Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Kayıt: Aug 30, 2003 Mesajlar: 1799 Nerden: İstanbul
Tarih: Cmt 10.05.2008 16:55 Mesaj konusu:
Perfect Strangers ve I Surrender, seyirci katılımı açısından çok keyifli performanslardı. Ritchie Blackmore ile aynı sahneyi paylaşmış bir adamı dört yıl aradan sonra ikinci kez, gene iki adım mesafeden izlemek güzeldi. Gönül isterdi ki Malmsteen ile çalıştığı dönemden Deja Vu değil de Crystall Ball çalsınlar ama o da iyiydi. Cem Köksal'ın kendi şarkılarına da yakışıyor, çok başarılıydı vokal performansı. İlk şarkının sonunda Turner seyirciyi selamlarken Cem Köksal sözünü keser gibi aniden lafa girince yalanım yok, canım sıkıldı. Ayıp oldu bence Rainbow adamına. Neyse, ufak ayrıntılar bunlar. Yeni Melek konserine gidememiştim, piyango gibi oldu bu benim için.
Şimdi düşünüyorum, adam sahneye ilk adımını atarken yan taraftan "Dio" diye bağırmasaydım keşke diyorum ama tutamadım kendimi. Umarım duymamıştır
Bir konser daha sona erdi. 3'te 3 yaptim Soyle bir anlatmak gerekirse neler oldu neler bitti diye baslayayim..
Nereden ne sekilde bi duyum aldim bilmiyorum ama konserin 19:30 civari baslayacagin saniyordum fakat Odtu'ye varinca Turner oncesinde gruplarin oldugunu Turner'in 21:00'e dogru sahnede olacagini ogrendim. Ayni sekilde Turner'dan once sahne alacak Alman punk grubu da ilgimi cektigi icin hem onlari dinlemek hem de on saflarda yer edinmek icin erkenden stada vardim carsi onunde cimlerde yayildiktan sonra. Alman grup (adini bilmiyorum bilen varsa soylerse sevinirim) guzel parcalari ve seyirciyle iyi kurdugu kontakt sayesinde eglendirmeyi bildi seyircileri. Muzik gercekten guzeldi. Sonlarda sanirim Türkçesi "Hayatin Serefine" olan parcayi gene sarkinin o kisimlarinda Türkçe soylemeleri de guzel bi jestti bizim icin. Ulkemizi ve bizi begendiklerini dile getirip, tekrar gorusmek uzere sahneden ayrildilar.
Bundan sonra fanlar on taraflara yavas yavas yaklasmaya basladi, ben de tabi. Vakit geldi ve Joe Lynn Turner sahnede yerini aldi. Acilis parcasini surpriz olarak Deep Purple - Pictures Of Home ile yaptilar, ardindan -yanilmiyorsam- Rainbow - I Surrender geldi. Parca siralamalarini hatirlamiyorum ama listeyi su sekilde verebelirim:
Deep Purple: Pictures Of Home
Perfect Strangers
Smoke On The Water
Burn
Stormbringer
Rainbow: I Surrender
Long Live Rock 'n Roll
Tearin' Out My Heart
Spotlight Kid
Malmsteen: Deja Vu
Cem Köksal'in parcalarinin isimlerini bilmedigim icin yazamiyorum. Bu arada sevindirici bir olay da gerceklesti ve Joe gokyuzundeki hilal pozisyonunu almis aya bakarak "Ay'i goruyor musunuz, tipki bayraginizdaki gibi... " seklinde konustuktan sonra yeni albumunden ismini su an hatirlayamadigim sarkisini caldi. Malmsteen'li Odyssey albumu sound'u aldim biraz ilk dinleyiste. Akabinde buradaki "solo albumunden calsin" yazismalarimiz geldi aklima ve sevindim acikcasi. Boylelikle yeni bir album mujdesini de vermis oldu kendisi.
Konser ilerledikce sahne onune yavastan/adim adim yaklasmayi da ihmal etmedim ve en onde yerimi aldim en sonunda. Turner hic degismemis gibi saclar hala kivaminda Cigliklari da yerinde ayrica. Sesinden kaybetmemis son izledigimden beri. Cem bir ara "bu en kalabalik ve coskulu konserimiz" diyince arkama donup baktigimda tikabasa dolu tribunler ve tribun onunde bizim bulundugumuz yine tikabasa dolu sahne onunu gorunce Turner'i bu sekilde agirladigimiz icin gururlandim desem yeridir. Turner'a butun param feda olsun ama bedava bir Joe Lynn Turner konserini kacirma luksum asla olamaz.
Cok cok detaya girmeden bir onceki Saklikent'teki Cem Köksal'la olan konseri ayarinda bir konser izledigimi soyleyebilirim en ozetiyle. Yenilenen parcalarla daha guzeldi tabi ki bu konser. 1.5 saat civari sahnede kaldilar ve alkislar esliginde konseri tamamlayip sahneden ayrildilar. Hemen sahne arkasina kostum minibuslerinin yanina. Kalabalik bi kitle tarafindan ablukaya alinmisti minibus ve herkes camdan kendisi ile selamlasmaya calisiyordu. Ben de Joe'nun bulundugu cama yaklastim ve cama vurarak uzerimdeki Deep Purple t-shirt'unu gosterdim, hosuna gitti. Bu kadar yakinina gelmisken konusmak olmamaz diyip sofor kapisini acarak kafami iceri soktum, sofor ne yapiyordu o esnada bilmiyorum ama sagolsun beni hic engellemedi. Turner'a tekrar gelmesi, onu cok sevdigimiz ve daha fazla sarki soylemesi icin devamli cumleler sarfettim papagan gibi. Kendisi de bizi ve Türkiye'yi cok sevdigini soyledi ve tesekkurlerini sundu. Zaten bu kadar kisa zaman diliminde 3 kere ulkemize gelerek sozlerinin arkasinda durdugunu da ispatlamisti coktan. Minibus camlarina vurarak kendisini ugurladik..
Dipnotlara gelecek olursam
* Konsere sarisin bi hatunla geldi ve yanindan ayrilmadi. Cem'in enstrumantal caldigi 2 parca sirasinda bile sahne arkasina hatunun yanina gitti. Bilemedim kimdir kendisi.
** Tearin' Out My Heart 'i soylemeden once Rainbow parcasi calacaklarini soyledigi sirada butum gucumle Street Of Dream diye bagardim fakat kisilan sesimle Happy Feet filmindeki penguenden farkim yoktu Fakat HTP ile zaten dinledigim icin sansliyim. Ayrica Tearin' Out My Heart sarkinisi sanirim bi daha canli dinleme firsatim olmaz, nereden esti de repertuarlarina aldilar anlamadim, Rainbow fanlari icin cok guzeldi kesinlikle.
*** Long Live Rock 'n Roll ortasinda tipki Ronnie James Dio'nun yaptigi gibi seyirciyle atismalar yapti, bize soyletti, hep beraber eslik ettik. Smoke On The Water da keza ayni sekilde soylendi hep beraber. Aslinda Deep Purple ve Rainbow sarkilarinda benim disimda hep bi yerlerden soyleyen seyirci sesleri geliyordu kulagima. Burn'de ise tanimadigim ama on siralarda yanimda duran bir arkadasla Deep Purple'in canli yorumlarinda Glenn'in "You know we had no time" dedikten sonra kesik kesik attigi cigliklari atmamiz, seyircinin sarkilara katilimina guzel bi ornekti.
**** Davulcu arkadas gene 1-2 yerde anlam veremedigim bi seyler yapti. Klavye'nin sesi ise kulagima gelmedi hic. Belki tribunlerden daha iyi duyulmustur. Turner disinda sahnede en aktif grup elemani bas gitaristti. Yerinde ve guzel caldi.
***** Konserin bedenimde biraktigi tahribat ses kisikligi ve 2 gun boyunca gecmeyen boyun ve omuz agrisiydi. Gene gelsin gene razıyım
Bunlari yazarken Under Cover albumunden Street Of Dreams caliyor. Cok guzel bir sekilde yeniden yorumlamis daha dusuk bir tempoyla. Blackmore's Night'in bi onceki albumunde de Candice ile beraber soylemisti onu da hatirlatayim tekrardan. Album Enchant'in belirttigi gibi enfes tadda. Onun uzerine ben de tavsiye ediyorum, edinin
Tüm saatler GMT + 3 Saat Sayfa Önceki1, 2, 3 ... 9, 10, 11
11. sayfa (Toplam 11 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız