| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Shzofren

Kayıt: Apr 05, 2003 Mesajlar: 250
|
Tarih: Cum 15.10.2004 23:54 Mesaj konusu: Can Dündar |
|
|
Can Dündar, 1961'de Ankara'da doğdu. AÜ SBF Basın Yayın Yüksek Okulu'nu bitirdi. ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisans yaptı. Aynı bölümde 1996'da doktorasını verdi. 1979-1988 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. 1988'de TRT'de başlayan televizyonculuğunu "32. Gün" bünyesinde yaptığı program ve belgesellerle sürdürdü. Şu sıralar bağımsız olarak yürüttüğü belgesel çalışmalarının yanı sıra Milliyet gazetesinde ADA adlı köşesinde köşe yazıları yazıyor.
Dündar'ın Eserleri:
- Demirkırat: Bir Demokrasinin Doğuşu
- Sarı Zeybek
- 12 Mart İhtilalin Pençesinde Demokrasi
- Gölgedekiler
- Hayata ve Siyasete Dair
- Yağmurdan Sonra
- Ergenekon
- Yarim Haziran
- Benim Gençliğim
- Köy Enstitüleri
- Nereye?
- Yaveri Atatürk'ü Anlatıyor, Salih Bozok
- Uzaklar
- Yükselen Bir Deniz
- Savaşta Ne Yaptın Baba? (Savaş Yazıları)
-Bir Yaşam İksiri: Dr. Nejat F. Eczacıbaşı
-Mustafa Kemal Aramızda
-Büyülü Fener
-Yıldızlar (Popüler Kültür Söyleşileri) _________________
  |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
 |
Shzofren

Kayıt: Apr 05, 2003 Mesajlar: 250
|
Tarih: Cmt 16.10.2004 0:02 Mesaj konusu: |
|
|
Belgesellerindeki seyir zevki ve öğretici yönleriyle ve yazılarındaki akıcılığıyla her zaman takip edecegim bir yazardır...
Bana göre O'nun yazdıklarını okuyunca herkes bunu ben de yazabilirim diye düşünebilir...Ama bunları kağıda dökebilen hep Can Dündar olur diye düşünüyorum...
----------------------------------------------------------------
........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın
sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı
dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye
seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.
30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost
işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği
şefkatle imdadına yetişiveriyor.
Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında
insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine
karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin
içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,
iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve
kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin;
kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve
kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi…
......
......
Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç
yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin...
NOT: Can Dündar'ın "Nereye" adlı kitabından alınmıştır. _________________
  |
|
| Başa dön |
|
 |
pluto

Kayıt: Mar 01, 2004 Mesajlar: 51 Nerden: kırklareli/istanbul
|
Tarih: Cum 29.10.2004 20:34 Mesaj konusu: |
|
|
bu başlığa niye hiçbir şey yazılmamış,garip geldi bana!ben kendisinin yazılarını çok severek ve ilgiyle takip ederim.topluma bakış açısı ve düşünce tarzı beni hep etkilemiştir.
geçen gece de okan bayülgenin programında izledim.bir yazısı nedeniyle davet edilmişti.yazısında bilinçsiz türk izleyicisinden bahsediyordu.çok güzel bir yazıydı..ne yazarsa yazsın takip ediceğimden de kuşkum yok.. _________________ Şeklini Kendi Yaratır İnsan!.. |
|
| Başa dön |
|
 |
MaxtraDamuS

Kayıt: Sep 16, 2004 Mesajlar: 555 Nerden: Kid A
|
Tarih: Cum 29.10.2004 21:46 Mesaj konusu: |
|
|
Nereye kitabından oldukça etkilenmiştim..Saygı değer bi yazar... _________________ www.ruhkanseri.com |
|
| Başa dön |
|
 |
midnight

Kayıt: Jul 31, 2004 Mesajlar: 107 Nerden: Ankara
|
Tarih: Cmt 30.10.2004 18:43 Mesaj konusu: |
|
|
En sevdiğim yazısıdır
Kapı çalar...
Sabahın erken saatlerinde. Açarsınız. Sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz. Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır. İçinizden "Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım" diye geçirirsiniz.
Kapı çalar...
Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket. Uzattığı kağıda imza atarsınız. Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız. Zaten tatilde olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır. "Artık canım sıkılmayacak " deyip keyiflenirsiniz. En çok merak ettiğinizi alıp şezlonga uzanırsınız.
Kapı çalar...
Kapıya koşarsınız. Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün sürer. "Yaşamak ne güzel" dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken.
Kapı çalar...
Dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz. Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız. Komşunuzun oğlu, elindeki sopayla zile uzanmakta. Meğer tuzları bitmiş. İçeriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz. "Elbette göremem. Keratanın boyu bir metre." Bu küçük hadise neşelendiriverir ortalığı.
Kapı çalar...
Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden izne çıkmıştır. "Oğlum benim" diye hasretle kucaklarken göz yaşlarınızı zaptedemezsiniz. Mutluluğunuz oğlunuzun izni kadar uzar...
Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar...
Ve kapı çalmaz...
O gün en büyük misafiriniz gelir. Adeta kapıyı kırmıştır. Alıp gider sizi, şaşırırsınız. "Niye haber vermedi?" diye içinizden geçirirken; "Doğduğundan beri zile basmaktayım" der. Bir şeyler söylemek istersiniz o an. Ama o andan sonra diliniz dönmez. Ölüm sessiz sedasız gelivermiştir _________________ There's No Money There's No Possesions Only Obbession I Don't Need That Shit... |
|
| Başa dön |
|
 |
Anarchy99

Kayıt: Nov 25, 2003 Mesajlar: 66 Nerden: uzaklardan
|
Tarih: Pzr 31.10.2004 18:55 Mesaj konusu: |
|
|
uzaklar kitabi güzel ve ilginç.
bir solukta okumustum. _________________ One life, live it !!! |
|
| Başa dön |
|
 |
Aldeberan

Kayıt: Jul 04, 2002 Mesajlar: 570 Nerden: Mordor
|
Tarih: Pzr 31.10.2004 22:35 Mesaj konusu: |
|
|
Benim (ve bir çok insan) için çok önemli bir günün yıldönümünde konuyla alakalı uzunca bir yazı yazmasını bekliyordum yıllar önce. İhtiyacımız vardı çünkü onun yazacaklarına. O kadar emindim ki yazacağından da ama gazeteyi elime aldığımda alakasız bir konudan bahsettiğini görünce gözlerim doldu ağlayacaktım neredeyse. Mine Kırıkkanat ve ona çok sitem dolu bir mail atmıştım. Gerçi geri dönmediler ama neyse:) Buna rağmen çok severim kendisini, düşüncelerini ve yazılarını. _________________ People are strange, when you're a stranger. Faces look ugly, when you're alone...
Women seem wicked, when you're unwanted. Streets are uneven, you know, when you're down...
|
|
| Başa dön |
|
 |
dookie

Kayıt: Aug 05, 2004 Mesajlar: 30 Nerden: İstanbul/Bursa
|
Tarih: Sal 02.11.2004 13:43 Mesaj konusu: |
|
|
Can Dündar bugün bol pantolon giymiş diye bişey de vardır...
ortaokulda Sarı Zeybek toplu gösterimi yapmışlardı hepimiz ağlayarak izlemiştik...çok başarılı bi insan...çok samimi ve sıcak... _________________ ben olmasam da döner dünya... |
|
| Başa dön |
|
 |
benayevsen

Kayıt: Oct 09, 2003 Mesajlar: 2481 Nerden: Efem? Ada manzaralı evimden söylemesi ayıp
|
Tarih: Sal 09.11.2004 18:41 Mesaj konusu: |
|
|
Uzaklar kitabı çok güzeldi.. bir yayınevinden hediye gelmişti nasıl sevinmiştim:) diğer yayınlarını okumadım. ülkemizin yetiştirdiği önemli insanlardan birtanesi de budur...... sarı zeybek i beyinlere kazıyan adamı saygıyla selamlarım...... _________________ Meclisler biz karakoyunları düşünür mü? Vatan kurtaranlar arkamızdan ne söylerler! Bu Baltaya Sakın Sakın SAP OLMA! |
|
| Başa dön |
|
 |
carolgerber

Kayıt: Feb 26, 2004 Mesajlar: 569
|
Tarih: Sal 09.11.2004 19:04 Mesaj konusu: |
|
|
| bir aralar köşe yazılarını severek takip ettim ama nedense hiç bir kitabını okumadım bugüne kadar.sarı zeybek hariç.çok iyi ve tatlı bir adam olduğuna hiç şüphe yok. |
|
| Başa dön |
|
 |
carolgerber

Kayıt: Feb 26, 2004 Mesajlar: 569
|
Tarih: Sal 09.11.2004 19:08 Mesaj konusu: |
|
|
| Aldeberan demiş ki: | | Benim (ve bir çok insan) için çok önemli bir günün yıldönümünde konuyla alakalı uzunca bir yazı yazmasını bekliyordum yıllar önce. İhtiyacımız vardı çünkü onun yazacaklarına. O kadar emindim ki yazacağından da ama gazeteyi elime aldığımda alakasız bir konudan bahsettiğini görünce gözlerim doldu ağlayacaktım neredeyse. Mine Kırıkkanat ve ona çok sitem dolu bir mail atmıştım. Gerçi geri dönmediler ama neyse:) Buna rağmen çok severim kendisini, düşüncelerini ve yazılarını. |
bir sakıncası yoksa,hangi günün yıldönümünden bahsettiğini belirtebilirmisin.sadece merak ettim o kadar.istersen belirtmeyebilirsin yani  |
|
| Başa dön |
|
 |
mo

Kayıt: Apr 14, 2004 Mesajlar: 203 Nerden: ankara
|
Tarih: Çrş 10.11.2004 14:34 Mesaj konusu: |
|
|
| popüler kültüre karşı yazdıklarıyla popüler olmuş çelişki insanı. |
|
| Başa dön |
|
 |
Cornflakegirl

Kayıt: Mar 19, 2004 Mesajlar: 815 Nerden: VENÜS
|
Tarih: Çrş 10.11.2004 15:41 Mesaj konusu: |
|
|
Yaklaşık 2 yıl önce aksanat'da bir söyleşisine gitmiştim aşkla ilgili okadar güzel konuşmuştuki ayrıca kendisi tesadüf de olsa benim hayatımı kurtardı  _________________ " I guess you go too far when pianos try to be guitars" |
|
| Başa dön |
|
 |
Aldeberan

Kayıt: Jul 04, 2002 Mesajlar: 570 Nerden: Mordor
|
Tarih: Çrş 10.11.2004 19:49 Mesaj konusu: |
|
|
| Alıntı: | | bir sakıncası yoksa,hangi günün yıldönümünden bahsettiğini belirtebilirmisin.sadece merak ettim o kadar.istersen belirtmeyebilirsin yani :roll: |
Bir sakıncası yok ama bana kalsın yine de... |
|
| Başa dön |
|
 |
Appassionata Kullanıcı siteden atılmış

Kayıt: Sep 13, 2004 Mesajlar: 370 Nerden: Ankara-Adana
|
Tarih: Cum 12.11.2004 6:51 Mesaj konusu: |
|
|
| mo demiş ki: | | popüler kültüre karşı yazdıklarıyla popüler olmuş çelişki insanı. |
Sözlük ağzıyla yazılmış bu çelişki betimleyen yazının anlamını kesinlikle çözmek mümkün değil. Popüler kültüre karşı elit ve eleştirel yaklaşımları olan bir adamın tutulması pek garip gelmemesi gerekir.
Köşe yazılarından kendisini takip ediyorum ve çokta beğeniyorum.
Zaten Milliyet'te bir Çetin Altan bir de Can Dündar'ı okurum. Gerisi fasarya _________________ "Teyze, amca!
Bir imza ver
Çocuklar öldürülmesin, şekerde yiyebilsinler"... |
|
| Başa dön |
|
 |
Shzofren

Kayıt: Apr 05, 2003 Mesajlar: 250
|
Tarih: Cum 12.11.2004 19:23 Mesaj konusu: |
|
|
| mo demiş ki: | | popüler kültüre karşı yazdıklarıyla popüler olmuş çelişki insanı. |
Can Dündar basın kökenli bir insan...Dolayısıyla içinde bulunduğu ve gördükleri açısından yazdıkları normal olduğunun yanısıra sadece yazdıklarının ele alınmaması da gerekir...
Çünkü Türkiye'deki Can Dündar'ın imzasını attığı bir belgesel tarihi gerçeği var (emek harcayan diğer kişileri de gözardı etmemek gerekir tabii)...Sadece yazdıklarını baz alıp bunu da bir popüleriteyle bağdaştırmak yanlış... _________________
  |
|
| Başa dön |
|
 |
egemenn

Kayıt: Oct 03, 2004 Mesajlar: 1
|
Tarih: Cmt 13.11.2004 2:21 Mesaj konusu: |
|
|
| Can dündar'ı gerçekten çok severim. arkadaşlara benim gençliğim adlı kitabınıda tavsiye ederim |
|
| Başa dön |
|
 |
sebnemkerem

Kayıt: Nov 14, 2004 Mesajlar: 4
|
Tarih: Pzr 14.11.2004 20:38 Mesaj konusu: |
|
|
can dündar'ın yıldızlar adlı kitabını okudum en son. asıl alış sebebim şebnem ferhla ilgili 15 sayfa kadar bir bölümün olmasıydı ve iyiki almışım . güzel şebomun güzelliğine güzellik katarak anlatmış  |
|
| Başa dön |
|
 |
pluto

Kayıt: Mar 01, 2004 Mesajlar: 51 Nerden: kırklareli/istanbul
|
Tarih: Prş 18.11.2004 0:06 Mesaj konusu: |
|
|
| sebnemkerem demiş ki: | can dündar'ın yıldızlar adlı kitabını okudum en son. asıl alış sebebim şebnem ferhla ilgili 15 sayfa kadar bir bölümün olmasıydı ve iyiki almışım . güzel şebomun güzelliğine güzellik katarak anlatmış  |
bu kitabı almanın,okumanın ve hatta beğenmenin can dündar'la ilgisi ne öyleyse
 _________________ Şeklini Kendi Yaratır İnsan!.. |
|
| Başa dön |
|
 |
bobbysands

Kayıt: Sep 22, 2004 Mesajlar: 219 Nerden: BEÞÝKTAÞ!
|
|
| Başa dön |
|
 |
|