Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Heavy Metal
- Power Metal
- Death Metal
- Thrash Metal
- Progressive Metal
- Doom Metal
- Black Metal
- Speed Metal
- Gothic Metal
- Folk Metal
- Grindcore
- Symphonic Metal
- Glam Metal
- Neo-classical Metal
- Industrial Metal
Ana hatlarıyla iş budur...Ama daha inciği cıncığı var...
Etkileşimli Genreler
- Extreme Progressive Metal
- Avant-Garde Progressive Metal
- Progressive Death Metal
- Doom/Death Metal
- Melodic Death Metal
- Melodic Black Metal
- National Socialist Black Metal
- Oriental Metal
- Vedic Metal
- Symphonic Power Metal
- Symphonic Black Metal
- Black/Doom Metal
- Drone Doom Metal
- Sludge Doom Metal
- Stoner Doom Metal
- Gothic/Doom Metal
- Alternative Metal
- Celtic Metal
- Christian Metal
- Classic Metal
- Dark Metal
- Epic Metal
- NWOBM
- Extreme Metal
- Stoner Metal
- Viking Metal
- Blackened Death Metal
- Groove Metal
- Funk Metal
- Metalcore
İşin detayı buymuş...Tabii bu türlere "Atmospheric" ve "Progressive" kelimeleri eklenerek işin suyu daha da beter olarak çıkarılıyor.Karışık işler ya...
Nu-metal ne kadar metal derecesine girer,bilemiyorum...Çünkü rap ve alternative rock türlerinin sentezi...Ve müzikal duruş olarak metale çok yakın değil... _________________ Enslaved Blog...Breaking your teeth on the hard life coming,show your scars!!! Metallica - Broken,Beat And Scarred
ya en iisi sallıyalım biz bu türleri:d çunku her seferinde iice karışıo ortalık başım döndü beaa:S metal metaldir işte kurcalamıyalım _________________ YaLnIz GöZyAsLArIn YıKaR RuHuNdAkİ GuNaHlArI...
Kayıt: Jun 17, 2006 Mesajlar: 922 Nerden: Çomo Lungma Himal
Tarih: Cmt 17.06.2006 22:55 Mesaj konusu:
boyle metal turlerıde turedı degılmı metalı ana muzık kalıplarının ıcınde farklı soundda turlere ayırmak cok sacma olmaya başladı hemde muzıgı kısıtlar tarz a sıkıştırır hale geldı...
Saygılar... _________________ www.istanblues.org
Turkiye'de ilk ve tek blues platformu...
işte size kök bilgi bunları bilin gerisine gidecekseniz zaten bi türlü hayat götürür szi.
AOR
Bu tür genelde bir Amerikan fenomenidir. Başharflerin açılımı Adult Oriented Rock anlamına gelir.
Bu türün en belirgin özellikleri arasında yüksek perdeli ve notasyona sahip vokaller, gitar soundu
orta derecede ama heyecanlıdır ve mükemmeli yakalamaya çalışır. AOR'da klavye son derece önemlidir.
Liriklerde aşklar, kişisel problemleri konu alan dramatik sözler dikkat çeker. En önemli temsilcileri Survivor,
Foreigner, Styx, Kansas, Journey, Loverboy,... olarak gösterilebilir.
ALTERNATİF
Bu biraz belirsiz bir türdür... Smashing Pumpkins ya da Pearl Jam gibi çok sayıda müzik topluluğu dahil edilir.
Bu tür grupların çok büyük satışlara ulaşmasının yanı sıra müzikle işlenilen lirikler garip denilecek tarzdadır.
Post-Grunge, 1990'ların Punk-Metal'ine benzer, Rap ya da HardCore'u andırır bir karışım olabilir. Türler arasında
ki ayrımı körelten ya da sınırları geçen bir tarzdır. Değişik sound ve liriklerle aslen ticari kaygıdan uzak bir noktadadır.
BAY AREA
Speed benzeri, ancak teknik açıdan daha fazla hüner ve ustalık isteyen bir türdür. Öncüleri; Exodus, Testament,
Death Angel, Vicious Rumours, Overkill, Megadeath ve Metallica'dır. Günümüzde hafif punk ya da thrash etkilenimi de kabul
edebilen hızlı, güçlü ve iyi yapılmış metal için kullanılır.
BLACK METAL
Tartışmaya açık olarak gösterilsede Venom tarafından ortaya çıkarılmış bir türdür.
En extreme formu olan ise liriklerde ökültizm'i konu alanlardır. Bu exterme formda Hırıstiyanlığın kusurları ortaya çıkarılır
ve geleneklere saygısızlık vardır. Daha ılımlı formların da ise ökültizm karşıtı ya da yanlısı bir tutum olmadan, makyajlar, imaj
ve liriklerde ele geçen her şeyden istifade söz konusudur. Her iki formda da bolca, haç, kafa tası, siyah deri ve duman kullanılır.
Eski örnekleri Mercyful Fate, Venom, Morbid Angel, Deicide, Slayer ve Bathory'nin ilk dönemleri sayılabilir. Daha yakınlarda ise
işi kiliseye götürebilen Norveç'li gruplar vardır. Bu dönemin örnekleri ise Witchfinder General, Witchfynde, Quartz, Mayhem,
Marduk, Dark Throne, gibi gruplar sayılabilir. Her iki dönemin de pekçok grubun, daha çok korku yaratan imajla etki yaratma
çabası dikkat çekmektedir. Olayın diğer tarafında da Hırıstiyan Rock vardır ki en ünlü örneği Stryper, dinlemeye en çok değeni
ise Mass, en parlak örneği ise Trouble olarak gösterilebilir.
BLASTBEATS
Thrash'te ki davulların oldukça hızlı kullanılması ile ortaya çıkan bir
türdür. Bu tür artık GrindCore, Death Metal ve Black Metal'de de kendine yer bulmuştur.
Herhangi bir derinliğe ya da güce sahip olmayan hızlı bir sound'dur.
DEATH METAL
Konularının tamamı neredeyse hayali olan bir türdür. Kan ve vücut parçaları önemli objelerdir.
Önde gösterilen örneklerden Cannibal Corpse en önemlilerindendir. Ayrıca, death metal'de blastbeats'e,
grindcore vokallere, doom korolara sıkça yer verilir. Thrash'in peşinden doğan daha kült ve tutucu bir underground yapıdır.
DOWN-TUNING
Gitar tonları daha düşük tutulan bir türdür. Tekniği hakkında söyleyebilecek fazla bir bilgimiz yok fakat tüm bu
düşüklüğün sonunda daha heavy riff'ler, daha yoğun bir sound ve tellerin titreşimi elde edilmektedir.
Bu günlerde grunge, doom ya da death metal'de de sıkça kullanıldığı görülmektedir. Bu türe verilebilecek en ünlü örnek Sabbath'tır.
EURO-METAL
Bu daha çok Danimarka, İsveç ya da Alman metali ile ilgili bir türdür.
Derin, duygulu, gizemli, melodik tonlar heavy ise gothic metal ile sonlanır. Bu tonlar hafifledikçe Euro-Hard Rock'a dönüşülür.
Bu sebeple Euro-Metal olarak anılabilecek gruplar geniş bir yelpazede yer alır; Scorpions, Accept, HeavyLoad, GraveStone,
Helloween, Mercyful Fate, Overdrive, Picture ve Rage...
EXTREME METAL
Pek çok açıdan kalıplara zorlayan bir tarzdır. Kısaca, enuçta ki, o an için son noktada ki tür diyebiliriz. Norveç Thrash gruplarının
uç noktası, "Distortion" gibi ındustrial sound'lar ve biraz gürültünün karışımıdır. Eyehategod, ya da Brutal Truth da olduğu gibi
doom, death, grunge'ın bir arada kullanılması olduğunu da söyleyebiliriz.
GOTH METAL
Ortaçağa ait zindanlar, ejderhalar, klasik, doom korolar ve düşsel lirikleri
vardır. Rainbow'da belirgin olan bu tür, bazı Sabbath, Prıest, Dıo, Maiden parçalarında da yer almıştır.
Daha sonraları Yngwie Malmsteen, Savatage ve Mercyful Fate gelmiştir. Bu günlerde ise bu türe örnek olan gruplar ise;
Cemetary, My Dying Brıdeve Paradıse Lost olarak sayılabilir. Liriklere bakacak olursak; Kaleler, ejderler, vampirler, şovalyeler,
büyücüler ile Avrupa'ya aittir. Sound ise karanlık ve özellikle gitar sololarında, klasik müzikten etkilenmiş bir "Euro" sound'dadır.
Teknik açıdan etkileyici olmakla birlikte, kasvetli ve ciddi tonlar bir kaç albüm sonra sıkıcı olabilir. Gotik Metal, uçlara yaklaştıkça
doom ya da death'e dönüşür.
GROOVE
İnsonı harekete geçiren, headbang'e ve çılgınca eğlenmeye iten, oldukça enerjik bir türdür. Groove'un babası AC/DC'dir.
Maıden ve Dıo'da sıkça bu türe yer verir. Aerosmith'in "Draw the line" belki de bu güne kadar yapılmış en iyi groove parçadır.
"Sick as adog" , "Adam!s apple"da da groove yapılmıştır. Fakat bu işin patronu Accept'tir. "Restless and wild","Aiming high",
"Man enough to cros" ve "Bound to fall"u dinlemelisiniz. 1990'ların başında Mustaine ve Trouble bayrağı kapmışlardır. Şimdi ise
Entombed, Dismember ve Dearly Beheaded gibi death'e yakın gruplar daha çok grınd kokan bir groove yapmaktadır.
Kısacası groove, metal müziği, diğer müziklerin ötesine götürmektedir. Bu büyülü kıvılcım en iyi bir metal aksamla çalışmaktadır.
Bu iyi metal'in insanı yerinden hoplatmasının sebebidir.
GRUNGE
Bu tür, punk ve metal'in zekice evliliği sonucu 1980'lerin sonunda
Seattle'da ortaya çıkan bir türdür. Temsilcileri; Nirvana, Green River,
Screaming Trees, Tad, Soundgarden, Mudhoney, Mother Love Bone,
Swallow, Fluıd, Melvins And Wipers, olarak sayılabilir. Tür diğer şehirlere
ve sound'lara yayıldıkça Pearl Jam ve Stone Temple Pilots türün önemli elemanları haline geldiler.
Bu günlerde ise grunge, metali diğer alternatiftürlere bağlayan bir köprü vazifesi görüyor.
Aslında grunge, alternatif etiketi yapıştırılan ilk tür olmuştur..
HARDCORE
Bu tür dazlaklarla, ırkçılarla, slam dansla ve skaleboard'la birlikte anılan thrash-punk ya da speed-punk'tır.
1980'lerin sonunda hardcore ile thrash metal arasında ki sınırı silen gruplar oldu. Bunları punk'tan thrash'e doğru saymak
gerekirse;
The Descendants, Corrosion Of Conformity, DRI, Suicidal Tendencies ve Anthrax diyebiliriz. Crossover gibi tamamlayıcı öğeleride
barındırır. Lirikleri bir tarfa bırakılırsa hardcore her zaman thrash'tir, thrash'te hardcore'dur. 1990'lar da ise hardcore'un öfke ve
ahlak çöküntüsü Biohazard, Pro-Pain ve Pantera gibi gruplara sızmıştır. Lirikler politik ve iğneleyicidir ve yogun bir biçimde sokak
dili ve argo sözler kullanılır.
HEAVY METAL
Sanırız bu konu üzerine sayfalarca yazı yazılabilir. Fakat pekçok albüm kıritiğine bakarak şöylece anlatılabilir;
1. Agresif gitarın kullanıldığı rock türleri için verilen genel bir isimdir. Örneğin;Aerosmith ve Accept, heavy metal'dir
ama REM değildir....
2. Fakat farklı bir şekilde bakarsak Machine Head heavy metal'dir, ama
Aerosmith değil diyebileceğimizden dolayı, neden bahsettiğimizi anlamanız gerekir. Metal'de daha çok doom,
şiddet ve hız vardır. Hardrock ise; daha Amerikan varidir, içinde, optimizm, civcive benzeyen elemanlar,
diğer civcivleri anlatan elemanlar ve herkesin sevebileceği parçalar yazan elemanlar barındırır.
Bazı örnekler vermek gerekirse HeavyMetal; Black Sabbath, Metallica, Anthrax, Pantera, Slayer, Judas Prıest, Ozzy Osbourne......
HardRock; Dokken, Angel City, White Lion, Slaughter, Poison, Aerosmith, Van Halen, Kiss..... İkisinin Arasındakiler;
WASP, UFO, Deep Purple, AC/DC, Whitesnake,.......
INDUSTRIAL
İtici güç olarak bilgisayar teknolojisi kullanılan bir türdür. 1970'lerde
elektronik, "psychedelic" olarak başlamıştır. 1980'lerde "synth-pop"
olmuştur. Günümüzde ise birkaç yerde kullanılmaktadır; Psychodelic, dans müziği ve industrial metal.
Bu türde ki gruplara örnekler; Ministry, Nine Inch Nails, White Zombie, Skrew, Bile, Filter, Prick'tir. Not:
Psychedelic; Her hangi bir uyuşturucu madde almadan kendinden geçebilme olarak tanımlanır.
NWOBHM (New Wave Of British Heavy Metal)
İngiltere'de 1979-1980'de Iron Maıden, Saxon, Motorhead, Angel Witch, Samson, Tygers Of Pan Tang, Quartz ile başlamıştır.
İsminden de anlaşıldığı gibi İngiltere orjinli bir türdür. Evet az önce saydığımız gruplar, daha sonra bu topluluga katılanlar ise;
Chateaux, Savage, Wicthfinger General, Fist ve birkaç diğer gruplar.Punk'ın ortaya çıkışından sonra NWOBHM metal sahnesinin
itibarını ve kuvvetini tazelemiştir. Tür Avrupa'da da büyük yankı uyandırmıştır ve bu yankı halen devam etmektedir. Müzikal açıdan
büyüseldir ve ilk örneklerinde ki saflık, oşkunluk ve ilhama başka yerde rastlamak zordur. NWOBHM gruplarının tamamı bir
bütünlüğün bir parçasıdır ve bu tür, EDDIE ile büyüyenler de nostaljik duygular yaşatır.
O.T.T. (Over The Top)
Motorhead kökenli bir tür olabilir. Manik, hoşgörülü ve limitleri aşan bir
türdür. 1970'lerde ki Rainbow'un "Kill the king" paeçası iyi bir OTT
örneğidir. 1980'lerin başında metal daha heavy hale geldikçe OTT, daha çok kulakları sağır eden bir speed,
makineli tüfeği andıran çift cross davuldan oluşan bir ses duvarı yapan gruplar için kullanıldı. İlk OTT örneklerinden birisi
Accept'in "Fast as a shark" parçasıdır. Modern OTT içinde sayılabilecekler ise Slayer'ın yaptığı hemen herşey, grindcore ve
thrash'in yarıya yakını ve Judas Prıest, OTT grubu olmamasına rağmen onların "Leather Rebel" parçalarıdır.
Terim daha yaygın kullanımda ise ultra- heavy ödün vermeyen hızlı metali anlatır.
POP METAL
Hafif AOR benzeri, melodik hardrock türevi bir tarzdır ve genç nesil
insanını hedefler. Daha az metaliktir. Kibar yapılan türden Amerikan
hardrock'una çaktırmadan yapılan bir kayıştır. Bon Jovi'nin son dönemleri olabilir.
POWER METAL
Bu tür tamamen speed, thrash olmayan ama OTT sınıfına da girmeyen gerçekten heavy sounda sahip grupları anlatır.
Örnekleri Running Wild, Helloween, sayılabilir. Pek çok power grubu elemanı yetenekleri ile övünür ve bazen progressive
doğru kayabilirler. Yani power metal yoğundur, oldukça heavy'dir ve elemanlar virtüözik yapıya sahiptir.
PROGRESIVE METAL
Progresive rock ve heavy metal'in evliliğinden doğan türün öncüsü Rush ve daha sonra 1980'lerin gruplarından
Queensryche ve Fates Warning olmuştur. Dream Theatre'in başarısıdan sonra Morgona Lefay, Tad Morose, Cynic,
biraz biraz Iced Earth, yine biraz biraz Blind Guardian progresive metal'in değişik dallarında yer almışlardır. Uzun parçalar,
fantastik lirikler ve
operavari bir söyleyiş içerir.
PUNK
1970'lerin sonunda Sex Pistols, Damned, Adverts, Ramones, Dead Boys, Saints, Clash, Eater ile başladı.
Daha sonra US Hardcore grupları ortaya çıktı, örnekleri; Dead Kenedys, Black Flag, Descendants,... Şimdi ise daha yumuşak olan
1990'lara ait pop-rock grupları olan Green Day, Offspring, Rancid, Bad Religion, var ve her gün daha fazla taraftar topluyorlar.
Müzik ise tekdüze, hızlı, hünere gerek duymayan basit bir heavy metal'dir. Lirikler ise genellikle politiktir ya da gençlik bunalımlarıdır
RETRO METAL
Bu isim genelde Black Sabbath etkilenimli gruplara verilir. (Cathedral, Paul Chain, Serpent,..) Ancak, daha çok eski, blues tabanlı
ve iyi kayıt
kalitesine sahip grupları anlatır. Ayrıca bazı eski gruplara eğilimi olan
gruplar için de kullanılır. Örneğin; AC/DC, Aerosmith, ya da Led Zeppelin'e benzeyen gruplar için...
Retro grupların yarısı aynı zamanda Roots Metal sayılır.
ROOTS METAL
Bu tür için roots rock'ın metalik ya da hard rock formu diyebiliriz.
Southern (Güney) Rock, biraz blues, country ve boogıe boogıe tonları da içerir. Roots Rock adı ise; bu tür 1950'lerin rock'undan
kaynaklandığı için verilmiştir. Roots Rock grubunda ki isimler arasında; The Del Lords, John Cougar Mellencamp, Springsteen,
Bad Company sayılabilir. Daha Southern olanlar ise Lynyrd Skynyrd ve Molly Hatchet'dir. Daha heavy olan roots metal'de ise,
Junkyard, Dangerous Toys, Salty Dog, Cats IN Boots, Company Of Wolves, Havana Black, Four Horsemen, Brother Cane,
Cry Of Love, Jackyl ve daha geç dönemde ise Cinderella ve Poison yer alır. The Tragically Hip, Blue Rodeo, Tom Cochrane ve
Britanya'dan Thunder'ın yasal anlamda ki zayıf çabalarına karşın, Roots Rock sayılabilmek için, bir grup Amerikalı olmak
zorundadır. Roots Rocker'lar Amerikayı severler ve onun için yas tutarlar. Çok fazla içmelerinin nedeni de bu yas'tır.
SPEED METAL
Bu türün tanımı adından anlaşılır zaten. Genelde OTT'ye benzer. Speed Metal, thrash ya da çok aşırı düzenli ritmik olarak yapılabilir.
Fakat daha çok thrash'tir. Çünkü; bir çok grup sürekli 78 RPM'de çalmanın estetik sınırlarını farketmiş ve metal'in ultra-heavy,
groove formlarına kaymıştır. Metallica, Megadeth Slayer bu yolu seçenlerdendir. Anthrax ise bir kaç
kayıtta bu yolu seçmemiştir. Fakat "Sound Of White Noise"da ışığı görmüştür.
THRASH METAL
Bu terim yanlış olarak ultra-heavy ya da speed olan herşey için kullanılır.Şöyle tanımlayabiliriz;
1: Aktif black metal'den daha az extreme koyu metal sayılabilecek her şeydir. Asla kadın-erkek ilişkileri ile uğraşmaz,
ya da hiç kimsenin "dişi" tarafıyla ilgilenmez.
2: Her zaman hızlıdır.
3: Thrash genelde kötü gibi çalınır amaç yokmuşcasına.
4: Vokallerde, cehennemden gelen kusarcasına hırıltılar vardır ve yüzünüzde bir tokat gibi patlar.
5: Thrash genelde çok itina gösterilmeden kaydedilir (Venom, Possessed,
Bathory, Brutallity) ve bu itinasız kaydın nedeni birşeyleri ispatlama
çabasıdır. Thrash gruplarının ispatlamaya çalıştıkları şey ise kafanıza bir kurşun sıkıp size bakacak insanlarla dolu bu
çirkin dünyada, çirkinlerin en karasının kendilerinin olduğudur. Sound açısından ise thrash, 1990'ların rap'i ya da 1970'lerin
sonunun punk'ı gibi hasta bir gezegenin, hasta yansıması olacak şekilde vahşi bir dürüstlük içindedir.
TRADITIONAL METAL
Zaman geçtikçe bu terim 1970'leri anlatmaktan çok 1980'lerle ilgili olmaya başlıyor. Türde yer alan gruplar ise içinde heavy,
gotik, progresive öğeler barındırır. Judas Prıest, Dıo, Iron Maıden, Slayer, Accept ve belki
Helloween örnektir.
URBANCORE
Bu sokak kökenl savaşır gibi bir hardcore'dur ve hardcore punk, power metal ve rap'in karışımıdır.
(Hem vokal, hem de teknik açıdan) Örneklerise; Downset, Prong, Pro-Pain, Biohazard, L..U.N.G.S., Manhole ve Stuck Mojo'dur.
VIKING METAL
Bu terim Hıristiyan elemanlardan uzaklaşarak daha milliyetçi ve kendi
tarihiyle ilgili konulara yönelen İskandinav death gruplarını tanımlamak
için ortaya çıkmıştır. Manowar ise işin Amerikalı örneğidir. 1980'lerde
Bathory ortaya çıkmıştır. Mayhem, Darkthrone, Amorphis ve Unleashed ise Kuzeyli türün bayrağını 1990'lara taşımıştır. _________________ İnferno Reload - Lead Gitar
Kayıt: Oct 21, 2005 Mesajlar: 2764 Nerden: Freehaven
Tarih: Prş 29.06.2006 16:25 Mesaj konusu:
sip_siyah demiş ki:
BENCE ROCK MÜZİĞİNİ KENDİ ARASINDA BÖLÜMLERE AYIRMAK HİÇ HOŞ BİRŞEY DİİL...ZATEN MÜZİK DİİNCE MÜZİKTE KENDİ ARASINDA BÖLÜMLERE AYRILIYO...YOK POP,YOK ROCK,YOK TÜRK SANAT MÜZİĞİ..BENCE HİÇ GEREK YOK ROCK'I DA KENDİ ARASINDA BÖLÜMLERE AYIRMAK...YAPMAYIN EFENİM BÖLE ŞELER..
katılıyorum...ama gülmekten.. _________________ if there is life after death, there is no death
and if death does not exist, we do not live..
RockConn: The Connection Of Our Souls !
Soğuk savaş döneminden başlaması ile batıda insan moralini milletler geçmişlerini överek, tarihte yaptıkları kahramanlıkları sık sık anımsatarak kişilerin milliyetçilik duygularını ön planda tutarak politikalarına alet etmişlerdir. Death Metal'in ritm ve alt yapı olarak tıkanmaya başladığı dönemde black metal daha fazla müziksel tekniğin üstüne yönelmiş ve ağırlıklarını şarkı sözlerine özenmeye vermişlerdir. Uzun kaliteli gitar sololarının üzerine gotik klavye tonları kullanmışlar bunu şarkının sözlerindeki duyguya göre normal vokal yada çığlık vokal veyahut sert brutal vokal ile süslemişlerdir. Zaman zaman bir koro arka alanda yer almıştur.
Black MetaL
Black Metal müzik türü, aslında temel olarak uzun yıllardan beri bilinmekteydir, fakat bir ismi yoktu..
Venom, Celtic Frost ve Bathory grupları, bu müzik türünün ilk örneklerini çıkarmışlardı.Death Metal'in klasik gitar, bas gitar, bateri üçlüsüne karşın daha fazla yan enstrüman kullanarak armoni zenginliği yaratıp müziklerinde daha melankolik ve mistik bir hava vermişlerdi.
Dinleyicilerin oldukça ilgisini çekmesinin üzerine ilerleyen yıllarda Darkthrone, Immortal, Emperor, Burzum, Enslaved, Havahej, Gorgoroth, Graveland gibi gruplar bu misyonu yüklenip müziklerini daha da sertleştirip daha satanik, vampirik ve mistik ögeler kullanmaya başladılar. Özellikle 1991-1994 yılları arasında İskandinavya black metal konusunda nerede ise dünya black metal müziğinin merkezi haline geldi. Emperor, Burzum, Darkthrone ve Mayhem gibi gruplar ön plana çıkıp Death Metal sertliğindeki müziklerini klavye ile süsleyip vokallerinde daha fazla çok seslilik yarattılar. Death Metal'daki klasik brutal vokal olarak bilinen sert yırtıcı vokalin yanında çığlık vokaller ve zaman zaman normal vokal koroları ile süslediler.
Sanatsal olarak Black metal Death-Metal'den tamamı ile farklı türlerde şarkı sözleri kullanıyorlardı. Şarkı sözleri genellikle kötülük, şeytan ve büyü sanatları ile ilgiliydi. Hatta ileriye gidip "kara büyü" ve "voodoo" büyülerini şarkı sözlerinde kullanmaya başladılar. Şarkı sözlerindeki bu yeni yönlenme bir süre sonra bazı gruplar tarafından daha da değişikliğe uğratılıp, biraz romantik ve doğaüstü olaylara yöneldiler. Senfonik Black Metal türünün doğuşu bu süreçte başlar. Bu tarzda hayatın içindeki stres ve koşturmacaların, paranın, gücün herşeyin gelip geçici olduğu insanların tek gerçeği (" tek gerçek ölüm ") kabullenmesi gerektiği konseptini kullanmaya başladılar.
Bununla beraber Emperor'un öncülüğünü yaptığı gruplar mistik büyü konularını epik bir şekilde kullanmaya başladı. "I am The Black Wizard, My Journey To The Stars" gibi şarkıları bu türün en güzel örneklerindendir. Epik içerikli mistik şarkı sözlerini, klavye destekli bir müzik ile süsleyip kendilerine ait bir tarz edindiler. Black metalin sert ve keskin ritmleri ile klasik müziğin o melankolik havasını değişik bir harmoni içinde kullandılar ve haklı olarak Black Metal dünyasında ayrı bir yer edindiler.
Gazete ve televizyonlarda okudukları magazinsel haberleri kulak ardı edip, saçma sapan politik kavgalar, ekonomik sorunlar, dinsel tartışmalardan uzak kalarak müziklerini tamamı ile pagan bir hava içinde yapmaya özen gösteren Black Metal grupları, özellikle tek tanrılı dinleri karşılarına almışlardır. Genelde şarkılarını bir konsept içinde albüm haline getirip piyasaya sürmüşlerdir. Örneğin, Enthroned'un bir albümündeki hikaye şöyledir.
"Ortaçağ döneminde yaşayan bir adam, rüyasında eğer haçlı sefer ordusuna katılırsa çok zengin olacağını görür ve sefere katılır. Haçlı ordularının yağma, tecavüz gibi dönemlerini anlatan albümün sonunda kişi 5 kuruş parasız evine döndüğünde karısı ve çocuğunun vebadan öldüğünü görür tanrı'ya isyan eder ve kendisini şeytana adar."
Bu albümün sözlerini ayrıntılı okuduğumda tarihsel içeriklerin birebir doğru olduğunu gördüm. Oldukça destansı bir dilde anlatılmış olan bu albümün sözleri beni oldukça etkilemişti. Ölüm, acı, hırs gibi konuları içeren herhangi bir ideolojik mesaj verme kaygısı taşımayan bir tarz olarak başlayan Black Metali malesef bazı gruplar satanizm, paganizm ve okültizm adı altında kullanıp para kazanma trendine girdiler.
Dani Filth'in öncülüğünü yaptığı İngiliz black metal grubu "Cradle Of Filth" buna en güzel örnektir. Şarkı konseptlerini çok geniş tutarak, vampirizmden paganizme satanizmden okültizme kadar konuları kullanmış ve çok başarılı bir tanıtım ağı ile t-shirt ve benzeri C.O.F malzemelerinin satışından senelik $160 milyon gibi büyük rakamlara ulaşmışlardır. MTV, Cradle Of Filth için bir belgesel çekmiştir. 4 bölümden oluşan bu belgeseli seyredenler Dani'nin şirin görünmek adına ne tür taklalar attığının farkına varmışlardır. Müziksel olarak takdir ettiğim ama kendilerinin söylemlerine ( "Black Metal Dünyasının Kralı" ) katılmadığımı da ifade etmek isterim. Black Metal dünyasında bir Venom, Dark Funeral, Emperor, Burzum, Dark Throne'un kattıklarını kimse yadsıyamaz.
Zaman ilerledikça black metalin alt dallarıda çoğalmaya başladı. Total Black Metal, War Black Metal, Odium Black Metal, Occult Black Metal, Neo Black Metal gibi türler ortaya çıktı. Bunların içinde Neo Black Metali irdelemek gerekir. Daha çok faşist duygularla müzik yapan ve kendi ülkelerini göklere çıkarırken, diğer ülkeleri aşağılayan ilginç bir türdür. Bunun en güzel örneği Finlandiyalı grup Impaled Nazare'dir. "Suomi, Finland, Perkele" onların sloganları idi. Burada "Suomi" fince Finlandiya demek. "Perkele" ise eski dönem Fin devlet uygarlığıdır. Yani benzer bir örnekle "Türkiye, Turkey, Göktürk " şeklinde ifade edebiliriz. Daha sonra Impaled Nazare istediğini bulamayınca türünü değiştirip Cyber Punk Industrial Metal şeklinde acaip bir müzik yapmaya başladılar. Bu sırada Norveçte N.S.B.M yani National Socialist Black Metal doğdu. Nazizim yanlısı bu Neo Sosyalist gruplar, şarkı sözlerinde genellikle Adolf Hitler, Ted Kaczynski ve Pentti Linkola konu olarak yer aldı. Çok ilginç bir konu, Şeytan ve Hitler'i özdeştirip ilginç bir tür yarattıklarını ve her ikisininde aynı amaca hizmet ettiğini söylediklerini ifade etmek sizi şaşırtacaktır eminim.
Death Metal ve Thrash Metal'in tamamı ile duraklamaya geçtiği dönemde iyice güçlenen Black Metal'in en önemli alt dallarından birisi de Senfonik Black Metaldir. Melankolik şarkı sözlerini keman, klavye, yan flüt gibi pek çok enstrüman ile süsleyen bir metal operası yapan bu türün en önemli öncüleri Dimmu Borgir, Cradle Of Filth ve Dark Funeral'dir. Değişik tarzlarda şarkı sözü kullanmalarına karşın müzikal altyapıları birbirinden farklıdır. Cradle Of Filth erotizm ve vampirizm ağırlıklı şarkı sözü kullanırken Dark Funeral tam manası ile satanist şarkı sözleri yapmıştır. [Bir albüm ismi "Teach Children To Workship Satan" yani çocuklarınıza şeytana tapmasını öğretin].
Black Metal'i bir başka farklı yapan durum ise genellikle grup üyelerinin yüzlerine makyaj yapmalarıdır. En yaygın olanı bembeyaz boyanan suratın üzerine siyah yada kırmızı, gözlerden, dudaklardan akan kan izi yapılması, dudakların ve tırnakların siyaha boyanmasıdır.Bunun yanında sahnede dekoratif araçlarda kullanıyorlardı. Balta ve kılıç en çok görülen malzemelerdi. Sahnenin kenarlarına konan tabutlar, büyük gothik şamdanlıklar, üzerine pentagram çizilmiş sahne zeminleri gibi. Sahne ışıklandırmasına ve görsel şovlara çok önem verilirdi. Genelde karanlık sahne üzerine vuran flaşör dediğimiz flash ile sahnenin aydınlatılması yada kırmızı bir ışık kullanılması, sahnede sis kullanılması, kollarda ve botların üzerinde çivili bileklikler kullanılması. Bu gibi pek çok görsel şov kullanılırdı. Bu konuda en iyi örnek olarak meraklılarına Dimmu Borgir'in Spellbound şarkısının Dynamo festivalinde çekilmiş kliplerini bulup seyretmelerini öneririm. Ne kadar güzel görsel şov yapıldığının en güzel örneklerinden biridir bu klip...
1970'lerde Venom, Celtic Frost ve Bathory ile başlayan günümüze kadar devam eden black metal müziğinde şarkı sözleri, sahne şovları ve yan enstrümanların bol miktarda kullanılması ile zengin bir içeriğe sahip olmuş zaman zaman gruplar tarafından Satanizm amaçlı kullanılmıştır. Acheron grubunun vokalisti Vincent Crowley aynı zamanda Church Of Satan'ın ("Şeytanın Kilisesi") baş rahibidir. Müziklerini, dinlerini yayma amaçlı kullanmışlardır. Günümüzdeki hala gücünü koruyan black metal, heavy-metal müzik türlerinin içinde en marjinal olanıdır ve aynı zamanda en fazla alt dala, çok renge sahip olanıdır.
Sonuç olarak;
Özümsenmesi zor, içeriği geniş olan black metal için "satanist müziği" adını koyanlara gülüyor ve birgün onların bu müziği anlayabileceklerini umuyorum.
Komünizme karşı batıda gelişen sinirli tepki döneminde müzik ; tam bir nihilzm içeriği taşıyordu yada inanca karşı bir önyargı...Ve ölümün, insanların politik çıkarlarından daha gerçek olduğu ortaya çıkmaya başladı.Gitarların tonlarındaki sertlik ve tellere nefretle dokunuşlar, yüksek tonlarda ayarlanmış müzik sistemleri, yırtıcı, son derece sert vokaller...Hepsi bu karşı çıkışın, "insanlığın politik emellere alet edilmesi, savaşların asıl amacı, dinlerin amaçlarından saptırılması" birer sembolüdür..
Death Metal
Death metal senelerce herhangi bir isim takılmadan bazı gruplar tarafından icra ediliyordu. Speed metal türünde Destruction, Thrash metal türünde Cryptic Slaughter ve zaman zaman hardcore grubu The Exploited bu tarzı ilk zamanlarda başarı ile yapan grupların başında gelir. Örneğin, the Exploited'in kullandığı gitar riffleri günümüz Death Metal'inde sıkça kullanılan rifflerdendir (özellikle "Lets Have A War" albümü).Benzer olarak distortion kullanımı, şarkı altyapıları ile Destruction'un şarkıları günümüzde kolaylıkla Death Metal grupları tarafından çalınabilir.Destruction, şarkılarında hayatımızın salt gerçeğini ortaya koymuştur, içinde yaşadığımız fiziksel, doğal dünyanın üzerinde yaşayan canlıların ve insanların bir gün gelip öleceği fikri... Bu konuda en güzel örnek Hellhammer grubunun sloganıdır. Her konserine "Sadece ölüm gerçektir" sloganı ile çıkarlardı..
Sosyal toplumun koyun sürüsü zihniyetini reddedip kendi karşı çıkışlarını gösteren, doğal gerçekleri konu alan, politik amaçlar ve ideolojilerden uzak durup, onlar hakkında düşündüklerini çok sert biçimde ifade eden bu müzik türü, gerçekdışılık, nihilizm ve doğalcılık akımlarından son derece etkilenip kendi stillerince bu akımlara katılmış ve müziklerini üretmişlerdir. Müziklerinde din, dil, ırk ayrımı yapmayan ve grupların karma kültürlerden oluştuğu farklı ülkelerden grupların, aynı müziği icra edebilme adına konserlere ve turnelere çıktığı bu müzik türündeki dayanışma imrenilecek düzeydedir. Müziklerini, ticari kaygıdan uzak, sadece hissettiklerini yansıtabilme adına yapan death-metal grupları, zaman zaman yerel müziksel motifleride kullanmışlardır.
Pek çok grup müziklerini, gelişmiş gitar riffleri, hızlı gitar soloları ve yerel ritmlerle süslüyordu. Bu yeni doğan müzik stiline "Death Metal" adı verilmişti. Müziklerinin gelişimlerinde eski nihilist metal gruplarının şarkı altyapı ve teknikleri ile şarkı sözleri oldukça önemli etkenler olmuştur.Bu konuda özellikle "Bathory" örnek alınan grup olmuştur. Grupların bu yeni müzik stilinde yer alan o kaotik sert ritmler zaman zaman mitolojik hikayeler ile süslenmiştir. Ve yeni konularından en önemlisi de dünyanın sonu, yani mahşer günü olacaktı..
Bu yeni jenerasyon müziğin ilk öncüleri şüphesiz death-metal'in babası olarak kabul edilen Death, Obituary, Malevolant Creation, Master, Hatebreed ve Internal Bleeding'dir.Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu grupların tamamının Amerikalı olması hatta ve hatta Hatebreed hariç geriye kalanların "Florida" kökenli olması Death-Metal'in doğum yerinin Florida olduğunu bize gösterir.Bu ilk jenerasyondan sonra ikinci bir jenerasyon geldi. Öncüleri Sepultura, Massacra, Possessed, Necrovore ve Morbid Angel idi. Bu türün öncülerinin müziklerinde daha radikal bir ilkelcilik (eski çağlara özlem ) ve geleceğe adapte olma kaygısı yer alıyordu. Müziklerinde iki gitaristin karşılıklı, son derece sert gitar riffleri kullanarak atışmaları ve zaman zaman müziğin tonunda inişler ve çıkışların olması Mozart'ın senfonilerini andırmaktaydı (Bir dergide okuduğum yazı aklıma geldi, orada "Mozart eğer günümüzde yaşasaydı kesin Metal müzik yapar" deniyordu).
Estetiksel olarak Death Metal, iğrenç ve rahatsız edici bir müzik olarak görünmekteydi, bunun sebebi ise vokallerdi. Normalden sessiz yada aksine cok bağırtı lı olarak çıkan sesler, direkt gırtlaktan gelmekteydi. Müzik eleştirmenleri, bu vokali ; savunmaya geçen bir vahşi hayvanın kendisine saldırmaya hazırlanan düşmanını dehşete düşürüp korkutup kaçırmak için çıkardığı çığlık, böğürtü ile eşleştirmekteydi.Bateristler genelde iki bas davulu ile çalmakta ve bu ikisini seri bir ritm halinde kullanmaktaydılar.Bazı gruplar gitar, bas gitar ve bateri gibi klasik enstümanlarının yanında yan enstrümanlar kullanmaktaydılar ama bunlar her zaman ana müzik haricinde kalan, sadece zaman zaman müziğe katılan enstrümanlardı, asla birincil derecede öneme sahip olmadılar.Müzik içinde genelde rock, jazz ve blues gibi müzik türlerinin kullandığı ritmleri acımasız sert gitar soloları, riffleri ve bateri soloları ile kullanılmaktaydılar. Pek çok müzik dinleyicisi bu müziği dünyaya ait olmayan, iğrenç, sadist ve antisosyal olarak tanımlamaktaydı.
Bu noktada bu tür değişik stillere ayrılmaktaydı. Massacra grubu akıcı, yüksek sesli çalınmış tonlar kullanmaya başladı. Önceleri Incantation, Hypocrisy, Vader ve daha sonraları gitarlarının tremola kollarını çokça kullanan iki İsveçli grup Dismember ve Entombed bu türün öncüleri ve bilinen gruplarıdır. Bazı gruplar baterilerini çok seri kullanır, gitar tonlarını biraz kısmışlar ve müziklerinde vurmalı çalgılara daha ön planda yer vermişlerdir, bu tarzın öncüleri ise Sinister, Suffocation, Suffer ve Cryptopsy'dır. Possessed grubu ise üstte bahsedilen iki türün ortalaması bir müzik yaparak yeni bir stile yol açmıştır. Possessed'in yolunu takip eden ünlü gruplardan bazıları Therion, Demogod, Monstrosity, Deicide ve Unleashed'dir.
Bazı gruplar ise tekniklerine biraz daha önem vererek Death Metal içinde Jazz ritmleri kullanmışlardı.Enstrümanlarını daha teknik kullanarak müziklerini daha değişik bir yöne sürüklemişlerdir ki kişisel kanımca en iyi yapılan Death Metal müzik tarzı budur. En önemli örnekleri Cynic ve Atheist grubudur. Eğer death metal seviyor dinliyor ve Atheist dinlemediyseniz şiddetle dinlemenizi tavsiye ederim. Ama maalesef iki grupta diğer tarzlar kadar ön plana çıkamamışlardır, buna rağmen müziklerinden ödün vermemişlerdir. Bazı gruplar ise müziklerinin sertliklerinin içine melodik kompozisyonları serpiştirmiş ve daha çok ön plana çıkmıştır, mesela Amorphis ve Demilich. Müziklerinde kullandıkları melodik ritmleri mitolojik şarkı sözleri ile süslemelerinden dolayı daha çok ön plana çıkmışlardır.
