktım, baktım, baktım, baktım, baktım... ta ki artık görmeye dayanamadığımı görene dek...
Kayıt: Feb 27, 2008 Mesajlar: 432 Nerden: Artık Olmayan Yer
Tarih: Çrş 26.03.2008 15:12 Mesaj konusu:
cobain67 demiş ki:
Türkiye'de emoluk özentiliğin ötesine geçemeyen bir kavramdır... Daha doğru düzgün Türkçe konusamayan kıroların , bizim bazı salak kızlarımızın gözünü boyamak için büründükleri imajdır... Orada burada toplanıp insanları rahatsız edici hareketler sergilerler... Emolar İstiklal'de eline klasik gitar alıp Haluk Levent parçaları çalabilirler, Haluk Levent Emorock ya da Emocore değildir... Ancak özenti kesimden herşey beklenir...
Gerçekten tahammül edemedigim bir kesim , üslubumda yanlıslarım varsa özür dilerim...
Bu yazının altına imzamı atarım. Seni ayakta alkışlıyorum arkadaşım. _________________ Satılık - Takaslık Jackson PS3T EMG 81-85
http://www.turkrock.com/ftopic90047.html
Türkiyede emo olmadığını olanların sadece görüntüden ibaret olduklarını ama bu görüntüye en çok yaklaşanların istanbuldaki veletler olduğunu savunuyorum...
Türkiye'de emoluk özentiliğin ötesine geçemeyen bir kavramdır... Daha doğru düzgün Türkçe konusamayan kıroların , bizim bazı salak kızlarımızın gözünü boyamak için büründükleri imajdır... Orada burada toplanıp insanları rahatsız edici hareketler sergilerler... Emolar İstiklal'de eline klasik gitar alıp Haluk Levent parçaları çalabilirler, Haluk Levent Emorock ya da Emocore değildir... Ancak özenti kesimden herşey beklenir...
Gerçekten tahammül edemedigim bir kesim , üslubumda yanlıslarım varsa özür dilerim...
Bu yazının altına imzamı atarım. Seni ayakta alkışlıyorum arkadaşım.
Eyv. abi gerçekler bunlar =) Keşke herkes farkında olsa... _________________ bitik
Sen hiç emo oldun mu baba?
Bilir miydin sert rifflerde ağlamayı?
Bilir miydin hiç bir sorunun yokken sevgilinden ayrılmayı?
Acı çekmek için,ağlayabilmek için..
Sen hiç emo oldun mu baba?
Saçlarınla kapadın mı gözyaşlarını?
Siyah oje sürdün mü mesela tırnaklarına?
Kahkülünde meç oldu mu senin hiç?
Defalarca yuttun mu dudağındaki piercingi uyurken?
Ve kesmek istedin mi bileklerini derinden?
Sen hiç emo oldun mu baba?
Siyah gömleğin üzerine kırmızı kravatlar takındın mı?
Damalı bilekliklerinle sildin mi gözyaşlarını?
Şaşkın gözlerle yukarıya bakıp,
Fotografını çektin mi tepeden tepeden mesela?
Bilir misin ki emolar da şaşar,emolar hep ağlar..
Sen hiç emo olup ağladın mı baba..?
geçenlerde emoların sitesinde gördüğüm altıma sıçırtan şiirimsi şey.
zaten siteye bi bakın sabahtan akşama kadar gülebilirsiniz konulara konuşulanlara. aslında ağlancak bi hal hani emo ya o bakımdan _________________ "Life has betrayed me once again , I accept somethings will never change"
bir boşluk ki nasıl insanla dolsun...
YaLnızLığı AnLa
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız