Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
   Ana Menü
Ana Sayfa
 Forum
 Ajanda
 Chat
 Resim albümü
 Arama
 Top 30

 TurkRock.Com Online Radyo

Üye işlemleri
 Üye girişi
 Forum profiliniz
 Resim albümünüz
 Özel Mesajlariniz
 Üye Listesi
 Yazılar/Makaleler
 Çıkış yap
Sen de Gönder!
 Haber Gönder
 Etkinlik bildir
 Kritik gönder
 Link gönder
 Demo gönder
Içerik
 Haber Arşivi
 Demo mp3ler
 Kritikler
 Linkler
 Rock ansiklopedisi
 Izlenimler
 Röportajlar
 Biyografiler
 Müzik yapimi ve teknolojisi
Site Hakkinda
 Bize Ulaşın
 İstatistikler
 Sık sorulan sorular

   En Son Kritikler
· Amorphis - Eclipse
· Counting Crows - August And Everything After
· Bruce Springsteen - Devils & Dust
· Magic Pie - Motions Of Desire
· Helloween - Keeper Of The Seven Keys - The Legacy
· Satanica - Behemoth
· H.I.M - Dark Light (Gothic/Rock)
· Hüsnü Şenlendirici – Hüsn-ü Klarnet
· Serdar Öztop - Mutluluğun Gözyaşları
· Duman - Seni kendime sakladım.

   Son eklenen linkler
·  Kentrock
·  Credence Clearwater
·  Müzikolog
·  Joker
·  Grup Eleusis
·  Wire
·  Mutluluk Veren Bilgi Hazinesi
·  Anima Resmi Fan Sitesi
·  Grup Soda
·  Afili Yalnizlik - Emre Aydin

   Son forum mesajları
·  Usadan alet edevat getirilir
·  Johnny Hiland
·  Ant/satılık-takaslık SansAmp Tri-ac(230ytl)
·  27 Temmuz 2008 Metallica Istanbul Konseri
·  İst:> Megastore Açıldı! | Güncellenmekte..
·  Muğla: Satılık Sony PSP
·  Müzik altyapısı
·  Satilik Charvel Cx192<Ankara>
·  Gitar amfileri hakkında her şey
·  ist. ihtiyac usa charvel 2400ytl - el yapımı hollow tele 800

[ Foruma gir ]

   Üyelik
Hoşgeldin

Ziyaretçi

Nickname
Şifre
Üye ol!

Üyelik:
Son Üye: esrina
Bugün: 1
Dün: 22
Toplam: 80237

Kaç kişi var [67]:
Ziyaretçi: 36
Üye: 31

   Son eklenen resimler

kubilayyıldız::band: ...



siyahis



salsanat



@bus



çanakkale


Albüme giriş

Replikas Röportajı
TOPA GELİŞİNE VURUYORUZ



Bu röpotaj 2002 Şubatında NTV Mag. ile yapılmıştır..


Başlıktaki cümleyi, kendilerini, yaptıklarını müziği, müziğe olan yaklaşımlarını
anlatmaya çalışırken kullandılar. Ardından espri yapıldı;
‘Ne güzel başlık olur şimdi bundan’ diye. Biz de kırmadık, başlığı gönüllerince
yaptık. Kim onlar? Son günlerde birçok televizyon kanalında, gazetede ve dergide
karşımıza çıkan Replikas grubunun üyeleri. 2001’e girerken uzun süredir çeşitli
mekanlarda çalarak devam ettikleri müzik kariyerlerinin ilk albümünü
yayınladılar. Bugünlerde müziklerini dinleyen herkes, son yıllar içinde dinledikleri
en heyecan verici gruplardan biri olduklarını teslim etmeden, “Sonunda biri şu
işi becerdi” demeden geçemiyor. Nedir onları bu kadar cazip kılan? En başta
rahatlıkları, kendilerini hiç kasmadan arabeskten drum‘n’bass’e kadar akla
gelebilecek het türün içinde serbestçe dolaşmaları herhalde. Müziklerinde
endüstriyel etkiler de var, oyun havaları da, Bektaşi zikirleri de, arabesk yaylılar
da...Ve tabii ki, özünde rock ritmleri de. Hepsini, hiç sırıtmadan
bir araya getirip ortaya yeni bir şey çıkarmak onların en büyük başarıları.
Açtık teybimizi, anlattırmaya çalıştık. Çalmaktaki hünerlerini, ya da şöyle diyelim
şevklerini, kendileri hakkında konuşmakta pek göstermeseler de eğlenceli bir
sohbet oldu galiba.


Albüm çıkar çıkmaz inanılmaz ilgi gördü. Böyle bir ilgi nereden oldu sizce?
Bekliyor muydunuz?


Beklemiyorduk. Nasıl oldu biz de anlamadık aslında. Bir de böyle ilgi görelim
diye yapmamıştık ama hoşumuza gitti tabii.
ilginç olan, o kadar da rahat dinlenecek bir müzik içermiyor albümünüz. Tamamı
‘Fakir’ ya da ‘Seyyah’ adlı şarkılar gibi belki de ‘arabesk rock’ diyebileceğimiz
tarzda olsa bu anlaşılabilirdi. Ama çok ‘tuhaf’ şarkılar da var.
Bekleyenler varmış demek böyle bir albümü. Bizi uzun zamandır sahnede
izleyenler ya da bizim sevdiğimiz, etkilendiğimiz farklı müzikleri bizim gibi
dinleyen bizim kuşaktan insanlar da hepsini bir arada duyarak beğendi galiba
bu çalışmayı. Ancak ‘Seyyah’ gibi şarkıların albümün beğenilmesinde
diğerlerinden daha fazla etkisi olduğu da kesin gibi. Tanıdığımız insanlar şarkıları
dinlerken seçmece dinliyorlar. Kimi ‘Yol’a takılıyor, kimi ‘Gulyabani’ye, kimi
‘Seyyah’a... Hekesin takıntısı başka. Ancak ‘Akis’e çok bulaşan olmamıştır
herhalde. (gülüşmeler).


Aslında single yapılıyor olsa ya da eski 45’lik zamanları olsa ‘Seyyah’ ile inanılmaz
bir çıkış ve satış rakamları yakalayabilirdiniz sanki...


Single projemiz var aslında. ‘Seyyah’ olacak, ama albümde olmayan bir iki şarkı,
ya da albümdeki ‘Çekirge Dansı’nın çok farklı drum’n’bass yorumu olacak
içinde. Sürekli şarkı çıkıyor bir de bizden. Biriktirmek yerine yayınlamayı
düşünüyoruz bunları. Onu elden çıkarıp başka şeylere yönelmek derdindeyiz.
Albüm yapmak uzun zaman gerektiriyor. Daha çok uğraşıyorsunuz, single ise
hemen yaptığınız yeni şeyleri yayınlama şansı tanıyor. O yüzden de istiyoruz
bunu. Uzun metrajlı film çekerken, kısa metrajlı bir tane daha yapmak gibi
sanki. Bir albüm yapalım, ikincisini üç yıl sonra yaparız gibi bir şey bize çok
uzak. Deseler ki yarın girin stüdyoya, hemen girer yeni bir şeyler kaydetmeye
başlarız.


ingilizce heavy metal söyleyen adamlarken yavaş yavaş bugünkü Replikas
müziğine evrilmeniz nasıl oldu? Uzun hikayedir de, dönüm noktaları açısından
özet geçebiliriz belki...


Bir yerden sonra dinlediğimiz o heavy metal müziklerin dışında müzikler
dinlemeye başladık. O yıllar zaten heavy metal’in tıkandığı 93 yılları falandı.
Herkes bir şeyler keşfedip getiriyordu. Bir PJ Harvey’i buluyorduk öbür gün
Morphine. Bunların hepsi etkili oldu. Nirvana’nında çok etkisi oldu o patlama
dönemimizde. Onlar ortaya çıktığında galiba biz bozulmaya çok hazır
adamlarmışız, hemen o hattı benimsedik. Nirvana üstünden Sonic Youth’u
bulduk. O saatten sonra belli bir türe girme derdinden sıyrılmaya başladık.
Sonra Türkiye geldi işin içine. Bir gün Erkin Koray’ın Benden Sana
Albümünü oturduk dinledik. Ankara Sokakları şarkısı bizi bir anda çok etkiledi.
Erkin Koray’da bizim için çok ciddi bir kilometre taşı oldu.


Erkin Koray gibi adamların müziğini aynen alıp, retro yapmak gibi bir anlayışla
yeniden yorumlamak yerine o anki var olduğunuz müzikal duruma yeni bir bakış
olarak kattınız. Ne kattılar size, ne aldınız onlardan?


Birebir etkilenme yok. Hepsini bir havuza attık sadece. işundan bundan alalım,
bundan bunu denmedi, kendiliğinden oldu. Erkin Koray’ın his ve atmosferinden
etkilendik. Mesela eskiden Zen konserlerine giderdik. Bizi çok etkilemişlerdi.
Ama müzikal olmaktan ziyade tavır olarak: Sahnedeki densizlik, rahatlık, şok
edici olmak, disiplinler arası olmak gibi.
Erkin Koray’ın etkili tarafı, yaşayışları, Yer altı Dörtlüsü olarak o beraber
yarattıkları atmosfer. Türk müziği çalıyorlar ama yurt dışındaki müziklerle de
çok içli dışlılar ve bu müziklerine rahatlıkla, fazla kafayı takmadan yansıyor.
Onların buralı olma hislerini yeni müziklerle bir araya getirmiş olduklarını
görmek hoşumuza gitti. Basitliği var bir de yaptığı müziğin. “Böyle bir yar
istemem. istesem de istemem.” Gibi söz yazmış. Bunu başkası söylese çok
sıradan kaçar. Hakkı bulut mesela “Ben buyum sevgilim.” Diye bir söz söylüyor
ama kendi zaviyesinden o sözü başka bir yere taşıyabiliyor.
Fazla ‘basit’ olunca, rahat takılınca ya da virtüözlük göstermeyince insanlar
‘yaptıkları müzik de kolay bir müzik’ diye düşünebiliyorlar.
O basitliğin ardında yatan her zaman görülemeyebiliyor sanki...
Picasso çizmek kadar kolay değil mi? Punk içinde böyle oldu ya da Velvet
Underground için de... Kendimizi onlarla aynı kefeye koymuş gibi olmayalım,
ama herkes yapınca olmuyor, bir atmosfer var çünkü ortada. En fıtık eden adam
modeli konserlerde ön tarafta durup da sürekli gitaristin eline bakan adamdır.
Yirminci dakikadan sonra “Ha iyiymiş, bu adam bir şey çalamıyor, ben daha
hızlıyım” deyip rahatlayıp gidiyor. Biz de “Oh, gitti” diyoruz ardından. Önemli
olan rahat olmak, fazla kurgulamadan atmosferin peşinden gitmek. Ham bir
şeyi paylaşabilmek insanlarla. Topun gelişine vuruyoruz hep.
Bazen çaldığımız yerlerde klişe rock tavırlarına giriyorduk eğlenmek için.
Yerlere yatarak gitar çalmalar, sololar filan... Eğlenmek için yapıyorduk,
çaldığımız mekanlardan birinin müdürü gelip bir gün; “Ya hep böyle çalsanız
var ya...” demişti. (gülüyorlar.)









Copyright © TurkRock.Com Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2002-09-15 (1582 kez okunmuş)

[ Geri Dön ]
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 0.28 Saniye