Death-Metal; genel olarak underground, yani yeraltı müziği olarak ortaya çıkmıştı. Ekonomik çıkarlardan daha çok müziksel tatmin ön plandaydı. Buna rağmen bir nefret müziği olarak adlandırılmıştı.Bazı gruplar ise müziklerindeki sertlik ve ritm ile beraber farklı şarkı sözleri kullanması ile ön plana çıkmaktaydı.Bunun en önemli örneği Cannibal Corpse grubudur.Şarkı sözlerindeki vahşilik, müziklerinden daha çok ön plana çıkmıştır. "Çekiçle parçalanmış surat", "bıçak ile düzmek" gibi sözlerinde tamamı ile vahşilik ve sapıklığa yer vermişledir. Cannibal Corpse (Ceset Yamyamı) yaptığı müziklerde tamamıyla nefreti ve vahşiliği ön plana koymuş, bunu scream vokal dediğimiz çığlık vokali, sert brutal vokal ile karıştırarak yeni bir stil elde etmişti. Death Metal özellikle İsveç piyasasının patlaması ve ön plana çıkması ile en verimli dönemine girmiş Dismember, Entombed, Tiamat, Unleashed gibi gruplarla ön plana çıkmıştır, ama yine İsveç piyasasının müzik stillerindeki değişim süreci ile duraklama ve gerileme dönemine girmişlerdir. Özellikle Tiamat ve Therion gruplarının müziklerindeki nefreti biraz daha melankoliye döndürüp, müziklerini yavaşlatması ve yan enstrümanlara önem vermesi ile bu süreç hızlanmıştır.
Aslında Death Metal bir başka metal türü olan Grindcore'unda ilham kaynağı idi. Grindcore; Punk ve Thrash metal ritmlerinin son derece hızlı gitar, bas gitar ve bateri partisyonları ile tam bir kaos şeklinde çalınması olarak tanımlanabilir. Vokaller iyice sertleşmiş, neredeyse vokalistin söyledikleri anlaşılmaz düzeye gelmişti. Carcass, Napalm Death ve Godflesh bu türün öncüleri olarak görülebilir. Burada özellikle Carcass grubunu ele almak gerekir. Tıp fakültesinden atılma gitarist Bill Steer ve vokalist Jeff Walker'in okula duydukları özlemden olsa gerek, şarkı sözlerinin hemen hemen hepsinde tıp terimlerini kullanması, anlaşılması zor gelen şarkı sözlerinin son derece seri gitar soloları ve J.Walker'in inanılmaz güçlü gırtlağı sayesinde çok fazla dinleyici kitlesine sahip olmuşlardır.Sözlerinde farklılıklara rastlanan bir başka grup İngiliz Bolt Thrower grubudur. Şarkı sözlerinde daha destansı ibareler kullanan grup özellikle The IVth Crusade albümünde 4.cü haçlı seferi ve yaşananları anlatarak katolik kilisesini karşısına almış ve İngiltere'deki Anglikan kilisesi tarafından kafir ilan edilmişti. Bir başka örnek Alman Blood grubudur. Şarkılarında mitolojik ve gizemli şarkı sözlerini kullanarak kendisine ayrı bir yer edinmiştir.
Bugün dünyanın hemen her ülkesinde ayrı bir dinleyici kitlesine sahip olan death metal her ne kadar 90'lı yıllardaki gücüne sahip olmasa da hala müzik yapan grupların sert gitar ritmleri, lokomotif gibi bateri tonları ve sert vokalleri ile ayakta ve dimdik yoluna devam etmektedir..
“Doom Metal...Kötü kader, yazgı” anlamına gelen iç karartan metal. Acelesi olmayan, uyuşmuş, durgun, sıkkın metal. Thrash Metal “hız”a odaklanırken, Doom Metal için tek bir kelime söylenebilir: “yavaşlık”. Oldukça ağır gitar riffleri ve melodik vokal bu metal türünü etkileyen öğelerdir. Black Sabbath, yeryüzünün en ve ilk baba metal grubu, ilk dönemlerinde ağır ve yavaş rifflere odaklanmıştır. O yüzden Black Sabbath, ilk Doom Metal grubu olarak gösterilebilir. Doom Metal’in önemli bir alt kolu olan “DoomDeath” ise Doom’un yavaşlığını Death Metal vokaliyle birleştirir. Bu türün mucitleri ve krallarıysa (Doom’un üç babası olarak bilinen) üç İngiliz Doom grubudur: Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema. Sırf bu üç gruba bakarak bile Doom’un metal müzikte nasıl bir yere sahip olduğunu görmek hayli mümkündür.
Black Sabbath’ın ilk günlerinden günümüzün modern Doom’ metaline...
70’lerin ilk Doom grupları
Çoğu insan, Black Sabbath'’ın tüm Heavy Metal ve alt gruplarını en çok etkileyen grup olduğuna katılır. Doom Metal grupları da bunun içindedir. İlk albümleri “Black Sabbath”, “Paranoid”, “Master of Reality”, “Vol.4”, “Sabbath Bloody Sabbath” ve “Sabotage” şüphesiz ki birer başyapıttır. Ve bu albümler olmasa da belki şu anda Doom Metal de (hatta genel anlamıyla metal) olmayabilirdi.
Black Sabbath'’ın çağdaşlarından çok ayrı bir müzik yaptığı ve metali bugünlere kadar getirdiği açık. Ama onlardan da önce, 60’ların sonları ve 70’lerin başlarında bazı Doom-Metal prototipleri bulmak ta mümkün. Bunlar tabiki gerçek anlamıyla Doom değildi, ama sonradan Doom Metal’i şekillendirecek sayısız riffler barındırıyorlardı. Bu tip şarkılardan biri de Iron Butterfly’ın “Inna Gadda Da Vida”sıydı.
Black Sabbath'’la aynı dönemde bulunan gruplardan biri, Pentagram ilk Doom grupları arasında sayılır. Pentagram’ın ikizi olarak gösterilen diğer bir grup Bodemon da “erken Doom Metal” için ilk ve en iyilerden biridir. Bu gruplar doğal olarak Black Sabbath’ın bir hayli etkisindeydi ama onlar daha çok müziğin “durağan ve kasvetli” kısmına odaklanmışlardı. Böylelikle de dünyanın ilk Doom Metal kayıtlarını oluşturmuşlardı.
80’ler...
1980’ler gerçek anlamda ilk Doom Metal hareketlerini barındırır. Bu dönemler Def Leppard, Warrant ve Bon Jovi gibi grupların öne çıktığı ve “Heavy Metal” ustaları olduğu, bunların yanında Thrash, Speed ve Death Metal’'in de metal camiasını kasıp kavurduğu yıllardır.
Bu dönemlerde basın, deri ceket giyen ve saçını uzatan herkese pis ve aşağılayıcı bir tavırla “Heavy metalci” damgasını yapıştırıveriyordu. Ama bu yıllarda “Doom-Metal’in kralını yapan” ama basının tavrı yüzünden hep gölgede kalan pek çok ta kıyıda köşede kalmış grup vardı. 80’ler ayrıca bir diğer yarı-hızlı metal türü olan N.W.B.H.M, açmak gerekirse “Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal”in de son demlerini yaşadığı yıllardı. Kısacası Speed ve Thrash Metal’in alıp başını yürüdüğü bu yıllarda, Doom Metal hep gölgede kaldı, dışlandı. Ama bu yıllar aynı zamanda Doom Metal’in kendini gizli gizli de olsa çok iyi geliştirdiği yıllardı.
80’lerin Doom’u en çok geliştiren gruplarından birisi Trouble’'dı. Aslen Chicago’lu olan bu grup 1979’da kurulmuş ama 1984’de adını duyurmayı başarabilmişti. Trouble, Heavy metalin yavaş çekimine benzeyen ve Black Sabbath’dan hayli öğe barındıran bir müziğe sahipti. Ama grup aşırı dinci (Hristiyan) olduğu ve bunu da sözlerine yansıttığı için sonraları White Metal (namı diğer: Christian Metal) olarak anılmaya başlandı.
Bir başka Doom grubu Saint Vitus ise belki de (Candlemass ile birlikte) Doom Metal’e en büyük etkiyi bırakan gruptur. İlk çalışmaları Black Flag’i (hardcore grubu) andırsa da, sonraları yarı-Doom bir müziğe sahip olmuşlardır. Grubun lideri Wino ise şu anda dahi Doom Metal’in en efsane adamlarından biri olarak gösterilir. Hem ilk grubu The Obsessed, hem de sonraları Saint Vitus’ta Doom Metal’e katkısı çok büyük olmuştur.
1986 senesinde İsveç’li grup Candlemass; “Epicus Doomicus Metallicus” albümünü çıkardı ve bu albüm erken dönem Doom Metal için bir başyapıt sayıldı. Bu albüm Black Sabbath’ın (ve Ozzy’nin) eski tarzına sahip olsa da modern etkilere de sahipti. Candlemass’in en iyi yıllarıysa temiz, derin ve çok özel bir vokale sahip olan vokalist Messiah Marcolin’li dönemi oldu. “Doom Metal nedir?” diye merak eden yeni heveslilerin As It Is, As It Was: The Best Of Candlemass” (1994) albümünü dinlemeleri bu bakımdan hayli faydalı olacaktır..
80’lerin sonlarına damgasını vuran bir diğer Doom grubuysa Cathedral'’dir. Grubun lideri Lee Dorrian, 1989 yılında Napalm Death’den ayrıldığında kimse ondan böylesi bir "u" dönüşü beklemiyordu. (Çünkü Napalm Death bir Grindcore grubudur, yani Doom’a belki de en uzak metal türüdür.) Napalm Death’in ultra hızlı müziğine zıt bir biçimde Cathedral’in ilk albümü ultra yavaş oldu. Ama grup, seneler geçtikçe Doom Metal’den yavaş yavaş sıyrılıp 70’lerin rock müziğine heves sardı..
ve 90’lar...
90’ların başlarında Doom Metal bazı değişikliklere uğradı. Death Metal’in meşaleyi ele almasıyla Doom Metal de rahat bir nefes aldı ve adeta tekrar dirildi. Böylece bu yıllarda pek çok Doom-Death yapan grup kuruldu. Ve yazının girişinde de belirtildiği gibi bu gruplar arasında aynı müzik şirketine (Peaceville) ve aynı ülkeye (İngiltere) sahip üç grup döneme damgasını vurdu. Şa anki Doom-Death türünü yarattı.
1990 senesinde ilk atağı Paradise Lost yaptı, kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini çıkardı. İlk albümlerinde Death Metal daha ağır bassa da ikinci albümleri “Gothic” (1991) ile neredeyse modern Doom’u tek başlarına yeniden oluşturdular. Aynı sene My Dying Bride ise “Symphonaire Infernus Et Spera Empyrium” isimli ilk resmi albümünü çıkarmıştı. İkinci albümleri “Turn Loose the Swans” (1993) ile de Doom Metal’in en iyileri ve özellikle 90 sonrası Doom Metal’in geliştiriceleri arasına girmeyi başardılar. Albümleriyle tüm dünyaya Doom Metal’i tekrar tanıttılar. Aynı misyona sahip bir diğer grupsa Liverpool’lu Anathema’ydı. (Sonraları gruptan ayrılıp “The Blood Divine”ı kuran) Darren White’ın vokaliyle Anathema, sadece Doom değil, genel anlamda metal seven tüm 90 sonrası gençliğinin en sevdiği gruplardan biri oldu. Sıkılgan, kasvetli ve hüzün dolu müziğiyle döneme damgasını vurdu.
Ayrıca bu yıllarda Doom’un bir diğer önemli temsilci de Earth grubuydu. (Yanlış anlaşılmasın, Black Sabbath değil) Sabbath’dan en çok etkilenen gruplardan biri olan Earth, Doom’un üzerinde öyle etkili oldu ki yaptıkları müziğe “Drone-Doom” adı verildi. Bu müzik, Doom’un daha aşırısıydı.
90’ların ortalarında metal müziğin “deneysel” bir çabaya girişimi Doom Metal’i de etkiledi. The 3rd and the Mortal gibi gruplar Doom’a daha atmosferik bir tarz kattılar ve tüm albümleri boyunca (belki de ilk kez) bir bayan vokal kullandılar. Bu deneysel girişimler şu anda var olan pek çok Doom Metal türünün ortaya çıkmasına sebep oldu; Esoteric, Evoken, Skepticism gruplarının yavaş ve “duygusuz” müziğinden, Theatre of Tragedy ve benzer grupların Gothic-Doom Metal türü melez karışımlarına kadar.
Doom Metal’i vuran bu deneyselcilik sayesinde türler arasındaki sınırlar ortadan kalktı ve doğrusunu söylemek gerekirse Doom-Metal önüne gelen her türle çiftleştirilip orijinalliğini yitirdi. Doom Metal’in dev grupları dahi kendi yarattıkları bu türden uzaklaştı. Ama unutmayalım ki tüm bu yeni tarzların yanında halen 80’lerin klasik Doom Metal’ini yapan pek çok grupta mevcut...
Gothic Metal (Goth Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiş gibidir. 1990'ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal.
Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleşmiştir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic şarkısı olarak Paradise Lost'un Gothic albümündeki aynı isimli "Gothic" gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost'un kendisine bile ilham kaynağı olmuştur.
Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek gothic metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian İlahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. İskandinav Gothic Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti.
1990'ların sonlarına doğru gelirken ortaya daha yumuşak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziğe elektronik sesler veya klasik rock müziğini ekleyerek daha geniş kitlelere yayılma amacı güttüler.
Genel olarak Gothic metal'in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmişti; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boşluk ve ölüm.
Bunun yanısıra 90'lı yıllarda doom rifler üzerine gothic lirikler ve death vokaller eklenerek daha karanlık bir alt tür ortaya çıktı. Doomdeath diye adlandırılan bu türün kurucusu Paradise Lost'dur. Zaman zaman bayan vokallerin de kullanıldığı ama hiç bir zaman death vokallerden ödün verilmeyen bir alt türdür. Günümüzde Doomdeath'i en iyi olarak Paradise Lost, Tiamat, Sentenced ve kısmende olsa Anathema temsil etmektedir. Son zamanlarda bazı death gruplarının özellikle melodik death gruplarının tarzlarını doomdeath'e kaydırdıklarını görmekteyiz. Örnek olarak Kovenant verilebilir.
Gothic Müziğin günümüzde gittikçe yaygınlaşmasının sebebi melodik bir alt yapıya dayanmasıdır. Her ne kadar karanlık lirikler, ortaçağ temaları kullanılsada bunları klavye ile zenginleştirerek icra etmek bu müziğin önemini artırmaktadır.
Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa'da özellikle de Norveç'te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.