Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Kayıt: Mar 07, 2005 Mesajlar: 1119 Nerden: müsait bi yerden!
Tarih: Sal 25.09.2007 22:31 Mesaj konusu:
KARIMA MEKTUP
33 - 11 - 11
Bursa
Hapisane
Bir tanem!
Son mektubunda :
"Başım sızlıyor
yüreğim sersem!"
diyorsun.
"Seni asarlarsa
seni kaybedersem;"
diyorsun;
"yaşıyamam!"
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nâzıma!
Ben,
alacakaranlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...
Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dâva ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanile bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı. _________________ www.myspace.com/denoktabenokta
Kayıt: Oct 18, 2007 Mesajlar: 10 Nerden: istanpull
Tarih: Cum 19.10.2007 18:42 Mesaj konusu:
Yönetici Uyarısı: Mesaj içeriği yazım ve anlatım hatalarına sahip olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. Kasıtlı olarak Türkçe'yi yanlış kullanmaya devam etmeniz durumunda siteden atılacaksınız. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz. _________________ İmzanız Forum Kurallarına aykırı olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. İmzanızı kurallara göre profilinizden tekrar oluşturabilir ve bu uyarı mesajını da silebilirsiniz.
Tesadüfen D&R'da Can Dündar'ın "nâzım" kitabını gördüm ve aldım. Yanındaki belgesel CDsi ile beraber fiyatı bence gayet uygun. Eğer okumayan varsa mutlaka tavsiye edilir. Can Dündar müthiş bir iş çıkarmış...
İSTANBUL -
geldi dört güvercin
suda yıkanmak için.
Su mahpusane yalağındaydı.
ve güneş
güvercinlerin
gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.
girdi dört güvercin
yıkanmak için
suyun içine.
ve kederli toprakta dört insan
baktı dört güvercine.
Güvercinler hep beraber
güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında
uçabilirler.
Durdurmaz onları demir ve duvar.
güvercinlerin yumuşak kanatları var.
Ve kanatlar
Şimdi burda, şimdi damın üzerinde.
İnsanların kanatları yok
İnsanların kanatları yüreklerinde.
Dört güvercin
güneşe varmak için
yıkandı, uçtu sudan.
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel' un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
Düşmanımdır ikisi..
Sana gelince...
Yazıyorsun..
Okuyorum..
Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
Ne yazık!..
Ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
Kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
Sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
Satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
Biri o,
biri ötekisi...
Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
Sana gelince...
Ne ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün...
Ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
Artık seninle biz,
düşman bile değiliz..
nazımın az biline şiirlerindendir.Bir sevgiliye değil intihar eden bir dostuna yazmıştır üstad _________________ naber pofuduk ayı?
Kayıt: Jan 30, 2008 Mesajlar: 4 Nerden: güneş toplanabilen her yerden..
Tarih: Prş 31.01.2008 4:16 Mesaj konusu:
Salkımsöğüt
Akiyordu su
gösterip aynasinda sögüt agaçlarini.
Salkimsögütler yikiyordu suda saçlarini!
Yanan yalin kiliçlari çarparak sögütlere
kosuyordu kizil atlilar günesin battigi yere!
Birden
bire kus gibi
vurulmus gibi
kanadindan
yarali bir atli yuvarlandi atindan!
Bagirmadi,
gidenleri geri çagirmadi,
bakti yalniz dolu gözlerle
uzaklasan atlilarin parildayan nallarina!
Ah ne yazik!
Ne yazik ki ona
dörtnal giden atlarin köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz ordularin ardinda kiliç oynatmayacak!
Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarkti salkimsögütler
sari saçlarinin
üzerine!
Aglama salkimsögüt,
aglama,
Kara suyun aynasinda el baglama!
el baglama!
aglama! _________________ bulutlar geçer, geçer, geçer..
salyangoz yürür,yürür,yürür..
insanlık ölür,ölür,ölür..
___Yumdum Gözlerimi____
Yumdum gözlerimi..
Karanlıkta sen varsın.
Karanlıkta sırtüstü yatıyorsun.
Karanlıkta bir altın üçgendir alnın ve bileklerin..
Yumulu göz kapaklarımın içindesin sevdiceğim.
Yumulu göz kapaklarımın içinde şarkılar.
Şimdi orda herşey seninle başlıyor.
Şimdi orda hiçbir şey yok senden önceme ait.
Ve sana ait olmayan..
____Nazım Hikmet____
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ
BU KİŞİLİK GERÇEKTEN TAKDİR EDİLECEK BİRİSİ....GELECEGİ O ZAMANLARDA GÖRMÜS OLUP O ZAMAN BU GERÇEKLERİ İGNELEYİCİ BİR DİLLE SUNMUS ÇOK MUHTEREM İNSANDIR ...ELLERİNDEN ÖPER..... ONUN GİBİLERİNİN GELMESİNİ TÜM KALBİMLE DİLERİM....TÜRK GENÇLİGİ UYUMASIN AMERİKAN ÖZENTİSİ GENÇLERE DUYRULUR...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Öncelikle Forum Kurallarını okumanı tavsiye ederim.
-''Ne mutlu türküm diyene'' diyorsun ama türkçede sadece cümle başlarının ve özel isimlerin ilk harfinin BÜYÜK harfla yazılması gerektiği bilmiyorsun.
Bir tanede benden gelsin:
Bir Hazin Hürriyet
Satarsın gözlerinin dikkatini, ellerinin nurunu, bir lokma bile tatmadan
yoğurursun
bütün nimetlerin hamurunu.
Büyük hürriyetinle çalışırsın el kapısında, ananı ağlatanı
Karun etmek hürriyetiyle hürsün!
Sen doğar doğmaz dikilirler tepene,
işler ömrün boyunca durup dinlenmeden yalan
değirmenleri,
büyük hürriyetinle parmağın şakağında düşünürsün vicdan
hürriyetiyle hürsün!
Başın ensenden kesik gibi düşük,
kolların iki yanında upuzun,
büyük hürriyetinle dolaşıp durursun,
işsiz kalmak hürriyetiyle hürsün!
En yakın insanınmış gibi verirsin memleketini, günün birinde, mesela,
Amerika'ya ciro ederler onu seni de büyük hürriyetinle beraber,
hava üssü olmak hürriyetiyle hürsün!
Yapışır yakana kopası elleri Valstrit'in, günün birinde, diyelim ki,
Kore'ye gönderilebilirsin, büyük hürriyetinle bir çukura
doldurulabilirsin, meçhul asker olmak hürriyetiyle hürsün!
Bir alet, bir sayı, bir vesile gibi değil insan gibi yaşamalıyız dersin,
büyük hürriyetinle basarlar kelepçeyi,
yakalanmak, hapse girmek, hatta asılmak hürriyetinle
hürsün
Ne demir, ne tahta, ne tül perde var hayatında, hürriyeti seçmene lüzum yok
hürsün.
hala ve hala milli ehlileştirme bakanlığının türk dili ve edebiyatı kitabında yer alamayan ustadır. onun yerine necip fazıllar, arif nihat asyalar, nihal atsızlar vardı; yetişin yiğitler, türklük, müslümanlık elden gidiyor diye yırtınan... buram buram ülkü kokan, turan kokan...
demek ki on yıl sonra, demek ki sabah sabah... _________________ Herkes öldürebilir sevdiğini; ama herkes öldürdü diye ölmez...
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
Nazım Hikmet Ran[/quote]
az önce araştırdım maalesef bu şiir 'basit yaşamak ' nazım hikmet in şiiri değilmiş şair düş hekimi yalçın ergir in bir şiirimiş ve bu şair bu durumdan çok muzdaripmiş çünkü şiirleri internette nazım hikmetin ya da can dündarın zannedilerek okunuyormuş... ama şiir yine de çok güzel bu arada nazım ustayı da tekrar saygıyla anmak isterim .... _________________ Bir çocuğumuz olursa adı DENIZ olmalı
DENIZ kadar engin, DENIZ kadar coşkun
DENIZ kadar sıcak, DENIz kadar güzel
Bir çocuğumuz olmalı
Adı DENIZ olmalı
DENIz dedim adına
Adı DENIZ olmalı...
Tüm saatler GMT + 3 Saat Sayfa Önceki1, 2, 3 ... 10, 11, 12
12. sayfa (Toplam 12 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız